Seninle uzaktan yakından alakası yok mavi salon...
Ben maviye sevdalıydım sen doğmadan önce de....
Sen yokken... Benim saçlarımı altın sarısı kumsallarıma vuran yakamozların mavisi tarardı... Parlayan gökyüzünün ışınlarını saçtığı mavi gökyüzü okşardı yanaklarımı....
İşte ben bu yüzden karı hiç sevmem sevgili mavi salon... Ankarayı sevmediğim gibi...geceleri yazın olsa bile yıldızların binaların arasına saklandığı bu sisli şehri...
Ankarada karda iki seksen düşüp kuyruk sokumu kemiğimi kırdığım günden beri...içimi hüzün kaplar kar yağdığında....fobivari bir güdüyle korkarım kayıp düşmekten ve biryerlerimi kırmaktan... yollar kapanır... ve nereye gittiğini unuttuğum dolmuşlara binmek zorunda kalırım karlı günlerde.... arabanın her yeri buz tutar.... alkol enjekte ederek açmaya çalışırım kapıları ve kilitleri.... ^^komik bir durum vesselam^^...halimi gören gülmekten ölebilir....:=)))
Ve ben mavi salon... her yeni doğan güne maviye sevdalı uyanırım... her mutsuz oluşumda... küçük bir liman lokantasında oldies dinleyerek şarabımı yudumlarken hayal ederim kendimi...
denizin sesini dinler... avunurum...
Hayallerimdeki bu mavinin umuduyla yaşamaya çalışır divane gönlüm... Fısıltılar kulaklarımda... Bir gün herşeyin güzel olacağını söylerler...
Ve ben alev alev yanan yüreğimi... Her sabah maviyle söndürürüm.....
Maviyi çok severim...
Seninle uzaktan yakından alakası yok mavi salon...
Ben maviye sevdalıydım sen doğmadan önce de....
Sen yokken...
Benim saçlarımı altın sarısı kumsallarıma vuran yakamozların mavisi tarardı...
Parlayan gökyüzünün ışınlarını saçtığı mavi gökyüzü okşardı yanaklarımı....
İşte ben bu yüzden karı hiç sevmem sevgili mavi salon...
Ankarayı sevmediğim gibi...geceleri yazın olsa bile yıldızların binaların arasına saklandığı bu sisli şehri...
Ankarada karda iki seksen düşüp kuyruk sokumu kemiğimi kırdığım günden beri...içimi hüzün kaplar kar yağdığında....fobivari bir güdüyle korkarım kayıp düşmekten ve biryerlerimi kırmaktan...
yollar kapanır...
ve nereye gittiğini unuttuğum dolmuşlara binmek zorunda kalırım karlı günlerde....
arabanın her yeri buz tutar.... alkol enjekte ederek açmaya çalışırım kapıları ve kilitleri....
^^komik bir durum vesselam^^...halimi gören gülmekten ölebilir....:=)))
Ve ben mavi salon...
her yeni doğan güne maviye sevdalı uyanırım...
her mutsuz oluşumda...
küçük bir liman lokantasında oldies dinleyerek şarabımı yudumlarken hayal ederim kendimi...
denizin sesini dinler...
avunurum...
Hayallerimdeki bu mavinin umuduyla yaşamaya çalışır divane gönlüm...
Fısıltılar kulaklarımda...
Bir gün herşeyin güzel olacağını söylerler...
Ve ben alev alev yanan yüreğimi...
Her sabah maviyle söndürürüm.....
komik adam...
ama neden bilmem
kullandığı ağdalı istanbul türkçesindendir belki...
bana itici gelen bir yanı var üstadın...
aşık olduğum kitap....
gökkuşağını....
7 rengi..
fakirin ekmeği umut....
yeni umut kapısı...^^mavi salon^^.....:=))
bir birim...
bugünlerde bebeklerin kilo,boy ve baş çevreleriyle ilgileniyorum...:=))
onları normal standard eğrilerle kıyaslayıp malnutre olanları saptıyoruz...
her tür ölçü gerekli...
istatistiklerle saptananlar daha makbul...
ölçüyü tutturmak zor zanaat...
benim duygusallığın ölçüsünü tutturmamı istemeleri gibi birşey...
yapamıyorum ki...:=))
umudumuzu cebimize doldurup bekleyip durduğumuz aydınlık gün..
ama belki de hiç yarın olmayacak...
bunu hesaba almayız...
ruhumuzun denge mekanizmaları sarsılır sonra....
belki yarın...
belki yarından da yakın....
rumeli kavağı....
istanbul gemi turu yaparken midye tava yediğim kavağın adı....
anadolu kavağının karşı kıyısı...istanbulu pek bilmem...