gizlice konuşuyoruz suyla
çoğalan bir kış
azalan bir bahara kafa tutmakta
bakmakla yetinmediğim
düşmekle kalkmak arasında kalan
bilseydim başka türlü başlardım sevmeye
böyle bir ters, bir düz
böyle yaban otlarını kökünden söker gibi
almışım seni içime
bilseydim suya bir nilüfer diker
günebakan çiçekleri gibi öne eğdiysem yüzümü
sesimden gürültülü yağmurlar
geçtiyse yok yere,
ve sustuysa kalemimden dökülen
önsözlerim sararmış sayfalara
tükenmez kalemlerle çiz kalbimi
bir sabah olsun istiyorum.
gün ışığı göstersin eski yüzünü
yalın bir toprak koksun hayat
ıhlamurlar şifa dağıtsın dalında
sen emel çiçeklerinin kokusunu arzula
istiyorum ki, bir sabah
yokluğunda seni bu denli çok severken
hem sana hem kendime zarar veriyorum
aşk çirkinleştiriyor beni
bir yalandan ibaret oluyorum
ve artık bu kalp bana ait değil
öürsem bu günlerde
cümle istilâsına karışırken kimi yüzler
bileğim kırıldı, bir gün
bir gün sessiz harfleri sildim alfabeden
kekeme sabırlar doladım kalbime
okumayı çok zor öğrendim
apoloji dersleri aldım annemden
kimseye anlatamıyorum. anlamazlar çünkü
işte bu yüzden çok kez aynı
köşeyi dönüp tekrar sana bakıyorum
ne kadar da mutlusun oysa
ve şiirle kurgulanmış gece nöbetlerinden
geçiyor dünya
şiirin tam ortasında duruyorum
ellerim biraz kirli
ıslak bir taşa oturdum sana bakıyorum
yüzümden aşağıya sular akıyor
iki kasık arasında kaybettiğim bir imgeyi arıyorum sanki
rüzgârın linç ettiği kara perdeler
açken ve en mahremini saklarken arkaya
kaba harflerle
gri tanelerine döküldük suyun
bir sabah uykusundan sızlanarak kalkarken çocuklar
Yağmurun kalbinden başlıyorum seni sevmeye
Öylece duruyor orda o yoksulluk
Evin salonundan başlıyoruz öpüşmeye
koridora kadar sevgiliyiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!