Bence kadın haklarıyla feminizmi birbirine çok karıştırmamak gerekir... Toplumda ya da ile olsun her fetin hakları vardır. Bunları farklı başlıklar altında incebileceğinden Kadın Hakları diye ortaya ayrı bir konu çıkması garip değildir.
Bir de herhangi bir şeyde bir taraf ağır basıyorsa eşit duruma getirilmesi haklar tanınması da normaldir. Eğer konum kadınlar ve erkeklerse ve dire eşitiz deyip konuya balıklama atlanırsa Erkeğin fiziksel gücü ve sosyal konumundan dolayı tarihtede olduğu gibi dengesizlikler yaşanılabilir, verilen haklarla ancak eşitlik sağlanabileceğinden Kadın Hakları gerekli ve zaruridir.
Flora Tristan, George Sand, Comtesse d'Agoult (Danid Stern) düsünce tarihinin ilk kadınları değil. Eflatun'un talebesi lpathie sokak ortasında öldürülmüştü. Mme de Stael Fransa ve Almanya'yı barıştıran kadın. 'Almanya Tarihi' ve Guillaume Schlegel'in fikirlerini Fransa'da yayan kadındır. Fransız ihtilali hakkındaki kitabı. Babası, çöken Fransa'yı bir müddet daha yaşatan Necker idi. Fakat bir aristokrattı o, bir kavga kadını değildi. Isviçre'deki malikanesinde devrin bütün fikir adamlarını toplamıştır. Dünya liberalizminin en hakiki başlarından biri olan B. Constant'i sevmek bedbahtlığına uğramıştır.
1848 neslinin en büyük kadını Flora Tristan. Kendini geniş insan tabakalarının emrine verir. Tatmin edilmemiş ruhunun bütün iştiyakıyla mahrumları saadete kavuşturmak istemiştir. Orta tabakanın kadını kurtarılması gereken ilk parya idi. Baba Enfantin de böyle düşünüyordu. Kadının zincirlerini kırmadıkça, bu kavgada kadını yanımıza almadıkça başarıya ulaşmaya imkan yoktur.
G. Sand damarlarında hükümdar kanı taşır. Dedesi mareşal de Saxe bir tiyatro artisti ile sevişir. G. Sand'ın annesi doğar. Annesi de gayri meşru bir izdivaç yapar. Anneannesi onu yetiştirir. Manastır. Bedbaht bir izdivaç. Pierre Leroux ile tanışır. Onun arkadaşı ve talebesi olur. Leroux Fransa'da sefaletin matematik bilançosunu yapmıştır. Kucağında yaşadığı toplumun bütün tabularına itiraz eder ve bu itirazın sonuçlarını yiğitçe kabul eder.
Comtesse d'Agoult da babası yaşında bir insanla evlenir. Teninin ve gönlünün haklarını sonuna kadar savunur. Vigny ilk şiirlerini onun salonunda okur. Utanmadan List'in metresi olur. Stirner 'polisi, ceza kanunlarını biz yaratıyoruz. Biz aşkı kıskananlar ve ahlakı saadete engel olmak için kullananlar' der. Comtesse d'Agoult'ün üç kızı olur. Cosima, Wagner'in karısı olur. Nietzsche de ona aşıktır.
Comtesse d'Agoult 1848 ihtilalini üç ciltte toplar. Takma adı Daniel Stern; onu Balzac bile hırpalamıştır, Beatrix'de cemiyetin kanunlarına karşı gelmek isteyen kadının nasıl küçümsendiğini, kendisine pek yakışmayan bir moralist edasi ile anlatır. Tocqueville, Proudhon gibi, Balzac da 48'i sezer.
