Sİvri bir dil. Dİndârane söylemler. -izmcilik, dozunda özgün mizah (şahsıma göre bu biraz riskli) ,sevgi pıtırcığı üslûp,pek kimsenin keşfetmediği terimleri bulup insanüstü bir çabayla yazmak,yazarken edebî takılmak fakat kalbin yastıkla boğulması türünden gülünesi imgeler kullanmamak...
Mümkün mertebe farsça terkibler, arapça/ ingilizce (afrika dilleri -zaten kimse bilmez- kürtçe dışında her dil olur (kürtçe kullanımı da popülaritenin artmasını sağlar aslında- diğerlerinin dışında tutalım bu yüzden) beyitler özellikle prim yapar mesela garip hece vezninin pek ağırlığı yoktur aruzun yanında. o yüzden fazla kullanmaya gerek yoktur dörtlük için harcanılacak zamanda hz googledan yalan yanlış üç- beş beyit pekâlâ bulunabilir. bir diğer hassasiyet göstermek gereken nokta ise şapkalardır.şapkaları unutmamalı. Sonracııma zeki maskeli bir mesafeli duruş her zaman artıdır. Kelimelerin kökenine inmek okumuş ve düşünmüş görünümü verdiğinde fevkaladedir. Ağır, gizemli tavırlar bilhassa çok çekici gelir kişi oğluna. Buraya dikkat.
örneklere bakarak örnekler çoğaltılabilir.Hadi bakim kolay gelsin
BU buyruğun uğramadığı nadir kulaklar vardır, bu seçkin kulakların komşusu dil kimileyin en zarif nağmeleri terennüm etmekte kimileyin alelade ağızların kusurlu söyleyişlerini taklit ederek kendilerini görmelerini sağlamakta bir başka cihetten alakasıyla onları taltif etmektedir.
karşımızdakini ya küçümsetir ya büyümsetir bi türlü olduğu gibi göremeyiz.ha olduğu gibi görenler yok mu? tabii ki var, ama 'olduğu gibi görüneni, göründüğü gibi olanı' bebem de görür. o yüzden görmek fiiliyle elele vermiş bir sevmek sanattır. ahahaa
'Irkına, vatanına, târihine ihânet etmiş ferdlerin ve kavimlerin hiçbirini unutma Türkoğlu! unutma.. ve affetme! '
ahmet haşim s.nazifin üslubundan konuşurken demiştir:
's.nazif elifba içinde bilhassa A harfine meftundu.intihap ettiği ekseri kelimelerde bu harf kuvvetle hakimdir...'
'Meyyâl-i zevâl olsa da târihim, ufuklar
geçmişin enkaz-ı girîzânını saklar.
evlâdımı ecdâdıma bîgâne görürsem
rûhum ebediyette kalır ebkem-i mâtem
...'
diyen Türk büyüğü.
Sİvri bir dil. Dİndârane söylemler. -izmcilik, dozunda özgün mizah (şahsıma göre bu biraz riskli) ,sevgi pıtırcığı üslûp,pek kimsenin keşfetmediği terimleri bulup insanüstü bir çabayla yazmak,yazarken edebî takılmak fakat kalbin yastıkla boğulması türünden gülünesi imgeler kullanmamak...
DEvam edecek... biiznillah...
'Havâda yaprağa döndürdü rüzgâr beni
HAzâna muntazırım ömrümün bahârında'
Muallim Nâci
Mümkün mertebe farsça terkibler, arapça/ ingilizce (afrika dilleri -zaten kimse bilmez- kürtçe dışında her dil olur (kürtçe kullanımı da popülaritenin artmasını sağlar aslında- diğerlerinin dışında tutalım bu yüzden) beyitler özellikle prim yapar mesela garip hece vezninin pek ağırlığı yoktur aruzun yanında. o yüzden fazla kullanmaya gerek yoktur dörtlük için harcanılacak zamanda hz googledan yalan yanlış üç- beş beyit pekâlâ bulunabilir. bir diğer hassasiyet göstermek gereken nokta ise şapkalardır.şapkaları unutmamalı.
Sonracııma zeki maskeli bir mesafeli duruş her zaman artıdır. Kelimelerin kökenine inmek okumuş ve düşünmüş görünümü verdiğinde fevkaladedir. Ağır, gizemli tavırlar bilhassa çok çekici gelir kişi oğluna. Buraya dikkat.
örneklere bakarak örnekler çoğaltılabilir.Hadi bakim kolay gelsin
BU buyruğun uğramadığı nadir kulaklar vardır, bu seçkin kulakların komşusu dil kimileyin en zarif nağmeleri terennüm etmekte kimileyin alelade ağızların kusurlu söyleyişlerini taklit ederek kendilerini görmelerini sağlamakta bir başka cihetten alakasıyla onları taltif etmektedir.
karşımızdakini ya küçümsetir ya büyümsetir bi türlü olduğu gibi göremeyiz.ha olduğu gibi görenler yok mu? tabii ki var, ama 'olduğu gibi görüneni, göründüğü gibi olanı' bebem de görür.
o yüzden görmek fiiliyle elele vermiş bir sevmek sanattır.
ahahaa
He'ye ulaştık biiznillah.İmdi def'in peşinden koşmaktayız.
'İNsanı, -erkek olsun, kadın olsun- aklı gibi güzelleştiren bir şey yoktur. Akıl, insanlar arasındaki üstünlüğün mizanıdır.' Katılmamak imkânsız.
Bİr örnek lûtfedelim hemen:
'Bir kimsenin oturuşunu görmek istiyorsan önce ona gerekli alanı bahşet! '
Hz. Üstâd Sn.
Fizanlı Necip
'Leylî işi işve vü girişme
Mecnun gözü yâşı çeşme çeşme'