Kasır Galı Antoloji.com

Her yer karanlık.....

  • Reyhan Danış
    Reyhan Danış 26.02.2025 - 13:17

    Her yer buzlu :)

  • Mustafa Bay
    Mustafa Bay 30.12.2024 - 20:41

    Sağlık, esenlik ve 2024'ü aratmayan bir yıl dilerim,
    Sevgi, saygı, muhabbetle...

  • İki Baharın Valsi
    İki Baharın Valsi 21.01.2024 - 17:19

    her yer puslu

Toplam 3 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR


  • Sarmaşık

    Kâmuran Esen

    10.07.2026 - 09:23

    Uzun bir süredir burda ilk defa iyi bir şiir okumanın keyfiyle....

  • Bir Anka Kuşu

    Yusuf Hayaloğlu

    15.05.2026 - 11:47

    Sinan Bey...

    İyi niyetinizden ve pozitif saygılı yaklaşımızdan şüphem yok. Ama ilk mesajınızı destekleyen ikinci mesajınız ile mevzuda bir farklılık oluşmadı. Ya da benim mesajımdaki değindiğim konulara pek karşılık gelmedi. Hassasiyetleriniz ve konulara bakış açınızı anlıyorum ve bunlara diyecek ...

  • Bir Anka Kuşu

    Yusuf Hayaloğlu

    15.05.2026 - 10:24

    Sanatçılara eleştiri ve yorum eserleri üzerinden yapılması gerektiği kanaatindeyim. Aksi durumda ise sosyal. siyasi, felsefi tartışmalara girmek kaçınılmaz olur. Çünkü dünya görüşleri, siyasi farklılıklar çeşitliliği bu zemine taşınılmaya açıktır.

    Bu şiirdeki objeler ile haksızlığa ve zulme diren ...

Toplam 168 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR
  • Bir toplumun şuur boyutu

    11.05.2026 - 14:28

    Işıklar çoğaldıkça kararan sokakları düşünüyorum....

  • Bir bukle şiir bırak

    11.05.2026 - 14:14

    Bi sol salim ölseydik

    O aptal kıyametin kollarında
    Rahat ve güvende uyuyanlar
    Şer gecelerde şarikada mesela
    Çarelerden çare beğenirken
    Korkunç bir mutluluğa tutulan yarın
    Yarın ve tekrarlamak
    Tekrarlamak nasılsa tekrarlanmak
    Ne hikmetse o cazip yarıncılık
    Düş buharında yıkanmak gibi tekrarlamak

    Yırtık gülümsemelerden süzülen yalan
    Farzet ki ginzaya içmek için gitti derviş
    Kibar ve sevecen bir kapıya dayanıp
    Vahşi zevklerden kaçınmadan
    Yarasını eûzu besmele ile kaşıyordu
    Nasılsa içimizdeki kırıklar kavmi
    Kendini ululardan ulu sanıyordu

    Sahilde bir hastane sipariş edelim
    Balık öldü ben zaten kurtulamadım
    Balık öldü ben zaten kurtulamadım
    Henüz birlikte atladığımız bir deniz yok
    Yok Kumkapı yok bizans sarayı
    Hangi telgraf kefilimiz olur
    Polis mi ambulans mi kimin sireni

    Gece yarılıyor isrâ isrâ bir geçiş
    Karanlıkta devleşen gövdeler
    Ayık bir avlu bulup da nerede çürüyecek
    Yarasını hâlâ Allah gibi kaşıyan o kendinden geçiş..

    Feyz Kariha

  • Bir bukle şiir bırak

    07.05.2026 - 13:36


    BİR ŞEHRİBAN NAMESİ

    I.

    / Oysa akdimiz vardı, cümle âlem içinde
    Âlem elin içinde, el âlemin içinde /

    Merhaba Şehriban’ım, Şehriban’ım merhaba
    Akşamın meltemiydin, sabaha bad-ı saba
    Sen ki elvan elvandın, benim lalezarımda
    Sen ki gönlümde billur, bir nur intizarımda
    Bugün ay ışığında, gök kubbeye boyandım
    Gün ağardı, güneşli, bir sabaha uyandım
    Ufkunda kulaç kulaç, yüzdüğüm umman vardı
    Gönlüne sığındığım, kutsi bir liman vardı
    Aşkın girizgâhında, yazıldım bu girdaba
    Merhaba Şehriban’ım, Şehriban’ım merhaba

