… TAMTAKIR SOYUTLAŞMALARA … Pisiko sosyolojinin bütün hastalıklı ve sorunlu kişilik sicil karakter kimya oluşum gelişim ve davranış bozukluğunun bütün toplamına kök saldığı sebebiyle, kalıplaşmış ve kronikleşmiş sadistliğin kibirli, baskıcı, üstenci, ayrıştırıcı, küçümseyici, dışlayıcı, aşağılayıcı, sömürücü, ezici, acımasız , bencil bağnazlığı yükseğinden aşağılayıp küçümsediklerini her türlü insanlık dışı ölüm zulümlere reva gören kendini herkese dayatma ve ilahlaştırma sapıklığının en bilineni Hitler Faşizmi’nden kaçarak kurtulanlardan iki şanslı şahsiyetti Einstayn Albert ve Çaplin Çarli. Takip eden barış yılları ( soğuk savaş yılları demek daha doğrusu sanırım) içinde ilk defa karşı karşıya geldiklerinde Einstayn Çarli Çaplin ’ e : - “ sana hayranlık duymamak ne mümkün, yaptığın sanatın gücüyle tek kelimelik hiç konuşmuyorsun ama bütün dünya insanları seni anlıyor ve yalansız yapmacıksız tüm samimiyetiyle gülümsüyor. “ Caplin’ se Einstayn’ a aynı nezakette ve üslupta : -“ asıl hayranlık duyulması gereken sensin, yaptığın işten mesleğe ehil olanlar dışında hiç kimse hiç bir şey anlamıyor ama, tüm dünya insanı seni en az benim kadar biliyor tanıyor ve saygı duyuyor” demiş. Eğitimli liyakatli bilgili duyarlı ilgili samimi adil sorumlu vicdanlı akıl fikir ilim irfan ve KÜLTÜR sahibi olmanın onuru ve gururudur bu kıssadan hisse. Benim yakınlığım Einstayn’ ın Atom bombası gibi bir belayı kendinden sonraki yüz yıllara kıyameti tetikleyecek okan; ve sömürücü işgalcilerin baskı tehdit saldırı sataşma ve kendiliğinden teslim olmalara boyun eğdirme kozu olarak cellatlık mirası bırakmış olduğu sebebiyle Çarli Çaplin olsa da, durumu değeri hiç değişmeyen olgudur, akıl fikir ilim onur bilgi beceri liyakat vicdan hukuk kültür özgürlük saygınlık barış ve nice değerlere dayanarak ortak yaşamı ayrınsız imtiyazsız ve kayırmasız birlikte ve herkes adına sürdürülebilirliğin huzuruna güvenine ve.mutluluğuna zahmet edip katkı sunması. Ne ki… Hayatını özüne bütünleştirmeden veya her merakta keşifte öze dönmeden özgürlüğü ve özgüveni asla mümkün değildir insanın . Özgürlük saygınlık dil kültür barış sevgi onur adalet özveri cesaret kültür ilgi iletişim dayanışma doğruluk vicdan sorumluluk düşüncesi dürüstlüğü paylaşma ve aidiyet duygusuyla hiç kimsenin özeli ve tekelinde olmadığı gibi, Türklük de kimsenin şahsi menfaat malı ve istismar mülkiyeti değildir. Tüm besleyen büyüten değerleriyle birlikte deneyimli ve liyakatliliğin aşkı ve tutkusuyla değişen dönüşen koşulların hiç bir fırıldaklığına gevşeyip soytarılaşmadan her şartta her yerde kendisiyle özdeşmiş yaşanan kutlu kişiliğini ve karakterini yüklenip yaşayanındır. Ne ki… Necip fazılla Nazım hikmet aralığını Agora meyhaneciler gibisi ve benzerlerinin doldurup donattığına.. Gitti Tarkan geldi Tan Taşcı yoğunluğu arabesk hesabından, sallanıp savruluyor tüm toplum bir baştan bir başa Bop nizamında kalıba girip duraraktan.. Nitekim kendini tanıtım ortamlarının kurgulu dekorlu ortalamalarından biri olan Armağan Çağlayan Magazinciliği’ ne verdiği mülakatta Tarkan eş benzeri Tan Taşcı” acı çekmek güzel bir şeydir, olan bulan tadını çıkararak yaşasın’ diyerek zaten piyasası bol tüketilene arabesk avazı çağıranlığın (her yapay zeka karışımlı kargodan müzik ve ses boyayarak) kaynağı yapan insan ve toplum modeli formatlamakta. Olumsuzluklardan ve ayarsızlıklardan geçinmenin yolunu her karışımdan mezelenip mayalanarak bulan; ve varla yok arası sıkışmışlıkta sürekli hiç kimsesizliğin provasını yaparak asosyalleşmenin bütün sorunlar karmaşasına ve çıkışı olmayan kavşağına dağılıp bozularak yabancılaştıkları birbirine yapılıp saldırganlaşan şimdiki dünya ve insan tipi, böyle fabrikasından yapılmışlığıyla işleyip çalışıyor artık. Ne ki… Insan zehri zorbalığı sapıklığı talanı tecavüzü pasağı sahtekarlığı ihaneti istismarı fırıldaklığı dönekliği ve kiriyle alışılmış kanıksanmışlığa bozulup berbat olan yeryüzü hayatını, yine insan kiri pasağıyla temizlemenin mundarını molozunu kendi üstünde kalan suç vebal cüret cürüm ve sabıkasıyla malumun işletme yeri ve cinayet mahali oldu ve öldü, ( sataşanıyla saldıranıyla satışa getirilmişliğin tetiklenen yığınlaşmasından oluk oluk birbirinin irinli mikroplulu bulaşmalarına boşalıp akışarak ) tıklım tıklım dünya dolusu İnsanlık. Mikroplaşmalarla çoğaltılan ilişip bulaşmaların irin ve iltihaplarını tüketime sunan.. Sağlıkta huzurda kimyada ve yapısal özelliklerde Bünye ile uyuşmazlığı sebebiyle her türlü milroplaşmalardan virüslenerek işgal ve sızma girişiminin üst düzeylerinde çeperlenen gerçek dışı aldatıcı fıyalardan bölünmüş parçalar halinde insanlığı ülkeleri ve kimlikten inanca toplumsal bağı olan birlikteliğe odaklanmış her türlü tahribat yoğunluğu ( madde bağımlısı ve malzeme taşıyıcılarının alet olup taşaroncukuk yaptığıyla) yıkımları beraberinde getirir . Yalnızlık yokluk çaresizlik ve hiçlik duygusu yüklenip bastırınca hiç bir işe yaramamak korkularına kapılıp sarılarak ağır komalık ve kendine dahi sözü saygınlığı kabul görmeyen ( ilgisi itibarı geçmeyen)korsan eylemciliğin Karanlığın köşe kenarlarından yakılan cılız ışıkların kendi boşluğundan başka hiç bir yere çıkışı olmadığı ve ulaşamadığı Yaşam alanının veya çember çarkının içi dışı neresi olursa olsun, hep yalnızlığa misafir veya kalabalıklara sürgün, mutsuzluğun kül rengi giysisi gibi kurak gülümseyişlerinin çehresi ve çeperi tuzu acısı fazlaca kaçmış tatsızlıklarla kendi yarım yamalık tamtakır kumaşlarına benzeyen Kafayı kişiliği sarhoşa çekmeye, hacize yollamaya, mahruma sökmeye, fesatlaşmaya bozmaya, enetileşmeye kavlatmaya, kuşkulara takmaya ve mizahlaşmalara gevşetmeye giden zikzak boşluklarında, dolanan dönen insan biçimli gerilimli kıvrımlar gibi, kim neyin niçin müptelası ve müşterisi olduğunu dahi ve hatta, neyi niçin olduğunu ve öldüğünü kesinlikle bilememektedir… Hayatın kapladığı çukurundan zirvesine püskürüp fışkıran yol harç eziyet ve mahkeme masrafları dahil, kendini ancak tümüyle nizaha veya suskunluğa vererek sakinliğini huzurunu rızasını ve korku kaygı endişe şartına bağlı dipsiz uçurumlarda hayat sürebilmeye yıkım dengesini bulabiliyor herkes… Bir insanın değer kıymet ve karakter ölçüsü, sahiplilik mülkü hırsı ihtişamı şatafatı görkemi ünü şöhreti ünvanı markası veya ayrıcalıklı imtiyazlı etiketiyle özdeşen ve örtüşen madde veya malzemelerle ilgili alakalı değildir. İşine gelenin veya şartlanmış ön proğramlı kalıpsal formatlara uyup uymadığı sebebiyle herkes tarafından büyük bir hayranlıkla ilahlaştırılarak üstünlük övgüleriyle takdir edilenin itibar saygı ve kabul görmesi yahut itici kahredici öfke kin nefret lanet okuyan linç girişimleriyle dışlanıp reddedilmesi, çelişkilerin sürüklediği kayıplarda insanlığını bulamamanın kendine özgün ve saygın hak hukuk vicdan ahlak sevgi adalet duygu düşünce kültür sanatlarla yoğrulmuş beslenmiş büyümüş donanımlı kişilik değeriyle