Kurumlarda acil durum eylem planları vardır ve bunlar standart hale getirilmiştir. Bu planlar, zaman zaman tatbikatlar şeklinde de uygulanmaktadır. Ancak, itfaiye, ambulans ve koruma güçlerinin olay yerine ulaşması 30-40 dakika sürüyorsa, burada ciddi aksaklıklar ve ihmalkarlıklar söz konusudur. Canlı ayırt etmeksizin herkes değerli ve önemlidir.
Nazım Hikmet'in şiirindeki şu sözler içimi çok acıtır, çünkü sevdiklerimi ve tanımadığım birçok kişiyi kefenlemek zorunluluğum vardı, isyan etmeden:
"Ölüm bir ipte sallanan bir ölü. Bu ölüme bir türlü razı olmuyor gönlüm."
Tedbirsizlik, asla kabul edilebilir bir durum değildir. Hayatın her anında gerekli önlemleri almak ve uygulamak hayati önem taşır.
Günler ağır, Ölüm haberleriyle geliyor..... ..... Çarpışarak ölüyor insanlarımız — oysa nasıl da hak etmişlerdi yaşamayı — Ölüyorlar — ne kadar çok — Sanki şarkılar ve bayraklarla bir bayram günü nümayişe çıkmış gibi, öyle genç, öyle fütursuz... Nazım.....
Ben cahillerden hiçbir zaman korkmadım. Çünkü dünyaya zarar veren şey, yalnızca cehalet değil, cehaletin kötü niyetle birleşimidir.
Antoloji.com, şiir ve edebiyat için bir sığınak olmalıydı. Ama görüyorum ki burası, cehalet ve kötü niyetin boy gösterdiği bir alan hâline gelmiş. Vesselam.
Beni bu dünyaya gönderdiğin için sana sonsuz teşekkür ederim. Her anına şahit olduğun bu yolculuğu tüm zorlukları ve güzellikleriyle kabul ediyorum. Ailemle, sevdiklerimle, özellikle de oğlumla geçirdiğim her an için sana şükürler olsun. Onun varlığı, bu dünyadaki en büyük hediyem. Bana kalbime sevgiyi, şefkati ve sabrı ektiğin için sana minnettarım. Sevdiklerimin yokluğuyla sınandığım o zor zamanları hatırlıyorum. Bazen acım öyle derindi ki, kemiklerimden etlerim sıyrılıyormuş gibi hissettim. Ama senin merhametini hep hissettim. Acılarımı isyana dönüştürmedim, şükürle sarıldım. Biliyorum ki her şey senin izninle olur. Dünyaya eklediğin her şey, ayrı ayrı güzellikleriyle bize hizmet ediyor. Gökyüzünün süsü olan ayı, yıldızları, kuşları ve yağmuru çok sevdim. Toprağın cömertliğini ve hayvanların dostluğunu gördüm. Her biri hayatıma başka bir anlam kattı. Senin yarattığın her şeye hayranım, Rabbim. Lütfen kalbimize sevgiyi, şükrü ve sabrı yerleştir. Verdiklerinle yetinmeyi, elimizdekilerin kıymetini bilmeyi bize öğret. Barışı, huzuru ve nimetlerini tüm insanlığa nasip et. Irk, dil, din fark etmeksizin her canlının senin rahmetine ulaşmasını diliyorum. Bir gün bu dünyadan ayrılırsam, sevdiklerimin kalbine ferahlık ver. Onların yüreğine sabır ve huzur indir. Sevdiklerimin hayatlarına güzellikler ekle ve yollarını açık et. Bana sunduğun her zevk ve keyif için teşekkür ederim. Rüzgarın dokunuşunu, müziğin ahengini, kuşların cıvıltısını sevdim. Beni mutlu eden her anın farkına varmayı sen öğrettin. Bazen düşünüyorum, "Ne kadar zenginim!" Sevgiyle dolu bir kalbim, şükürle dolu bir ruhum var. Dans ettim, müzik dinledim, kahkahalar attım, sevdiklerimle sofralar kurdum. Bunların her biri senin lütfun, Rabbim. Oğlum için ayrıca teşekkür ederim. Hamile kaldığımda içime bir his doğmuştu. Onu kucağıma aldığımda anladım ki dünyanın tek gerçek mucizesi "evlat"tır. O benim yeryüzündeki gökyüzüm. Ve kuşlar… Ve müzikler… Ve yağmurlar… Ve toprak… Ve gökyüzü… Ve ay… Ve yıldızlar… Hepsi senin eserin, Rabbim. Her günümde, her anımda seninle olduğumu bilmek ne büyük bir huzur. Sonsuz teşekkür ederim. Beni her halimle kabul ettiğin için… Sonsuz şefkatinle sardığın için… Kalbimi sevgiyle doldurduğun için… Ve her nefesimde bana yeniden hayat verdiğin için… Sana şükürler olsun.
kimi gölge olur, kimi meyve... Ama her biri toprağa borçludur varlığını. İnsan da böyledir. Hangi toprakta filizlendiysen, ruhunda o toprağın kokusu kalır.