Insan düşüncesinde mutlak bir ihtilal yapan Descartes bile kucağında yaşadığı cemiyetin çocuğudur. 'Benim dinim sütannemin dinidir', der. Balzac sınıflar sosyolojisinin, sosyal psikolojinin yaratıcısıdır. Buna rağmen kralcıdır ve Katolik kilisesinin hayranıdır. Engels 'Geçmişteki, bugünkü ve gelecekteki Zolalar'ın hepsinden büyük olan Balzac' der. Marx'ın da sevdiği tek romanci Balzac'dır. Bu garip bir contradiction(tezat) gelebilir. Balzac Katolik ve kralcı bir dünyada doğmuştur. Onun tesirinden kurtaramaz kendini. Fakat eserlerinde fikirlerinden tamamen soyunur ve tam bir müşahid olarak karşımıza çıkar. Bir his adamı olarak aristokrasinin çöküsüne gözyaşı döker. Burjuvazi pistir, ama iktidara geçecektir. 1848 onun istirahata çekilmek üzere olduğu sırada patlar ve onu rahatsız eder. O sırada Madame Hanska ile mektuplaşmaktadır. Balzac aslında aristokrat değildir. Aristokrat olmadığı için aristokrat olmak ister. (Homere de Balzac, bir hayranının tabiri ile) . Anarşiye düşmandır, sosyalizm veya komünizme değil. (Dante, Machiavelli, Habbes gibi) . Istikbalin komünizme gebe olduğunu gören adamdır. Proletaryayı görür.
(Lejitimist Fransa'da ihtilale kadar Bourbonlar tahttadır. Napoleon'dan sonra XVIII. Louis, kardeşi X. Charles ('Ingiltere kralı gibi hükümdar olmaktansa, oduncu olmayı tercih ederim' der) bir Bourbon'dur. Louis-Philippe liberal burjuva hükümdarıdır ve Bourbonlar'ın küçük soyu Orleanlar'dandır. Oysa tahta 'droit d'ainesse'e' (büyük evlat hakkı) göre kral geçmelidir. Işte Lejitimist, Orleanci'nın zıddı, Bourboncu demektir, meşrutiyetçi değil.)
Aslında hayat üzerinde yapılan bir otopsidir Balzac`ın romanları. Bu itibarla onları hazırlamıştır.
Bazı mihver hadiseler vardır. 1789, 1848, 1871, Dreyfüs davası. Bütün şahısların otopsisini temin eder bu cins olaylar. Bir nevi Tournesol kağıdı. Fransa'yı Fransa yapan bütün insanlar 48'ın içinde.
Proudhon insanı düşünmeye mecbur eden bir nevi şeytan. Ona göre ihtilal her gün olmaktadır. Geniş halk tabakaları hazırlanmadan, yukardan yapılan ihtilal hiçbir hal yolu getirmez. Geniş halk tabakalarının ihtilal yapabilmesi için, evvela terbiye edilmesi gerekir. Demokrasi demopedidir. 'Bir ihtilalcinin ltirafları'nda 48'i anlatır. Suffrage Universel'e (geneloy) de karşıdır. Her nevi hükümetle savaşır. Hükümet de Tanrı gibi bir şerdir. Oy sandığı bir panier aux crapes (Yengeç sepeti) 'dir. Içinden ne çıkacağı belli olmaz. Kalabalık bütün müstebitlere buyrun demiş, bir kaz sürüsüdür.
Thiers, reactionnaire, küçük burjuvazinin yetiştirdiği kafalardan biri. Mülkiyet hakkındaki kitabından dolayı, ona o devrin Machiavellisi derler. Isçinin çocuğu çalışırsa küçük burjuva, onun çocuğu da çalışırsa büyük burjuva olur. Kast rejimi sona ermiştir. Mülkiyet mukaddestir, çünkü insanın hürriyetidir, çalışmanın mükafatıdır, der.
Proudhon mecliste mülkiyet gerçek bir adalet ile taksim edilmelidir, der. Yoksa biz yapacağız, der. Siz kim derler? Giyotin mi, anarşi mi? Cevap: siz burjuvazisiniz, biz proletaryayız, der. Sosyal savaştan bahseder.
adlarında albümler çıkartmış karamsar, karanlık progressive metal muzik türüne benzeyen tarzıyla ilk başlarda piyasa dışı (underground) bir izlenim versede sonradan çok tutulup hayranları çoğalmıştır. Pek yazılarak anlatılacak grup değil, anlamak için dinlenilmesi lazım bir grup...
bir kelime bir işlem gibi bir soru bir dalga ooo kolayını bulmuş bizimkisi... Bazılarına128 bin değil milyonlarca delil getirseniz yetmiyor, gözle iştigal olunca işte gözün midesi yok doymuyor...
