Buna yorum yazmamış mıyız...gözden kaçmış olmalı... Başrolünü Tom Cruise ve Ray Charles filmiyle en iyi erkek oyuncu oskarı almış olan Jamie Foxx’un paylaştığı... muhteşem bir collateral üzerine kurgulanmış film..Bir nevi hayatımızdaki küçük tesadüflerin bir hayata mal olacağını belgeleyen güzel bir dokundurma..
Tom Cruise Vincent adında bir seri katil...aynı gece boyunca aleyhte tanıklık yapacak 5 kişiyi ardarda haklamak amacıyla şehre geliyor... En büyük hayali bir limuzin şirketi kurmak olan ve işini en iyi şekilde yapan taxi şöförü Max ise o sabah taxisine bir avukat hanımı alıyor...onu iddiaya girerek en yakın yoldan işyerine bırakıyor...ona huzur için taşıdıgı ve her gün daraldığında seyrettiği Maldiv Adalarının fotoğrafını veriyor...avukat hoş hatun da Max'e telefon numarasını bırakıyor... Avukatı bıraktıgı yerde Vincent arabasına biniyor ve Max kendini bir seri katilin maceraları içinde buluyor..4. kişiyi öldürdükten sonra kaçamayacağını anlayan Max bir trafik kazası yapıyor ve o esnada etrafa saçılan lop topun kayıtlarından ölecek 5. kişinin sabah bıraktığı avukat olduğunu görüyor..ve genc kadını Vincentten kurtarıyor... Gerçek bir kesişme filmi...
Sokakta tank paleti Sokakta düdük sesi Sokakta tomson Sokağa çıkmak yasak...
Sokaktayım Gece leylak ve tomurcuk kokuyor Yaralı bir şahin olmuş yüreğim Uy anam anam Haziranda ölmek zor...
Havada tüy Havada kuş Havada kuş soluğu kokusu Hava leylak ve tomurcuk kokuyor Ne anlar acılardan güzel haziran Ne anlar güzel bahar Kopuk bir kol sokakta çırpınıp durur...
Çalışmışım onbeş saat Tükenmişim onbeş saat Acıkmışım, yorulmuşum, uykusamışım Anama sövmüş patron Sıkmışım dişlerimi Islıkla söylemişim umutlarımı Susarak söylemişim Sıcak bir ev özlemişim Sıcak bir yemek Ve sıcacık bir yatakta unutturan öpücükler Çıkmışım bir kavgadan vurmuşum sokaklara Sokakta tank paleti Sokakta düdük sesi Sarı sarı yapraklarla birlikte sanki Dallarda insan iskeletleri...
Asacaklar Aydemir'i Asacaklar Gürcan'ı Belki başkalarını Pis bir ota değmiş gibi sızlıyor genzim Dökülüyor etlerim, sarı yapraklar gibi...
Asmak neyi kurtarır Sarı sarı yaprakları kuru dallara? Yolunmuş yaprakları, kırılmış dallarıyla ne anlatır bir ağaç Hani rüzgar, hani kuş Hani nerede rüzgarlı kuş sesleri...
Asılmak değil sorun Asılmamak da değil Kimin kimi astığı Kimin kimi neden niçin astığı Budur işte asıl sorun?
Sevdim gelin morunu Sevdim şiir morunu Moru sevdim tomurcukta Moru sevdim memede Ve öptüğüm dudakta Ama sevemedim, hayır İğrendim insanoğlunun Yağlı ipte sallanan morluğundan...
Neden böyle acılıyım Neden böyle ağrılı Neden niçin bu sokaklar böyle boş Niçin neden bu evler böyle dolu Sokaklarla solur evler Sokaklarla atar nabzı kentlerin Sokaksız kent Kentsiz ülke Kahkahanın yanıbaşı gözyaşı...
