Kültür Sanat Edebiyat Şiir

sormak sizce ne demek, sormak size neyi çağrıştırıyor?

sormak terimi Cem Nizamoglu tarafından 06.05.2003 tarihinde eklendi

  • Almula Erdem
    Almula Erdem 27.01.2017 - 08:47

    Bana eksiklerimi sorma hayat, 'BABAM' ve 'YAKIŞIKLIM' derim,
    TAMAMLAYAMAZSIN! ! ! !

  • Şinasi Akay
    Şinasi Akay 22.10.2013 - 14:09

    Sorumak,soğurmak,içine çekmek,emmek,massetmek(esk.) /(Türkiye Türkçesi Halk Ağzı) .
    Ör.:'Sormuk sekeri' diye bilinen şekeri sormak(sorumak) vb.

  • Edaa
    Edaa 11.01.2007 - 21:23

    Sordum Sari CiceGe oda Ayni kanida..

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı 27.09.2006 - 00:10

    bildiğini bilene..

  • Ney
    Ney 05.09.2006 - 16:31

    Sesim soğuk bir sis
    Gittikçe grileşen dalgınlıklar oluyor
    Sormuyorum bir yolculuğa kimle çıkılır
    Ve kim yırtıp atabilir elindeki son dönüş biletinide
    Tüm yalnızlıkları mümkün kılan birileri olmalı
    Yada kalbini kederle onaran bir göçebe
    Özlemek o zaman bir çığlık olabilir belki, bir çığlık
    Sormuyorum artık biliciyede bilginede
    Aşkın darası nedir
    Ve mutsuzluk mümkünmüdür ki o,
    Bir kırlangıç ikindisiydi belkide,gümüşte ve hüzne gizlenen

    Ödünç sevişlerden bize kalan sonsuz grilikler oluyor yalnız
    Ve bir çocuğun hüznüne kazınıyor,gülüşlerimizin paramparçalığı
    Sesimin sislenmesi bundandır

    Karşılığı yok hiçbir acının
    Herşey gölgesi kadar ağır
    Sormuyorum artık sormuyorum
    Hergün yeniden kodlanan umutlarla kirletiliyor dünya

  • Kemal Kan
    Kemal Kan 05.08.2006 - 14:47

    Sorgulama



    Ne kadar
    Nereye kadar
    Kiminle
    Ne zamana kadar

    Verilen acının tarifi yok
    Zaten umursayan da
    Hepsi bitecek değil mi
    Sen dönünce

    Nasıl kabullencek
    Neden kabullenecek
    Bu adam seni
    Daha çıkmamışken teninden
    Başkasının parmak izi

    Bekir Tekoğlu

  • Göçmen Kızı
    Göçmen Kızı 14.06.2006 - 14:08

    Bu diyar baska diyar
    Diyarda sevdigim var
    Toprak anam yandim yandim
    Daglarinda zulüm var
    Aramadi sormadilar beni
    Kendime vermediler beni
    Aha geldim gidiyorum ben
    Dünyada görmediler beni
    Gözümden ceyhan akti
    özümden alev bakti
    Eski dostlar nerde nerde
    gül gibi diken çikti
    Aklimbana dargin oldu
    Deli diye birakti
    Ben mahsuni daglarin
    Nesesi yok baglarin
    Yaprak dökmüs gazel gazel
    Benim eski baglarim
    Bir sabah rüzgari giibi
    Akip gider çaglarim

  • Uğur Konar
    Uğur Konar 27.03.2006 - 21:23

    insanin bilgiye ulaşmasindaki araç ve mutlu olmak ya da aksi için yani mutluluğu bozmak için ibr zihinsel etkinlik var olan gerçekleri bulup ona sahip olmak için yapılanbir eylem olarak da adlandırıla bilir

  • Oguzcan Demir
    Oguzcan Demir 25.03.2005 - 18:14

    cahilliğimizin ortaya çıkmasını istemeyiz bilgiçlik taslarız ve çok az yaptığımız şeydir sormak aslında sormakla çözülecek yanlış anlamalar ve birbirimize küslüğümüz ama diyemiyoruz bilmiyorum sana sormak istiyorum bu konuyu

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 31.07.2004 - 06:53

    ÇOK SORU SORMAK

    Öğrenmek maksadıyla soru sorulmasında beis yoktur. Ancak kendi bildiğiniz bir şeyi başkasına sormak veya o meseleya vakıf olmayan bir kimseye sormakla, onu mahcup etmiş olursunuz. Bu ise dinen caiz değildir. Soru yönelttiğiniz kimsenin cahilliğini ortaya koymak ve kendi alimliğinizi etrafa ispatlamak için sormak ise haramdır. Lüzumsuz sorular peşine takılmak ise zaman sermayesini boşa harcamak olur. Onun için faydalı ve lüzumlu olan soruların dışına taşmamak lazımdır.