Şimdiye kadar kitaplarından PC'ye geçirdikleri oyunları:
Pool of Radiance Curse of the Azure Bonds Secret of the Silver Blades Pools of Darkness Hillsfar Eye of the Beholder Eye of the Beholder II - The Legend of Darkmoon Eye of the Beholder III - Assault on Myth Drannor Eye of the Beholder (GBA Version) Dungeon Hack Gateway to The Savage Frontier Treasures of The Savage Frontier Menzoberranzan The Forgotten Realms Archives Descent to Undermountain Baldur's Gate Baldur's Gate: Tales of the Sword Coast Baldur's Gate II - Shadows of Amn Baldur's Gate II - Throne of Bhaal Baldur's Gate - Dark Alliance Baldur's Gate - Dark Alliance II Pool of Radiance II - The Ruins of Myth Drannor Icewind Dale Icewind Dale: Heart of Winter Icewind Dale II Neverwinter Nights Neverwinter Nights: Collectors Edition Neverwinter Nights: Shadows of Undrentide Neverwinter Nights: Hordes of the Underdark Neverwinter Nights: Community Expansion Pack Demon Stone
Mahmut Toptas: Indiren ben degilim. Indiren Allah (c.c) oldugu için indirilis gayesini de O kendisi Kur’ani Kerim’inde bildirmistir. Ben Kur’an’dan bazi nakiller vereyim:
Kur’an, insanlari küfrün karanliklarindan imanin aydinligina çikarmak için (Ibrahim 1) , insanlik ailesinin adalet içinde yasamasi için (Hadid 25) , Allah’in gösterdigi dogrultuda hükmetmek için (Nisa 105) , daha önce indirilen kitaplardakileri dogrulamak için (Maide 48) , insanlari en dogru yola iletmek için (Isra 9) , bizim zikrimiz, sanimiz, serefimiz olmasi için (Zuhruf 44) indirilmistir.
Altinoluk: Kur’an bütün insanlar için inmistir. Herkes Kur’an’i anlayabilir mi?
Mahmut Toptas: Kur’an, Allah’dan gelen bir kitaptir. Bir feylesofun kitabiyla, bir sairin kitabiyla, bir hukukçunun kitabiyla kiyas yaparak akil yürütmeyelim. Gönlünü ve kulagini Kur’an’a açan herkes Kur’an’dan birsey alir. Günes, Allah’in ayetlerinden bir ayettir. Günese bakan her çiçek ondan nasibini alir. Bir kayanin arkasinda, bir çinarin gölgesinde kalan bitkiler az da olsa nasibini alirlar.
Bülbül milyonlarca girtlak nagmesiyle gülüne ne diller dökerdir ama biz anlamayiz. Anlamayiz diye bülbül sesinin güzelliginden uzak durmayiz; hayran hayran dinleriz. Kur’an-i Kerim anlasilmak için indirilmistir. Kur’an’da geçen yüzlerce ta’kilûn, ya’kilun, ta’lemûn, ya’lemun, yetedebberun, tetefekkerun, yetefekkerun, yefkahûn kelimeleri Kur’an’in anlasilmasini istemektedir.
Anlasilmadan okunup zevk alinan tek kitap Kur’an’dir. Dünyada anlasilmadan zevkle okunan ikinci bir kitap yoktur. Bildiginiz harflerle yazilmis yabanci dilden bir kitabi okumayi deneyin. Okuyamazsiniz. Her ay hatim indiren babaniz veya annenizden bu yabanci dildeki kitabi okumasini isteyin. Bir satir okur ve birakir. Ama her ay hatim inen müslüman gül koklar gibi, ay isiginda yürür gibi, dost yüzüne bakar gibi, Hak dostun kelamini can kulagiyla dinler ve bir tatli huzur alir Kur’an ikliminden.
Altinoluk:Ya bir de anlayarak okuyabilsek...