Kimi çorak arazide büyür, sabrı öğrenir. Kimi verimli topraklarda, şımarıklığı. Ama en güzeli, kök saldığı yeri unutmayandır. Çünkü unutan, dalını da kırar, yaprağını da.
O yüzden büyürken dalların gökyüzüne uzansa bile köklerinin sesini dinlemeyi unutma.
Evgeny, Türkiye'de çok sevilen sanatçılar arasında. Ben de kendi payıma düşeni her zaman alırım ve ona, gökyüzümüze notalarını bulaştırdığı için teşekkür ederim.
Doğanın koynunda sessizlik, Rüzgarın nazlı bir dokunuşu. Çaydanlık dumanı, narin bir sabah kahvesi kokusu, Ve sen, yanımda, gözlerinde tüm dünyayı barındıran bir gülüş. Her şey bir adım daha yakın, Ve öyle işte.
Ne acıdır ki bizler, Yaradan’ın sınırsız merhameti ve nimetleri karşısında bazen isyan ve memnuniyetsizlikle dolabiliyoruz. Havanın kapalı olduğu bir gün “lanet olsun” diyebiliyor, hayvanlara, insanlara ya da elimizdeki nimetlere dahi kolaylıkla öfke yüklüyoruz. Çocuklarımız ise bu olumsuz davranışlarımızı örnek alarak aynı yolu izliyor.
Oysa Yaradan, bizim hatalarımıza ve yanlışlarımıza rağmen affedici ve cömert bir şekilde nimetlerini esirgemez. Peki, biz neden öfkemize yenik düşüyor ve bu kadar kolay beddua ediyoruz? Bu sorunun cevabı belki de kendi içimizde şefkat, anlayış ve şükrü yeniden hatırlamakta gizli.
Çünkü nefreti değil, sevgiyi büyüttüğümüzde; bedduayı değil, şükrü dilimize pelesenk ettiğimizde hem biz hem de çocuklarımız daha güzel bir dünyada yaşamayı öğrenebiliriz. Bu farkındalıkla, Yaradan’a olan şükrümüzü ve insanlığa olan sevgimizi hatırlamak dileğiyle... "Teşekkürler Allah'ım."
Kurumlarda acil durum eylem planları vardır ve bunlar standart hale getirilmiştir. Bu planlar, zaman zaman tatbikatlar şeklinde de uygulanmaktadır. Ancak, itfaiye, ambulans ve koruma güçlerinin olay yerine ulaşması 30-40 dakika sürüyorsa, burada ciddi aksaklıklar ve ihmalkarlıklar söz konusudur. Canlı ayırt etmeksizin herkes değerli ve önemlidir.
Nazım Hikmet'in şiirindeki şu sözler içimi çok acıtır, çünkü sevdiklerimi ve tanımadığım birçok kişiyi kefenlemek zorunluluğum vardı, isyan etmeden:
"Ölüm
bir ipte sallanan bir ölü.
Bu ölüme bir türlü
razı olmuyor gönlüm."
Tedbirsizlik, asla kabul edilebilir bir durum değildir. Hayatın her anında gerekli önlemleri almak ve uygulamak hayati önem taşır.
Günler ağır,
Ölüm haberleriyle geliyor.....
.....
Çarpışarak ölüyor insanlarımız
— oysa nasıl da hak etmişlerdi yaşamayı —
Ölüyorlar
— ne kadar çok —
Sanki şarkılar ve bayraklarla
bir bayram günü nümayişe çıkmış gibi,
öyle genç,
öyle fütursuz... Nazım.....
Gün üzgün, gün hüzünlü.....
Hiçbir şey acele etmez her şey zamanında olur.
sevgilerimle~
Ben cahillerden hiçbir zaman korkmadım. Çünkü dünyaya zarar veren şey, yalnızca cehalet değil, cehaletin kötü niyetle birleşimidir.
Antoloji.com, şiir ve edebiyat için bir sığınak olmalıydı. Ama görüyorum ki burası, cehalet ve kötü niyetin boy gösterdiği bir alan hâline gelmiş.
Vesselam.
Sevgili Allah’ım;
Beni bu dünyaya gönderdiğin için sana sonsuz teşekkür ederim.
Her anına şahit olduğun bu yolculuğu tüm zorlukları ve güzellikleriyle kabul ediyorum.
Ailemle, sevdiklerimle, özellikle de oğlumla geçirdiğim her an için sana şükürler olsun.
Onun varlığı, bu dünyadaki en büyük hediyem.
Bana kalbime sevgiyi, şefkati ve sabrı ektiğin için sana minnettarım.
Sevdiklerimin yokluğuyla sınandığım o zor zamanları hatırlıyorum.
Bazen acım öyle derindi ki, kemiklerimden etlerim sıyrılıyormuş gibi hissettim.
Ama senin merhametini hep hissettim.
Acılarımı isyana dönüştürmedim, şükürle sarıldım.
Biliyorum ki her şey senin izninle olur.
Dünyaya eklediğin her şey, ayrı ayrı güzellikleriyle bize hizmet ediyor.
Gökyüzünün süsü olan ayı, yıldızları, kuşları ve yağmuru çok sevdim.
