Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Selin Sonsuz
Selin Sonsuz

PRİMUM NON NOCERE....

  • razı11.06.2005 - 23:30

    alan ve satan...

  • pranga11.06.2005 - 23:19

    Hasretten eskitilir...
    Ahmet Arif...

  • Atlıkarınca11.06.2005 - 23:17

    çocukluk yıllarının büyük düşü..

  • collateral11.06.2005 - 23:13

    Buna yorum yazmamış mıyız...gözden kaçmış olmalı...
    Başrolünü Tom Cruise ve Ray Charles filmiyle en iyi erkek oyuncu oskarı almış olan Jamie Foxx’un paylaştığı... muhteşem bir collateral üzerine kurgulanmış film..Bir nevi hayatımızdaki küçük tesadüflerin bir hayata mal olacağını belgeleyen güzel bir dokundurma..

    Tom Cruise Vincent adında bir seri katil...aynı gece boyunca aleyhte tanıklık yapacak 5 kişiyi ardarda haklamak amacıyla şehre geliyor...
    En büyük hayali bir limuzin şirketi kurmak olan ve işini en iyi şekilde yapan taxi şöförü Max ise o sabah taxisine bir avukat hanımı alıyor...onu iddiaya girerek en yakın yoldan işyerine bırakıyor...ona huzur için taşıdıgı ve her gün daraldığında seyrettiği Maldiv Adalarının fotoğrafını veriyor...avukat hoş hatun da Max'e telefon numarasını bırakıyor...
    Avukatı bıraktıgı yerde Vincent arabasına biniyor ve Max kendini bir seri katilin maceraları içinde buluyor..4. kişiyi öldürdükten sonra kaçamayacağını anlayan Max bir trafik kazası yapıyor ve o esnada etrafa saçılan lop topun kayıtlarından ölecek 5. kişinin sabah bıraktığı avukat olduğunu görüyor..ve genc kadını Vincentten kurtarıyor...
    Gerçek bir kesişme filmi...

  • haziranda ölmek zor11.06.2005 - 22:58

    Bir leylak kokusu üzerine bir öğretmen tarafından çiziktirilen duvar yazısı...
    Bknz:..Çemberimde Gül Oya

  • haziranda ölmek zor11.06.2005 - 22:56

    İşten çıktım
    Sokaktayım
    Elim yüzüm, üstüm başım gazete...

    Sokakta tank paleti
    Sokakta düdük sesi
    Sokakta tomson
    Sokağa çıkmak yasak...

    Sokaktayım
    Gece leylak ve tomurcuk kokuyor
    Yaralı bir şahin olmuş yüreğim
    Uy anam anam
    Haziranda ölmek zor...

    Havada tüy
    Havada kuş
    Havada kuş soluğu kokusu
    Hava leylak ve tomurcuk kokuyor
    Ne anlar acılardan güzel haziran
    Ne anlar güzel bahar
    Kopuk bir kol sokakta çırpınıp durur...

    Çalışmışım onbeş saat
    Tükenmişim onbeş saat
    Acıkmışım, yorulmuşum, uykusamışım
    Anama sövmüş patron
    Sıkmışım dişlerimi
    Islıkla söylemişim umutlarımı
    Susarak söylemişim
    Sıcak bir ev özlemişim
    Sıcak bir yemek
    Ve sıcacık bir yatakta unutturan öpücükler
    Çıkmışım bir kavgadan vurmuşum sokaklara
    Sokakta tank paleti
    Sokakta düdük sesi
    Sarı sarı yapraklarla birlikte sanki
    Dallarda insan iskeletleri...

    Asacaklar Aydemir'i
    Asacaklar Gürcan'ı
    Belki başkalarını
    Pis bir ota değmiş gibi sızlıyor genzim
    Dökülüyor etlerim, sarı yapraklar gibi...

    Asmak neyi kurtarır
    Sarı sarı yaprakları kuru dallara?
    Yolunmuş yaprakları, kırılmış dallarıyla ne anlatır bir ağaç
    Hani rüzgar, hani kuş
    Hani nerede rüzgarlı kuş sesleri...

    Asılmak değil sorun
    Asılmamak da değil
    Kimin kimi astığı
    Kimin kimi neden niçin astığı
    Budur işte asıl sorun?

    Sevdim gelin morunu
    Sevdim şiir morunu
    Moru sevdim tomurcukta
    Moru sevdim memede
    Ve öptüğüm dudakta
    Ama sevemedim, hayır
    İğrendim insanoğlunun
    Yağlı ipte sallanan morluğundan...

