Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Vezir Pehlevan
Vezir Pehlevan

HER İNSAN BİR DEĞERDİR, KARŞILIKLI SEVGİ VE SAYGI İNSANLARIN EN BÜYÜK HAZİNESİDİR...

  • Dokuz Kuyruklu Tilki16.03.2024 - 14:42


    Tilki gibi kurnaz, olmamak lazım
    Kin-kibir-nefretle, dolmamak lazım
    Kimsenin Ahını, almamak lazım
    Vebal Kazanın da, pişer gidersin...
    ----OZAN ÇAKIROĞLU----

  • Dokuz Kuyruklu Tilki16.03.2024 - 14:17


    ****CAMBAZ TİLKİ****
    Kuyruğu Uzun, Marifeti Çoktur
    Kulaklar Tetikte, Bakışı Faktır
    Tavuk, Ördek Hindi ayrımı yoktur
    Kümesten-kümese koşar da gider.
    .
    Hep Geceden Yapar, Vurgun işini
    Horoz sesi duyunca, biler dişini
    Beleşe Getirir, Ekmek-Aşını
    Bey-Paşalar gibi, yaşar da gider.
    .
    Beğenmez zayıfı, sevmez topalı
    Dolaşır Her Yanı, Gözü Kapalı
    Dişisi Dominanttır, Eli Maşalı
    Gönülden gönüle. coşar da gider.
    .
    Nerde bir çiftlik varsa, orya kurulur
    Gözü hiç doymaz, her pilice vurulur
    Tazı-köpekten korkar, kaçar yorulur
    Kuyruğu Kamçılar, Uçar da Gider...
    -----OZAN ÇAKIROĞLU-----

  • Yurtseverler Köşesi15.03.2024 - 16:38

    ******GÜNÜN EN ÖNEMLİ AKTÜEL HABERİ*****
    Sayın Şeyhülislam'ın Kızı Feyza ERBAŞ son model arabasının anahtarına
    ŞİİR yazmış. Amma ve lakin kuralsız, uyaksız ve redifsiz olmuş....
    Yoksulu-öksüzü, Emeklisi, Garip-gurebası Oruçlarını kuru ekmek, pırasa soğanla
    tutuyorlar????? Gerisini yazmıyorum, çünkü siliyorlar....

  • Yurtseverler Köşesi15.03.2024 - 12:23

    ******ESSELAMÜN ALEYKÜM BEŞER ALEMİ******
    Dün akşam Teravih Namazından sonra, bir ahbabımla biraz gezindik. Ramazan
    çadırına uğradık. Biraz Mahalle Parkında oturduk. Eskiden Atamız-Dedemiz hep
    derlerdi, o eski Ramazanlar kalmadı. Ben de derdim ki, ya hu Ramazan'ın eskisi
    yenisi olur mu???
    Dün akşam gördüklerimden sonra, şimdi de ben diyorum ki, hani nerde o neşeli
    Ramazan akşamları. Eskiden Ramazan çadırına eğlenmek için gidilirdi. şimdiyse
    İftarı-Sahuru beleşe getirebilirmiyiz diye gidiliyor. Bazı nursuzlar da kalabalıktan
    faydalanıp söğüşleme yapmak için gidiyorlar. Ne Ramazan Manileri kalmış, ne de
    sohbet-muhabbet kalmış...
    Biraz da Parkta oturduk. Herkes kendi haline, suskun, perişan suratlar asık.Gülmü-
    yor yüzler, pusulu gözler, hep sancılı sohbet sözler. Köşeler de gizli saklı gençler
    oturuyorlar. onlar da ellerine almış telefon tık-tık-tık...Yanında ki arkadaşı umurunda
    değil. Bir ağaç gölgesin de iki sevgili çok sıkı oturmuşlar, birinin sağ, birinin sol kolu
    dolanmış boyunlara??? Amma ve lakin onların da ellerinde Telefon TIK-TIK-TIK.....
    Bu sorumsuz-şuursuz-aymaz gençlerimiz yarınların umudu, Öğretmeni. Mühendisi,
    Kaymakam-Valisi, belki de Vekili, Mebusu??? İşte temelsiz bina buna denir.....
    Geç saatler de eve geldim. Her zaman olduğu gibi, gönlümün sultanı, sevgili eşim
    Çay demlemiş beni bekliyor. Tam nerdesin HERİF diyecekken, yüzüme bakıp Ya-hu
    matem odasından mı geliyorsun dedi.... Dedim evet Hanım aynen öyle, matem oda-
    sından geliyorum.....VESSELAM
    ----BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN----

  • Yurtseverler Köşesi14.03.2024 - 11:54


    ****MUHTEREM, Materyal olgunun tamam olduğu ve sübuta erdiğini görür ve anlarız.
    Amenna ve saddakna. Ancak **AKLIN** tamama erdiğini nasıl anlayacağız???

