Sözü teşkil eden kelimelerin her birinde, ve o kelimelerin oluşturduğu cümlelerde, lafız, anlam ve ahenk bakımından kusur bulunmamasıdır.Kelimede, kelamda ve konuşmacıda olmak üzere üç çeşittir.
Hitabetle ilgili kitabı tam bir fiyasko...Hitabetle uğraşanlar bilirler, her hitabet irad edildiği dil için hitabet değeri taşır...Çünkü hitabet dediğinizde o dile ait ses, o dile ait çağrışımlar, o dile ait tarihi vurgular, edebi sanatlar ve o dile ait duygusal boyut sözkonusudur...Bu bağlamda 'Veda hutbesi' arapça için bir hitabet harikası iken türkçeye çevrilince o harikadan geriye bir şey kalmayabilir...Bu çevirinin kötülüğü yada mütercimin acizliğinden değil, dilin tabiatındandır...
Muallimoğlu'nun hatası o kalınlıkta bir hitabet kitabı yazarken örneklerin çoğunu, bu hususları dikkate almadan, yabancı hatiplerden örneklerle doldurmasıdır...
Çok iyi bir hatip olduğu herkes tarafından müsellemdir...
İlmi ve edebi hırsızlık...
Sözü teşkil eden kelimelerin her birinde, ve o kelimelerin oluşturduğu cümlelerde, lafız, anlam ve ahenk bakımından kusur bulunmamasıdır.Kelimede, kelamda ve konuşmacıda olmak üzere üç çeşittir.
Her İslamcı gencin yazmak ve yaşamak istediği şiir...
Hitabetle ilgili kitabı tam bir fiyasko...Hitabetle uğraşanlar bilirler, her hitabet irad edildiği dil için hitabet değeri taşır...Çünkü hitabet dediğinizde o dile ait ses, o dile ait çağrışımlar, o dile ait tarihi vurgular, edebi sanatlar ve o dile ait duygusal boyut sözkonusudur...Bu bağlamda 'Veda hutbesi' arapça için bir hitabet harikası iken türkçeye çevrilince o harikadan geriye bir şey kalmayabilir...Bu çevirinin kötülüğü yada mütercimin acizliğinden değil, dilin tabiatındandır...
Muallimoğlu'nun hatası o kalınlıkta bir hitabet kitabı yazarken örneklerin çoğunu, bu hususları dikkate almadan, yabancı hatiplerden örneklerle doldurmasıdır...
Kayıt esnasında sesinin gürlüğünden çok mikrofon patlattığı söylenir....ruya değil bu aynıyle vaki...
Öylesi bir daha gelmedi...
Tefsirin Türkiyedeki tanrısı...anti ilahiyatçı...
Osmanlı'nın Arabistandaki en iyi istihbarat elamanı. Arapların 'şeyhu't-tuyur'u
Dürüstü, müellifin uşağı, sahtekarı ise paranın uşağı...