birazdan rüzgâr da girer camdan içeri
yağmur da vurur kapının kilidine
gün çıkar pervasız ağızlardan
az ileride bir begonvil büker boynunu
saçlarında kaç kaç kırık var mesela
sesinle bile beni dövdüğün
tek bir cümleyle kırdığın
simsiyah
bir akşamım ben
ve uykusuz onca zamandan sonra,
dünyanın sırtını ovalayarak başlıyor yağmur
güz kokulu cümleler örtüyor
suyun rengini
hadi biz inanalım süzgeçli ellerin kırılganlığına
illa ki bizde de iyilik içinde yüzen
söylesem yine de bilmeyecekler
gövdemi karalayan
o lacivert kalemler
suyla arınmıyor
yüzümde çatırdayan onca sözcük
dökülürken
sessizliğimden
göğe baktım
göğe baktınız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!