'...Debussy'nin yine piyano için 1908'de bestelediği ve Chouchou olarak adlandırdığı kızı Emma'ya ithaf ettiği, altı bölümden oluşan ve kızının dadısı İngiliz olduğu için, hepsi de İngilizce başlıklar taşıyan Çocukların Köşesi Süiti'nin sonuncu parçası 'Golliwog's cakewalk'tur (Golliwog'un Çalımlı Yürüyüşü) . Besteci parçanın temasını, Londra'yı bir ziyareti sırasında saray muhafızlarından duymuş, fonda kullandığı bir müzikhol atmosferiyle beraber değerlendirmiştir... 2/4'lük ölçüdeki parçanın ikinci bölmesinde Wagner'in Tristan ve İsolde Operası'ndan aşk iksiri motifi alaycı bir biçimde duyulur... Bu konuda Debussy'nin, Wagner'in en güzel melodisiyle arkadaşlarını güldüreceği hakkında iddiaya girdiği de anlatılır...'
'...Op.3 Estro Armonico dizisinin Si minör 10. Konçerto'su solo çalgı olarak dört keman ve viyolonseli içerir... Bach'ın ilgisini çekerek, dört klavsen ve yaylı çalgılara uyguladığı konçerto (BWV 1065) için ünlü müzikolog Alfred Einstein şunları yazar: Yeni ses evreninin arayışı yolunda en ilgi çekici aşamalardan biri olarak, eski klasik stilin zirvesine ulaşarak bugün bile bizleri heyecanlandırmaktadır...'
'...okurken aradığımız kendi düşüncelerimizin basılı sayfalarda doğrulandığını görmektir... Bize çarpan sözler, kendimiz olan bir kainattaki yankılar yapan sözlerdir; işte bu titreşim, içimizde yeni başlangıç noktaları bulmamıza yardım eder...'
Git ey akan gözyaşım, git o cânânıma söyle, Bağıma, baharıma, o seyrânıma söyle, Bir gececik ansın da benim gecelerimi, Çok görmesin suçumu o cânânıma söyle, Bağıma, bahârıma, o seyrânıma söyle...
1837'de bestelenen La bemol Majör 17. Prelüd, çabukça (Allegretto) tempoda ve 6/8'lik ölçüdedir... Rondo formunda ve Mendelssohn'un Sözsüz Şarkılar'ını anımsatan lirik havadaki prelüd'ün sonunda, usta bir pedal uygulamasıyla duyurulan 11 güçlü akor, uzaktan duyulan bir kilise çanı gibi yankılanır...
Emperyalistler, Anadolu Savaşı boyu Kuvayi Milliyecilere, doğrudan doğruya hiçbir zorluk çıkarmamışlar, hatta bu takımı para bakımından, silah bakımından desteklemişlerdir... Fransızlar, Fransızlara sövmemek şartıyla Sivas Kongresi'nin kurulup başarıya ulaştırılmasından yanaydılar... İtalyanlar, Anadolu çetelerini Yunanlılara karşı açıktan desteklemişler, İngilizler İstanbul'u sıkboğaz ederek -hele Millet Meclisi'ni basmak suretiyle -Padişah- Halife'yi soluk alamaz hale getirmek ve Ankara'ya bir de Millet Meclisi ikram ederek, durumu meşrulaştırmanın yolunu bulmuşlardır... Bu arada, federasyon teklif eden Suriye'yi Mustafa Kemal - Faysal Anlaşması, Misak-ı Milli dışında bırakıyor, Fransızlara bir sömürge hediye etmiş oluyor, bu arada Sivas Kongresi'nde sadece Padişah'ın lafını edip Halife'den söz açmıyordu... İngiliz- Kuvayi Milliye anlaşmasının iki temel dayanağı ve şartı vardı: Birisi Osmanlılıktan - Osmanlı mirasından vazgeçmek, öteik halifeliği tamamen bırakmak...
...
Bütün bu işlerin gürültüsüz, patırtısız çevrilmesi için ilk iş olarak, İhaneti Vataniye kanunu çıkarılmış, İstiklal Mahkemeleri kurulmuştur...
-Dinle, temel eğitim bittiğine göre artık lise yapmacıklığını bırakabilir miyiz?
