Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı? Ağlamak için gözden yaş mı akmalı? Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı? Sevmek için güzele mi bakmalı? Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır? Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır? Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı? Solması için gülü dalından mı koparmalı? Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı? Öldürmek için silah, hançer mı olmalı? Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
Kadın düşünen bir varlıktır. ( çoğunluğu) aptal olanlar da var elbette. Tıpkı erkelerde de olduğu gibi. “Tin” insana özgü düşünce yetisi anlamına da gelir. ( felsefi açıdan) Farklı açıklamaları da vardır. Günün şiirine baktığımızda cümle yapısından çıkardığım kadının düşünebildiği ve güzelliğinin geçici olduğunun farkında olduğunu felsefi açıdan çok güzel anlatılmış.
Bu sabah ana sayfada bir yazı okudum. sorulara oldukça haklı ve yerindeydi, verilecek cevabım da vardı oysa bu işin eğitimini almış biri olarak.
- İnsanlar bana göre iki kategoride incelenmeli; Aykırılar standart yaşayanlar
Standart yaşayan insanlar kurallar zincirine bağlı yaşarlar, yaşamlarını idame ettirecek kadar üretkendirler. Ailelerine belki fayda sağlarlar. Bu tarz yaşamayı seçen insanlar, kendileri gibi, onlara benzeyen kişilerle bir guruba dahil olmayı seçer ve o guruba uyum sağlamayı seçerler.
Bir de işte o soruların cevabı olan insanlar var ki! onlar aykırı dediğimiz, kurallara harfiyen uymayan, kendi doğruları ve düşünceleri olan, kuralları koyan insanların da yanılma paylarının olabileceğinin farkında olan. çoğunlukla da üstün zekalı insanlar oldukları için aldıkları kararlar, doğru ve aydınlatıcı hatta öncül olabilecek kararlardır. devrimciler bu insanlardan çıkar. Büyük devlet adamları, bilim adamları bu insanlardan çıkar. Evet sorularının karşılığı şu olmalı arkadaş; "tekdüze ve standart yaşamayı tercih edebiliriz bu son derece kişisel hakkınızdır. Ama dünya denen gezegenin ilerleyip daha iyi olabilmesi için, daha yaşanabilir yer olması için, fikirlere ve yaşam haklarına saygı duymak gerekiyor."
cinsiyet ayrımcılığını ırk, din, dil ayrımcılığını artık rafa kaldırmamız gerekiyor.
...ve soru soruyorsak cevap hakkını da tanımamız gerektiğini de öğrenmemiz gerekiyor. sadece fikrimi söylemek istedim hepsi bu. okuyan herkese saygı ve sevgilerimle...
Sevmek dedikleri duygunun pençesinde ezilir gibisin, seni her okuduğumda sözlerinin ağırlığından anlıyorum altında nasıl ezildiğini. Bu sevmek değil keşke farkına varsaydınız; “ego’ olmaktan çıkmış kibrin ve sen” sevmek öyle güzel bir duygu ki; o öyle ağır ağır anlatılır da “ağır” anlatılmaz… sevgiye saygı duyulur, kibirden akislere asla…
Öylesine not işte. İlla muhatap olmasına gerek yok. Hemen hemen Herkes böylesini sevgi sanıyor.
Beni buradan takip eden genç arkadaşım önünde uzun yıllar var. Yapman gereken; önce kendine inanman ve içindeki seni sen yapan duygularına sahip çıkman. Unutma “Zaman” hem ilaçtır hem de değirmen, içindeki her şeyi öğütür. Bu süreçte yapman gereken en önemli şey kendine güvenmek. Güven insanın seçimlerine yansır ve o seçimler senin mutlu yaşayıp yararlı insan olarak zerrelere bölünmenin vakti geldiğinde, ardında izler bırakmanı bile sağlayabilir. Asıl yaşamak budur belki de cismen yok olsan bile ismen sonsuz olmak! Şimdi bu şarkıyı beni okuyan ve kendine güvenen tüm kişilere armağan ediyorum.
Her ne kadar elmas elde ettiğinizde zor elde edilir diye değerli, çakıl taşı değersiz olsa da! İnsanı böyle kıyaslamamalı elbette. Düşünsenize birinin size karşı duyguları var ve siz ona ilgi gösterdiğinizde size olumlu tepki verecek haliyle. Bu o insanı değersizleştirmemeli. Tam tersine binbir emekle sevgisini elde ettiğiniz biri sizi belki de sizin kadar sevmeyecek bu da olduğundan daha da değerli yapmamalı bence. Yani değerler diken üstünde iyi değerlendirmek gerekiyor akıl süzgecinden geçerken. Dedim ben de:)
Asıl deliler dışarda geziyor, içeri tıkılanlar onların hasta ettikleri:)))
Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
Victor Hugo
Ne güzel şiirleri var
Eee bu tımarhanenin delileri taburcu mu oldu?