uzaktan yakından ilgisi samimiyeti yakınlığı gerçekliği ve alakası yokluğun sebebindendir. Toplum içinde onurlu duyarlı ilişkili ve liyakatli ( hiç bir şahsi çıkarını önceleyici yapmacık ve sahtekarlığa kaçmaksızın ) birey olup; ve asla yüzeysel iğreti ve yapay çeperlerde durumun getirisine göre davranış ve duruş sergileyen kopukluğa idareliğe aidiyetsizliğe kaypaklık edip kibirli ihtiraslı görgüsüzlük ve gösteriş böbürlenmelerine gitmeksizin , mutluluk paydasını ortak yaşam değerleri ve birikimleri paylaşımından çıkarmaya emeği sorumluluğu katkısı tutkusu ve kıvancı olanındır bir insanın değerli olup olmadığıyla ilgili alakalı kişilik ve karakter gösterge kıstası. Ne ki… Aşk sanatından doğan insanlığı sevgi saygı ilgi yakınlık hoşgörü tolerans duygusu davranışı kararlılığı duruşunda nice karşılıklı kabule ve değerbilirliklere çoğaltıp büyütmenin sınırsız kaynağı , yorulmayan özverisi, tükenmez inancı gayreti çabası serveti olan ilkesel duyarlılığıyla, konuşan, danışan, düşünen, anlaşamasa bile anlayan zenginliğin muhatap aldığı değerliliktir, her insanım diyende deneyimli birikimliliğe dair kazanılmış olması ve mevcut bulunması . Olmadığı içindir kendine özgür kişilikli kimlikli ve kazanımlı özgün değerlerden yoksun aciz ezik mahrum ve aidiyet sicili kayıp, günümüz magazin ve tüketim piyasası bağımlısı tek tipliliğinin akıl fikir duygu düşünce lilim sanat dil kültür harici imrendiği adandığı ve tapındığı hayranlık profillerinden yapay zeka taklitçiliği yaparak, yutkunduğu kuruntu artıklarıyla beslenen yozlaşmış kokuşmuş çürümüşlüğün güdümlüsü ve her sorununa alışmış kanıksamış giymiş kuşanmış insan maskeli ve sürekli her şeye kusursuzluk mükemmelciliğine hayatını kaybetmiş fakat üstün başarılara mutlu pozu kesen formatlanmış kişiliksizliklerin kukla piyesçiliğini şıllıklaşıp dangalaklaşan ; her türlü çıkar gözetmeciliğini çirkefleşmekte ölümüne birbiriyle kapışıp azan kuduran ve yarışan fakat bütün kötülükleri iyilik güzellik süsü olarak içindeki bütün pşslşkleriyle beraber ortak yaşam çarşısına kusup boşaltan ; şekli şimali dondurulmuş cerrahi kostümler içinde cesetleşmiş fakat sağlıklı görünümlüğe hem rezil hem de soytarı; hücre hücre ayrışmış özgürlüğe müşteri fakat uzaklaşmış ara soğukluklarda kendine ait olmayan yabancılaşmaların mutsuzluk, susmuşluk, sapkınlık ve şiddet diliyle konuşup saldırganlaşmasının olağan ve sıradan sayılması kimsenin ( herkesi tek kalemde eşitleyen küresel esir pazarı kıyamettinde konuşması düşünmesi anlaması duruşu davranışıyla uyuşup benzeştiği paraya şöhrete ve güç gösterisine endeksli alım satım toptancılığının mülkiyet merkezlerine haciz ) yadırgadığı mal malzeme ve madde beyanından başka bir şey değildir artık insanlık.
… GAM PERDESİNDEN …. Do kararına gelip durmadan daha Gam perdesinde serbest dolaşan yay keman ve dümbelekdarbuka Gubidik Gubidik abidik almış başını gidiyor Evden uzaklara doğru Başarılmış bir günbatımı Ve sabahlarca günaydın İklbaharın getirdiği çiçeklerle çınar dallarında esen sonbaharda İçerdeki beyaz camlı pencerelerden ve yüksek tepelerden alabildiğince Kendini affetme suçluluğu duymadan Derlermiş ki insanı dünyayı bilenler Yarınlarını güzel yaşayanlar Mutlaka geçmişinde anlamını kıymetini bilen değerden ve güzelliktendirler Yol gide gide Sıfırdan başlayıp sıfırda bitmeye Duraktan durağa inen binenleriyle küçülüp büyüyen dünyayı Olgusu Bulgusu Sezgisi İnsancı Ön tanısı Kesin tespitiydi derken Düzensizlikten düzen kurmaya aklı bozdu gubidik abidik, davul da hoş beş filandan kavrayıp getirdiklerini Çınlayan dereye Bozulan bağa Ötedeki ırmağa Tokmağın zombur gümbür kalkıp inen kol ve kaldıraç gücünden Kafayı taktı Niyeti sapıttı Kızıştıkça azıttı bozdu dağıttı azap gazaba çarketti, duvarın dibinde damın arkasında kimse kimseyi bulamazsa Muhtar mührünün Ve Kameraların görüp görmediği her köşe bucakta baldız bacanağı, bacanak baldızı, bacanak hem baldızı hem bacanağı Elti görümceyi her yol mübaha kamalayıp bıçaktan geçirdiği Bu esnada Arpalar yulaflar çavdarlar tozlu yollarda izini akıbetini zavar değirmenlerde haraba yazıp Evinde insanlık oturmayan örene virana Ağaçlar kendini bilmez oldu, cümle hükmünü murdar etti intihar eğilimli insan Sigortası attı tüketim marketlerine bağlı hakkın huzurun, aşkın vebali kötülüğün dillerine düştü Günü karardı toprak can çekiştiği yerde öldü mevsimlerin hayatı kaydı Kendi çocuklarını katlettiği sabıkadan hakkı ve üste çıkmak için ne hukuk bildii Ne ahlak tanıdı Ne vicdan ne huzur ne onur hiç Hiç Hiç Erimeye yakın Kızgın demiri döve döve döve En mükemmel ev bark çarşı balkon cadde sokak Ve insan yapacağına içten pazarlıklı Ve kafadan matematikli Ve sürekli sapmalar zarar ziyanlarıyla günden güne azalıp eksilerek Bozulmuş çürümüş bıkmış usanmış Almış başını gidiyor dünya Hiç Hiç Hiç Do kararına daha inip dokunmadan Dümbelekdarbuka
… DiPNOTUNDAN HAYATIN …. Sıfırla ölüm yaşı arasında ayırdedici hiç bir özgünlük yok artık Yılların ve yolların büyüttüğü yaşta bellekte bilinçte birikimde karakterde donanımda hiç kimsenin magazin kusmuklarına ve tüketim piyasası afyonlarına bağlı kalmaksızın kendi gerçek ve özgür yaşam dünyasından tanıklık ettiğiyle farkı olmadığı gibi yenilmişliğe yanılmışlığa biriktirerek çoğalttığı sorunlara çözümlemesi de yok. Bu sebeple herkes özendiren ve alıştıran döküntü çanağında ne varsa birbirine çalıp bulaştırarak kimsenin saygınlığında kalmayan anlamsız dağınık dolaşımdaki tezgah ürünü ağız dil ve davranışları kullanıp tüketmekte. Anlam değeri gerçek karşılığıyla olsun olmasın donanmış yüklenmiş şiddetin cinnetin vahşetin kuşkunun kibirin baskının dehşetin gırla gezip cirit attığı ve kol gezdiği kokuşmuş çürümüşlük dolaşımıyla içgüdüsellik çalkamasından Aşkım bemişim gargaralayıp tükürmekte herkes en yaygın bilindiğiyle mesela. Çünkü tahammülde toleransta paylaşımda ilgide iletişimde hiç kimsenin hiç kimseye itibarı samimiyeti ve saygınlığı olmayan; kibire hırsa ihtirasa mükemmellikçiliğe ve sürekli kazanan başarılara odaklanıp şartlanan insanlıktan çıkmış sapkınlıklarla hayatın sürüklenişi sırasında olası hata kusur sakarlık doğallık ve insanlığını ( birbirini kışkırtan ve birbirinden yapılanan hor hakir aşağılık bakan gören ve baskılayan bozulmuşluklarla ) kabullenmemekte. Duyarlılığı samimiyeti emeği gözlemlemesi yoksa sahtekarlık üretir yalandan yapaydan para odaklı ihtişam gösterişli , mükemmellik şartlandırmalı ve denetimli serbestlikliğe mahkum kişilik ve kimlik. …
Türkiye… varsa yoksa içinde toprağında denizinde güneşinde göğün altında yapragın tomurcuğunda her şeyiyle yaşadığımız gerçekliğe sımcıcacık; tan yellerince günaydın, dünya incisi ve gelincikle ekşileşmenin ülkesi ve akşamüstü çayın tüten buğusunda aşkla yoldaş olmanın tutkusu , hasret ile hayale eşsiz emsalsiz gözbebeğimizdir, kutlu vatanımız kutsal öz yurdumuzdur, bir tanemizdir , her şeyimizdir, değerini kıymetini bilene.
…. GÜNÜN GÜZELLIGINE ve SANA SONSUZ TESEKKÜRLERIMLE ……. Sevgili kardesim, sair-yazar HACI IBRAHiM SAGIR`a hithafen .. Yel yahut su degirmenlerinin akintisina - rüzgarina kapilip da, kar topu, nur topu, ates topu…hepi topu dipten bucaktan her neyse dönüstüren arac gereclere muhtac, murdar, mahkum, minnet, aciz ve mahrum olmaksizin, YASAM ENERJiSiNIi veya KAYNAK DEBiSiNi israf yoluna harcamamak icin TOPLUMSAL CÖZÜMLEMEYI bireysel keyfiyetten öncelikli kilmalidir saglik sihhat huzur mutluluk edep güven saygi sevgi ihtiyatinda kendini bilmek ve bulmak dileyen insan. Cünkü toplum cogunlugunu dengeleyip tartan bitmez tükenmez ihtiyac ve gereksinimlere bireysel keyfiyet simsiyahligini kaplayip örterek yapilan her süslü dekorlu AMBALAJ, gecici süreligine sarhos sendrumuyla insani yok sayarak kamastiran uyusturan ve kandiran aldanmalari saglasa da, narkoz etkisi gectikten sonra evvelki BOZULMUSLUKLARIN bütün hastalikli agri sizi sorun dert irinleriyle beraber kiskirtip kanattigi yerin kapanmasi asla mümkün olmayan cürümüs- kokusmuslugu katlayip en derin yirtiklardan ihmal edilen ve eden toplumlari istisnasiz her bireyiyle yüzlesmeye cekerek icindeki ölü insanligi tükürür ve kusar…
Biz…simdlerde MAGAZIN BAGIMLISI ahmakliga kul köle kilinarak ihmal ve ihanat edilen EDEPTEN EDEBIYATA tüm toplumsal degerlerin kokusmus cürümüslügü bedelindeki her insani yüzlesmeye cekip sürükledigi en sapkin , cani, yaratik, mahluk ve VAHSET bagimliliginin icindeki iltihaplasmalari disa vurdugu ve ciban basi durumundaki toplumsal cüzümsüzlüge bireysel yerinden kanayan ve bütün toplumu sabahtan sabaha kadar dönderip kivrandiran ve herkesin yillar yili kayitsiz ilgisiz soyut yapay kalmalar sonucu bir noktadan sonra kendini tanimladigi NARiN…NARiN…NARiN…NARiN..sebepler sonucunu senelerce yorduk yazdik irdeledik konustuk dertlestik söylestik sevgili kardesim IBRAKIM`le. Konusup yazmaya da devam edecegiz elbette. Sesini telefonda duydugumda, okula gidiyormusum gibi bir sevinc, bin telas. Medrese Mekaninda görüselim dedisek de, KALE`ye karsi ve Sehrin Meydanina bakan yukari bir yer olsun istedik. Yillardir bir türlü biz bize kesismeyen ve bulusmamiza engel tatil araliklarinin uzakligi sebebini en nihayet kocca bir hasret yanginiyla sarildik kucaklastik. Bastigimiz yeri sasiracak derecede üstü basi tütün kokan masada zaptedilmez bir sevincin dalginligini sanki her lafta her sözü birbirimizin dili ve keimelerinden aldik bizi bize yudumlayarak ictigimiz hasrete tastamam ettik. Saatler ötekileri kovaladi böylece, carsiya biraktigimiz horantayi filan töbeki unuttuk. Dertlestik de, hüzünlendik te, güldük sevine sevine bir olduk ta..Doyduk mu bir birimize, ne gezeeeer, diyerek, nicelerimize ve öteki bulusmalarimiza birbirimizi sarilip öpüp koklayarak görüsüp kavustugumuzun hatirasi essiz ve emsalsiz efsanesine birbirimizin ismini yazip yeniden görüsmelerimze ismarladik.
Günün güzelligine ve sana sonsuz tesekkürlerimle canim kardesim IBRAHiM. Kardesin seyfi.
…lafin sözün daha ötesi ilerisi berisi siirin hakkiydi her daim… ….. EYLÜLCELERE …… Eylene söylene dünya dedigin bir avuc toprak Bir yudum su Bir sehimlik ömür nafakasi Bir perdelik isik ve gölgeler oyunu Dünya dedigin, bir uzak yer, bir yakin yol, bir garip diyar, dünya dedigin.. Bir rüyalik arzuhal perdesi ve bir görümlük hasret kapisi, icinde sakladigi sirra mesken misafir insan dedigin bir solukluk can.. Döner bu mekanda saat Yol isler Ilmek baglar kördügüm Evler yapilir bozulur, yel eser, ates yanar, insan irgat durur kendi kendine Güz olur, günes sogur, dünya bir toz duman harmanidir Eylülcelerden, Savusur gider gülümserligin yanaklarina dokunarak avludaki hayat.. Iraklari getirir götürür konar göcerlige yaban kuslari Zaman degirmeninde herkes sirra kadem saklambaclar sürer savurur Dünya dedigin bir dönümlük hasat mevsimidir kimi kederin kiracinda Kimi irem bahcelerinde huzurun…
AKLIN ne darasi vardir ne kostünü ne bileti ne ambar cüzdani ne emanet kapisi ne dükkancidan ortaya karisik ambalaji sevgili GEREKSiZ MORFi. Kendini hic bir hacize ve tenezüle egip bükmeden yasatabildigin senindir. Sendendir. Bu kadar bozlmusluk kiri ve pasi icerisinde bu delilige akil yormak her sosyete erbabinin üstesinden gelecegi ve kalkacagi is degildir. Demek ki bu diri diri insanlik ölüsünü gömerek yutan koca cöplükte ve sonsuz boslukta tutunmaya calistigin cirpinislarindir, bence hic büyüme ve hep öylece deli divanelerde insan kal...
…. DELON DELLETİNE 3 … Hız zaman mekan mevki nüfus güç gösteriş otorite servet saltanat makam ünvan her konuda ve her alanda acımasızca yarışarak rakipsizliği elde etmek için duyarsızlığı ve markalaşmayı getiren ve bu uğurda tüm insanlığını yitiren makinalaşmış sanayileşmiş her şeyi sinemanın parlak yüzlü kadınımdı erkeği ve her tarafından şehvet fışkıran kadın tiplemesini sermayesi olarak kapatan sinema her şeyi giderek menfaati ekseninde eşyalaşan bozulmaların Emmenuella- Isabella pornoğrafik serisinden önce Birjit Bardot” u ve Alain Delon’ u hayal perdesine mimleyerek görsel pavyon sermayesi olarak kapattı. Hiç kuşkusuz ki zifirkatranı uçsuz ücralar sonsuzunda geceyi sarıp kuşatan yıldızların kamaştırdığı tarifsiz tanımsız duygusal çalkantılı etkileşimler gibisi, karanlığın içinde oturan salonların hayal perdesiydi aynı büyüleyici ve etkileyici doğurganlığı ve doyurganlığıı hayat gerçeğinden öykünerek beslenen sinema. Bu yüzden tüm diğer sanat dal kol icraat ve kaynakları gibi toplumun bireyin ve insanlığın bütün sosyal içerikli ( çünkü çoğul katılımcılığı kapsayıp hitap eden hassasiyetiyle) müjde sezgi duyum bilinç tavır duygu düşünce itiraz gözlem fikir bildirimleriyle sorun ve çelişkilerine her türlü ilgi ve yakınlıkta aklı fikri ruhu gözü kulağıydı sinema. Oysa Alen Delon ve Birjit Bardot gibileri aynı kulvarın eşzamanlısı deyim yerindeyse adeta süslü salonların kiralık garsoniyesi veya oyna deyince het çalkalamaya oynayanlığın kenar köleleri saplam gutmuş kadın kostağı erkek fahişesi lisansına, tüm bunların aksine ve hiç birine şöhretlikleri süresince varlık duyarlılık göstermediler ve hayatlarını her zaman tanrılar gibi tapılacak ilgiyle el üstünde tutulmaya odaklı ünlüler çöplüğünde yarım bırakarak hayatlarının görünmeyen kısmındaki acımasız yalnızlığın bütün azap verici öldürücü ve kahredici şizofrenleriyle murdar olup gittiler. Bu sebeple ömrü hayatınca Cezayir Vietnam da de Ruanda’ da diğer Afrika kıyı köşelerinde Orta ve Uzakdoğu ‘ nun her yerinde akka hayale gelmedik vahşet düzeyli katlamlar ve soy kırımları yapan Fransa” yı görmez duymaz bilmezden gelen bayat numaralara yatarak, yeryüzünde olup biten hiç bir haksız hukuksuz insanlık dışılığa ilişkin onurlu duruş ve tepki sergilemeyip her Fransız şöhretlisinde olduğu gibi Türkleri önyargılı Avrupa tipi fetişist dolgulamaların ırkçılığıyla söz verdiği İstanbul randevusuna gelmeyerek Erşvan’ a gidip orda bunlar soykırımcıdır diye üçüncü sınıf sahne sergilemesi, çaptan gözden düştüğü şizofrenik alçaklığa depreşmiş travmalarını susturup sakinleştirmeye çalışan Alain Delon” un piyasa ünlüleri vitrinindeki görünen kıza benzer cilalı yüzünün arka çöplük gerçeğinde tüm hayatını hortlak etmiş zavallılığın inancı yitik hayatı kayıp kişiliği ve kimliği intihar arızası ve tezgah laçkası kokuşmuş çürümüşlüğüyle en son kertede bütün insanlığa ve dünya değerlerine kin besleyip lanet okuyarak şöhret soytarısı olmalar uğruna kendini öldürünceye kadar sallanıp sarkan rol kesme repliklerden hayvan mezarlığına sığınıp tutunmaya çırpınarak hayattayken ölmüş .moruklaşmış vasiyet ve veraset sahipliliğinde kendine son verdi. İnsanların kıyaslayarak aynı seviyede yorduğu rahmetli Cüneyt Arkın’ sa tam tersi ait olduğu toplumunun ve insanlığın inandığı bildiği doğru ve yanlışlarına zıtlıkların çelişenlerenden temize çıkması uğruna hep insan tarafında kalarak hak hukuk güven özgürlük iyilik sevinç kaygı adalet vicdan hoşgörü paylaşım saygı sevgi dil kültür cesaret yiğitlik doğruluk dürüstlük mertlik kanun ilim bilim değerlerinde hiç ödün vermeyen açık yüreklilik ve kararlı duruşuyla daima çoğulcu hayatın tüm ortak dengeleyenlerine toplumsal saygıyı kültürü bağı son nefesine kadar yitirmeyip kavgasını verdiği azmiyle ve inancıyla; çocuklarının babası Türk toplumununsa zerre kadar Delon benzeşmesi olmayan ve nasıl inandıysa öyle yaşayarak tamamladığı kendisiyle ahirete göçen insan güzelliğindeki ölmez eskimez örnek rol modelidir. Hatırasına sonsuz saygıyla rahmetlinin.
