bir şiirlik ömrüm kaldı yanında
yaz beni
ölmezsem her mısrada
aşk değilim.
bir şiir gibi ezberimdesin hâlâ
bu sıcaklığı lacivert bir çizgiye böl
ve çıkar aklından
beni sevmen hiçbir işe yaramayacak
elinde kör bir bıçak
şimdi, yüzümde bıraktığın hüzünlerden
bir kitap okusa kalbim.
sen, fesleğenleri hiç kırmamış olsan,
ben, hiç gitmemiş.
mavi kapılardan, hiç dinlenmemiş şiirler okusan,
yine özledim diyebilsen,
belli ki sen dikenli bir kaktüsü sevmişsin hüseyin
bütün gün bir gölgeye doğru yürümüş dişlerin
ve bütün gün
ter basmış seni
ben sevgiye olan inancımla
insan bazen göğü yarıp içine girmek ister
gölgede bir kuş uzar sonra
bu yara kimden
o yara kimden bilmezsin yine
sabah saatlerinde başlayan yağmur
kıyıya vuran dalga sesleri
tenin yakınlığı ve yatkınlığı şiire
hiçbir aşk hiç bu kadar kirli durmamıştı gövdemde
ve hiç bu kadar kül dökülmemişti geceye şiirden
bir ara sırtını dönüyorsun
dünyayı sırtıma aldığım o ilk gün dönmek istemiştim
annemin karnına
omuzlarımdaki kırsal bölgeye sol eliyle
vuran yağmur damlaları
karnımdaki şişkinliğe doğru akıyordu
en iyi nişancılardan sonra
en çok inandıklarım vurdu beni
ne varsa içimden tanrı'ya ulaşmış
kimseye şiir borcum yok artık
cümlelerin ünlem biriktirmiş en son hali bu
küllükteki sigara izmaritlerinde
sessizlik hâkim
filtresiz cümlede durmak gibi bir niyetim
yok bu akşam
anarşist saçlı dalyanlar geçiyor buradan
bütün rüzgârlar dağıtıyor her şeyi
bak, suçüstü yakalanıyorum gözlerine
nehre karışıp gitmekten korkuyorsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!