Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Zeynep Yılmaz
Zeynep Yılmaz

BALİKLA SU DA PAZARLİK OLMAZ...

  • 13 rakamı16.05.2006 - 13:31

    ben cok severim.

  • kıro16.05.2006 - 00:36

    bu memlekette bol bol var...avrupaya yayilmislar zaten..
    ismail yk kironun onde gideni,hadise ise kadin versiyonu..

  • Aşka Sürgün21.04.2006 - 16:21

    tiyatro egitimi almamis onune gelen turkucu sarkici oyuncu oluyo...oyuncu mankende olur sarkicida olur ama manken yada sarkici oyuncu olamiyo..

  • yaşar nuri öztürk10.01.2006 - 22:23

    ahir zamanda insanlari kandiran alim gibi gozuken cahillerden biri bu iste.......anca kendi gibi cahilleri kandirir.

  • ahmet necdet sezer08.01.2006 - 01:02

    adam onunu gormekten aciz,turkiyeyimi yonetcek...bolelerini gorunce iyki diyorum yasamiyorum turkiyede.

  • z vitamini20.12.2005 - 15:18

    bole bi vitamin varmiydi pardon :)

  • sting17.12.2005 - 20:42

    desert rose.....
    super bi sarki

  • fıkra08.12.2005 - 02:08

    Temel in 3 tane sevgilisi vardir.Biri ögretmen, biri doktor, biri de santralcidir.
    Fakat ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadasi sorar 'Niye
    ögretmen de digerleri degil? ' diye. Temel de ona döner:
    -Ula der, bilmez misin doktorlar 'bugün git yarin gel' der, santralci de 'su an
    mesgul daha sonra tekrar deneyin' der. Ama ögretmen ne der? Hadi bir daha
    tekrarliyalim...
    :)))

  • Alışkanlık30.11.2005 - 00:23

    Alışkanlık, bir halata benzer. Her gün bir lifi örer ve sonunda, onu koparamayacak kadar güçlü yaparız. Horace Mann

    Alışkanlıklar, bırakılmazlarsa, zamanla ihtiyaç haline gelirler. St. Augustine

    Alışkanlıkların zincirleri, önce duyulmayacak kadar hafif, sonra kırılmayacak kadar güçlü olur. Benjamin Disraeli

    Alışkanlıktan daha büyük bir şey yoktur. Ovidius

    Hiç kimse bir alışkanlığa veda etmek cesaretini gösteremez. Balzac

    İlk gördüğümüz zaman korktuğumuz nice şeyler vardır ki, zamanla alışır, hiç aldırmaz oluruz.

  • zengin09.11.2005 - 16:16

    Zenginin biri ölümden ve kabirdeki yalnızlıktan çok korkuyormuş. 'Öldüğüm geceyi kim kabre girerek sabaha kadar benimle geçirirse servetimin yarısını ona bağışlıyorum' diye vasiyet etmiş. Öldüğünde 'Kim birlikte kabre girip sabahlamak ister? ' diye araştırmışlar. Kimse çıkmamış. Nihayet bir hamal, 'Benim sadece bir ipim var, kaybedecek bir şeyim yok. Sabaha kadar durursam zengin olurum.' diye düşünerek kabul etmiş. Vefat eden zengin ile birlikte defnetmişler. Sorgu sual melekleri gelmiş. Bakmışlar kabirde bir ölü, bir canlı var. 'Nasıl olsa bu ölü elimizde... Biz şu canlı olandan başlayalım' demişler ve hamalı sorgulamaya başlamışlar. 'O ip kimin? Nereden aldın? Niye aldın? Nasıl aldın? Nerelerde kullandın? ' Sabaha kadar sorgu sual devam etmiş, adamın hesabı bitmemiş. Sabahleyin kabirden çıkmış.
    - Tamam, servetin yarısı senin, demişler.
    - Aman,demiş hamal, istemem, kalsın. Ben, sabaha kadar bir ipin hesabını veremedim. O kadar servetin hesabını nasıl veririm?