Aşagıdaki şiir ordandır …:
DÜNÜGÜNÜ
Zaman kavramını silip süpüren Gökyüzüne saçın sergen olmuş yıldızlardan biri de benim ladesim olsun diyenlerindir Ağır ağır Dizim dizim Sıralanmış gökyüzü kolyelerine gerdan kırarak döner insicam , kainat büyür, güneşten kamaşarak Gece Şuh fenerinden med cezir olur, sular köpürür kabarır taaa ki gğnaydın olacak serğvenlere Yoklaması geleninse eninde sonunda künyesi çağrılır okunur Olmadıysa Bugündü Yarındı derken rahmetli olmadıysa, herkes bir gün ölüceği kesin kaidelere Farkındalığına varıp İnsan Farkıyla yaşadıysa vasiyeti aştır Geride kalanlarına cümleten sabır selamet
…. CAYIR CAYIR INTIHAR TUTUSURKEN IZMiR ……. Meclis… Milleti toplumu hice iplemeyen kiyak kaymakliliga meclis Dört yil boyuunca hic bir yoklama gününde yerinde ve koltugunda bulunmayan Isini gücünü söhretini nufuzunu saglama almalarin ihalesini kovalamakla gününü dolduran Ve dört yil sonrasi okkalisindan emeklilige kendi kendini sevk ettirmenin derdiyle Bütün hisim akraba tanidik ve yakinlarina Tatilde sefada sayfiyede saglikta kaplicada döner kulade yüzer havuzda En ayricalikli toplum üstü imtiyazlarin vekilligini damgalanmis mühürlenmis vaziyete meclis Ve toplumu milleti haricten gazellerin sefalet kapisinda birakma istismar ve ihanetiyle Aldatip oyaladiginin muntazam zeminlerini dayanmis dösenmis Meclis… O partiden bu partiye oynak kaypak gezgin ve satiliklarin keyfiyetiyle odakli zimmetli Temsil ettikleri iradeyi sahtekarligin daniskasina cirolayip transfer ederken Trafik terörünü Cevre kirliligi canavarini Kayit disiligin haydut haramilerini Ve kanunsuz hukuksuzlugun yagma yikim cellatlari ve mafyalarini ihya eden kacaktan Alistirilarak herkesi kaniksatan ve kabullendiren kayitsizliktan evvelkiler Ve ormaniyla dagiyla kusuyla cekirhgesiyle ötekiler gibisinin tipkisi Cayir cayir intiharlardan kivilcimlanmis yanginlara yenisinin kundaklandigi Izmir yandi tutustu kül oldu izmir… Izmir yandi tutustu kül oldu izmir… Izmir, Yandi yandi tutusu küloldu izmir…!
…. CAYIR CAYIR INTIHAR TUTUSURKEN IZMiR ……. Meclis… Milleti toplumu hice iplemeyen kiyak kaymakliliga meclis Dört yil boyuunca hic bir yoklama gününde yerinde ve koltugunda bulunmayan Isini gücünü söhretini nufuzunu saglama almalarin ihalesini kovalamakla gününü dolduran Ve dört yil sonrasi okkalisindan emeklilige kendi kendini sevk ettirmenin derdiyle Bütün hisim akraba tanidik ve yakinlarina Tatilde sefada sayfiyede saglikta kaplicada döner kulade yüzer havuzda En ayricalikli toplum üstü imtiyazlarin vekilligini damgalanmis mühürlenmis vaziyete meclis Ve toplumu milleti haricten gazellerin sefalet kapisinda birakma istismar ve ihanetiyle Aldatip oyaladiginin muntazam zeminlerini dayanmis dösenmis Meclis… O partiden bu partiye oynak kaypak gezgin ve satiliklarin keyfiyetiyle odakli zimmetli Temsil ettikleri iradeyi sahtekarligin daniskasina cirolayip transfer ederken Trafik terörünü Cevre kirliligi canavarini Kayit disiligin haydut haramilerini Ve kanunsuz hukuksuzlugun yagma yikim cellatlari ve mafyalarini ihya eden kacaktan Alistirilarak herkesi kaniksatan ve kabullendiren kayitsizliktan evvelkiler Ve ormaniyla dagiyla kusuyla cekirhgesiyle ötekiler gibisinin tipkisi Cayir cayir intiharlardan kivilcimlanmis yanginlara yenisinin kundaklandigi Izmir yandi tutustu kül oldu izmir… Izmir yandi tutustu kül oldu izmir… Izmir, Yandi yandi tutusu küloldu izmir…!
…. HUNAM KINAYE ….. Zengini yoksulu Sohbet muhabbet Beşikten mezaraydı saygı sevgi Ve taa evvelisinden kalem yokken, Kağıt yokken Ve sadece söz Yalnızca söz Çakmağın ateşlediği tabakadan tütün sardırmaktan çok daha uzun ömürlü Ve üstünde kumaşı eskiyen bütün urbalardan daha çok kıymetliydi yalınçıplak insan Tek başına rağbet gören itibarda beyana dayalı söz iken saygı sevgi ve karşılıklı güven.. Gel gör ki halde vakitte içler acısına azap kezap dünya hanemiz ve insanlık güncemiz Kime çektiyse artık lafını kifayetsiz masum kibar geçersiz ve hükümsüz bırakarak.. Damardan yediği bozuk karışımlar sayesinde herkese benzeyen Fakat hiçkimse olamamaya bulaşık ve çamurlaşmış Ortalık bir anda çatırdayarak dehşet saçan husumetle yandım aman Bozulmuş dağılmış yoldan hizadan çıkan bozguna durmayın Durmayın devam edin anonsunun kanca taktığı Tekme yumruk kafa kol diz dirsek Tüm bunlarla da kalmayıp vucut takım ve organlarının yetmediği yerden Taş sopa demir çubuk zincir kazma balta halat çelik.. Ellerine ne geçirdilerse birbirine geçirip girişerek Yaralı bereli ölü yahut daha beterine yere yıkılıp serilmelerin Başına gelmeyen kalmadığı pilakası ezik kalıbı yamuk boylu boyuncası hükmen hurda Gerek ruhen gerek bedenen mutlak surette arıza ve sakatlıklar çöplüğüdür Arkadan dolaşan ve asılsılsız fesat fitnedir Kundakçıdır Tetikçidir Arabozucudur Çaşıttır Sahtekardır Dolap dümen ne ararsan gani gani ganisiyle Kimlikleri belli Faili ve cürümü insanlık dışı kadar sabıkalısından suç.. Eksiklik alçaklık eziklik ve yoksunluk duygusuyla bütünleşik Kör topaldır genelde Kendi benzeri olmayana kin güdüp karınsızlık eden bağnazlık küfünün Üstüne yakıştıramadığı İçine sindiremediği Her şeye kin güder bugs eder kıskançlık taslar çelme çalımların muhbirci ihbarcı pususunda yatar Ayakçıdır genelde Yalakadır genelde Yancıdır genelde Yalamadır yaltakçıdır yalcıdır Genelde yalpa yamuk yardakçıdır, hindir , sinsidir, çarkıttır, çürüktür, eziktir, çoraktır, çöpçatandır Yedektir hep.. Ortak hayatımızın dibine temeline köpürüp püsküren azmış kudurmuş pisiko manyan mayın Yuvalanıp döşendiği tahrip ve tahrik kalıplarına akıl fikir fakiri Ud ihtiyat yoksunu Cinnet ve cinayet imalatçısı, kirişini kontrolünü kaybetmiş hortlak zıvana
…
TAMTAKIR SOYUTLAŞMALARA
…
Pisiko sosyolojinin bütün hastalıklı ve sorunlu kişilik sicil karakter kimya oluşum gelişim ve davranış bozukluğunun bütün toplamına kök saldığı sebebiyle, kalıplaşmış ve kronikleşmiş sadistliğin kibirli, baskıcı, üstenci, ayrıştırıcı, küçümseyici, dışlayıcı, aşağılayıcı, sömürücü, ezici, acımasız , bencil bağnazlığı yükseğinden aşağılayıp küçümsediklerini her türlü insanlık dışı ölüm zulümlere reva gören kendini herkese dayatma ve ilahlaştırma sapıklığının en bilineni Hitler Faşizmi’nden kaçarak kurtulanlardan iki şanslı şahsiyetti Einstayn Albert ve Çaplin Çarli.
Takip eden barış yılları ( soğuk savaş yılları demek daha doğrusu sanırım) içinde ilk defa karşı karşıya geldiklerinde Einstayn Çarli Çaplin ’ e :
- “ sana hayranlık duymamak ne mümkün, yaptığın sanatın gücüyle tek kelimelik hiç konuşmuyorsun ama bütün dünya insanları seni anlıyor ve yalansız yapmacıksız tüm samimiyetiyle gülümsüyor. “
Caplin’ se Einstayn’ a aynı nezakette ve üslupta :
-“ asıl hayranlık duyulması gereken sensin, yaptığın işten mesleğe ehil olanlar dışında hiç kimse hiç bir şey anlamıyor ama, tüm dünya insanı seni en az benim kadar biliyor tanıyor ve saygı duyuyor” demiş.
