Her yer değiştirisimde bir hüzne kapilirim. Anıların, acıların, hazlarin birbirine dolandığı bir yeri ardimda bıraktığım için dertlenmem aslında. Beni sarsan değişimin kendisi ; vazonun içindeki suyun sallanıp bulunması gibi.
Charles Dickens İki Şehrin Hikayesi giriş cümlesi:
“Akıl çağıydı, budalalık çağıydı da. İnanç çağıydı aynı zamanda inkar çağıydı da. Bir taraftan aydınlık bir taraftan karanlık mevsim yaşanıyordu. Umudun baharıydı, yeisin kışı. Her şeyimiz vardı ama hiç bir şeyimiz yoktu. Hepimiz doğruca cennete gidiyorduk ama hepimiz cehenneme de gidiyorduk.”
HIDRELLEZ niyeti; Evime, mutfağıma, gelirime Tıkanmış, yavaşlamış, durmuş işlerime Hızır'ın eli değsin, bedenime, sağlığıma buluşmalarının gücü aksın… Hayatıma neşe, keyif, huzur ve bereket gelsin…
Hıdırellez'iniz hayırlı dualarınız kabul olsun… Bu gece HIDRELLEZ dilek dilemeyi unutmayalım
Birine sirf seni düşündüğünde huzur ve umut verebiliyor musun? Huzur ve umut ol! Ezginin Günlüğü/Sevmek Kolay
?si=Xm-z-6_1okyhvMRe
Bir sıcak söz, bir demlik çay İşte sevmek bu kadar kolay Bastığımız toprak, gökyüzünde ay Al tut elimi, bu kadar kolay Göklere çıkmasak olmaz mı, olmaz mı? Yıldızları tutmasak? Dağları delmesek olmaz mı, olmaz mı? Mecnun gibi yanmasak? Bir sıcak söz, bir demlik çay İşte sevmek bu kadar kolay Bastığımız toprak, gökyüzünde ay Al tut elimi, bu kadar kolay Her mevsim bahar, ılık bi' rüzgâr Kapılsam gitsem, bu kadar kolay Samanlık seyran, gönlüm saray Al tut elimi, bu kadar kolay Göklere çıkmasak olmaz mı, olmaz mı? Yıldızları tutmasak? Dağları delmesek olmaz mı, olmaz mı? Mecnun gibi yanmasak? Bir sıcak söz, bir demlik çay İşte sevmek bu kadar kolay Bastığımız toprak, gökyüzünde ay Al tut elimi, bu kadar kolay Bir sıcak söz, bir demlik çay İşte sevmek bu kadar kolay Bastığımız toprak, gökyüzünde ay Al tut elimi, bu kadar kolay
TEŞEKKÜRLER HAYAT (Gracias a la vida) teşekkürler hayat, bütün verdiklerin için iki göz verdin bana, her açtığımda onları kusursuzca ayırt edebiliyorum siyahı beyazdan, ve cennetin yıldızlı görüntüsünü, ve de kalabalıklar içerisinde sevdiğim adamı.
teşekkürler hayat, bütün verdiklerin için bana ses ve harfleri verdin, ve onlarla haykırıp, düşünebildiğim kelimeler, anne, arkadaş,kardeş ve yanan ışık, bir de sevda, duygularıma yol gösteren.
teşekkürler hayat, bütün verdiklerin için sesi verdin, bütün şiddetiyle hayatı içeren gece gündüz cırcırböceklerini ve kanaryaları kaydeden, çekiç seslerini, motorları, köpek havlamalarını, fırtınaları da, ve sevdiğimin yumuşak sesini de.
Tanrım, Beni yavaşlat. Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir… Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele… Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükunetini ver . Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginligi, belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür. Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol… Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret; bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı, güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı, güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi öğret… Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat. Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim… Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla. Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır… Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardım et. Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı olarak yükseleyim. Ve hepsinden önemlisi… Tanrım, Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET, Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SABIR, İkisi arasındaki farkı bilmek için AKIL ve Beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak DOSTLAR ver…
Küpeler takacağım kulaklarıma ikiz iki kirazdan ve tırnaklarımı papatya çiçeği yapraklarıyla süsleyeceğim. Bir sokak var orada, aynı karışık saçları, ince boyunları ve sıska bacaklarıyla küçük bir kızın masum gülüşlerini düşünüyorlar bir gece rüzgârın bizi alıp götürdüğü."
kibir derler ona, bilirler onu,
imansız kalacak o âsî canı.
kendinden başka kimseyi beğenmez,
yüksek yerde durur aşağı inmez
nice tahta çıkanlar yere düştü,
nice "ben" diyenlere sinek üşüştü
bir gün tevazu kibr’in üstüne at sürdü,
kibir baktı, bir eri bin er gördü.
âsî kibir, hiç bırakmadı işi,
dağ başını tutup geçirdi kışı.
bu sefer tevazu, bir ırmak olup aktı,
belli ki derdi denize varmaktı.
ama ne kadar kuvvetli olsa da pınar,
varamayıp denize, yere sızar.
su akıp başka bir suya karışır,
su suyu bulup denize erişir.
denize kadar ırmak idi adın,
gerisini bırak, denize daldın!
inci muhal değil, deniz olana,
ya altın niye muhal olsun ona?
her bir dalgada bir damar bulasın,
yakut, inci ve mercanlar bulasın.
budur sermaye o bahre dalana,
arı dirlik gerek cevher bulana.
yendi tevazu yüz bin çevik eri,
zaptetti tüm kara ve denizleri.
tevazu edeni define bekler,
yüce yer gözeten derde dert ekler.
tevazuyla varsan meydan senindir,
cevher senden çıkar, maden senindir.
