Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Selin Sonsuz
Selin Sonsuz

PRİMUM NON NOCERE....

  • karga27.04.2005 - 23:10

    her yandalar...
    Hitchkok filminden fırlamalarına gerek yok...

  • thule27.04.2005 - 22:57

    Eski coğrafi bilgilere göre dünyanın en kuzeyinde bulunan meçhul bir yer.
    Ultima Thule Lat....en uzak kuzey memleketi.

  • yusufçuk27.04.2005 - 12:50

    ^^Sonsuz Aşk^^
    Haftasonu yaptığım mersin yolculuğunda bastıran ani dolu nedeniyle otobüsü kaçırdıktan ve yüklü bir taxi faturası ödedikten sonra ankaradan çıkmadan yakaladığım otobüste kulaklıkları isteksizce takarak izlemek zorunda olmaktan hoşnutsuz olduğum filmin ana karakteriydi yusufçuk...
    Başroldekilerin doktor olmasıyla başlayan (Kevin Costner'ı atlamayalım) ilginç tesadüfleri zinciriyle alakalıydı...
    Pediatrik Onkolog olan hamile genç doktor....üçüncü dünya ülkelerinden birine çocuklara yardım amacıyla gittiğinde ani bir heyelan sırasında yanındakilerle birlikte otobüsle bir şelalenin sularına gömülür...
    Acil sorumlusu şef doktor olan eşi bütün aramalara rağmen genç kadının cesedini bulamaz...
    Eşiyle alakalı birşeylerle ilgilenme isteği onu onkoloji koğuşuna sürükler ve orada ölümden son anda dönmüş olan çocuklar eşinin ona bir mesaj iletmek istediğini söylerler...
    Gökkuşağının olduğu yere gitmesi gerekmektedir...ve bütün çocuklar bu durumdan sonra haç benzeri bir şekil çizmektedir...
    Genç kadın ölmeden önce yusufçukları çok sevmektedir ve omzunda doğuştan yusufçuk şeklinde bir hemanjiom taşımaktadır.Bebeği için de yusufçuklardan oluşan bir rüzgar gülü ısmarlamıştır...
    Papağan da garip davranmaya başlamıştır...
    Neyse genç adam pes ettiği bir anda kadının tüm kıyafetlerini toplar ve evini satılığa çıkarır...rafting yapmaya gidecek ve kafasını toplayacaktır...işte o gün kadının tüm kıyafetlerini dolaba dizilmiş bulur...tüm pencerelerde haç benzeri o işaret vardır...
    harita yere düşer...
    o işaretin rafting haritalarında şelale manasına geldiğini fark eder...
    ani bir kararla eşinin kaybolduğu ülkeye gider...
    o şelaleyi ve devrilen otobüsü bulur...
    eşi aslında ölmemiş ve yerliler tarafından kurtarılmıştır...
    yerliler...adamı bir çadıra götürürler..onun bedenini kurtaramadık ama ruhunu kurtardık derler...çadırda bir sepet durmaktadır...
    adam yaklaşır...
    içinde şirin mi şirin bir kız bebek yatmaktadır...bacağında yusufçuk şeklinde bir hemanjiom vardır...tıpkı annesi gibi...doktor bebeğini doğururken vefat etmiştir....ve yerliler bebeğe yusufçuk ismini vermişlerdir...
    gözyaşlarıyla bebeğini kucaklar ve evine geri döner...

    gel de derin bir ah çekme...başarabiliyorsan eğer...

  • talihsizlik27.04.2005 - 12:30

    hakkımızda hayırlı olacak şeyleri olayları yaşarken o ^^an^^ fark etmeyebiliriz...
    bazen talihsizlik gibi görüntü veren sahneler aslında bizim için en iyisi olabilir...önyargı yapmamak lazım...

  • al pacino27.04.2005 - 12:28

    Scent of a Woman'de canlandırdığı kör adam karakterinde...restorantta fondaki müziği duyup pistte uçarcasına tango yaptığı genç kızın yerinde kollarında olabilmek için ömrümden biriki yılı seve seve verebilirdim....

  • affetmek27.04.2005 - 12:24

    bazen...
    ne yaparsan yap...
    olmuyor bazen....

  • gelincik27.04.2005 - 12:21

    masumdur..ve sade....
    kırmızının tutkusunu taç yapraklarının yumuşak dokunuşunda gizler.
    minik dikenleri bile batmayacak kadar nahif...

  • hayalet oguz20.04.2005 - 01:31

    bu terimi ekleyenin yurt dışından olduğunu çağrıştırıyor..
    klavyesi türkçe değil..

    Sherlock Holmes...

  • lunapark20.04.2005 - 01:30

    Gondolun en kenarına oturup adrenalin deşarjı yaşama isteği tavsiye edilmez..
    Bizzat tecrübe edilmiştir..

  • çocuk oyunu20.04.2005 - 01:27

    süt çocuğu servisinde her gün rastladığım şey...
    kızların elinde barbie bebekler..
    erkeklerde robot türevleri ve araba çeşitleri...:=))

    gene de bu başlık bana stephen king romanlarını anımsatmıyor değil...
    Chuckie vs filmler bence yasaklanmalı...
    çocukların ruh sağlığına sakıncalı...