Mahmut Toptas: Biz gülü koklar ve zevk aliriz. Bülbül ise hem koklar, hem anlar ve o gül ugruna bagrini dikenler kana boyasa aldirmaz. Okumakdan zevk aldigimiz Kur’an’i bir anlasak yerimizde duramazdik. Mekke’den Medine’ye kosan, Medine’den Kudüs’e kosan, Kudüs’den Istanbul’a kosan sahabe gibi yerimizde duramazdik. Kur’an ayetlerine bakarak cehennemi görür gibi (Tekasur 6) cenneti koklar gibi (Muhammed 6) bir hale gelseydik Yeltsin, Clinton, Netanyahu gibi zalimlerin önüne geçer, cehenneme giden yollarini cennete çevirmeye çalisirdik. Divanda, dergâhda, barigâhda, meclisde ve meydanlarda Kur’andan baska ses olmazdi.
Altinoluk:Kur’an’i anlamak için ne yapmak lazim?
Mahmut Toptas: Bir Amerikalinin siyasetine hizmet etmek, ticaretinden arta kalanlari toplayabilmek için ana okulundan ünversite sona kadar ingilizce ögrenen, bu konuda agzini doldurarak, avurdunu sisirerek Ingilizce ögrenmenin özelliklerini ve güzelliklerini anlatan, anlatanlari hayran hayran dinleyen insanlarimiz, iki dünyamizi da mutlu edecek olan Kur’an-i Kerim’in dilini de ögrenmelidirler.
Altinoluk:Ya ögrenemezlerse?
Mahmut Toptas: Ögrenenler içinden Allah’a ve Rasûlüne gönülden baglanan, Allah’in Kur’aninda razi oldugunu bildirdigi (Tevbe 100) muhacir, ensar ve onlari iyilikle takip edenleri seven, müminlerin yolundan (Nisa 115) ayrilmayan, Allah’in ayetlerini okudukça benlik putunu eritip Allah’a kul olmakta izzeti ve hürriyeti gören insanlarin tefsirlerinden yararlanirlar.
artık ''partini söyle ne olduğunu söyleyim'' diye değişiecek atasözü
batarken başkalarını da aşağıya çeken durum...
Bence kadın haklarıyla feminizmi birbirine çok karıştırmamak gerekir... Toplumda ya da ile olsun her fetin hakları vardır. Bunları farklı başlıklar altında incebileceğinden Kadın Hakları diye ortaya ayrı bir konu çıkması garip değildir.
Bir de herhangi bir şeyde bir taraf ağır basıyorsa eşit duruma getirilmesi haklar tanınması da normaldir. Eğer konum kadınlar ve erkeklerse ve dire eşitiz deyip konuya balıklama atlanırsa Erkeğin fiziksel gücü ve sosyal konumundan dolayı tarihtede olduğu gibi dengesizlikler yaşanılabilir, verilen haklarla ancak eşitlik sağlanabileceğinden Kadın Hakları gerekli ve zaruridir.
Avrupa Tarihindeki Büyük Kadınlar - Cemil Meriç
Flora Tristan, George Sand, Comtesse d'Agoult (Danid Stern) düsünce tarihinin ilk kadınları değil. Eflatun'un talebesi lpathie sokak ortasında öldürülmüştü. Mme de Stael Fransa ve Almanya'yı barıştıran kadın. 'Almanya Tarihi' ve Guillaume Schlegel'in fikirlerini Fransa'da yayan kadındır. Fransız ihtilali hakkındaki kitabı. Babası, çöken Fransa'yı bir müddet daha yaşatan Necker idi. Fakat bir aristokrattı o, bir kavga kadını değildi. Isviçre'deki malikanesinde devrin bütün fikir adamlarını toplamıştır. Dünya liberalizminin en hakiki başlarından biri olan B. Constant'i sevmek bedbahtlığına uğramıştır.
1848 neslinin en büyük kadını Flora Tristan. Kendini geniş insan tabakalarının emrine verir. Tatmin edilmemiş ruhunun bütün iştiyakıyla mahrumları saadete kavuşturmak istemiştir. Orta tabakanın kadını kurtarılması gereken ilk parya idi. Baba Enfantin de böyle düşünüyordu. Kadının zincirlerini kırmadıkça, bu kavgada kadını yanımıza almadıkça başarıya ulaşmaya imkan yoktur.
