Dil susar bazen yürek konuşur Bazen her şey söner karanlığa bürünür de, Sevgilinin gözlerinin parıltısı aydınlatır dünyanı. Dudaktan çıkan kelimeler donar da, Bir dokunuş aşk sözcükleri olur sevgiliye söylenen. Güneş ulaştıramaz ışınlarını bedenine de, Bir bakışı olur sevgilinin seni ısıtan. Bazen kaybolursun yaşam yolunda da, İçten gelen tek bir gülüş tek bir gülümseme sana yol olur. Dedim ya, Bazen dil susar yürek konuşur En eski dildir bu sevenler arasında hissedilen Ve gözler, konuşan dili olur yüreğin Tek bir bakış ömrünü dolduran bir sözcük olur o an Gönülden gönüle ulaşan en eski yoldur bu Sadece sevenlerin bildiği Sadece aşıktan maşuka ulaşan bir dildir bu Tek bir bakışın dünyanı doldurduğu Tek bir gülüşün seni aşk sarhoşluğuna sürüklediği Tek bir dokunuşun tenini yaktığı
Senim ey benim senim sensizliğe alışmaktan daha kolaymış sana alışmak sana bir gül değil gülistan sana bir buse değil dudak sana bir sevgi değil yürek vermek istedim benim sen kadar bir başka senim yok ki!
Kırlangıçların Ömrü Günlerden bir gün diyelim ki bir yaz... Kırlangıcın biri bir adama aşık olmuş. Ve adamın penceresinin önüne konup adama şöyle demiş:
- ' Ben seni çok seviyorum lütfen pencereyi açıp beni içeri al da birlikte yaşayalım.' Adam:
- ' Olmaz alamam... Sen bir kuşsun hiç bir kuş adama aşık olur mu? ...' kırlangıç bir süre sonra tekrar gelmiş:
- Lütfen pencereyi açıp beni içeri al birlikte yaşarız. Hem ben sana dost ve arkadaş olurum canında sıkılmaz birlikte yaşar gideriz... Adam yine:
- ' Olmaz alamam...Git başımdan' diye cevap vermiş.
Zaman geçmiş... Sonbahar yaklaşmış... kırlangıç üçüncü ve son defa penceresinin önüne konup adama tekrar şöyle demiş:
- ' Lütfen beni içeri al... Artık soğuklarda başladı, dışarıda kalamam biliyorsun ben sıcak havalarda yaşayabilirim sadece... beni içeri almazsan başka sıcak ülkelere gitmek zorunda kalırım. Lütfen beni içeri al da burada kalayım. Birlikte yemek yer omuzuna konar seni neşelendirir sana yarenlik ederim. Hem sende benim gibi yalnızsın...' Adam:
- ' Git derhal başımdan! ... Ben yalnız kalırım' demiş ve kuşu kovmuş... kırlangıçta bu cevap üzerine üzüntülü bir şekilde uçmuş ve uzaklara gitmiş... Adam kırlangıç uzaklara gittikten sonra düşünmüş:
-' Ben ne aptal, ne kadar akılsız bir adamım, niye kırlangıçla birlikte kalmayı kabul etmedim? Ne güzel birlikte kalırdık demiş kendi kendine ve çok pişman olmuş. Pişman olmuş ama iş işten geçmiş. Kendi kendine
-' Nasıl olsa sıcaklar başlayınca kırlangıcım yine gelir bende onu içeri alır birlikte mutlu bir hayat sürerim, demiş.
Ve penceresini sonuna kadar açıp beklemeye başlamış. Yazın gelmesiyle kırlangıçlarda gelmeye başlamış. Ama onun kırlangıcı gelmemiş. Yazın sonuna kadar hiç penceresini kapatmadan pencerenin başında beklemiş ama boşuna....kırlangıç yokmuş. Gelen kırlangıçlara sormuş ama onun kırlangıcını gören olmamış. Sonunda bir bilge kişiye halini danışmak ve ondan bilgi almak için gitmiş. Bilge kişiye olayı anlattıktan sonra bilge kişi ona şöyle demiş:
- K ı r l a n g ı ç l a r ı n ö m r ü 6 a y d ı r...
