şiirin tam ortasında duruyorum
ellerim biraz kirli
ıslak bir taşa oturdum sana bakıyorum
yüzümden aşağıya sular akıyor
iki kasık arasında kaybettiğim bir imgeyi arıyorum sanki
rüzgârın linç ettiği kara perdeler
açken ve en mahremini saklarken arkaya
kaba harflerle
gri tanelerine döküldük suyun
bir sabah uykusundan sızlanarak kalkarken çocuklar
Yağmurun kalbinden başlıyorum seni sevmeye
Öylece duruyor orda o yoksulluk
Evin salonundan başlıyoruz öpüşmeye
koridora kadar sevgiliyiz
içimde karanfiller büyüttüğüm zamanlardı.
dokunsam bir rüzgar kırılırdı avuçlarımda.
akşamın koynuna usulca bıraktığım yağmurlardan,
ince kadife yastıklar çıkartırdım küflü
sandıklardan
göbeğimde patlayan bir diş ağrısı sonrası
tokayı saçıma saplayan annem
beni, yamalı caddelerde bırak
lekesi kaldı gözlerinin üstümde
yüzümde on parmağından sadece biri
tutup göğe yücelttim seni böyle aniden
hep iyi şeyler denk gelmez bana
gece evin duvarından sızar içeriye
tozlu çarşafları seyrederim ben
misal, gökdelen dikmişler arka mahalleye
en tepesinde sen
hatırla, güneşin gölgesine sığındığın günlerdi
sayısız ben vardı dudaklarında
hani ben de inansam
bütün üsküdar denize gömülürdü o gün
sancısı tutardı aklının yağmura beş kala
ve hep bir kibir damlardı saçlarından
kaç senelik yola çıkıyor bu gidiş
bu bekleyişin sonunda
gözlerim hep aynı noktayı dövüyor
cevapsız çağrılar birikiyor telefonda
kime baksam biraz eksik
eskiden, her gün ve yeniden, seveceğim
birileri olurdu
ekmek kokardı sabahları
akşamları sardunyalar dağılırdı etrafa
şimdi kimi sevsem yorgun
ve yaralı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!