G. Sand damarlarında hükümdar kanı taşır. Dedesi mareşal de Saxe bir tiyatro artisti ile sevişir. G. Sand'ın annesi doğar. Annesi de gayri meşru bir izdivaç yapar. Anneannesi onu yetiştirir. Manastır. Bedbaht bir izdivaç. Pierre Leroux ile tanışır. Onun arkadaşı ve talebesi olur. Leroux Fransa'da sefaletin matematik bilançosunu yapmıştır. Kucağında yaşadığı toplumun bütün tabularına itiraz eder ve bu itirazın sonuçlarını yiğitçe kabul eder.
Comtesse d'Agoult da babası yaşında bir insanla evlenir. Teninin ve gönlünün haklarını sonuna kadar savunur. Vigny ilk şiirlerini onun salonunda okur. Utanmadan List'in metresi olur. Stirner 'polisi, ceza kanunlarını biz yaratıyoruz. Biz aşkı kıskananlar ve ahlakı saadete engel olmak için kullananlar' der. Comtesse d'Agoult'ün üç kızı olur. Cosima, Wagner'in karısı olur. Nietzsche de ona aşıktır.
Comtesse d'Agoult 1848 ihtilalini üç ciltte toplar. Takma adı Daniel Stern; onu Balzac bile hırpalamıştır, Beatrix'de cemiyetin kanunlarına karşı gelmek isteyen kadının nasıl küçümsendiğini, kendisine pek yakışmayan bir moralist edasi ile anlatır. Tocqueville, Proudhon gibi, Balzac da 48'i sezer.
Insan düşüncesinde mutlak bir ihtilal yapan Descartes bile kucağında yaşadığı cemiyetin çocuğudur. 'Benim dinim sütannemin dinidir', der. Balzac sınıflar sosyolojisinin, sosyal psikolojinin yaratıcısıdır. Buna rağmen kralcıdır ve Katolik kilisesinin hayranıdır. Engels 'Geçmişteki, bugünkü ve gelecekteki Zolalar'ın hepsinden büyük olan Balzac' der. Marx'ın da sevdiği tek romanci Balzac'dır. Bu garip bir contradiction(tezat) gelebilir. Balzac Katolik ve kralcı bir dünyada doğmuştur. Onun tesirinden kurtaramaz kendini. Fakat eserlerinde fikirlerinden tamamen soyunur ve tam bir müşahid olarak karşımıza çıkar. Bir his adamı olarak aristokrasinin çöküsüne gözyaşı döker. Burjuvazi pistir, ama iktidara geçecektir. 1848 onun istirahata çekilmek üzere olduğu sırada patlar ve onu rahatsız eder. O sırada Madame Hanska ile mektuplaşmaktadır. Balzac aslında aristokrat değildir. Aristokrat olmadığı için aristokrat olmak ister. (Homere de Balzac, bir hayranının tabiri ile) . Anarşiye düşmandır, sosyalizm veya komünizme değil. (Dante, Machiavelli, Habbes gibi) . Istikbalin komünizme gebe olduğunu gören adamdır. Proletaryayı görür.
(Lejitimist Fransa'da ihtilale kadar Bourbonlar tahttadır. Napoleon'dan sonra XVIII. Louis, kardeşi X. Charles ('Ingiltere kralı gibi hükümdar olmaktansa, oduncu olmayı tercih ederim' der) bir Bourbon'dur. Louis-Philippe liberal burjuva hükümdarıdır ve Bourbonlar'ın küçük soyu Orleanlar'dandır. Oysa tahta 'droit d'ainesse'e' (büyük evlat hakkı) göre kral geçmelidir. Işte Lejitimist, Orleanci'nın zıddı, Bourboncu demektir, meşrutiyetçi değil.)
Aslında hayat üzerinde yapılan bir otopsidir Balzac`ın romanları. Bu itibarla onları hazırlamıştır.
Bazı mihver hadiseler vardır. 1789, 1848, 1871, Dreyfüs davası. Bütün şahısların otopsisini temin eder bu cins olaylar. Bir nevi Tournesol kağıdı. Fransa'yı Fransa yapan bütün insanlar 48'ın içinde.