Hayatta bazı fırsatlar vardır, ömründe bir defa eline geçer ve değerlendiremezsen uçup gider... Hayatta bazı insanlar vardır, ömründe bir kez karşına çıkar ve fark edemezsen, değerini bilemezsen, uçup gider... Ve asla geri gelmezler... Dikkatli olun... Farkında olun... Ve bir düşünün acaba kaç kırlangıcı kovaladınız pencerenizden bugüne değin...
olmayacağı kesindir.zaten bir sevdada sadakat yoksa ona sevda denebilir mi? hayır,denemez.sevdanın özünde sadakat yatmaktadır. sadece son zamanlarda yeni yeni ortalığa çıkmış genç arkadaşlar günü birlik ilişki adını verdikleri bir oluşumda yaşarlar bunu.ama o kişilerin ne kadar sevdalı olduğu her zaman kafamda bir soru işareti olarak kalacaktır. eğer ki gerçekten sevdalıyım diyiyorsa bir kişi zaten sadakatsizlik yapmayı göze alamaz.eğer ki göze alıyorsa sevda denemez onun yaşadığına.
Hatırlar mısın?
Bir gecenin karanlığında gelmiştin
Yarı açık kapımdan içeri bana
Duyduğum en güzel sesti o şirleri okuyan bana
Evet o sesti içimde bir nefesti
Derinlerden gelip yüreğimi çelen
Uğrunda herşeye rağmen yaşamaya değen
Düşünceler kafamda...
Sen karşımda...
Ama birden yüzün belli belirsiz oldu karanlıkta
Dur! diyecek birkaç cümlem var sana
Söylesene sen kimsin? ya da nesin?
Gerçekten böyle sevilmeye değer misin?
Sorularım yine cevapsız kaldı
Anladım artık gitmek zamanıydı
Sensin, evet “ o ses “ benimlesin her nefes
Hayır, hayır olamaz bu bir heves
Söylüyorum
Sen içimdesin, kalbimdesin
Her yerde ve her nefes...
En güzel şiirsin sen
Daha önce kimseye yazılmayan
Hecelerin en güzelidir ismin
Seni her anışımda
Dudaklarımda yaşam bulan
Mısralarda seni anlatmak
İşte odur en zor olan
Sen değil misin aklımdaki kelimelere sığmayan
Sevgi emekmis,
Emek ise vazgecmeyecek kadar,
Ama ozgur birakacak kadar sevmekmis...
Dil susar bazen yürek konuşur
Bazen her şey söner karanlığa bürünür de,
Sevgilinin gözlerinin parıltısı aydınlatır dünyanı.
Dudaktan çıkan kelimeler donar da,
Bir dokunuş aşk sözcükleri olur sevgiliye söylenen.
Güneş ulaştıramaz ışınlarını bedenine de,
Bir bakışı olur sevgilinin seni ısıtan.
Bazen kaybolursun yaşam yolunda da,
İçten gelen tek bir gülüş tek bir gülümseme sana yol olur.
Dedim ya,
Bazen dil susar yürek konuşur
En eski dildir bu sevenler arasında hissedilen
Ve gözler, konuşan dili olur yüreğin
Tek bir bakış ömrünü dolduran bir sözcük olur o an
Gönülden gönüle ulaşan en eski yoldur bu
Sadece sevenlerin bildiği
Sadece aşıktan maşuka ulaşan bir dildir bu
Tek bir bakışın dünyanı doldurduğu
Tek bir gülüşün seni aşk sarhoşluğuna sürüklediği
Tek bir dokunuşun tenini yaktığı
dildir. yüreğin dili.(.EN ACI KELİME ELVEDA) demek
.
_ELVEDA
Senim
ey benim senim
sensizliğe alışmaktan
daha kolaymış
sana alışmak
sana bir gül değil
gülistan
sana bir buse değil
dudak
sana bir sevgi değil
yürek
vermek istedim
benim
sen kadar
bir başka senim yok ki!
***Sevginin harcına cam kırıkları kattı bir dost***..
seni bulmadan once aramak isterim.
seni sevmeden once anlamak isterim.
seni bir ya$am boyu bitirmek degil de,
sana hep yeniden ba$lamak isterim.