Eğitimli liyakatli bilgili duyarlı ilgili samimi adil sorumlu vicdanlı akıl fikir ilim irfan ve KÜLTÜR sahibi olmanın onuru ve gururudur bu kıssadan hisse. Benim yakınlığım Einstayn’ ın Atom bombası gibi bir belayı kendinden sonraki yüz yıllara kıyameti tetikleyecek okan; ve sömürücü işgalcilerin baskı tehdit saldırı sataşma ve kendiliğinden teslim olmalara boyun eğdirme kozu olarak cellatlık mirası bırakmış olduğu sebebiyle Çarli Çaplin olsa da, durumu değeri hiç değişmeyen olgudur, akıl fikir ilim onur bilgi beceri liyakat vicdan hukuk kültür özgürlük saygınlık barış ve nice değerlere dayanarak ortak yaşamı ayrınsız imtiyazsız ve kayırmasız birlikte ve herkes adına sürdürülebilirliğin huzuruna güvenine ve.mutluluğuna zahmet edip katkı sunması.
Ne ki…
Hayatını özüne bütünleştirmeden veya her merakta keşifte öze dönmeden özgürlüğü ve özgüveni asla mümkün değildir insanın .
Özgürlük saygınlık dil kültür barış sevgi onur adalet özveri cesaret kültür ilgi iletişim dayanışma doğruluk vicdan sorumluluk düşüncesi dürüstlüğü paylaşma ve aidiyet duygusuyla hiç kimsenin özeli ve tekelinde olmadığı gibi, Türklük de kimsenin şahsi menfaat malı ve istismar mülkiyeti değildir.
Tüm besleyen büyüten değerleriyle birlikte deneyimli ve liyakatliliğin aşkı ve tutkusuyla değişen dönüşen koşulların hiç bir fırıldaklığına gevşeyip soytarılaşmadan her şartta her yerde kendisiyle özdeşmiş yaşanan kutlu kişiliğini ve karakterini yüklenip yaşayanındır.
Ne ki…
Necip fazılla Nazım hikmet aralığını Agora meyhaneciler gibisi ve benzerlerinin doldurup donattığına..
Gitti Tarkan geldi Tan Taşcı yoğunluğu arabesk hesabından, sallanıp savruluyor tüm toplum bir baştan bir başa Bop nizamında kalıba girip duraraktan..
Nitekim kendini tanıtım ortamlarının kurgulu dekorlu ortalamalarından biri olan Armağan Çağlayan Magazinciliği’ ne verdiği mülakatta Tarkan eş benzeri Tan Taşcı” acı çekmek güzel bir şeydir, olan bulan tadını çıkararak yaşasın’ diyerek zaten piyasası bol tüketilene arabesk avazı çağıranlığın (her yapay zeka karışımlı kargodan müzik ve ses boyayarak) kaynağı yapan insan ve toplum modeli formatlamakta.
Olumsuzluklardan ve ayarsızlıklardan geçinmenin yolunu her karışımdan mezelenip mayalanarak bulan; ve varla yok arası sıkışmışlıkta sürekli hiç kimsesizliğin provasını yaparak asosyalleşmenin bütün sorunlar karmaşasına ve çıkışı olmayan kavşağına dağılıp bozularak yabancılaştıkları birbirine yapılıp saldırganlaşan şimdiki dünya ve insan tipi, böyle fabrikasından yapılmışlığıyla işleyip çalışıyor artık.
Ne ki…
Insan zehri zorbalığı sapıklığı talanı tecavüzü pasağı sahtekarlığı ihaneti istismarı fırıldaklığı dönekliği ve kiriyle alışılmış kanıksanmışlığa bozulup berbat olan yeryüzü hayatını, yine insan kiri pasağıyla temizlemenin mundarını molozunu kendi üstünde kalan suç vebal cüret cürüm ve sabıkasıyla malumun işletme yeri ve cinayet mahali oldu ve öldü, ( sataşanıyla saldıranıyla satışa getirilmişliğin tetiklenen yığınlaşmasından oluk oluk birbirinin irinli mikroplulu bulaşmalarına boşalıp akışarak ) tıklım tıklım dünya dolusu İnsanlık.
Mikroplaşmalarla çoğaltılan ilişip bulaşmaların irin ve iltihaplarını tüketime sunan..
Sağlıkta huzurda kimyada ve yapısal özelliklerde Bünye ile uyuşmazlığı sebebiyle her türlü milroplaşmalardan virüslenerek işgal ve sızma girişiminin üst düzeylerinde çeperlenen gerçek dışı aldatıcı fıyalardan bölünmüş parçalar halinde insanlığı ülkeleri ve kimlikten inanca toplumsal bağı olan birlikteliğe odaklanmış her türlü tahribat yoğunluğu ( madde bağımlısı ve malzeme taşıyıcılarının alet olup taşaroncukuk yaptığıyla) yıkımları beraberinde getirir .
Yalnızlık yokluk çaresizlik ve hiçlik duygusu yüklenip bastırınca hiç bir işe yaramamak korkularına kapılıp sarılarak ağır komalık ve kendine dahi sözü saygınlığı kabul görmeyen ( ilgisi itibarı geçmeyen)korsan eylemciliğin
Karanlığın köşe kenarlarından yakılan cılız ışıkların kendi boşluğundan başka hiç bir yere çıkışı olmadığı ve ulaşamadığı Yaşam alanının veya çember çarkının içi dışı neresi olursa olsun, hep yalnızlığa misafir veya kalabalıklara sürgün, mutsuzluğun kül rengi giysisi gibi kurak gülümseyişlerinin çehresi ve çeperi tuzu acısı fazlaca kaçmış tatsızlıklarla kendi yarım yamalık tamtakır kumaşlarına benzeyen
Kafayı kişiliği sarhoşa çekmeye, hacize yollamaya, mahruma sökmeye, fesatlaşmaya bozmaya, enetileşmeye kavlatmaya, kuşkulara takmaya ve mizahlaşmalara gevşetmeye giden zikzak boşluklarında, dolanan dönen insan biçimli gerilimli kıvrımlar gibi, kim neyin niçin müptelası ve müşterisi olduğunu dahi ve hatta, neyi niçin olduğunu ve öldüğünü kesinlikle bilememektedir…
Hayatın kapladığı çukurundan zirvesine püskürüp fışkıran yol harç eziyet ve mahkeme masrafları dahil, kendini ancak tümüyle nizaha veya suskunluğa vererek sakinliğini huzurunu rızasını ve korku kaygı endişe şartına bağlı dipsiz uçurumlarda hayat sürebilmeye yıkım dengesini bulabiliyor herkes…
Bir insanın değer kıymet ve karakter ölçüsü, sahiplilik mülkü hırsı ihtişamı şatafatı görkemi ünü şöhreti ünvanı markası veya ayrıcalıklı imtiyazlı etiketiyle özdeşen ve örtüşen madde veya malzemelerle ilgili alakalı değildir. İşine gelenin veya şartlanmış ön proğramlı kalıpsal formatlara uyup uymadığı sebebiyle herkes tarafından büyük bir hayranlıkla ilahlaştırılarak üstünlük övgüleriyle takdir edilenin itibar saygı ve kabul görmesi yahut itici kahredici öfke kin nefret lanet okuyan linç girişimleriyle dışlanıp reddedilmesi, çelişkilerin sürüklediği kayıplarda insanlığını bulamamanın kendine özgün ve saygın hak hukuk vicdan ahlak sevgi adalet duygu düşünce kültür sanatlarla yoğrulmuş beslenmiş büyümüş donanımlı kişilik değeriyle uzaktan yakından ilgisi samimiyeti yakınlığı gerçekliği ve alakası yokluğun sebebindendir.
Toplum içinde onurlu duyarlı ilişkili ve liyakatli ( hiç bir şahsi çıkarını önceleyici yapmacık ve sahtekarlığa kaçmaksızın ) birey olup; ve asla yüzeysel iğreti ve yapay çeperlerde durumun getirisine göre davranış ve duruş sergileyen kopukluğa idareliğe aidiyetsizliğe kaypaklık edip kibirli ihtiraslı görgüsüzlük ve gösteriş böbürlenmelerine gitmeksizin , mutluluk paydasını ortak yaşam değerleri ve birikimleri paylaşımından çıkarmaya emeği sorumluluğu katkısı tutkusu ve kıvancı olanındır bir insanın değerli olup olmadığıyla ilgili alakalı kişilik ve karakter gösterge kıstası.
Ne ki…
Aşk sanatından doğan insanlığı sevgi saygı ilgi yakınlık hoşgörü tolerans duygusu davranışı kararlılığı duruşunda nice karşılıklı kabule ve değerbilirliklere çoğaltıp büyütmenin sınırsız kaynağı , yorulmayan özverisi, tükenmez inancı gayreti çabası serveti olan ilkesel duyarlılığıyla, konuşan, danışan, düşünen, anlaşamasa bile anlayan zenginliğin muhatap aldığı değerliliktir, her insanım diyende deneyimli birikimliliğe dair kazanılmış olması ve mevcut bulunması .