    Bilir misin her gece, sen vardın düşlerimde
    Ben düşümün peşinde, düşüm benim peşimde
    Halel gelmesin diye, iblisi kovuyordum
    Şaşkın mahmur ve bitap, alnımı ovuyordum
    Cühelâ idim yandım, ulemadan feyz aldım
    Omzuna yünden aba, boynuna ipek şaldım
    Seherleri buz kestim, soğuk bir tadım vardı
    Evvelce gayri mühim, malûm bir adım vardı
    Kifayetsiz bir sondun, hicrandın gülüşümde
    Bilir misin her gece, seni gördüm düşümde

    Sevdiceğim cananım, dem geçtim gözlerinden
    Sırma çanaklarından, pirinç güğümlerinden
    Hiç görmedin, bilmedin, lale devriydi zaman
    Suretim neyzen idi, siretim içli keman
    Rüzgâr şarkı söylerdi, fırtınalar duyardı
    Baharda kelebekler, hep rüzgâra uyardı
    Kulağımda ezgiler, elimde sazım vardı
    Kalubelada akdim, sıratta yazım vardı
    Meczup olup sakındım, uzak durdum yörenden
    Sevdiceğim cananım, dem geçtim gözlerinden

    Fuzuli'yle hasbihal, ettim şikâyetinde
    Rezil rüsva ağlaştık, soldum kıyametinde
    Zerre-i miskal her söz, ziynetti gerdanıma
    Firuze bakışların, güneşti zindanıma
    Gâh muhabbet ile sardım, buzdan dudaklarımı
    Gâh dilimi dağladım, yaktım dudaklarımı
    Dimağımı zorlayan, âşık damarım vardı
    Yanağımda okkalı, kendi şamarım vardı
    Baki çaldı kapımı, divan eteklerinde
    Fuzuli'yle hasbihal, ettim şikâyetinde

    II.

    / Oysa bir seyyah idim, evvel zaman içinde
    Zaman benim içimde, ben zamanın içinde /

    Her güne ayrı yazdım, her beyit beytü’l-gazel
    Vuslatın bahçesinde, yâdıma düştü ecel
    Hiçbir ilaç inan ki, çare değil ağrıma
    Senin en çok sükûtun, gidiyor ağırıma
    Ah ettim eyvah ettim, yine de tükenmedim
    Açtım avuçlarımı, elife mim ekledim
    Ruhumda kor cehennem, ahvalde püryan vardı
    Sensiz cennette bile, çeşm-i giryanım vardı
    Güzeller çirkin oldu, çirkinler ise güzel
    Her güne ayrı yazdım, her beyit beytü’l-gazel

    Mahşerin ortasında, ezan-ı dil aradım
    Kevser tasında yağmur, ateş tasında kardım
    Çehrem nâr-ı cehennem, ruhumda zebaniler
    Paçamdan hiçbir türlü, düşmedi haramiler
    Mazinin kollarında, sırtım delik deşikti
    Oysa tek arzuhâlim, aşiyan bir eşikti
    Ne bahtiyar cemalim, ne de huzurum vardı
    Gani gani efkârım, gizli gururum vardı
    Derin yaralarıma, yine kendim yaradım
    Mahşerin ortasında, ezan-ı dil aradım

    Vakit ayrılık vakti, usulca gidiyorum
    Tut ki sana gelmedim, ben bana dönüyorum
    Kaç segâh geçti bilmem, kaç nihavent mevsimi
    Sultaniyegâh sandım, düştü hicaz iklimi
    Sefil oldum biçare, önce düştüm gümraha
    Suretin hatırladım, eriştim inşiraha
    Varlığın yokluğumken, senli dilşadım vardı
    Yokluğunu var saydım, kayıp irşadım vardı
    Şimdilerde Mevla’ya, hep niyaz ediyorum
    Vakit ayrılık vakti, usulca gidiyorum

    Hoşça kal Şehriban’ım, Şehriban’ım hoşça kal
    Sen şendin, sen şadandın, canandın, hep öyle kal
    O narin duruşunla, kristal bir edaydın
    Sımsıcak gülüşünle, kubbede hoş sedaydın
    Sevdamız bu lisanda, dolunay batmasıydı
    Divane pervanenin, şem ile yatmasıydı
    Boynumda bir Zülfikar, yürekte zarım vardı
    Ölmeden girilecek, külden mezarım vardı
    Bu artık veda değil, bu artık son intikal
    Hoşça kal Şehriban’ım, Şehriban’ım hoşça kal

    Yıldırım UZUN

Toplam 58 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR