Kültür Sanat Edebiyat Şiir

kelime-i tevhid sizce ne demek, kelime-i tevhid size neyi çağrıştırıyor?

kelime-i tevhid terimi Muhammed Ali Bir tarafından 28.07.2003 tarihinde eklendi

  • Sefa Genç
    Sefa Genç03.08.2009 - 14:15

    bu konu hakkında bilgi edinmek isteyen hakikat dergisinin 191. sayısını okusun muhakkak kaçırmayın.kelime-i tevhid hakkında en geniş bilgiyi burda bulabilirsiniz.



    http://www.hakikat.com/anabuay.html

  • Umut Kuzu
    Umut Kuzu17.01.2009 - 00:01

    ALLAH dan baska İLAH Olmadıgına inanmak... İman Etmek...

    Hiçbirşeyi o kadar değerli onemli kılmamak...

  • Cagrı Yener
    Cagrı Yener13.01.2009 - 23:14

    kelime-i tevhid:' Allah'tan başka ilah yoktur. Hz Muhammed onun elçisidir' anlamına gelir.

  • Muhammed
    Muhammed31.12.2008 - 09:09

    efendim anlamı nusret beyin yazdığı gibi değildir.
    insanlar kendilerine başka ilahlar edindikleri için Allah'tan başka ilah yoktur denilir.
    insanlar Allah'ın varlığını inkar etmezler.
    ebu cehil dahi etmedi.
    onun savunduğu Allah'a ulaşaiblmek için putları kullanmaktı ki bu Allah'ın yanında başka ilahlar edinmek anlamına geliyordu.
    bu noktada tanrı yoktur Allah vardır yanlış bir cümle oluyor.

    ama necip fazılın dediğini de unutmayız.
    Allah tanırını belasını versin!
    ama tek bu yönde düşünmemek lazım.
    ve belki dillere pelesnk olmuş tanrı lafzının popülaritesini de düşünmek iktiza eder.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan30.12.2008 - 13:01

    Kelime-i Tevhid; Okunuşu: 'La ilahe illallah'
    Anlamı: 'Tanrı Yoktur, sadece Allah vardır'


    'La ilahe illallah' cümlesini 'Allah'tan başka Tanrı yoktur' diye çevirirsek, Allah tanrıdır ama başka tanrı yoktur tanrı olarak Allah vardır demeye gelir ki, bu tevhid anlyışını tam olarak yansıtmaz.
    Kelime-i Tevhidin gerçek ve tam anlamı: 'Tanrı Yoktur, sadece Allah vardır' şeklindedir.

  • Akın Eryazıcıoğlu
    Akın Eryazıcıoğlu16.10.2005 - 23:40

    Allah'ın tek olduğunun ve O'ndan başka ilah bulunmadığının ifadesi.

  • F
    F16.08.2004 - 17:55

    İman, yetmiş küsûr şubedir. En üstünü `Lâ ilâhe illallah' sözüdür. En aşağı mertebesi ise insanlara eziyet veren bir şeyi yol üzerinden kaldırmaktır. Haya da imandan bir şubedir.' (Tirmizi) demekte Hz.Resulullah

    Bir başka hadisinde ise..

    Her kim ki 'Men kâle Lâ ilâhe illallah dehale'l-cenne.' Hadisinde belirtildiği üzere 'La ilahe illallah' derse `O Cennet'e girecektir' diyor Resulullah Efendimiz... Bugün dünya üzerinde bir milyar müslüman var, yaklaşık dokuz yüz doksan dokuz milyonu haliyle 'la ilahe illallah' diyor. Peki bunların hepsi Cennet'e girecek mi? .. Tabi ki Hayır...

    Şu Hadis ise konuya gerçek yönden bakmamızı sağlamakta;

    'Cennete girecek insanların sayısı, siyah bir öküzün sırtında bir avuç ayası kadar yer tutan beyaz kıllar miktarıncadır.' (Sahihi Buhari)

    Demek ki ilk hadiste anlatılmak istenen Kelime-i Tevhidin gerçek manâsının anlaşılması imiş...