Proudhon insanı düşünmeye mecbur eden bir nevi şeytan. Ona göre ihtilal her gün olmaktadır. Geniş halk tabakaları hazırlanmadan, yukardan yapılan ihtilal hiçbir hal yolu getirmez. Geniş halk tabakalarının ihtilal yapabilmesi için, evvela terbiye edilmesi gerekir. Demokrasi demopedidir. 'Bir ihtilalcinin ltirafları'nda 48'i anlatır. Suffrage Universel'e (geneloy) de karşıdır. Her nevi hükümetle savaşır. Hükümet de Tanrı gibi bir şerdir. Oy sandığı bir panier aux crapes (Yengeç sepeti) 'dir. Içinden ne çıkacağı belli olmaz. Kalabalık bütün müstebitlere buyrun demiş, bir kaz sürüsüdür.
Thiers, reactionnaire, küçük burjuvazinin yetiştirdiği kafalardan biri. Mülkiyet hakkındaki kitabından dolayı, ona o devrin Machiavellisi derler. Isçinin çocuğu çalışırsa küçük burjuva, onun çocuğu da çalışırsa büyük burjuva olur. Kast rejimi sona ermiştir. Mülkiyet mukaddestir, çünkü insanın hürriyetidir, çalışmanın mükafatıdır, der.
Proudhon mecliste mülkiyet gerçek bir adalet ile taksim edilmelidir, der. Yoksa biz yapacağız, der. Siz kim derler? Giyotin mi, anarşi mi? Cevap: siz burjuvazisiniz, biz proletaryayız, der. Sosyal savaştan bahseder.
Kaynak: www.rabia.de
kadın ve nankörlük
kadınlar
erkek-kadın ilişkileri
islamda kadın hakları
rus kadını
spiritüel kadın
kadın hakları
diye baya başlık açılıp normal olarak çok ilgi gören bir konu...
Opiate (1992)
Undertow (1993)
Aenima (1996)
Salival (2000)
Lateralus (2001)
adlarında albümler çıkartmış karamsar, karanlık progressive metal muzik türüne benzeyen tarzıyla ilk başlarda piyasa dışı (underground) bir izlenim versede sonradan çok tutulup hayranları çoğalmıştır. Pek yazılarak anlatılacak grup değil, anlamak için dinlenilmesi lazım bir grup...
www.telediscount.co.uk sağolsun baya hafifletiyor faturaları...
bir kelime bir işlem gibi bir soru bir dalga ooo kolayını bulmuş bizimkisi... Bazılarına128 bin değil milyonlarca delil getirseniz yetmiyor, gözle iştigal olunca işte gözün midesi yok doymuyor...
Şimdiye kadar kitaplarından PC'ye geçirdikleri oyunları:
Pool of Radiance
Curse of the Azure Bonds
Secret of the Silver Blades
Pools of Darkness
Hillsfar
Eye of the Beholder
Eye of the Beholder II - The Legend of Darkmoon
Eye of the Beholder III - Assault on Myth Drannor
Eye of the Beholder (GBA Version)
Dungeon Hack
Gateway to The Savage Frontier
Treasures of The Savage Frontier
Menzoberranzan
The Forgotten Realms Archives
Descent to Undermountain
Baldur's Gate
Baldur's Gate: Tales of the Sword Coast
Baldur's Gate II - Shadows of Amn
Baldur's Gate II - Throne of Bhaal
Baldur's Gate - Dark Alliance
Baldur's Gate - Dark Alliance II
Pool of Radiance II - The Ruins of Myth Drannor
Icewind Dale
Icewind Dale: Heart of Winter
Icewind Dale II
Neverwinter Nights
Neverwinter Nights: Collectors Edition
Neverwinter Nights: Shadows of Undrentide
Neverwinter Nights: Hordes of the Underdark
Neverwinter Nights: Community Expansion Pack
Demon Stone
Altinoluk: Hocam Kur’an’in indirilis gayesini açiklar misiniz?
Mahmut Toptas: Indiren ben degilim. Indiren Allah (c.c) oldugu için indirilis gayesini de O kendisi Kur’ani Kerim’inde bildirmistir. Ben Kur’an’dan bazi nakiller vereyim:
Kur’an, insanlari küfrün karanliklarindan imanin aydinligina çikarmak için (Ibrahim 1) , insanlik ailesinin adalet içinde yasamasi için (Hadid 25) , Allah’in gösterdigi dogrultuda hükmetmek için (Nisa 105) , daha önce indirilen kitaplardakileri dogrulamak için (Maide 48) , insanlari en dogru yola iletmek için (Isra 9) , bizim zikrimiz, sanimiz, serefimiz olmasi için (Zuhruf 44) indirilmistir.