Günün şiirinden bahsediyorum.
Bazıları çözmüş sırrı. Gülten Akın gibi…
Kadın düşünen bir varlıktır. ( çoğunluğu) aptal olanlar da var elbette. Tıpkı erkelerde de olduğu gibi.
“Tin” insana özgü düşünce yetisi anlamına da gelir. ( felsefi açıdan)
Farklı açıklamaları da vardır. Günün şiirine baktığımızda cümle yapısından çıkardığım kadının düşünebildiği ve güzelliğinin geçici olduğunun farkında olduğunu felsefi açıdan çok güzel anlatılmış.
Bu sabah ana sayfada bir yazı okudum. sorulara oldukça haklı ve yerindeydi, verilecek cevabım da vardı oysa bu işin eğitimini almış biri olarak.
- İnsanlar bana göre iki kategoride incelenmeli;
Aykırılar
standart yaşayanlar
Standart yaşayan insanlar kurallar zincirine bağlı yaşarlar, yaşamlarını idame ettirecek kadar üretkendirler. Ailelerine belki fayda sağlarlar. Bu tarz yaşamayı seçen insanlar, kendileri gibi, onlara benzeyen kişilerle bir guruba dahil olmayı seçer ve o guruba uyum sağlamayı seçerler.
Bir de işte o soruların cevabı olan insanlar var ki! onlar aykırı dediğimiz, kurallara harfiyen uymayan, kendi doğruları ve düşünceleri olan, kuralları koyan insanların da yanılma paylarının olabileceğinin farkında olan. çoğunlukla da üstün zekalı insanlar oldukları için aldıkları kararlar, doğru ve aydınlatıcı hatta öncül olabilecek kararlardır. devrimciler bu insanlardan çıkar. Büyük devlet adamları, bilim adamları bu insanlardan çıkar. Evet sorularının karşılığı şu olmalı arkadaş;
"tekdüze ve standart yaşamayı tercih edebiliriz bu son derece kişisel hakkınızdır. Ama dünya denen gezegenin ilerleyip daha iyi olabilmesi için, daha yaşanabilir yer olması için, fikirlere ve yaşam haklarına saygı duymak gerekiyor."
cinsiyet ayrımcılığını
ırk, din, dil ayrımcılığını
artık rafa kaldırmamız gerekiyor.
...ve soru soruyorsak cevap hakkını da tanımamız gerektiğini de öğrenmemiz gerekiyor.
sadece fikrimi söylemek istedim hepsi bu. okuyan herkese saygı ve sevgilerimle...
Sevmek dedikleri duygunun pençesinde ezilir gibisin, seni her okuduğumda sözlerinin ağırlığından anlıyorum altında nasıl ezildiğini. Bu sevmek değil keşke farkına varsaydınız; “ego’ olmaktan çıkmış kibrin ve sen” sevmek öyle güzel bir duygu ki; o öyle ağır ağır anlatılır da “ağır” anlatılmaz… sevgiye saygı duyulur, kibirden akislere asla…
Öylesine not işte. İlla muhatap olmasına gerek yok. Hemen hemen Herkes böylesini sevgi sanıyor.
Beni buradan takip eden genç arkadaşım önünde uzun yıllar var. Yapman gereken; önce kendine inanman ve içindeki seni sen yapan duygularına sahip çıkman. Unutma “Zaman” hem ilaçtır hem de değirmen, içindeki her şeyi öğütür. Bu süreçte yapman gereken en önemli şey kendine güvenmek. Güven insanın seçimlerine yansır ve o seçimler senin mutlu yaşayıp yararlı insan olarak zerrelere bölünmenin vakti geldiğinde, ardında izler bırakmanı bile sağlayabilir. Asıl yaşamak budur belki de cismen yok olsan bile ismen sonsuz olmak!
Şimdi bu şarkıyı beni okuyan ve kendine güvenen tüm kişilere armağan ediyorum.
Her ne kadar elmas elde ettiğinizde zor elde edilir diye değerli, çakıl taşı değersiz olsa da!
İnsanı böyle kıyaslamamalı elbette. Düşünsenize birinin size karşı duyguları var ve siz ona ilgi gösterdiğinizde size olumlu tepki verecek haliyle. Bu o insanı değersizleştirmemeli. Tam tersine binbir emekle sevgisini elde ettiğiniz biri sizi belki de sizin kadar sevmeyecek bu da olduğundan daha da değerli yapmamalı bence. Yani değerler diken üstünde iyi değerlendirmek gerekiyor akıl süzgecinden geçerken. Dedim ben de:)