    Gelelim Kelime-i Tevhid'in anlamına 'La ilahe illallah'

    'İlahlar yoktur. Ancak Allah vardır' demektir. Kelime-i Tevhid'in mânâsı maalesef günümüzde de yanlış algılanmaktadır. Geçmişte birer ilah olarak kabul edilen putlar yakılıp yıkılınca, ilahlık kavramı da Allah ismine yakıştırılmıştır.

    Oysa ilah (Tanrı) ile Allah kelimelerinin ifade ettiği mânâlar arasında büyük bir fark vardır.

    Bugün ilah Tanrı anlayışını benimseyen ve hasbel kader klasik islamın savunucusu durumunda bulunan isimler, bu bâkış açısından yola çıkarak temel konular olarak kabul edilen 'mirac', 'nefs', 'sünnet', 'Kur'an'ın inzali', 'melekler', 'ruh' ve 'kader' gibi hususlara asla somut bir şekilde yaklaşamadıkları gibi, toplumsal kimliğe uzanmış tabularla, kulaktan kulağa, nakilden nakile bilgiler doğrultusunda orijinal olanı yanlış yorumlamak durumunda kalmaktadırlar. Düşünün, Kur'an'da 'Burç' suresi varken, Astrolojinin A’sından haberdar olmayan, bilenlerimiz(!) mevcut! …

    Gerçek olan şudur.;

    Allah ismiyle işaret olunan, sonsuz ve sınırsız bir varlıktır Orijin yapı... Mânâ, enerji ye madde platformlarında değişik isimler alır. Allah kavramı, mânânın bile özünde mütalaa edilmelidir. Bu idrâke, Kelime-i Tevhid ile ulaşılır ve Allah isminin mânâsı rastgele bir şekilde değil, Kur'an'da ifade edildiği gibi anlaşılmalıdır;

    'Feeynema tuvellu fesemme vechullah' (Bakara/115) (Her ne yana dönerseniz Allah'ın Vech'i oradadır.) Allah'ın Vech'i yani yüzü, bildiğimiz şekil, suret anlamına gelmemektedir. Zahir göz ile bu yüzü tesbit etmek mümkün değildir. Zira, Allah'ın yüzü Vahid (tek) olan mânâdır. Mânâ ise, beş duyunun ötesinde, basiretle algılanabilir. Basir isminin mânâsı, bireyin kendi Vech'ini görebilmesine vesile olur. Anlatılanlar, 'Allah' ismini 'ilahlık' kavramından mutlak olarak soyutlar.

    'Hu vel Evvelu vel Ahiru ve'z- Zahiru vel Batın” (Hadid 3)

    (Sonsuz bir öncelik ve sonsuz bir gelecek sahibidir, beş duyu ile tesbit edebildiğiniz veya edemediğiniz tüm varlık O'dur)

    'Ve nahnu ekrabu ileyhi min habliveriyd'

    (Biz O'na (insana) şah damarıdan daha yakınız) 'Ve fiy enfisukim efela tubsirun'(Zariyat 21) (Nefislerinizde, hâlâ görmüyor musunuz!)

    Bunlar, Kuran'da tesbit ettiğimiz, anlattıklanmızla paralellik taşıyan âyederdir. Aşağı yukarı her âyet-i Kerime'de de Allah'ın bir ilah, en büyük ilah olmadığı bariz bir şekilde ifade edilmektedir. Zira ilah, 'belli bir mekân içinde olan, kendisine yönelinen varlık' anlamına gelir. 'Allah' ise; zaman, mekân kaydından münezzeh ve onların özündedir.

    Buraya kadar anlatılarılara altematif olabilen 'Kuran'da pek çok yerde ilah kelimesi geçiyor, buna ne dersiniz? ' sorusuna yanıt verelim:

    ayetlerde geçen 'ilah' kelimesini algılayabilmek için Kur'an'ı derûni olarak inceleyen bir ilim var; Tasavvuf, Başka bir deyimle, Allah ilmi de diyebilirsiniz. Kuran'da Allah isminin ilah gibi gösterilmesi, 'Ulûhiyet' kavramından kaynaklanmaktadır. 'Ulûhiyet' 'O'nun'var ettiği varlıkların hakkını vermesi' ve 'Kim, ne için var edilmişse, yaratılış gayesine uygun hareketler yapması' prensibini getirir. örneğin; bakkaldan bisiklet lastiği, bir futbolcudan şarkıcılık, dişçiden ortopedistlik, pilottan hamallık, balıkçıdan terzilik gibi istekleriniz olamaz.