Yunus Emre
JHUMPA LAHIRI 'nin OLDUĞUM YER kitabinin girişi:
Her yer değiştirisimde bir hüzne kapilirim. Anıların, acıların, hazlarin birbirine dolandığı bir yeri ardimda bıraktığım için dertlenmem aslında. Beni sarsan değişimin kendisi ; vazonun içindeki suyun sallanıp bulunması gibi.
Charles Dickens İki Şehrin Hikayesi giriş cümlesi:
“Akıl çağıydı, budalalık çağıydı da. İnanç çağıydı aynı zamanda inkar çağıydı da. Bir taraftan aydınlık bir taraftan karanlık mevsim yaşanıyordu. Umudun baharıydı, yeisin kışı. Her şeyimiz vardı ama hiç bir şeyimiz yoktu. Hepimiz doğruca cennete gidiyorduk ama hepimiz cehenneme de gidiyorduk.”
Tanrım kerem eyle, geceyi atlatalım.
Daha sonra hastalığı.
Daha sonra aşkı.
rainer maria rilke
HIDRELLEZ niyeti;
Evime, mutfağıma, gelirime
Tıkanmış, yavaşlamış, durmuş işlerime Hızır'ın eli değsin, bedenime, sağlığıma buluşmalarının gücü aksın…
Hayatıma neşe, keyif, huzur ve bereket gelsin…
Hıdırellez'iniz hayırlı dualarınız kabul olsun…
Bu gece HIDRELLEZ dilek dilemeyi unutmayalım
Görmemiz için yolumuza çıkan işaretleri okuyup, anlayıp,idrak edip yolumuza rehberlik yapması dileğiyle...
Birine sirf seni düşündüğünde huzur ve umut verebiliyor musun? Huzur ve umut ol!
Ezginin Günlüğü/Sevmek Kolay
?si=Xm-z-6_1okyhvMRe
Bir sıcak söz, bir demlik çay
İşte sevmek bu kadar kolay
Bastığımız toprak, gökyüzünde ay
Al tut elimi, bu kadar kolay
Göklere çıkmasak olmaz mı, olmaz mı?
Yıldızları tutmasak?
Dağları delmesek olmaz mı, olmaz mı?
Mecnun gibi yanmasak?
Bir sıcak söz, bir demlik çay
İşte sevmek bu kadar kolay
Bastığımız toprak, gökyüzünde ay
Al tut elimi, bu kadar kolay
Her mevsim bahar, ılık bi' rüzgâr
Kapılsam gitsem, bu kadar kolay
Samanlık seyran, gönlüm saray
Al tut elimi, bu kadar kolay
Göklere çıkmasak olmaz mı, olmaz mı?
Yıldızları tutmasak?
Dağları delmesek olmaz mı, olmaz mı?
Mecnun gibi yanmasak?
Bir sıcak söz, bir demlik çay
İşte sevmek bu kadar kolay
Bastığımız toprak, gökyüzünde ay
Al tut elimi, bu kadar kolay
Bir sıcak söz, bir demlik çay
İşte sevmek bu kadar kolay
Bastığımız toprak, gökyüzünde ay
Al tut elimi, bu kadar kolay
?si=Y4JcD3uIjX6khfmr
Gracias a la vida - Joan Baez e Mercedes Sosa
TEŞEKKÜRLER HAYAT
(Gracias a la vida)
teşekkürler hayat, bütün verdiklerin için
iki göz verdin bana, her açtığımda onları
kusursuzca ayırt edebiliyorum siyahı beyazdan,
ve cennetin yıldızlı görüntüsünü,
ve de kalabalıklar içerisinde sevdiğim adamı.
teşekkürler hayat, bütün verdiklerin için
bana ses ve harfleri verdin,
ve onlarla haykırıp, düşünebildiğim kelimeler,
anne, arkadaş,kardeş ve yanan ışık,
bir de sevda, duygularıma yol gösteren.
teşekkürler hayat, bütün verdiklerin için
sesi verdin, bütün şiddetiyle hayatı içeren
gece gündüz cırcırböceklerini ve kanaryaları kaydeden,
çekiç seslerini, motorları, köpek havlamalarını, fırtınaları da,
ve sevdiğimin yumuşak sesini de.
Tanrım,
Beni yavaşlat.
Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir…
Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele…
Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin
sükunetini ver .
Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginligi, belleğimde yaşayan akarsuların
melodisiyle yıka, götür.
Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol…
Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret; bir çiçeğe bakmak için
yavaşlamayı, güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı, güzel bir
kitaptan birkaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara
dalabilmeyi öğret…
Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat.
Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yaşamda hızı
arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim…
Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.
Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi
büyümesine bağlıdır…
Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine
doğru göndermeme yardım et.
Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı
olarak yükseleyim.
Ve hepsinden önemlisi…
Tanrım,
Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET,
Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SABIR,
İkisi arasındaki farkı bilmek için AKIL ve
Beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak DOSTLAR ver…
"Ellerimi bahçeye dikiyorum,
yeşereceğim, biliyorum, biliyorum, biliyorum
ve kırlangıçlar mürekkepli parmaklarımın
çukurunda yumurtlayacaklar.
Küpeler takacağım kulaklarıma
ikiz iki kirazdan
ve tırnaklarımı
papatya çiçeği yapraklarıyla süsleyeceğim.
Bir sokak var orada,
aynı karışık saçları, ince boyunları
ve sıska bacaklarıyla
küçük bir kızın masum gülüşlerini düşünüyorlar
bir gece
rüzgârın bizi alıp götürdüğü."