Altinoluk: Kur’an bütün insanlar için inmistir. Herkes Kur’an’i anlayabilir mi?
Mahmut Toptas: Kur’an, Allah’dan gelen bir kitaptir. Bir feylesofun kitabiyla, bir sairin kitabiyla, bir hukukçunun kitabiyla kiyas yaparak akil yürütmeyelim. Gönlünü ve kulagini Kur’an’a açan herkes Kur’an’dan birsey alir. Günes, Allah’in ayetlerinden bir ayettir. Günese bakan her çiçek ondan nasibini alir. Bir kayanin arkasinda, bir çinarin gölgesinde kalan bitkiler az da olsa nasibini alirlar.
Bülbül milyonlarca girtlak nagmesiyle gülüne ne diller dökerdir ama biz anlamayiz. Anlamayiz diye bülbül sesinin güzelliginden uzak durmayiz; hayran hayran dinleriz. Kur’an-i Kerim anlasilmak için indirilmistir. Kur’an’da geçen yüzlerce ta’kilûn, ya’kilun, ta’lemûn, ya’lemun, yetedebberun, tetefekkerun, yetefekkerun, yefkahûn kelimeleri Kur’an’in anlasilmasini istemektedir.
Anlasilmadan okunup zevk alinan tek kitap Kur’an’dir. Dünyada anlasilmadan zevkle okunan ikinci bir kitap yoktur. Bildiginiz harflerle yazilmis yabanci dilden bir kitabi okumayi deneyin. Okuyamazsiniz. Her ay hatim indiren babaniz veya annenizden bu yabanci dildeki kitabi okumasini isteyin. Bir satir okur ve birakir. Ama her ay hatim inen müslüman gül koklar gibi, ay isiginda yürür gibi, dost yüzüne bakar gibi, Hak dostun kelamini can kulagiyla dinler ve bir tatli huzur alir Kur’an ikliminden.
Altinoluk:Ya bir de anlayarak okuyabilsek...
Mahmut Toptas: Biz gülü koklar ve zevk aliriz. Bülbül ise hem koklar, hem anlar ve o gül ugruna bagrini dikenler kana boyasa aldirmaz. Okumakdan zevk aldigimiz Kur’an’i bir anlasak yerimizde duramazdik. Mekke’den Medine’ye kosan, Medine’den Kudüs’e kosan, Kudüs’den Istanbul’a kosan sahabe gibi yerimizde duramazdik. Kur’an ayetlerine bakarak cehennemi görür gibi (Tekasur 6) cenneti koklar gibi (Muhammed 6) bir hale gelseydik Yeltsin, Clinton, Netanyahu gibi zalimlerin önüne geçer, cehenneme giden yollarini cennete çevirmeye çalisirdik. Divanda, dergâhda, barigâhda, meclisde ve meydanlarda Kur’andan baska ses olmazdi.
Altinoluk:Kur’an’i anlamak için ne yapmak lazim?
Mahmut Toptas: Bir Amerikalinin siyasetine hizmet etmek, ticaretinden arta kalanlari toplayabilmek için ana okulundan ünversite sona kadar ingilizce ögrenen, bu konuda agzini doldurarak, avurdunu sisirerek Ingilizce ögrenmenin özelliklerini ve güzelliklerini anlatan, anlatanlari hayran hayran dinleyen insanlarimiz, iki dünyamizi da mutlu edecek olan Kur’an-i Kerim’in dilini de ögrenmelidirler.
Altinoluk:Ya ögrenemezlerse?
Mahmut Toptas: Ögrenenler içinden Allah’a ve Rasûlüne gönülden baglanan, Allah’in Kur’aninda razi oldugunu bildirdigi (Tevbe 100) muhacir, ensar ve onlari iyilikle takip edenleri seven, müminlerin yolundan (Nisa 115) ayrilmayan, Allah’in ayetlerini okudukça benlik putunu eritip Allah’a kul olmakta izzeti ve hürriyeti gören insanlarin tefsirlerinden yararlanirlar.
gerisi: http://www.davetci.com/rop_mahmut_toptas.htm