Olmadığı içindir kendine özgür kişilikli kimlikli ve kazanımlı özgün değerlerden yoksun aciz ezik mahrum ve aidiyet sicili kayıp, günümüz magazin ve tüketim piyasası bağımlısı tek tipliliğinin akıl fikir duygu düşünce lilim sanat dil kültür harici imrendiği adandığı ve tapındığı hayranlık profillerinden yapay zeka taklitçiliği yaparak, yutkunduğu kuruntu artıklarıyla beslenen yozlaşmış kokuşmuş çürümüşlüğün güdümlüsü ve her sorununa alışmış kanıksamış giymiş kuşanmış insan maskeli ve sürekli her şeye kusursuzluk mükemmelciliğine hayatını kaybetmiş fakat üstün başarılara mutlu pozu kesen formatlanmış kişiliksizliklerin kukla piyesçiliğini şıllıklaşıp dangalaklaşan ; her türlü çıkar gözetmeciliğini çirkefleşmekte ölümüne birbiriyle kapışıp azan kuduran ve yarışan fakat bütün kötülükleri iyilik güzellik süsü olarak içindeki bütün pşslşkleriyle beraber ortak yaşam çarşısına kusup boşaltan ; şekli şimali dondurulmuş cerrahi kostümler içinde cesetleşmiş fakat sağlıklı görünümlüğe hem rezil hem de soytarı; hücre hücre ayrışmış özgürlüğe müşteri fakat uzaklaşmış ara soğukluklarda kendine ait olmayan yabancılaşmaların mutsuzluk, susmuşluk, sapkınlık ve şiddet diliyle konuşup saldırganlaşmasının olağan ve sıradan sayılması kimsenin ( herkesi tek kalemde eşitleyen küresel esir pazarı kıyamettinde konuşması düşünmesi anlaması duruşu davranışıyla uyuşup benzeştiği paraya şöhrete ve güç gösterisine endeksli alım satım toptancılığının mülkiyet merkezlerine haciz ) yadırgadığı mal malzeme ve madde beyanından başka bir şey değildir artık insanlık.
Seyfi Karaca….. Kasım/24
…
GAM PERDESİNDEN
….
Do kararına gelip durmadan daha
Gam perdesinde serbest dolaşan yay keman ve dümbelekdarbuka
Gubidik
Gubidik abidik almış başını gidiyor
Evden uzaklara doğru
Başarılmış bir günbatımı
Ve sabahlarca günaydın
İklbaharın getirdiği çiçeklerle çınar dallarında esen sonbaharda
İçerdeki beyaz camlı pencerelerden ve yüksek tepelerden alabildiğince
Kendini affetme suçluluğu duymadan
Derlermiş ki insanı dünyayı bilenler
Yarınlarını güzel yaşayanlar
Mutlaka geçmişinde anlamını kıymetini bilen değerden ve güzelliktendirler
Yol gide gide
Sıfırdan başlayıp sıfırda bitmeye
Duraktan durağa inen binenleriyle küçülüp büyüyen dünyayı
Olgusu
Bulgusu
Sezgisi
İnsancı
Ön tanısı
Kesin tespitiydi derken
Düzensizlikten düzen kurmaya aklı bozdu gubidik abidik, davul da hoş beş filandan kavrayıp getirdiklerini
Çınlayan dereye
Bozulan bağa
Ötedeki ırmağa
Tokmağın zombur gümbür kalkıp inen kol ve kaldıraç gücünden
Kafayı taktı
Niyeti sapıttı
Kızıştıkça azıttı bozdu dağıttı azap gazaba çarketti, duvarın dibinde damın arkasında kimse kimseyi bulamazsa
Muhtar mührünün
Ve Kameraların görüp görmediği her köşe bucakta baldız bacanağı, bacanak baldızı, bacanak hem baldızı hem bacanağı
Elti görümceyi her yol mübaha kamalayıp bıçaktan geçirdiği
Bu esnada Arpalar yulaflar çavdarlar tozlu yollarda izini akıbetini zavar değirmenlerde haraba yazıp
Evinde insanlık oturmayan örene virana
Ağaçlar kendini bilmez oldu, cümle hükmünü murdar etti intihar eğilimli insan
Sigortası attı tüketim marketlerine bağlı hakkın huzurun, aşkın vebali kötülüğün dillerine düştü
Günü karardı
toprak can çekiştiği yerde öldü mevsimlerin hayatı kaydı
Kendi çocuklarını katlettiği sabıkadan hakkı ve üste çıkmak için ne hukuk bildii
Ne ahlak tanıdı
Ne vicdan ne huzur ne onur hiç
Hiç
Hiç
Erimeye yakın Kızgın demiri döve döve döve
En mükemmel ev bark çarşı balkon cadde sokak
Ve insan yapacağına içten pazarlıklı
Ve kafadan matematikli
Ve sürekli sapmalar zarar ziyanlarıyla günden güne azalıp eksilerek
Bozulmuş çürümüş bıkmış usanmış
Almış başını gidiyor dünya
Hiç
Hiç
Hiç
Do kararına daha inip dokunmadan
Dümbelekdarbuka
Seyfi Karaca…… Kasım/24
….
…
DiPNOTUNDAN HAYATIN
….
Sıfırla ölüm yaşı arasında ayırdedici hiç bir özgünlük yok artık
Yılların ve yolların büyüttüğü yaşta bellekte bilinçte birikimde karakterde donanımda hiç kimsenin magazin kusmuklarına ve tüketim piyasası afyonlarına bağlı kalmaksızın kendi gerçek ve özgür yaşam dünyasından tanıklık ettiğiyle farkı olmadığı gibi yenilmişliğe yanılmışlığa biriktirerek çoğalttığı sorunlara çözümlemesi de yok.
Bu sebeple herkes özendiren ve alıştıran döküntü çanağında ne varsa birbirine çalıp bulaştırarak kimsenin saygınlığında kalmayan anlamsız dağınık dolaşımdaki tezgah ürünü ağız dil ve davranışları kullanıp tüketmekte. Anlam değeri gerçek karşılığıyla olsun olmasın donanmış yüklenmiş şiddetin cinnetin vahşetin kuşkunun kibirin baskının dehşetin gırla gezip cirit attığı ve kol gezdiği kokuşmuş çürümüşlük dolaşımıyla içgüdüsellik çalkamasından Aşkım bemişim gargaralayıp tükürmekte herkes en yaygın bilindiğiyle mesela.
Çünkü tahammülde toleransta paylaşımda ilgide iletişimde hiç kimsenin hiç kimseye itibarı samimiyeti ve saygınlığı olmayan; kibire hırsa ihtirasa mükemmellikçiliğe ve sürekli kazanan başarılara odaklanıp şartlanan insanlıktan çıkmış sapkınlıklarla hayatın sürüklenişi sırasında olası hata kusur sakarlık doğallık ve insanlığını ( birbirini kışkırtan ve birbirinden yapılanan hor hakir aşağılık bakan gören ve baskılayan bozulmuşluklarla ) kabullenmemekte.
Duyarlılığı samimiyeti emeği gözlemlemesi yoksa sahtekarlık üretir yalandan yapaydan para odaklı ihtişam gösterişli , mükemmellik şartlandırmalı ve denetimli serbestlikliğe mahkum kişilik ve kimlik. …
Türkiye… varsa yoksa içinde toprağında denizinde güneşinde göğün altında yapragın tomurcuğunda her şeyiyle yaşadığımız gerçekliğe sımcıcacık; tan yellerince günaydın, dünya incisi ve gelincikle ekşileşmenin ülkesi ve akşamüstü çayın tüten buğusunda aşkla yoldaş olmanın tutkusu , hasret ile hayale eşsiz emsalsiz gözbebeğimizdir, kutlu vatanımız kutsal öz yurdumuzdur, bir tanemizdir , her şeyimizdir, değerini kıymetini bilene.
Seyfi
….
GÜNÜN GÜZELLIGINE ve SANA SONSUZ TESEKKÜRLERIMLE
…….
Sevgili kardesim, sair-yazar HACI IBRAHiM SAGIR`a hithafen ..
Yel yahut su degirmenlerinin akintisina - rüzgarina kapilip da, kar topu, nur topu, ates topu…hepi topu dipten bucaktan her neyse dönüstüren arac gereclere muhtac, murdar, mahkum, minnet, aciz ve mahrum olmaksizin, YASAM ENERJiSiNIi veya KAYNAK DEBiSiNi israf yoluna harcamamak icin TOPLUMSAL CÖZÜMLEMEYI bireysel keyfiyetten öncelikli kilmalidir saglik sihhat huzur mutluluk edep güven saygi sevgi ihtiyatinda kendini bilmek ve bulmak dileyen insan.