'...Debussy'nin yine piyano için 1908'de bestelediği ve Chouchou olarak adlandırdığı kızı Emma'ya ithaf ettiği, altı bölümden oluşan ve kızının dadısı İngiliz olduğu için, hepsi de İngilizce başlıklar taşıyan Çocukların Köşesi Süiti'nin sonuncu parçası 'Golliwog's cakewalk'tur (Golliwog'un Çalımlı Yürüyüşü) . Besteci parçanın temasını, Londra'yı bir ziyareti sırasında saray muhafızlarından duymuş, fonda kullandığı bir müzikhol atmosferiyle beraber değerlendirmiştir... 2/4'lük ölçüdeki parçanın ikinci bölmesinde Wagner'in Tristan ve İsolde Operası'ndan aşk iksiri motifi alaycı bir biçimde duyulur... Bu konuda Debussy'nin, Wagner'in en güzel melodisiyle arkadaşlarını güldüreceği hakkında iddiaya girdiği de anlatılır...'
'...Op.3 Estro Armonico dizisinin Si minör 10. Konçerto'su solo çalgı olarak dört keman ve viyolonseli içerir... Bach'ın ilgisini çekerek, dört klavsen ve yaylı çalgılara uyguladığı konçerto (BWV 1065) için ünlü müzikolog Alfred Einstein şunları yazar: Yeni ses evreninin arayışı yolunda en ilgi çekici aşamalardan biri olarak, eski klasik stilin zirvesine ulaşarak bugün bile bizleri heyecanlandırmaktadır...'
'...okurken aradığımız kendi düşüncelerimizin basılı sayfalarda doğrulandığını görmektir... Bize çarpan sözler, kendimiz olan bir kainattaki yankılar yapan sözlerdir; işte bu titreşim, içimizde yeni başlangıç noktaları bulmamıza yardım eder...'
'Time Bandits' (1981)
Terry Gilliam
Mi minör 4. Prelüd (1838) ağır ve temkinli (Largo) tempoda, 2/2'lik ölçüdedir... Noktürn'e benzeyen hüzünlü ezgisi kromatik olarak gelişir...
Git ey akan gözyaşım, git o cânânıma söyle,
Bağıma, baharıma, o seyrânıma söyle,
Bir gececik ansın da benim gecelerimi,
Çok görmesin suçumu o cânânıma söyle,
Bağıma, bahârıma, o seyrânıma söyle...
1837'de bestelenen La bemol Majör 17. Prelüd, çabukça (Allegretto) tempoda ve 6/8'lik ölçüdedir... Rondo formunda ve Mendelssohn'un Sözsüz Şarkılar'ını anımsatan lirik havadaki prelüd'ün sonunda, usta bir pedal uygulamasıyla duyurulan 11 güçlü akor, uzaktan duyulan bir kilise çanı gibi yankılanır...
...
Emperyalistler, Anadolu Savaşı boyu Kuvayi Milliyecilere, doğrudan doğruya hiçbir zorluk çıkarmamışlar, hatta bu takımı para bakımından, silah bakımından desteklemişlerdir... Fransızlar, Fransızlara sövmemek şartıyla Sivas Kongresi'nin kurulup başarıya ulaştırılmasından yanaydılar... İtalyanlar, Anadolu çetelerini Yunanlılara karşı açıktan desteklemişler, İngilizler İstanbul'u sıkboğaz ederek -hele Millet Meclisi'ni basmak suretiyle -Padişah- Halife'yi soluk alamaz hale getirmek ve Ankara'ya bir de Millet Meclisi ikram ederek, durumu meşrulaştırmanın yolunu bulmuşlardır... Bu arada, federasyon teklif eden Suriye'yi Mustafa Kemal - Faysal Anlaşması, Misak-ı Milli dışında bırakıyor, Fransızlara bir sömürge hediye etmiş oluyor, bu arada Sivas Kongresi'nde sadece Padişah'ın lafını edip Halife'den söz açmıyordu... İngiliz- Kuvayi Milliye anlaşmasının iki temel dayanağı ve şartı vardı: Birisi Osmanlılıktan - Osmanlı mirasından vazgeçmek, öteik halifeliği tamamen bırakmak...
...
Bütün bu işlerin gürültüsüz, patırtısız çevrilmesi için ilk iş olarak, İhaneti Vataniye kanunu çıkarılmış, İstiklal Mahkemeleri kurulmuştur...
...
Kemal Tahir, Notlat/Çöküntü, sh.282-283
-Ona yalan söylemeye devam edemem...
-Ona yalan söylemeye devam edemez misin yoksa ona yalan söylediğin için, sana hissettirdiklerine katlanamaz mısın?