İşten çıktım Elim yüzüm, üstüm başım gazete Karanlıkta açan bir su gibi Vurdum kendimi caddelere Hava leylak ve tomurcuk kokusu Havada kör yoluna Havada suçsuz günahsız gitme korkusu Ah desem eriyecek demirleri bu korkuluğun Oh desem tutuşacak soluğum...
Asmak neyi kurtarır, öldürmek neyi Yaşatmaktır önemlisi, güzel yaşatmak Abeceden geçirmek kıracın çekirgesini Ekmeksiz, yuvasız, hekimsiz bırakmamak...
Ah yavrum, ah güzelim Canım benim, sevdiceğim, bir tanem Kısa sürdü bu yolculuk Neylersin ki sonu yok Gece leylak ve tomurcuk kokuyor Uy anam anam Haziranda ölmek zor...
Nerdeyim ben, nerdeyim ben, nerdeyim Kimsiniz siz, kimsiniz siz, kimsiniz Ne söyler bu radyolar Gazeteler ne yazar Kim ölmüş uzaklarda Göçen kim dünyamızdan...
Asmak neyi kurtarır, öldürmek neyi Yolunmuş yaprakları Ve kırılmış dallarıyla bir ağaç Söyler hangi güzelliği?
Kökü burada yüreğimde Yaprakları uzaklarda bir çınar Islık çala çala göçtü bir çınar Göçtü memet diye diye Şafak vakti bir çınar Silkeledi kuşlarını, güneşlerini 'Oğlu sana sesleniyorum, işitiyor musun memet, memet'...
Gece leylak ve tomurcuk kokuyor Üstüm başım, elim yüzüm gazete Vurmuşum sokaklara Vurmuşum sokaklara Uy anam anam Haziranda ölmek zor...
Bu acılar, bu ağrılar, bu yürek Neyi kimden esirgiyor bu buz gibi sokaklar Bu ağaçlar niçin böyle yapraksız Bu geceler niçin böyle insansız Bu insanlar niçin böyle yarınsız Bu niçinler niçin böyle yanıtsız...
'Uyarına gelirse tepemde bir de çınar demişti on yıl önce' Demek ki on yıl sonra Demek ki sabah sabah Demek ki 'manda gönü' Demek ki 'şile bezi' Demek ki 'yeşil biber' Bir de Memed'in yüzü Bir de güzel İstanbul Bir de 'saman sarısı' Bir de özlem kırmızısı Demek ki göçtü usta Kaldı yürek sızısı geride kalanlara...
Yıllar var ki ter içinde Taşıdım ben bu yükü Bıraktım acının alkışlarına 3 HAZİRAN 63'ü...
Bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta Bir kırmızı gül dalı iğilmiş üstüne Yatıyor oralarda Bir eski gömütlükte yatıyor usta Bir kırmızı gül dalı iğilmiş üstüne Okşar yanan alnını Bir kırmızı gül dalı Nazım Usta nın...
Gece leylak ve tomurcuk kokuyor Bir basın işçisiyim Elim yüzüm, üstüm başım gazete Geçsem de gölgesinden tankların tomsonların Şuramda bir çalıkuşu ötüyor Uy anam anam Haziranda ölmek zor...
Hasan Hüseyin Korkmazgil'in Orhan Kemal'in anısına ithaf ettiği şiiri..
gözler acıtır her bakışta insanı gözler ki aşka en yakın macera. ve en yakın gitmek mevlaya... gözlerin gözlerime değince felaketim olurdun ağlardım...
alan ve satan...
Hasretten eskitilir...
Ahmet Arif...
çocukluk yıllarının büyük düşü..
Buna yorum yazmamış mıyız...gözden kaçmış olmalı...
Başrolünü Tom Cruise ve Ray Charles filmiyle en iyi erkek oyuncu oskarı almış olan Jamie Foxx’un paylaştığı... muhteşem bir collateral üzerine kurgulanmış film..Bir nevi hayatımızdaki küçük tesadüflerin bir hayata mal olacağını belgeleyen güzel bir dokundurma..