*** Aşk tan kırılan küsen incinen kalp leri üzüntüleri ***
Kırlangıçların Ömrü
Günlerden bir gün diyelim ki bir yaz...
Kırlangıcın biri bir adama aşık olmuş. Ve adamın penceresinin önüne konup adama şöyle demiş:
- ' Ben seni çok seviyorum lütfen pencereyi açıp beni içeri al da birlikte yaşayalım.' Adam:
- ' Olmaz alamam... Sen bir kuşsun hiç bir kuş adama aşık olur mu? ...' kırlangıç bir süre sonra tekrar gelmiş:
- Lütfen pencereyi açıp beni içeri al birlikte yaşarız. Hem ben sana dost ve arkadaş olurum canında sıkılmaz birlikte yaşar gideriz... Adam yine:
- ' Olmaz alamam...Git başımdan' diye cevap vermiş.
Zaman geçmiş... Sonbahar yaklaşmış... kırlangıç üçüncü ve son defa penceresinin önüne konup adama tekrar şöyle demiş:
- ' Lütfen beni içeri al... Artık soğuklarda başladı, dışarıda kalamam biliyorsun ben sıcak havalarda yaşayabilirim sadece... beni içeri almazsan başka sıcak ülkelere gitmek zorunda kalırım. Lütfen beni içeri al da burada kalayım. Birlikte yemek yer omuzuna konar seni neşelendirir sana yarenlik ederim. Hem sende benim gibi yalnızsın...' Adam:
- ' Git derhal başımdan! ... Ben yalnız kalırım' demiş ve kuşu kovmuş... kırlangıçta bu cevap üzerine üzüntülü bir şekilde uçmuş ve uzaklara gitmiş... Adam kırlangıç uzaklara gittikten sonra düşünmüş:
-' Ben ne aptal, ne kadar akılsız bir adamım, niye kırlangıçla birlikte kalmayı kabul etmedim? Ne güzel birlikte kalırdık demiş kendi kendine ve çok pişman olmuş. Pişman olmuş ama iş işten geçmiş. Kendi kendine
-' Nasıl olsa sıcaklar başlayınca kırlangıcım yine gelir bende onu içeri alır birlikte mutlu bir hayat sürerim, demiş.
Ve penceresini sonuna kadar açıp beklemeye başlamış. Yazın gelmesiyle kırlangıçlarda gelmeye başlamış. Ama onun kırlangıcı gelmemiş. Yazın sonuna kadar hiç penceresini kapatmadan pencerenin başında beklemiş ama boşuna....kırlangıç yokmuş. Gelen kırlangıçlara sormuş ama onun kırlangıcını gören olmamış. Sonunda bir bilge kişiye halini danışmak ve ondan bilgi almak için gitmiş. Bilge kişiye olayı anlattıktan sonra bilge kişi ona şöyle demiş:
- K ı r l a n g ı ç l a r ı n ö m r ü 6 a y d ı r...
Hayatta bazı fırsatlar vardır, ömründe bir defa eline geçer ve değerlendiremezsen uçup gider... Hayatta bazı insanlar vardır, ömründe bir kez karşına çıkar ve fark edemezsen, değerini bilemezsen, uçup gider... Ve asla geri gelmezler... Dikkatli olun... Farkında olun... Ve bir düşünün acaba kaç kırlangıcı kovaladınız pencerenizden bugüne değin...
olmayacağı kesindir.zaten bir sevdada sadakat yoksa ona sevda denebilir mi? hayır,denemez.sevdanın özünde sadakat yatmaktadır. sadece son zamanlarda yeni yeni ortalığa çıkmış genç arkadaşlar günü birlik ilişki adını verdikleri bir oluşumda yaşarlar bunu.ama o kişilerin ne kadar sevdalı olduğu her zaman kafamda bir soru işareti olarak kalacaktır.
eğer ki gerçekten sevdalıyım diyiyorsa bir kişi zaten sadakatsizlik yapmayı göze alamaz.eğer ki göze alıyorsa sevda denemez onun yaşadığına.