  • Yurtseverler Köşesi14.03.2024 - 11:39


    *****Bu gün erken saatlerde yazdığım **Bir fincan Kahvenin kırk yıl hatırı var** başlıklı
    yazım silinmiş. Ayrıca benzer bir çok yazılarım silinmektedir. Tetkik Jüri tarafından hoş
    karşılanmayan veya siyasi muhtevalı görülebilir. Ancak neden silindiğini her hangi bir
    şekilde bize anlatılamaz mı. Örneğin Mesaj sayfamıza not düşülemez mi...Saygılarımla.
    -------OZAN ÇAKIROĞLU-------.

  • Yurtseverler Köşesi13.03.2024 - 21:36

    Bazen olumsuz olay ve gelişmeler, İnsana Rahmani bir çağrıdır.
    Her türlü olumsuzluktan ve kötülüklerden sakınmayı işaret eder.
    Merhameti fısıldar, müspet düşünmeyi ve davranmayı öğütler...
    Yaradan her müsübeti bize irşat eylesin...

  • Yurtseverler Köşesi13.03.2024 - 14:18

    *****UNUTULMAZ BİR AŞKTIR LİSELİ YILLAR*****
    Lise'de çok muhterem hocalarımız vardı. Yaşayan bütün hocalarımı saygıyla selamlarım,
    Merhum olanlara Allah Rahmet eylesin. Mekânları Cennet, Ruhları Şad olsun.
    Sayın Salih Altun hocamız, bir gün Edebiyat dersinde Defterime Şiir yazarken gördü. Aldı
    Defteri yazdığım Şiiri sınıfa okudu. Ben kızar diye düşünürken. Salih bey, sınıfa Şiiri nasıl
    buldunuz diye sorunca, Sınıf mevcudu hep birden alkışladılar. Hoca sınıfa şöyle bir baktı
    ve dedi ki Şiiri ya anlamadınız, ya da Arkadaşınıza müzahir oluyorsunuz diye kızdı.
    Salih hocam bana döndü ve dedi ki? Sen bağlama çalıyorsun, peki bu Şiiri Türkü olarak
    besteleyebilirmisin diye sorunca, ben dumura uğradım. Çünkü Şiiri ölçüsüz-uyaksız yazmıştım.
    Sınıfta benden başka Şiir yazan arkadaşlarım da vardı. Saygıdeğer Hocam, hepimize birden
    Serbest vezinle Şiir yazmak tembel ve kolaycıların işidir. Pir Sultanlar Dar Ağacına giderken
    kafiyeli ve uyaklı koşmalar söylemiştir. Aşık Veyseller, Aşık Şenlikler, Deryami ve Sümmaniler
    Asla ve kat-a Serbest, yani özgün Şiir yazmamışlardır. Nasihatım odur ki, her ne iş yaparsanız
    yapın, asla kaypak ve kolaycı olmayın...
    Ben 14 yaşımdan beri Şiir yazmaktayım. iki binden fazla Şiirim var. Hepsi 7--8--ve 11 li hece
    ölçüsüyle yazılmıştır. Bir kısmını kendim besteledim. Bazen hasbelkader çalar söylerim...
    Üç uşak yetiştirdim, Üçü de Bağlamayı eline almaz. Ancak, küçük kızım benden gizli Gitar
    almış. Onu da çalmayı öğrenemedi....
    Saygıdeğer Salih Hocamın nasihatı benim her daim baş tacımdır. Eğer ki merak eden olursa,
    Şiir sayfamda **ŞAVŞATLI SALİH ALTUN HOCA** başlıklı Şiirimi okuyabilirler...
    ------OZAN ÇAKIROĞLU-------

  • Yurtseverler Köşesi12.03.2024 - 12:32


    ******KİN-KİBİR-NEFRET******
    Terbiye edilmemiş nefis, insana kötülüğü emreder. Dolayısıyla İNSANLIK kötü
    duygularının ne kadar kontrol edilebildiği ile doğru orantılı bir statüdür.
    Kin-kibir ve nefret insanın hak ve adalet gibi olgulardan eşit yararlanmadığında
    Şahıslar, her türlü tavır ve tutumlara karşı derin bir kızgınlık duyarlar. Hatta derin
    ve taşkın bir ruh haliyle intikam alma duyguları kabarır.
    Demem o ki, kin-kibir ve nefret duygusu insan da öfke, kızgınlık, üzüntü, isyan ve
    hoşgörüsüzlük ile doğru karekterizedir. Bunların kaynağı Aile de ve çevre de, Şiddete
    maruz kalmış, aşağılanmış ve ötekileştirilmiş kişilerde vuku bulur ve bir salgın virüs
    gibi Toluma yayılır...VESSELAM...
    -----BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN-----

  • Yurtseverler Köşesi12.03.2024 - 12:06


    ****MUHTEREM ŞAİRİM****
    Eyvallah, çok teşekkür ederim. Bahtınız açık, mevcudiyetiniz daim olsun.