Tom Cruise Vincent adında bir seri katil...aynı gece boyunca aleyhte tanıklık yapacak 5 kişiyi ardarda haklamak amacıyla şehre geliyor...
En büyük hayali bir limuzin şirketi kurmak olan ve işini en iyi şekilde yapan taxi şöförü Max ise o sabah taxisine bir avukat hanımı alıyor...onu iddiaya girerek en yakın yoldan işyerine bırakıyor...ona huzur için taşıdıgı ve her gün daraldığında seyrettiği Maldiv Adalarının fotoğrafını veriyor...avukat hoş hatun da Max'e telefon numarasını bırakıyor...
Avukatı bıraktıgı yerde Vincent arabasına biniyor ve Max kendini bir seri katilin maceraları içinde buluyor..4. kişiyi öldürdükten sonra kaçamayacağını anlayan Max bir trafik kazası yapıyor ve o esnada etrafa saçılan lop topun kayıtlarından ölecek 5. kişinin sabah bıraktığı avukat olduğunu görüyor..ve genc kadını Vincentten kurtarıyor...
Gerçek bir kesişme filmi...
Bir leylak kokusu üzerine bir öğretmen tarafından çiziktirilen duvar yazısı...
Bknz:..Çemberimde Gül Oya
İşten çıktım
Sokaktayım
Elim yüzüm, üstüm başım gazete...
Sokakta tank paleti
Sokakta düdük sesi
Sokakta tomson
Sokağa çıkmak yasak...
Sokaktayım
Gece leylak ve tomurcuk kokuyor
Yaralı bir şahin olmuş yüreğim
Uy anam anam
Haziranda ölmek zor...
Havada tüy
Havada kuş
Havada kuş soluğu kokusu
Hava leylak ve tomurcuk kokuyor
Ne anlar acılardan güzel haziran
Ne anlar güzel bahar
Kopuk bir kol sokakta çırpınıp durur...
Çalışmışım onbeş saat
Tükenmişim onbeş saat
Acıkmışım, yorulmuşum, uykusamışım
Anama sövmüş patron
Sıkmışım dişlerimi
Islıkla söylemişim umutlarımı
Susarak söylemişim
Sıcak bir ev özlemişim
Sıcak bir yemek
Ve sıcacık bir yatakta unutturan öpücükler
Çıkmışım bir kavgadan vurmuşum sokaklara
Sokakta tank paleti
Sokakta düdük sesi
Sarı sarı yapraklarla birlikte sanki
Dallarda insan iskeletleri...
Asacaklar Aydemir'i
Asacaklar Gürcan'ı
Belki başkalarını
Pis bir ota değmiş gibi sızlıyor genzim
Dökülüyor etlerim, sarı yapraklar gibi...
Asmak neyi kurtarır
Sarı sarı yaprakları kuru dallara?
Yolunmuş yaprakları, kırılmış dallarıyla ne anlatır bir ağaç
Hani rüzgar, hani kuş
Hani nerede rüzgarlı kuş sesleri...
Asılmak değil sorun
Asılmamak da değil
Kimin kimi astığı
Kimin kimi neden niçin astığı
Budur işte asıl sorun?
Sevdim gelin morunu
Sevdim şiir morunu
Moru sevdim tomurcukta
Moru sevdim memede
Ve öptüğüm dudakta
Ama sevemedim, hayır
İğrendim insanoğlunun
Yağlı ipte sallanan morluğundan...
Neden böyle acılıyım
Neden böyle ağrılı
Neden niçin bu sokaklar böyle boş
Niçin neden bu evler böyle dolu
Sokaklarla solur evler
Sokaklarla atar nabzı kentlerin
Sokaksız kent
Kentsiz ülke
Kahkahanın yanıbaşı gözyaşı...
