'Makinelerden korkmayın; onlar insan beyninden daha çabuk hesap yapabilen araçlardır' diyen Xenakis, müzikte rastlantının yerini bilimsel olarak araştırmış; bunun bir bütün şekline, beste formuna ulaşması için yeni bir düzenin temelini kurarak determinizm (belirlenim) ilkesine varmıştır... Rastlantıyı bilimsel bir kavram olarak gören besteci, bu rastlantıların tekrarında belirlenen kurallarla oluşan müziğine Stochastique (Stokastik) adını vermiş; 'Olasılıklara göre eylem'de (Pithoprakta) matematikçilerin 'Büyük sayılar kuralları'na göre, notaları grafik kağıdı üzerinde göstermiş; 1965'teki Akrata'da (Arık) 'Biçim değiştiren kümeler' öğretisini uygulamıştır...
İki Haim... İki çıfıt... Haim Naum ve Haim Rousso... Noum, Cumhuriyet'in kuruluşunda 'gizli mimar'... Rousso Türkiye'nin 'menfaatleri'nde ve 'savunması'sında 'söz sahibi'... Biri Lozan hezimetinde parmağı olan, diğeri topraklarımızdaki bebek katili Yahudi'yi silahlandıran, TSK içinde rahatlıkla ihaleler alan firma ELBİT'in Başkanı...
Haznedar’daki evinin bir kaç metre ötesinde ‘Teslim edilen’ Cem G., avukatı tarafından E5’in kenarından alındı, sucuk-ekmekle karnını doyurdu ve yolda Frank Sinatra dinleyerek polis merkezine gitti...
...
Cem G. ‘Ağırlaştırılmış müebbet hapis’ istemiyle tutuklandı... 'Akrep' isimli zırhlı araca bindirilen Cem G. Maltepe Cezaevi’ne götürülürken, 2 çevik kuvvet otobüsü, 4 motosiklet ve bir ekip otosu eşlik etti...
...
Geçtiğimiz hafta Taksim’de iki notere gidip, Cem G.’nun yakalandığını resmi kayıt altına aldırmak istediğini söyleyen Cemil Baran, “Bana savcılığa gitmem gerektiğini söylediler. Basın açıklaması yaptığım gün, polis gözaltına aldı. Üzerimdeki gizli kamera ve telefonlarıma el koydu. Cinayet Masası’nda 48 saat psikolojik işkence gördüm. Bana çeşitli meblağlar teklif edilmesini kesinlikle kabul etmedim” dedi...
Bu cinayette 100-200 kişi içeri girene kadar İstanbul’da kalacağını belirten Baran, “Ahmet E. isimli şahıs, görevdeki rütbeli bir asker ve Garipoğlu ailesinin korumalığını yapıyor. Cem birkaç gün sonra 18 yaşına girecek. Maalesef Cem 6 yıl sonra serbest kalacak. Cem bu kızı keserken 6 kişiydi. Bu kız sana hiç mi müdahale etmedi? Bana emniyette 48 saat içinde yapılan psikolojik baskı, 10 dakika Hayyam Garipoğlu ve Kasım Garipoğlu’na yapılsın” diye konuştu...
TC, 1983 yılından 2007 yılına kadarki 25 yıllık dönemde 433 milyar dolar faiz ödedi... Diğer bir ifadeyle, halkımızdan toplanan her 100 dolarlık verginin 51 doları faiz adı altında bir avuç yabancı ve yerli sermayedara aktarıldı... Bu soygundan en büyük payı da ulusötesi sermaye, yani emperyalist güçler aldı...
Türkiye'de insanlarımızın sıkıntılarını çözme çabası içinde olanların öncelikli hedefi, bu faiz yağmasını engellemektir... Halbuki, işçi, memur, esnaf-sanatkar, çiftçi, sanayici, tüccar kuruluşlarının temsilcilerinin krizle ilgili açıklamalarının hiçbirinde bu emperyalist sömürüye karşı çıkılmamaktadır...
Artan sıkıntılarımızın bir diğer sebebi, Türkiye'nin 1 Ocak 1996 tarihinde Avrupa Birliği ile girdiği gümrük birliğidir... Gümrük Birliği sebebiyle, TC'nin dış ticaret politikası hükümetlerin ve Meclis'in elinden alınmış, emperyalist Avrupa Birliği'nin hükümeti konumundaki Avrupa Komisyonu'na teslim edilmiştir... Mesela, Türkiye, Çin'den gelen ucuz tekstil ürünlerine karşı gümrük vergisi koyamaz... Bu yetki Avrupa Birliği'ne devredilmiştir... Bir ülkenin dış ticaret politikasını emperyalist güçler belirlerse, o ülkede refahın ve huzurun sağlanacağını düşünmek hayalciliğin bile ötesine geçer...
NATO, BM, AB, NAFTA; IMF, DÜNYA BANKASI, çok uluslu Batılı şirketler, Dolar, Avro ve diğer paralar ile her türlü finansal kağıtla bütün bağ ve bağlantılarını bir an önce koparıp, acilen stratejik ihtiyaçlarını (gıda, ilaç, yakıt, tohum, silah, mühimmat gibi) yeteri kadar depolayabilen ülkeler bu hengâmede yaşama şansı yüksek ülkeler olacaktır...
For No One...
...