Cünkü toplum cogunlugunu dengeleyip tartan bitmez tükenmez ihtiyac ve gereksinimlere bireysel keyfiyet simsiyahligini kaplayip örterek yapilan her süslü dekorlu AMBALAJ, gecici süreligine sarhos sendrumuyla insani yok sayarak kamastiran uyusturan ve kandiran aldanmalari saglasa da, narkoz etkisi gectikten sonra evvelki BOZULMUSLUKLARIN bütün hastalikli agri sizi sorun dert irinleriyle beraber kiskirtip kanattigi yerin kapanmasi asla mümkün olmayan cürümüs- kokusmuslugu katlayip en derin yirtiklardan ihmal edilen ve eden toplumlari istisnasiz her bireyiyle yüzlesmeye cekerek icindeki ölü insanligi tükürür ve kusar…
Biz…simdlerde MAGAZIN BAGIMLISI ahmakliga kul köle kilinarak ihmal ve ihanat edilen EDEPTEN EDEBIYATA tüm toplumsal degerlerin kokusmus cürümüslügü bedelindeki her insani yüzlesmeye cekip sürükledigi en sapkin , cani, yaratik, mahluk ve VAHSET bagimliliginin icindeki iltihaplasmalari disa vurdugu ve ciban basi durumundaki toplumsal cüzümsüzlüge bireysel yerinden kanayan ve bütün toplumu sabahtan sabaha kadar dönderip kivrandiran ve herkesin yillar yili kayitsiz ilgisiz soyut yapay kalmalar sonucu bir noktadan sonra kendini tanimladigi NARiN…NARiN…NARiN…NARiN..sebepler sonucunu senelerce yorduk yazdik irdeledik konustuk dertlestik söylestik sevgili kardesim IBRAKIM`le. Konusup yazmaya da devam edecegiz elbette.
Sesini telefonda duydugumda, okula gidiyormusum gibi bir sevinc, bin telas. Medrese Mekaninda görüselim dedisek de, KALE`ye karsi ve Sehrin Meydanina bakan yukari bir yer olsun istedik.
Yillardir bir türlü biz bize kesismeyen ve bulusmamiza engel tatil araliklarinin uzakligi sebebini en nihayet kocca bir hasret yanginiyla sarildik kucaklastik. Bastigimiz yeri sasiracak derecede üstü basi tütün kokan masada zaptedilmez bir sevincin dalginligini sanki her lafta her sözü birbirimizin dili ve keimelerinden aldik bizi bize yudumlayarak ictigimiz hasrete tastamam ettik. Saatler ötekileri kovaladi böylece, carsiya biraktigimiz horantayi filan töbeki unuttuk. Dertlestik de, hüzünlendik te, güldük sevine sevine bir olduk ta..Doyduk mu bir birimize, ne gezeeeer, diyerek, nicelerimize ve öteki bulusmalarimiza birbirimizi sarilip öpüp koklayarak görüsüp kavustugumuzun hatirasi essiz ve emsalsiz efsanesine birbirimizin ismini yazip yeniden görüsmelerimze ismarladik.
Günün güzelligine ve sana sonsuz tesekkürlerimle canim kardesim IBRAHiM.
Kardesin seyfi.
…lafin sözün daha ötesi ilerisi berisi siirin hakkiydi her daim…
…..
EYLÜLCELERE
……
Eylene söylene dünya dedigin bir avuc toprak
Bir yudum su
Bir sehimlik ömür nafakasi
Bir perdelik isik ve gölgeler oyunu
Dünya dedigin, bir uzak yer, bir yakin yol, bir garip diyar, dünya dedigin..
Bir rüyalik arzuhal perdesi ve bir görümlük hasret kapisi,
icinde sakladigi sirra mesken misafir insan dedigin bir solukluk can..
Döner bu mekanda saat
Yol isler
Ilmek baglar kördügüm
Evler yapilir bozulur, yel eser, ates yanar, insan irgat durur kendi kendine
Güz olur, günes sogur, dünya bir toz duman harmanidir
Eylülcelerden,
Savusur gider gülümserligin yanaklarina dokunarak avludaki hayat..
Iraklari getirir götürür konar göcerlige yaban kuslari
Zaman degirmeninde herkes sirra kadem saklambaclar sürer savurur
Dünya dedigin bir dönümlük hasat mevsimidir kimi kederin kiracinda
Kimi irem bahcelerinde huzurun…
Seyfi Karaca……..Eylül / 24
AKLIN ne darasi vardir ne kostünü ne bileti ne ambar cüzdani ne emanet kapisi ne dükkancidan ortaya karisik ambalaji sevgili GEREKSiZ MORFi. Kendini hic bir hacize ve tenezüle egip bükmeden yasatabildigin senindir. Sendendir. Bu kadar bozlmusluk kiri ve pasi icerisinde bu delilige akil yormak her sosyete erbabinin üstesinden gelecegi ve kalkacagi is degildir. Demek ki bu diri diri insanlik ölüsünü gömerek yutan koca cöplükte ve sonsuz boslukta tutunmaya calistigin cirpinislarindir, bence hic büyüme ve hep öylece deli divanelerde insan kal...
……
FiLISTiNCE SIZLAYAN YARAYA
……..
Duvarlar…
Egriyi dogruya ipte salinan kuyu gibi
Ucurumlari birbirine egirip ören duvarlar
Kasali sarjörlerden kursunlara delik desik ve omzundaki dünyayi unutulmus bayramlarda
Esir pazarligina
Gün ortasinda ve sabaha karsi cölden basraya, ölüdenize ve sahra cicegine
Iraktan Filistine kac gün kac sene bilmem kac yüzyil
Barismasini bilmeyen savaslarin cayini sekerini eskisi bile kalmayan minderlerde zehir etmis
Insana yamali bir kiyametin önünden ardindan
Kaynayip kuduran depremlerden daha siddetli, daha cok
Kölen olayim dercesine kizlar kadinlara, kadinlar kül benizli yara bere icindeki cocuklara
Insanligi hic kimseye hatirlatan
Bütün tabelalar sökük
Koridorlar hortlak
Bahceler viran, pencereler dilsiz, duvarlar delik desik
Her dam havaya ucurulmus yirmili yasin gencecigi
Uzun kuyruklara durmus ölm gibi cöken bir kabusun yersiz yurtsuz cölüne
Gökten yagmur degil
Kar degil
Kirci degil
Tipi degil
Huzur degil güven degil mutluluk degil
Sadece ölüm kusan cinnetin bir dahaki sabahina vedalasan sonsuz siyahlik
Kahretsin….
Lanet olsun…
Tövbe yeminler olsun ki cehennem zebanileridir köpeklesip kuduran
Azgin kuduzdur insan degil..
Seyfi Karaca……..Agustos / 24
….
DELON DELLETİNE 3
…
Hız zaman mekan mevki nüfus güç gösteriş otorite servet saltanat makam ünvan her konuda ve her alanda acımasızca yarışarak rakipsizliği elde etmek için duyarsızlığı ve markalaşmayı getiren ve bu uğurda tüm insanlığını yitiren makinalaşmış sanayileşmiş her şeyi sinemanın parlak yüzlü kadınımdı erkeği ve her tarafından şehvet fışkıran kadın tiplemesini sermayesi olarak kapatan sinema her şeyi giderek menfaati ekseninde eşyalaşan bozulmaların Emmenuella- Isabella pornoğrafik serisinden önce Birjit Bardot” u ve Alain Delon’ u hayal perdesine mimleyerek görsel pavyon sermayesi olarak kapattı.
Hiç kuşkusuz ki zifirkatranı uçsuz ücralar sonsuzunda geceyi sarıp kuşatan yıldızların kamaştırdığı tarifsiz tanımsız duygusal çalkantılı etkileşimler gibisi, karanlığın içinde oturan salonların hayal perdesiydi aynı büyüleyici ve etkileyici doğurganlığı ve doyurganlığıı hayat gerçeğinden öykünerek beslenen sinema.
Bu yüzden tüm diğer sanat dal kol icraat ve kaynakları gibi toplumun bireyin ve insanlığın bütün sosyal içerikli ( çünkü çoğul katılımcılığı kapsayıp hitap eden hassasiyetiyle) müjde sezgi duyum bilinç tavır duygu düşünce itiraz gözlem fikir bildirimleriyle sorun ve çelişkilerine her türlü ilgi ve yakınlıkta aklı fikri ruhu gözü kulağıydı sinema.
Oysa Alen Delon ve Birjit Bardot gibileri aynı kulvarın eşzamanlısı deyim yerindeyse adeta süslü salonların kiralık garsoniyesi veya oyna deyince het çalkalamaya oynayanlığın kenar köleleri saplam gutmuş kadın kostağı erkek fahişesi lisansına, tüm bunların aksine ve hiç birine şöhretlikleri süresince varlık duyarlılık göstermediler ve hayatlarını her zaman tanrılar gibi tapılacak ilgiyle el üstünde tutulmaya odaklı ünlüler çöplüğünde yarım bırakarak hayatlarının görünmeyen kısmındaki acımasız yalnızlığın bütün azap verici öldürücü ve kahredici şizofrenleriyle murdar olup gittiler.
Bu sebeple ömrü hayatınca Cezayir Vietnam da de Ruanda’ da diğer Afrika kıyı köşelerinde Orta ve Uzakdoğu ‘ nun her yerinde akka hayale gelmedik vahşet düzeyli katlamlar ve soy kırımları yapan Fransa” yı görmez duymaz bilmezden gelen bayat numaralara yatarak, yeryüzünde olup biten hiç bir haksız hukuksuz insanlık dışılığa ilişkin onurlu duruş ve tepki sergilemeyip her Fransız şöhretlisinde olduğu gibi Türkleri önyargılı Avrupa tipi fetişist dolgulamaların ırkçılığıyla söz verdiği İstanbul randevusuna gelmeyerek Erşvan’ a gidip orda bunlar soykırımcıdır diye üçüncü sınıf sahne sergilemesi, çaptan gözden düştüğü şizofrenik alçaklığa depreşmiş travmalarını susturup sakinleştirmeye çalışan Alain Delon” un piyasa ünlüleri vitrinindeki görünen kıza benzer cilalı yüzünün arka çöplük gerçeğinde tüm hayatını hortlak etmiş zavallılığın inancı yitik hayatı kayıp kişiliği ve kimliği intihar arızası ve tezgah laçkası kokuşmuş çürümüşlüğüyle en son kertede bütün insanlığa ve dünya değerlerine kin besleyip lanet okuyarak şöhret soytarısı olmalar uğruna kendini öldürünceye kadar sallanıp sarkan rol kesme repliklerden hayvan mezarlığına sığınıp tutunmaya çırpınarak hayattayken ölmüş .moruklaşmış vasiyet ve veraset sahipliliğinde kendine son verdi.