    Neden böyle acılıyım
    Neden böyle ağrılı
    Neden niçin bu sokaklar böyle boş
    Niçin neden bu evler böyle dolu
    Sokaklarla solur evler
    Sokaklarla atar nabzı kentlerin
    Sokaksız kent
    Kentsiz ülke
    Kahkahanın yanıbaşı gözyaşı...

    İşten çıktım
    Elim yüzüm, üstüm başım gazete
    Karanlıkta açan bir su gibi
    Vurdum kendimi caddelere
    Hava leylak ve tomurcuk kokusu
    Havada kör yoluna
    Havada suçsuz günahsız gitme korkusu
    Ah desem eriyecek demirleri bu korkuluğun
    Oh desem tutuşacak soluğum...

    Asmak neyi kurtarır, öldürmek neyi
    Yaşatmaktır önemlisi, güzel yaşatmak
    Abeceden geçirmek kıracın çekirgesini
    Ekmeksiz, yuvasız, hekimsiz bırakmamak...

    Ah yavrum, ah güzelim
    Canım benim, sevdiceğim, bir tanem
    Kısa sürdü bu yolculuk
    Neylersin ki sonu yok
    Gece leylak ve tomurcuk kokuyor
    Uy anam anam
    Haziranda ölmek zor...

    Nerdeyim ben, nerdeyim ben, nerdeyim
    Kimsiniz siz, kimsiniz siz, kimsiniz
    Ne söyler bu radyolar
    Gazeteler ne yazar
    Kim ölmüş uzaklarda
    Göçen kim dünyamızdan...

    Asmak neyi kurtarır, öldürmek neyi
    Yolunmuş yaprakları
    Ve kırılmış dallarıyla bir ağaç
    Söyler hangi güzelliği?

    Kökü burada yüreğimde
    Yaprakları uzaklarda bir çınar
    Islık çala çala göçtü bir çınar
    Göçtü memet diye diye
    Şafak vakti bir çınar
    Silkeledi kuşlarını, güneşlerini
    'Oğlu sana sesleniyorum, işitiyor musun memet, memet'...

    Gece leylak ve tomurcuk kokuyor
    Üstüm başım, elim yüzüm gazete
    Vurmuşum sokaklara
    Vurmuşum sokaklara
    Uy anam anam
    Haziranda ölmek zor...

    Bu acılar, bu ağrılar, bu yürek
    Neyi kimden esirgiyor bu buz gibi sokaklar
    Bu ağaçlar niçin böyle yapraksız
    Bu geceler niçin böyle insansız
    Bu insanlar niçin böyle yarınsız
    Bu niçinler niçin böyle yanıtsız...

    'Uyarına gelirse tepemde bir de çınar demişti on yıl önce'
    Demek ki on yıl sonra
    Demek ki sabah sabah
    Demek ki 'manda gönü'
    Demek ki 'şile bezi'
    Demek ki 'yeşil biber'
    Bir de Memed'in yüzü
    Bir de güzel İstanbul
    Bir de 'saman sarısı'
    Bir de özlem kırmızısı
    Demek ki göçtü usta
    Kaldı yürek sızısı geride kalanlara...

    Yıllar var ki ter içinde
    Taşıdım ben bu yükü
    Bıraktım acının alkışlarına
    3 HAZİRAN 63'ü...

    Bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta
    Bir kırmızı gül dalı iğilmiş üstüne
    Yatıyor oralarda
    Bir eski gömütlükte yatıyor usta
    Bir kırmızı gül dalı iğilmiş üstüne
    Okşar yanan alnını
    Bir kırmızı gül dalı
    Nazım Usta nın...

    Gece leylak ve tomurcuk kokuyor
    Bir basın işçisiyim
    Elim yüzüm, üstüm başım gazete
    Geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
    Şuramda bir çalıkuşu ötüyor
    Uy anam anam
    Haziranda ölmek zor...

    Hasan Hüseyin Korkmazgil'in Orhan Kemal'in anısına ithaf ettiği şiiri..

  • sarah brightman11.06.2005 - 22:49

    Mükemmel tanrı vergisi bir ses...opera sanatçılarından...

  • kumeyl duası11.06.2005 - 14:59

    Hz Ali'nin arkadaşı Kumeyl'e öğrettiği dua...perşembe gecesi(yani cuma gecesi) okunması makbul....
    Hızır duası da deniyor..

  • felaket11.06.2005 - 14:45

    gözler acıtır her bakışta insanı
    gözler ki aşka en yakın macera.
    ve en yakın gitmek mevlaya...
    gözlerin gözlerime değince
    felaketim olurdun ağlardım...

    Kemalettin Bal

  • bu sabah11.06.2005 - 14:29

    fazlasıyla duygusalım galiba..