    Misalleri bireylerin dışına taşırarak Allah'ın kendi boyutları itibariyle de düşünebiliriz. Zat boyutunun ifade edilememesi yanında, Sıfat ve Esma'nın izhar ettiği vasıf ve isimlerin varlığının olması, yine Ulûhiyet sıfatı ile tahakkuk etmektedir.

    En güzel öreği, En-Nas suresinin ilk üç ayetidir. 'De ki; Sığınırım, insanların Rabbi'ne', 'insanların Melikine', 'insanların ilahına..' Burada, üç ayrı şekilde yapılan tasnif dikkât çekicidir. Sığınma, direkt ilah'a olsaydı Rab ve Melik kelimelerinden bahsedilmeyecek, iki kelimenin ayrı ayrı anlamları olmasaydı, zikredilmeleri de gerekmeyecekti.

    Dikkat edilirse, önce bu ikisine sığınma mevzu bahis... Bilahare, ilah'a sığınmadaki anlam, Allah'ın Ulûhiyet vasfı ile ilgilidir, ki bu cihet Kuran'da ifade sadedinde `ilah' kelimesi ile anlatılmaktadır. Bir başka örnek daha alalım Kur'an'dan; âyet-i Kerimelerde bazen 'Ben', zaman zaman da 'biz' tabiri kullanılır. Bu ifadelere göre, Allah'ın çok olması gerekir; halbuki O 'Tek' tir. Demek ki boyuta göre ifade değişmektedir.

    Ahmet F. Yüksel (Bu Yazı 18 Aralık 1999 tarihli Akşam Gazetesinde yayınlanmıştır.)

  • F
    F04.08.2004 - 14:32

    'There is no god, but only Allah'

  • Boran
    Boran23.07.2004 - 12:29

    Kelime-i tevhidin çevirisini, 'Tanrı yoktur, sadece Allah vardır' diye yaparsanız, bu takdirde,'we İlahukum ilahun wahıd'; ve Tanrınız tek bir tanrıdır.(Bakara/163) ayetiyle ve dahası Kuran ın ortaya koyduğu ilah tasavvuruyla çelişki problemi yaşarsınız...

    Tanrı=ilah, bi-hakkın/gerçek anlamda tapınılmaya layık olan varlık demektir.Ontolojik anlamda böyle bir varlığın olmadığını söyler ardında da Allah vardır derseniz, sadece tek bir cümle içinde bile bir kitap dolusu çelişkiden daha korkunç bir ontolojik çeviri va anlama hatasına düşmüş olursunuz....

  • F
    F21.07.2004 - 14:19

    Eğer kelimelerin anlamı üzerinde durursak…

    'La İlahe'; 'La' yoktur; 'İlahe', TANRI demektir, yani tapınılacak tanrı yoktur, demektir.

    Kelime-i Tevhid, 'La ilahe' ile başlıyor… Ve başlangıçta, kesin bir hüküm vurgulanıyor. 'Yoktur tapınılacak varlık! '; 'la ilahe'! ..

    Akabinde, bir açıklama geliyor… 'İlla' 'sadece', 'ALLAH' vardır! ..

    'İLLA ALLAH' yani 'sadece ALLAH'! ..

    Birinci mana olarak, bu cümleden açığa çıkan gerçek şudur…

    'Tapınılacak TANRI yoktur'… Evet, burada, kesin olarak, tapınılacak bir öte tanrı olmadığını vurguladıktan sonra, 'İLLA ALLAH' diyor…

    'İLLA', yukarıda açıklamaya çalıştığımız üzere, 'ancak' manasına anlaşılabileceği gibi, buradaki kullanım şeklinde görüldüğü üzere 'SADECE' anlamında dahi kullanılır…