İnsanların kıyaslayarak aynı seviyede yorduğu rahmetli Cüneyt Arkın’ sa tam tersi ait olduğu toplumunun ve insanlığın inandığı bildiği doğru ve yanlışlarına zıtlıkların çelişenlerenden temize çıkması uğruna hep insan tarafında kalarak hak hukuk güven özgürlük iyilik sevinç kaygı adalet vicdan hoşgörü paylaşım saygı sevgi dil kültür cesaret yiğitlik doğruluk dürüstlük mertlik kanun ilim bilim değerlerinde hiç ödün vermeyen açık yüreklilik ve kararlı duruşuyla daima çoğulcu hayatın tüm ortak dengeleyenlerine toplumsal saygıyı kültürü bağı son nefesine kadar yitirmeyip kavgasını verdiği azmiyle ve inancıyla; çocuklarının babası Türk toplumununsa zerre kadar Delon benzeşmesi olmayan ve nasıl inandıysa öyle yaşayarak tamamladığı kendisiyle ahirete göçen insan güzelliğindeki ölmez eskimez örnek rol modelidir. Hatırasına sonsuz saygıyla rahmetlinin.
Aşagıdaki şiir ordandır …:
DÜNÜGÜNÜ
Zaman kavramını silip süpüren
Gökyüzüne saçın sergen olmuş yıldızlardan biri de benim ladesim olsun diyenlerindir
Ağır ağır
Dizim dizim
Sıralanmış gökyüzü kolyelerine gerdan kırarak döner insicam , kainat büyür, güneşten kamaşarak
Gece Şuh fenerinden med cezir olur, sular köpürür kabarır taaa ki gğnaydın olacak serğvenlere
Yoklaması geleninse eninde sonunda künyesi çağrılır okunur
Olmadıysa
Bugündü
Yarındı derken rahmetli olmadıysa, herkes bir gün ölüceği kesin kaidelere
Farkındalığına varıp
İnsan Farkıyla yaşadıysa vasiyeti aştır
Geride kalanlarına cümleten sabır selamet
Seyfi Karaca. Ağustos/24
….
CAYIR CAYIR INTIHAR TUTUSURKEN IZMiR
…….
Meclis…
Milleti toplumu hice iplemeyen kiyak kaymakliliga meclis
Dört yil boyuunca hic bir yoklama gününde yerinde ve koltugunda bulunmayan
Isini gücünü söhretini nufuzunu saglama almalarin ihalesini kovalamakla gününü dolduran
Ve dört yil sonrasi okkalisindan emeklilige kendi kendini sevk ettirmenin derdiyle
Bütün hisim akraba tanidik ve yakinlarina
Tatilde sefada sayfiyede saglikta kaplicada döner kulade yüzer havuzda
En ayricalikli toplum üstü imtiyazlarin vekilligini damgalanmis mühürlenmis vaziyete meclis
Ve toplumu milleti haricten gazellerin sefalet kapisinda birakma istismar ve ihanetiyle
Aldatip oyaladiginin muntazam zeminlerini dayanmis dösenmis
Meclis…
O partiden bu partiye oynak kaypak gezgin ve satiliklarin keyfiyetiyle odakli zimmetli
Temsil ettikleri iradeyi sahtekarligin daniskasina cirolayip transfer ederken
Trafik terörünü
Cevre kirliligi canavarini
Kayit disiligin haydut haramilerini
Ve kanunsuz hukuksuzlugun yagma yikim cellatlari ve mafyalarini ihya eden kacaktan
Alistirilarak herkesi kaniksatan ve kabullendiren kayitsizliktan evvelkiler
Ve ormaniyla dagiyla kusuyla cekirhgesiyle ötekiler gibisinin tipkisi
Cayir cayir intiharlardan kivilcimlanmis yanginlara yenisinin kundaklandigi
Izmir yandi tutustu kül oldu izmir…
Izmir yandi tutustu kül oldu izmir…
Izmir,
Yandi yandi tutusu küloldu izmir…!
Seyfi Karaca………..Agustos / 24
….
CAYIR CAYIR INTIHAR TUTUSURKEN IZMiR
…….
Meclis…
Milleti toplumu hice iplemeyen kiyak kaymakliliga meclis
Dört yil boyuunca hic bir yoklama gününde yerinde ve koltugunda bulunmayan
Isini gücünü söhretini nufuzunu saglama almalarin ihalesini kovalamakla gününü dolduran
Ve dört yil sonrasi okkalisindan emeklilige kendi kendini sevk ettirmenin derdiyle
Bütün hisim akraba tanidik ve yakinlarina
Tatilde sefada sayfiyede saglikta kaplicada döner kulade yüzer havuzda
En ayricalikli toplum üstü imtiyazlarin vekilligini damgalanmis mühürlenmis vaziyete meclis
Ve toplumu milleti haricten gazellerin sefalet kapisinda birakma istismar ve ihanetiyle
Aldatip oyaladiginin muntazam zeminlerini dayanmis dösenmis
Meclis…
O partiden bu partiye oynak kaypak gezgin ve satiliklarin keyfiyetiyle odakli zimmetli
Temsil ettikleri iradeyi sahtekarligin daniskasina cirolayip transfer ederken
Trafik terörünü
Cevre kirliligi canavarini
Kayit disiligin haydut haramilerini
Ve kanunsuz hukuksuzlugun yagma yikim cellatlari ve mafyalarini ihya eden kacaktan
Alistirilarak herkesi kaniksatan ve kabullendiren kayitsizliktan evvelkiler
Ve ormaniyla dagiyla kusuyla cekirhgesiyle ötekiler gibisinin tipkisi
Cayir cayir intiharlardan kivilcimlanmis yanginlara yenisinin kundaklandigi
Izmir yandi tutustu kül oldu izmir…
Izmir yandi tutustu kül oldu izmir…
Izmir,
Yandi yandi tutusu küloldu izmir…!
Seyfi Karaca………..Agustos / 24
….
HUNAM KINAYE
…..
Zengini yoksulu
Sohbet muhabbet
Beşikten mezaraydı saygı sevgi
Ve taa evvelisinden kalem yokken,
Kağıt yokken
Ve sadece söz
Yalnızca söz
Çakmağın ateşlediği tabakadan tütün sardırmaktan çok daha uzun ömürlü
Ve üstünde kumaşı eskiyen bütün urbalardan daha çok kıymetliydi yalınçıplak insan
Tek başına rağbet gören itibarda beyana dayalı söz iken saygı sevgi ve karşılıklı güven..
Gel gör ki halde vakitte içler acısına azap kezap dünya hanemiz ve insanlık güncemiz
Kime çektiyse artık lafını kifayetsiz masum kibar geçersiz ve hükümsüz bırakarak..
Damardan yediği bozuk karışımlar sayesinde herkese benzeyen
Fakat hiçkimse olamamaya bulaşık ve çamurlaşmış
Ortalık bir anda çatırdayarak dehşet saçan husumetle yandım aman
Bozulmuş dağılmış yoldan hizadan çıkan bozguna durmayın
Durmayın devam edin anonsunun kanca taktığı
Tekme yumruk kafa kol diz dirsek
Tüm bunlarla da kalmayıp vucut takım ve organlarının yetmediği yerden
Taş sopa demir çubuk zincir kazma balta halat çelik..
Ellerine ne geçirdilerse birbirine geçirip girişerek
Yaralı bereli ölü yahut daha beterine yere yıkılıp serilmelerin
Başına gelmeyen kalmadığı pilakası ezik kalıbı yamuk boylu boyuncası hükmen hurda
Gerek ruhen gerek bedenen mutlak surette arıza ve sakatlıklar çöplüğüdür
Arkadan dolaşan ve asılsılsız fesat fitnedir
Kundakçıdır
Tetikçidir
Arabozucudur
Çaşıttır
Sahtekardır
Dolap dümen ne ararsan gani gani ganisiyle
Kimlikleri belli
Faili ve cürümü insanlık dışı kadar sabıkalısından suç..
Eksiklik alçaklık eziklik ve yoksunluk duygusuyla bütünleşik
Kör topaldır genelde
Kendi benzeri olmayana kin güdüp karınsızlık eden bağnazlık küfünün
Üstüne yakıştıramadığı
İçine sindiremediği
Her şeye kin güder bugs eder kıskançlık taslar çelme çalımların muhbirci ihbarcı pususunda yatar
Ayakçıdır genelde
Yalakadır genelde
Yancıdır genelde
Yalamadır yaltakçıdır yalcıdır
Genelde yalpa yamuk yardakçıdır, hindir , sinsidir, çarkıttır, çürüktür, eziktir, çoraktır, çöpçatandır
Yedektir hep..
Ortak hayatımızın dibine temeline köpürüp püsküren azmış kudurmuş pisiko manyan mayın
Yuvalanıp döşendiği tahrip ve tahrik kalıplarına akıl fikir fakiri
Ud ihtiyat yoksunu
Cinnet ve cinayet imalatçısı, kirişini kontrolünü kaybetmiş hortlak zıvana
Seyfi Karaca…. Nisan/24