Toprağın cömertliğini ve hayvanların dostluğunu gördüm.
Her biri hayatıma başka bir anlam kattı.
Senin yarattığın her şeye hayranım, Rabbim.
Lütfen kalbimize sevgiyi, şükrü ve sabrı yerleştir.
Verdiklerinle yetinmeyi, elimizdekilerin kıymetini bilmeyi bize öğret.
Barışı, huzuru ve nimetlerini tüm insanlığa nasip et.
Irk, dil, din fark etmeksizin her canlının senin rahmetine ulaşmasını diliyorum.
Bir gün bu dünyadan ayrılırsam, sevdiklerimin kalbine ferahlık ver.
Onların yüreğine sabır ve huzur indir.
Sevdiklerimin hayatlarına güzellikler ekle ve yollarını açık et.
Bana sunduğun her zevk ve keyif için teşekkür ederim.
Rüzgarın dokunuşunu, müziğin ahengini, kuşların cıvıltısını sevdim.
Beni mutlu eden her anın farkına varmayı sen öğrettin.
Bazen düşünüyorum, "Ne kadar zenginim!"
Sevgiyle dolu bir kalbim, şükürle dolu bir ruhum var.
Dans ettim, müzik dinledim, kahkahalar attım, sevdiklerimle sofralar kurdum.
Bunların her biri senin lütfun, Rabbim.
Oğlum için ayrıca teşekkür ederim.
Hamile kaldığımda içime bir his doğmuştu.
Onu kucağıma aldığımda anladım ki dünyanın tek gerçek mucizesi "evlat"tır.
O benim yeryüzündeki gökyüzüm.
Ve kuşlar…
Ve müzikler…
Ve yağmurlar…
Ve toprak…
Ve gökyüzü…
Ve ay…
Ve yıldızlar…
Hepsi senin eserin, Rabbim.
Her günümde, her anımda seninle olduğumu bilmek ne büyük bir huzur.
Sonsuz teşekkür ederim.
Beni her halimle kabul ettiğin için…
Sonsuz şefkatinle sardığın için…
Kalbimi sevgiyle doldurduğun için…
Ve her nefesimde bana yeniden hayat verdiğin için…
Sana şükürler olsun.
sevgilerimle, Huri.
Bir tohumun neye dönüşeceğini bilemezsin;
kimi gölge olur, kimi meyve... Ama her biri toprağa borçludur varlığını. İnsan da böyledir. Hangi toprakta filizlendiysen, ruhunda o toprağın kokusu kalır.
Kimi çorak arazide büyür, sabrı öğrenir. Kimi verimli topraklarda, şımarıklığı. Ama en güzeli, kök saldığı yeri unutmayandır. Çünkü unutan, dalını da kırar, yaprağını da.
O yüzden büyürken dalların gökyüzüne uzansa bile köklerinin sesini dinlemeyi unutma.
,,Çünkü gökyüzü alkışlar ama toprak kucaklar."
— Huri Çalışkan
sevgilerimle
Evgeny, Türkiye'de çok sevilen sanatçılar arasında. Ben de kendi payıma düşeni her zaman alırım ve ona, gökyüzümüze notalarını bulaştırdığı için teşekkür ederim.
çokça teşekkürler Evgeny....
,, keşke ben yazmış olsaydım diyebildiğim şiir...''
,, bu güzel eser için şükran sana Nurullah Abi....yüreğin sağlıklı kalsın....''
Doğanın koynunda sessizlik,
Rüzgarın nazlı bir dokunuşu.
Çaydanlık dumanı, narin bir sabah kahvesi kokusu,
Ve sen, yanımda, gözlerinde tüm dünyayı barındıran bir gülüş.
Her şey bir adım daha yakın,
Ve öyle işte.
Huri Ç.
Öfkenin ve Şükrün İki Yüzü
Ne acıdır ki bizler, Yaradan’ın sınırsız merhameti ve nimetleri karşısında bazen isyan ve memnuniyetsizlikle dolabiliyoruz. Havanın kapalı olduğu bir gün “lanet olsun” diyebiliyor, hayvanlara, insanlara ya da elimizdeki nimetlere dahi kolaylıkla öfke yüklüyoruz. Çocuklarımız ise bu olumsuz davranışlarımızı örnek alarak aynı yolu izliyor.
Oysa Yaradan, bizim hatalarımıza ve yanlışlarımıza rağmen affedici ve cömert bir şekilde nimetlerini esirgemez. Peki, biz neden öfkemize yenik düşüyor ve bu kadar kolay beddua ediyoruz? Bu sorunun cevabı belki de kendi içimizde şefkat, anlayış ve şükrü yeniden hatırlamakta gizli.
Çünkü nefreti değil, sevgiyi büyüttüğümüzde; bedduayı değil, şükrü dilimize pelesenk ettiğimizde hem biz hem de çocuklarımız daha güzel bir dünyada yaşamayı öğrenebiliriz. Bu farkındalıkla, Yaradan’a olan şükrümüzü ve insanlığa olan sevgimizi hatırlamak dileğiyle... "Teşekkürler Allah'ım."
Huri Çalışkan