Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Selin Sonsuz
Selin Sonsuz

PRİMUM NON NOCERE....

  • Çapulcu22.06.2005 - 00:58

    salaş...

  • katmer22.06.2005 - 00:57

    tereyağı ve şekerin muhteşem birlikteliği..
    kıbrısta yapımında zeytinyağı kullanılır..

  • being john malkovich / john malkovich olmak22.06.2005 - 00:55

    I wish to be in your shoes..

    hasta bir muhayyilenin ürünüydü bu film..
    tamamen amaçsız ve anlamsız..
    küçük bir tünelden geçiyorsun ve birden John Malkowichîn gölzerinden bakıyorsun dünyaya..
    Ruh değişimi...

    Allahtan beyin nakli yapılamıyor..
    Yoksa ne yapardık?

  • pişmanlık22.06.2005 - 00:52

    sonuncusu fayda vermez..:=))

  • mersin22.06.2005 - 00:52

    ucuz ve cosmopolitan bir şehir..
    metropol şehirlerde yaşamanın farkını insan buraya gelince anlıyor..

  • bekleme odası22.06.2005 - 00:43

    böyle zamansız güneşli,umulmadık mavi günlerde
    bir ^^bekleme salonu yalnızlığına^^ bürünüyorum..

    iliklerimdeki yitik aşkı
    sarhoş bir unutkanlığa ilikliyorum...

    sanki şiirini bilmediğim
    bir Fransız akşamında
    kaldırım taşlarını sayıyorum kalbimin..

    içimde ayak izlerin,
    aylak bir yaz geçiyor avuçlarımdan...

    ve ben ne zaman,kiminle sevişsem,

    Hala seni aldatıyorum!

    Y.Erdoğan...

  • mavi22.06.2005 - 00:36

    senin adın
    buzul mavisi!
    çünkü mavilerde uyur,
    benden sana geçen
    sende beni kalkındıran ne varsa!

    sevdiğim, açlığımın uzak ufku,
    her sabah;
    güneşten ne zaman işaret alırsan
    ne zaman dar gelirse soluğun
    böyle uzun sarılmaklara,
    fikrini kurcalarsa eğer
    açık korkular,

    işte o zaman
    mavilere,
    mavilere
    uyandır beni...

    Y. ERDOĞAN

  • seni22.06.2005 - 00:28

    seni aklıma düşüren
    yerçekimi değil
    yalancı yıldızlar
    öyle uzaksın ki
    üflesem soğuyacaksın
    sarılsam okyanus

    bir aşka yetecek kadar
    ve anımsatacak kadar
    sebepsiz bir ölümü,
    acılarımız
    ve kafiyelerimiz var...

    işte hepsi bu kadar...

    Y. ERDOĞAN

  • aşk22.06.2005 - 00:22

    Nerde o? Hep bunu soruyorum
    kaybolduğunda gözlerin.
    Ne kadar geç kaldı! Düşünüp inciniyorum,
    yoksul, aptal, kasvetli duyuyorum kendimi
    geliyorsun sen, bir esintisin
    şeftali ağaçlarından uçan.

    Bu yüzden seviyorum seni, bu yüzden değil,
    o kadar neden var ki, o kadar az,
    böyle olmalı aşk
    kuşatan, genel,
    üzgün, müthiş,
    bayraklarla donanmış, yaslı,
    yıldızlar gibi çiçek açan,
    bir öpüş kadar ölçüsüz.

    Pablo Neruda/Aşk

  • gereklilik kipi22.06.2005 - 00:21

    Aynı soruyu sormaktan,
    Minör ağrılardan yoruldum
    Gitmeliyim buralardan..

    İçimde buharlaşan cıvayı soluyorum artık
    Yoruldum, yoruldum,YORULDUM.....
    Gereklilik kipinde yaşamaktan.

    A. Telli