Arzu ve ihtiyaç arasındaki fark arzunun giderilememesidir. Arzuyu gidermeye çalıştıkça arzu provoke olur. Bu kısırdöngüye girince çıkamaz pek çokları. Kapitalist ekonomi, bir tür libidinal ekonomidir. (Gilles Deleuze)
Sadrazam, Muhsin Çelebi’nin niçin devlet memurluğuna girmediğini sormuştu. Muhsin Çelebi: ‘’Ben boyun eğmem, el etek öpmem, oysa zamanın devletleri mevkilere hep el etek, hatta ayak öpüp bin türlü yaltaklanma ile, dalkavuklukla, ikiyüzlülükle çıktıklarından çevrelerine hep bu gevşek hareketleri tekrarlayanları toplarlar. Yiğit, doğru, kendine saygılı, hür vicdanının sesine kulak veren birini gördüler mi hemen kin bağlarlar, yıkmaya çalışırlar. (Ömer Seyfettin- Pembe incili kaftan)
Sevgiler, saygılar sayın Sergül. Duygu ve hayal dünyanızı şiirlerle, düşünce dünyanızı da bu tarz tespitlerle gayet güzel ifade ediyorsunuz. Yazılarınız kıymetli.
Ejderha, mitoslarda korkuyu, gerginliği, erteleneni, kaçınılanı sembolize eder. İnsan ejderhayı yenebilmek için son büyük darbeyi kendine vurmalıdır. (Carl Gustav Jung-Liber Novus)
Türkiye’de gençler defter görmeden muhasebe mezunu, tornavida görmeden mühendislik mezunu, arazi görmeden jeoloji mezunu, çocuk görmeden çocuk gelişimi mezunu oluyor. Yakında kokusu çıkar demeyeceğim çünkü zaten ortalık leş vaziyette.
Farklı olan, farklı düşünmeye çalışan, mevcutla yetinmeyen ve mevcudu değiştirmeyi ilke edinen, içindeki toplumu daha da ileriye götürme niyeti olan kişiler, ancak bu kişilerin ortaya çıkmasına uygun kurumsal yapılar inşa edildiğinde ortaya çıkarlar.
Arzu ve ihtiyaç arasındaki fark arzunun giderilememesidir. Arzuyu gidermeye çalıştıkça arzu provoke olur. Bu kısırdöngüye girince çıkamaz pek çokları. Kapitalist ekonomi, bir tür libidinal ekonomidir. (Gilles Deleuze)
Sadrazam, Muhsin Çelebi’nin niçin devlet memurluğuna girmediğini sormuştu. Muhsin Çelebi: ‘’Ben boyun eğmem, el etek öpmem, oysa zamanın devletleri mevkilere hep el etek, hatta ayak öpüp bin türlü yaltaklanma ile, dalkavuklukla, ikiyüzlülükle çıktıklarından çevrelerine hep bu gevşek hareketleri tekrarlayanları toplarlar. Yiğit, doğru, kendine saygılı, hür vicdanının sesine kulak veren birini gördüler mi hemen kin bağlarlar, yıkmaya çalışırlar. (Ömer Seyfettin- Pembe incili kaftan)
Sevgiler, saygılar sayın Sergül. Duygu ve hayal dünyanızı şiirlerle, düşünce dünyanızı da bu tarz tespitlerle gayet güzel ifade ediyorsunuz. Yazılarınız kıymetli.
Ejderha, mitoslarda korkuyu, gerginliği, erteleneni, kaçınılanı sembolize eder. İnsan ejderhayı yenebilmek için son büyük darbeyi kendine vurmalıdır. (Carl Gustav Jung-Liber Novus)
Türkiye’de gençler defter görmeden muhasebe mezunu, tornavida görmeden mühendislik mezunu, arazi görmeden jeoloji mezunu, çocuk görmeden çocuk gelişimi mezunu oluyor. Yakında kokusu çıkar demeyeceğim çünkü zaten ortalık leş vaziyette.
Aklın gücü karşısında doğa, bütün sırlarını ifşa etmek zorunda kalır.
Dünyadasın ve bunun çaresi yok. (Samuel Beckett-Godot’yu beklerken)
Eylem ile yapıp etme arasında fark vardır. Söz gelimi yürümek yapıp etmedir. Zayıflamak için yürümek ise bir eylemdir. (İmmanuel Kant)
Zenginin yalnızlığı sanat ya da bilimle iştigal etme isteğinden, fakirin yalnızlığı ise yetersizlik kaynaklı bir itilmişlikten ileri gelir.
Farklı olan, farklı düşünmeye çalışan, mevcutla yetinmeyen ve mevcudu değiştirmeyi ilke edinen, içindeki toplumu daha da ileriye götürme niyeti olan kişiler, ancak bu kişilerin ortaya çıkmasına uygun kurumsal yapılar inşa edildiğinde ortaya çıkarlar.