Göğsünü aradılar kalbinden başka bir şey bulamadılar Kalbini aradılar halkından başka bir şey bulamadılar Sesini aradılar hüznünden başka bir şey bulamadılar Hüznünü aradılar hapishanesinden başka bir şey bulamadılar Hapishanesini aradılar zincirlerinden başka bir şey bulamadılar
"Sonra aramıza şehirler girecek, hiç karşılaşmayacağız. Tesadüfler bile bir araya getiremeyecek. Sonra belki birimiz öleceğiz, diğerimiz hiç bilmeyecek..."
Tasavvufun 4 ana kuralı; - Karşına çıkan kişiler her kimse doğru kişilerdir.(Sorgulama) - Yaşanmış olan her ne ise sadece yaşanabilecek olandır.(Pişman Olma) - İçinde başlangıç yapılan her an doğru andır. (Erteleme) - Bitmiş olan her şey bitmiştir. (Üzülme)
Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim. Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın başından başlayabilirim.
Göğsünü aradılar
kalbinden başka bir şey bulamadılar
Kalbini aradılar
halkından başka bir şey bulamadılar
Sesini aradılar
hüznünden başka bir şey bulamadılar
Hüznünü aradılar
hapishanesinden başka bir şey bulamadılar
Hapishanesini aradılar
zincirlerinden başka bir şey bulamadılar
Mahmud Derviş
?si=2UPOeF8aBrS6UzvE
"Tanrı Bile Herkesi Memnun Edemez"
"Sonra aramıza şehirler girecek, hiç karşılaşmayacağız. Tesadüfler bile bir araya getiremeyecek. Sonra belki birimiz öleceğiz, diğerimiz hiç bilmeyecek..."
Tasavvufun 4 ana kuralı;
- Karşına çıkan kişiler her kimse doğru kişilerdir.(Sorgulama)
- Yaşanmış olan her ne ise sadece yaşanabilecek olandır.(Pişman Olma)
- İçinde başlangıç yapılan her an doğru andır. (Erteleme)
- Bitmiş olan her şey bitmiştir. (Üzülme)
İmkansız hayaller eninde sonunda büyük hayal kırıklıkları doğurur.
Dokuzuncu HARİCİYE KOĞUŞU
Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda
acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim.
Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın
başından başlayabilirim.
İsmet Özel
“Arzu, Ötekinin arzusudur.”
Lacan
Aynı karanlık da örtse üstümüzü,
herkes kendi gecesinde izler
başka bir gökyüzü...
Novalis
kibir derler ona, bilirler onu,
imansız kalacak o âsî canı.
kendinden başka kimseyi beğenmez,
yüksek yerde durur aşağı inmez
nice tahta çıkanlar yere düştü,
nice "ben" diyenlere sinek üşüştü
bir gün tevazu kibr’in üstüne at sürdü,
kibir baktı, bir eri bin er gördü.
âsî kibir, hiç bırakmadı işi,
dağ başını tutup geçirdi kışı.
bu sefer tevazu, bir ırmak olup aktı,
belli ki derdi denize varmaktı.
ama ne kadar kuvvetli olsa da pınar,
varamayıp denize, yere sızar.
su akıp başka bir suya karışır,
su suyu bulup denize erişir.
denize kadar ırmak idi adın,
gerisini bırak, denize daldın!
inci muhal değil, deniz olana,
ya altın niye muhal olsun ona?
her bir dalgada bir damar bulasın,
yakut, inci ve mercanlar bulasın.
budur sermaye o bahre dalana,
arı dirlik gerek cevher bulana.
yendi tevazu yüz bin çevik eri,
zaptetti tüm kara ve denizleri.
tevazu edeni define bekler,
yüce yer gözeten derde dert ekler.
tevazuyla varsan meydan senindir,
cevher senden çıkar, maden senindir.
Yunus Emre