'Makinelerden korkmayın; onlar insan beyninden daha çabuk hesap yapabilen araçlardır' diyen Xenakis, müzikte rastlantının yerini bilimsel olarak araştırmış; bunun bir bütün şekline, beste formuna ulaşması için yeni bir düzenin temelini kurarak determinizm (belirlenim) ilkesine varmıştır... Rastlantıyı bilimsel bir kavram olarak gören besteci, bu rastlantıların tekrarında belirlenen kurallarla oluşan müziğine Stochastique (Stokastik) adını vermiş; 'Olasılıklara göre eylem'de (Pithoprakta) matematikçilerin 'Büyük sayılar kuralları'na göre, notaları grafik kağıdı üzerinde göstermiş; 1965'teki Akrata'da (Arık) 'Biçim değiştiren kümeler' öğretisini uygulamıştır...
Xenakis 4 Şubat 2001 tarihinde ölmüştür...
...
Heinrich Biber - The Mystery Sonatas (Walter Reiter, Ensemble Cordaria)
...
İki Haim... İki çıfıt... Haim Naum ve Haim Rousso... Noum, Cumhuriyet'in kuruluşunda 'gizli mimar'... Rousso Türkiye'nin 'menfaatleri'nde ve 'savunması'sında 'söz sahibi'... Biri Lozan hezimetinde parmağı olan, diğeri topraklarımızdaki bebek katili Yahudi'yi silahlandıran, TSK içinde rahatlıkla ihaleler alan firma ELBİT'in Başkanı...
...
'Shatranj Ke Khilari' (1977)
Satyajit Ray
...
Haznedar’daki evinin bir kaç metre ötesinde ‘Teslim edilen’ Cem G., avukatı tarafından E5’in kenarından alındı, sucuk-ekmekle karnını doyurdu ve yolda Frank Sinatra dinleyerek polis merkezine gitti...
...
Cem G. ‘Ağırlaştırılmış müebbet hapis’ istemiyle tutuklandı... 'Akrep' isimli zırhlı araca bindirilen Cem G. Maltepe Cezaevi’ne götürülürken, 2 çevik kuvvet otobüsü, 4 motosiklet ve bir ekip otosu eşlik etti...
...
Geçtiğimiz hafta Taksim’de iki notere gidip, Cem G.’nun yakalandığını resmi kayıt altına aldırmak istediğini söyleyen Cemil Baran, “Bana savcılığa gitmem gerektiğini söylediler. Basın açıklaması yaptığım gün, polis gözaltına aldı. Üzerimdeki gizli kamera ve telefonlarıma el koydu. Cinayet Masası’nda 48 saat psikolojik işkence gördüm. Bana çeşitli meblağlar teklif edilmesini kesinlikle kabul etmedim” dedi...
Bu cinayette 100-200 kişi içeri girene kadar İstanbul’da kalacağını belirten Baran, “Ahmet E. isimli şahıs, görevdeki rütbeli bir asker ve Garipoğlu ailesinin korumalığını yapıyor. Cem birkaç gün sonra 18 yaşına girecek. Maalesef Cem 6 yıl sonra serbest kalacak. Cem bu kızı keserken 6 kişiydi. Bu kız sana hiç mi müdahale etmedi? Bana emniyette 48 saat içinde yapılan psikolojik baskı, 10 dakika Hayyam Garipoğlu ve Kasım Garipoğlu’na yapılsın” diye konuştu...
...
The Jerk...
...
TC, 1983 yılından 2007 yılına kadarki 25 yıllık dönemde 433 milyar dolar faiz ödedi... Diğer bir ifadeyle, halkımızdan toplanan her 100 dolarlık verginin 51 doları faiz adı altında bir avuç yabancı ve yerli sermayedara aktarıldı... Bu soygundan en büyük payı da ulusötesi sermaye, yani emperyalist güçler aldı...
Türkiye'de insanlarımızın sıkıntılarını çözme çabası içinde olanların öncelikli hedefi, bu faiz yağmasını engellemektir... Halbuki, işçi, memur, esnaf-sanatkar, çiftçi, sanayici, tüccar kuruluşlarının temsilcilerinin krizle ilgili açıklamalarının hiçbirinde bu emperyalist sömürüye karşı çıkılmamaktadır...
Artan sıkıntılarımızın bir diğer sebebi, Türkiye'nin 1 Ocak 1996 tarihinde Avrupa Birliği ile girdiği gümrük birliğidir... Gümrük Birliği sebebiyle, TC'nin dış ticaret politikası hükümetlerin ve Meclis'in elinden alınmış, emperyalist Avrupa Birliği'nin hükümeti konumundaki Avrupa Komisyonu'na teslim edilmiştir... Mesela, Türkiye, Çin'den gelen ucuz tekstil ürünlerine karşı gümrük vergisi koyamaz... Bu yetki Avrupa Birliği'ne devredilmiştir... Bir ülkenin dış ticaret politikasını emperyalist güçler belirlerse, o ülkede refahın ve huzurun sağlanacağını düşünmek hayalciliğin bile ötesine geçer...
...
...
NATO, BM, AB, NAFTA; IMF, DÜNYA BANKASI, çok uluslu Batılı şirketler, Dolar, Avro ve diğer paralar ile her türlü finansal kağıtla bütün bağ ve bağlantılarını bir an önce koparıp, acilen stratejik ihtiyaçlarını (gıda, ilaç, yakıt, tohum, silah, mühimmat gibi) yeteri kadar depolayabilen ülkeler bu hengâmede yaşama şansı yüksek ülkeler olacaktır...
...
Pablo Casals - El Cante dels Ocells...