İşten çıktım
Elim yüzüm, üstüm başım gazete
Karanlıkta açan bir su gibi
Vurdum kendimi caddelere
Hava leylak ve tomurcuk kokusu
Havada kör yoluna
Havada suçsuz günahsız gitme korkusu
Ah desem eriyecek demirleri bu korkuluğun
Oh desem tutuşacak soluğum...
Asmak neyi kurtarır, öldürmek neyi
Yaşatmaktır önemlisi, güzel yaşatmak
Abeceden geçirmek kıracın çekirgesini
Ekmeksiz, yuvasız, hekimsiz bırakmamak...
Ah yavrum, ah güzelim
Canım benim, sevdiceğim, bir tanem
Kısa sürdü bu yolculuk
Neylersin ki sonu yok
Gece leylak ve tomurcuk kokuyor
Uy anam anam
Haziranda ölmek zor...
Nerdeyim ben, nerdeyim ben, nerdeyim
Kimsiniz siz, kimsiniz siz, kimsiniz
Ne söyler bu radyolar
Gazeteler ne yazar
Kim ölmüş uzaklarda
Göçen kim dünyamızdan...
Asmak neyi kurtarır, öldürmek neyi
Yolunmuş yaprakları
Ve kırılmış dallarıyla bir ağaç
Söyler hangi güzelliği?
Kökü burada yüreğimde
Yaprakları uzaklarda bir çınar
Islık çala çala göçtü bir çınar
Göçtü memet diye diye
Şafak vakti bir çınar
Silkeledi kuşlarını, güneşlerini
'Oğlu sana sesleniyorum, işitiyor musun memet, memet'...
Gece leylak ve tomurcuk kokuyor
Üstüm başım, elim yüzüm gazete
Vurmuşum sokaklara
Vurmuşum sokaklara
Uy anam anam
Haziranda ölmek zor...
Bu acılar, bu ağrılar, bu yürek
Neyi kimden esirgiyor bu buz gibi sokaklar
Bu ağaçlar niçin böyle yapraksız
Bu geceler niçin böyle insansız
Bu insanlar niçin böyle yarınsız
Bu niçinler niçin böyle yanıtsız...
'Uyarına gelirse tepemde bir de çınar demişti on yıl önce'
Demek ki on yıl sonra
Demek ki sabah sabah
Demek ki 'manda gönü'
Demek ki 'şile bezi'
Demek ki 'yeşil biber'
Bir de Memed'in yüzü
Bir de güzel İstanbul
Bir de 'saman sarısı'
Bir de özlem kırmızısı
Demek ki göçtü usta
Kaldı yürek sızısı geride kalanlara...
Yıllar var ki ter içinde
Taşıdım ben bu yükü
Bıraktım acının alkışlarına
3 HAZİRAN 63'ü...
Bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta
Bir kırmızı gül dalı iğilmiş üstüne
Yatıyor oralarda
Bir eski gömütlükte yatıyor usta
Bir kırmızı gül dalı iğilmiş üstüne
Okşar yanan alnını
Bir kırmızı gül dalı
Nazım Usta nın...
Gece leylak ve tomurcuk kokuyor
Bir basın işçisiyim
Elim yüzüm, üstüm başım gazete
Geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
Şuramda bir çalıkuşu ötüyor
Uy anam anam
Haziranda ölmek zor...
Hasan Hüseyin Korkmazgil'in Orhan Kemal'in anısına ithaf ettiği şiiri..
Mükemmel tanrı vergisi bir ses...opera sanatçılarından...
Hz Ali'nin arkadaşı Kumeyl'e öğrettiği dua...perşembe gecesi(yani cuma gecesi) okunması makbul....
Hızır duası da deniyor..
gözler acıtır her bakışta insanı
gözler ki aşka en yakın macera.
ve en yakın gitmek mevlaya...
gözlerin gözlerime değince
felaketim olurdun ağlardım...
Kemalettin Bal
fazlasıyla duygusalım galiba..