    Kaynak:
    Günümüz Meselelerine açıklamalı Fetvalar, 1249
    Mehmed Emre, Eskişehir, Balıkersir-Bilecik Eski Müftüsü

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 31.07.2004 - 06:51

    Soru sormanında bir edebi adabı vardır derler... Mesela bu konu dinimizde çok güzel işlnemiştir: mesela cevabını beğenmiyeceğiniz soruyu sormamak ya da Allah'ın pazuları ne kadar büyük gibi sorudan çok alay edermişcesine rezil sorular...

    Bu açıdan bakarsak, cevabını bildiğimiz ya da kendimize göre cevabı olan soruyu sormak gibi seviyesizlik yapmak: Daha çok saldırmak için sorulan sorular, fasulyenin faydaları nelerdir gibi saçma sorular, daha Konayı bilmeden anyayı sormak, sinir etmek için sormak ve daha örneklerini çoğaltabileceğimiz gereksiz sorulara soru bile denmez...

    Bilmemek değil sormamak ayıptır derler ya işte sadece sormak değil öğrenmek için sormak esas marifetir...

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 31.07.2004 - 06:41

    Soruya soruyla karşılık vermek, taa Sokrates'e kadar dayanır...
    En basit örnek:
    -Neden?
    -Neden olmasın?

    Ne kadar basit bir taktik olarak gözükse de felsefenin ve belagatın en etkiletici yanıdır hatta silahı bile diyebiliriz... Ne de olsa filozoflardan biri '''Soru sormak en güzel cevaplardan da yücedir'' dememiş midir...

    Lakin ezbere kaçarsa önemini kaybeder...

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 06.05.2003 - 04:09

    İlim hazinedir. Onun anahtarı da sormaktır. Dikkat ediniz ve sorunuz. Çünkü ilim ile ilgili sorular sormakla dört kişi birden mükafatlanır: Soran(1) , cevap veren(2) , dinleyen(3) ve onları seven(4) .

    Tanım: Hadis-i Şerif
    Kaynak: Müttefakün Aleyh

    1. (İmanın esasları çerçevesinde alınması gereken) bu hadiste, “Soran” dan maksat araştıran, inceleyen, ilim öğrenmeye karar vermiş insan demektir ki bu şartlar altındaki insan Hakk Yolu’na adım atmıştır zaten. Soran kişi öğrenmeye hevesli kişidir ve soru sormaya başladığı zaman öğrenmek istediği şeyi bulur ve ona ulaşır. Bir insan sormazsa, kaygısız kalırsa, uzak kalırsa; O’nun Yolu’na girmesi mümkün değildir. Ama araştıran kişi Hakk Yolu’na adım attığını düşünerek; bu yolun gerektirdiği emir ve yasakları yerine getirir, araştırıp öğrendiğini uygular ve böylelikle sevap kazanır.

    (Tabi sormanın edebi Maide suresi,5. Ayette, ‘’’… size sıkıntıya sokabilecek olan konular hakkında soru sormayınla…’’ belirtilmiştir.)

    2. Soran kişiye cevap veren, öğrettiği bilgi ile sevap kazanıyor.

    3. (Yararlı konuların konuşulduğu) bir toplulukta bir kişi öğretileni anlamıyorsa, sormaya da cesaret edemiyorsa eğer; yalnızca orada bulunmak istemesi ile de sevab kazanıyor. Yani bir gün bir kelime anlayabilir ya da bir gün bir kelimeyi uygulayabilir düşüncesi ile o sohbette bulunmak da ona sevab kazandırıyor.

    4. Nefsine yenik yaşasa bile yahut herhangi bir sebepten cemaate gelemese bile, herhangi bir şekilde dini eğitim yapmasa bile; ilim yapanlara saygı duyuyor, sevgi duyuyorsa kişi, o da sevaba eriyor.

    (Tabi sorup, bizzat öğrenip, anlayana kadar tekrar edip, anlayana kadar sormak, neticede ilmimiz ile amel etmemizdir önemli olan)