Kültür Sanat Edebiyat Şiir

akdamar adası sizce ne demek, akdamar adası size neyi çağrıştırıyor?

akdamar adası terimi Burak Can tarafından tarihinde eklendi

  • Basak Yıldız
    Basak Yıldız

    akdamar kilisesi ne anlama geliii yhaaaaaa:D

  • Buket
    Buket

    'ah tamara' adı galiba zamanla evrimleşmiş akdamar olmuş :)
    ama ben inatla ezki adını söylüyorum..ah tamara adası benceve van'a iyi ki gitmişim de bu güzelliği görmüşüm dediğim yerlerden biri...

  • Düşünmüyorum Yine De Varım
    Düşünmüyorum Yine De Varım

    Van gölü canafarı burda güneşleniyormuş:Pp

  • Candan Bayar
    Candan Bayar

    doğrusu ahtamardı bildiğim kadarıyla..yanlış biliyormuşum demek ki (hani ah tamara diyerek ölen bi genç vardı bilirsiniz hani o vermişti bu adaya ismini) her neyse van' a gidip de onu görmemek olmaz.benden size tavsiye oraya gittiğinizde mutlaka adanın en üst noktasına çıkmaya çalışın. manzara harika bence orda.bir de şimdilerde restore ediliyormuş ordaki manastır duyduğum kadarıyla...

  • Selin Sonsuz
    Selin Sonsuz

    Van'ın olmazsa olmazlarından....

  • Selin Sonsuz
    Selin Sonsuz

    Akdamar kilisesinin üzerindeki tarihi kabartmalarda hristiyanlığın geçmişi kazılıydı...Alman ve fransız turistlerin turistik değerlerimize bizden daha fazla sahip çıktığını görmek gerçekten acı vericiydi...
    Adamlar millerce yol gelmişler oraları görmek için...
    Bizimse haberimiz bile yok....

  • Selin Sonsuz
    Selin Sonsuz

    Ahh Tamara! ..

    Çok çok eski yıllarda Akdamar’da yaşayan keşişler badem ağaçlarıyla dolu adaya kimsenin çıkmasına izin vermezlermiş. Kendi içlerinde kapalı yaşarlarmış. Adanın küçük topluluğu içinde Tamara adında bir kız yaşarmış ki güzelliği söze, dile gelmezmiş. Bir gün çevre köylerden bir delikanlı, ki iyi yüzücülüğüyle tanınır bilinirmiş, merak ettiği adaya yüzüp kıyıya çıkmış. Yorgunluk atarken badem toplayan Tamara’yı görüvermiş. Genç kızla delikanlı gözgöze gelmişler ve ikisinin de içine aşkın ateşi düşüvermiş. İki genç her gece Başkeşişten gizli buluşur olmuşlar. Gece ilerleyip el ayak çekilince Tamara bir fener yakıp işaret veriyormuş sevdiğine, delikanlı ışığa doğru sallıyormuş güçlü kulaçlarını. Böylece sürüp giderken, durumu öğrenen Başkeşişin kızı biraz da kıskançlıktan olacak, babasına arkadaşının sırrını ihbar etmiş. O gece de sıkı bir fırtına çıkmış, gölde dalgaların boyu yükselmiş. Tamara gölü tehlikeli gördüğünden feneri yakmamış. Başkeşiş de fırsatı yakalamış. Bir fener yakıp kıyıya çıkmış. Delikanlı feneri görünce fırtınaya aydırmayıp atlamış suya. Eh gönül bu, ferman dinlemez ki, fırtına dinlesin. Genç fenere doğru kulaç atar keşiş feneri adanın etrafında dolaştırır dururmuş. Bütün gece dolaşıp durmuşlar. Delikanlının gücü, dermanı kalmamış, dalgalarla başedemez olmuş, sular onu dibe çekerken bağırmış: Ah, Tamara! ... Tamara çığlığı duyup koşmuş ki, sevdiği yitip gitmiş dalgalar arasında. Başkeşişin oyununu anlamış hemen ve o da kaldırıp atmış kendini sulara. İki sevgilinin cansız bedenleri Van Gölü’nün çırpınan sularında bir birine kavuşmuş.
    İşte adaya o günden sonra Ah Tamara denilir olmuş, zamanla Akdamar’a dönüşmüş.

    Doğrusu bu hikaye de Van Gölü’ne yakışmış.

    Akdamar kilisesine 15-20 dakikalık bir tekne turu vasıtasıyla ulaşılabiliyor...
    Orada çay içmek ve gölü izlemekse...şu ana kadar gördüğüm en güzel manzaralardan biri bence...

    Ben seninle bir gün...
    Van'daki bir kahvaltı salonunda...

    Sevgili Yılmaz Erdoğanın her zaman gidip kahvaltı ettiği kahvaltı salonunda kahvaltı yaptım...

    Kaymakla bal gerçekten çok güzeldi..
    Sahanda sucuklu yumurta....
    Hele bir de otlu peynir....nefisti..

    ^^Beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam^^ derdi Y.Erdoğan...
    Ben onun şiirlerinden bilirdim otlu peyniri..güzelmiş gerçekten...


    Ve Vizontele'nin çekildiği Sinema Seti'ne de gittim....
    Gevaş'taydı..
    Yıpranmakla beraber sinema salonundan tut..belediye başkanının evine kadar...herşeyi görmek mümkün...
    İyi bakmamışlar ama bence...

    Akdamar kilisesi için gelen yurt dışından sayısız turist vardı ama bence bakımlı olsaydı burası da yerli turistlere hizmet verebilirdi...

    Ve üzerine ^^TUUBA^^ yazılmış olan dağı da gördüm...

    Kapadokyaya gittiğimde Asmalı Konakta alışveriş yaparken de aynı hissi hissetmiştim...
    Bence bu illerimizin tanıtımında kitlelere ulaşan TV dizi ve programlarının büyük etkisi var gerçekten....