Koskocaman bir hiçten ibaret olurdu ancak yılmaz Erdoğan olmasa ki doğdugu yer yüzsünden doğuştan kavgacı zannedilen ama pekçocu kavgadan nefret eden; kavgacı,esmer,cesur,korkak,cogu kurt,cogu turk çocuklardık.ankaraya öle yakısırdı ki kar.az sonra belki Ahmet arifin aklına hiçbir şairin aklına gelmeyecek..çünkü hiç kimse bir daha ankarayı onun kadar sevemeyec bir şiir istenir....kar altındadır varoşlar.hasretin nazlıdır ankara... Şimdi ve sonra ne zaman ankaraya kar yağsa,elim,gönlüm,çocuklugum buz tutar...
Alnının ortasında ciddi bir devlet asabiyeti. Çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar bu zülüm bu sevda bitmezmiş Sevmek bir halkı sevmekse eğer aşk o zaman sevmekmiş Biz bişeyi çok severdik ama tanrım neyi? Kahve önü çatlak mozaik belkemiğine tehtit kürsüler üstünde çok sigara içen öğrenciler Bir daha asla yaşamayacağı aşkları teğet gecerken hep onu sevmeyenleri severek,,,hep onu sevenin gözlerinden kalabalıklara kaçarak... karışarak toplumcu gerçekçi yalnızlıklara,yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını bir İzmirli güzele dayatmak varken hep kardeş olacak değiliz ya yaşasın hakların sevgililiği soyut bir sevdaya beşik kertilmiş olan dagda çoban şehirde şark çıbanı sayılan fıratın büyük elleri araratın kızgın dilleri cilonun derin nefesleri hülesa kente hukuk mukuk okumaya ve o arada da devleti kurtarmaya gelmiş Anadolu çocukları...
Bir ben kaldım.tenhasında gecenin avutulmamış ben.şimdi gözlerime ağlamayı örettim ki bu yaşlar utangaç koynunun kölesi olsun...bu da benim sana ayrılırken hediyem olsun. Soytarılık etmeden güldürebilmek seni Ekmek çalmadan doyurabilmek Ve haksızlık etmeden doğan güneşe Bütün aydınlıkları içine sezebilmek gibi MÜLTECİ İSTEKLERİM OLDU ARASIRA BİLİYORSUN. Kafamı duvara vurmadan tanıyabilmek seni Beyninin icindekileri anlıyabilmek ve Yitirmeden yüzündeki anlık tebessümü Bütün saatleri öyleyce dondurabilmek için Çıldırasıya paraladım kendimi lanet olsun Artık sigarayı üç pakete çıkarttım günde Olsun gözüm olsun,ne olacaksa olsun
Hüzünden başka bir şey değildir eylül...önünde ya da sonunda rakam olmuş olmamış fark etmez.her eylül sancılıydı ve devrimi bir sonraki seneye erteledim...
...rakıyı bol sulu içen; dokunmasın için değil çabuk tükenmesin diye devletin tekel rakısı....
''hiçbirşey kapalı bir dükkan kadar hüzünlü gelmez insana ankara da...''
neredesin firuze için söylediği şarkı vardı sensiz olmaz...sadece bu şarkı hatırına dinlenebilir aslında
garipyalnızgezer
metallicanın hit olmuş efsane parçalarından biri...
Koskocaman bir hiçten ibaret olurdu ancak yılmaz Erdoğan olmasa ki
doğdugu yer yüzsünden doğuştan kavgacı zannedilen ama pekçocu kavgadan nefret eden; kavgacı,esmer,cesur,korkak,cogu kurt,cogu turk çocuklardık.ankaraya öle yakısırdı ki kar.az sonra belki Ahmet arifin aklına hiçbir şairin aklına gelmeyecek..çünkü hiç kimse bir daha ankarayı onun kadar sevemeyec bir şiir istenir....kar altındadır varoşlar.hasretin nazlıdır ankara...
Şimdi ve sonra ne zaman ankaraya kar yağsa,elim,gönlüm,çocuklugum buz tutar...
Alnının ortasında ciddi bir devlet asabiyeti.
Çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar bu zülüm bu sevda bitmezmiş
Sevmek bir halkı sevmekse eğer aşk o zaman sevmekmiş
Biz bişeyi çok severdik ama tanrım neyi?
Kahve önü çatlak mozaik belkemiğine tehtit kürsüler üstünde çok sigara içen öğrenciler
Bir daha asla yaşamayacağı aşkları teğet gecerken
hep onu sevmeyenleri severek,,,hep onu sevenin gözlerinden kalabalıklara kaçarak...
karışarak toplumcu gerçekçi yalnızlıklara,yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını bir İzmirli güzele dayatmak varken
hep kardeş olacak değiliz ya
yaşasın hakların sevgililiği
soyut bir sevdaya beşik kertilmiş olan
dagda çoban şehirde şark çıbanı sayılan
fıratın büyük elleri
araratın kızgın dilleri
cilonun derin nefesleri
hülesa kente hukuk mukuk okumaya ve o arada da devleti kurtarmaya gelmiş Anadolu çocukları...
Sanırsam “mağdubu” kelimesi D değil Z olacak...ne bileyim doğrusunu bilen düzeltsin...
Bir ben kaldım.tenhasında gecenin avutulmamış ben.şimdi gözlerime ağlamayı örettim ki bu yaşlar utangaç koynunun kölesi olsun...bu da benim sana ayrılırken hediyem olsun.
Soytarılık etmeden güldürebilmek seni
Ekmek çalmadan doyurabilmek
Ve haksızlık etmeden doğan güneşe
Bütün aydınlıkları içine sezebilmek gibi
MÜLTECİ İSTEKLERİM OLDU ARASIRA BİLİYORSUN.
Kafamı duvara vurmadan tanıyabilmek seni
Beyninin icindekileri anlıyabilmek ve
Yitirmeden yüzündeki anlık tebessümü
Bütün saatleri öyleyce dondurabilmek için
Çıldırasıya paraladım kendimi lanet olsun
Artık sigarayı üç pakete çıkarttım günde
Olsun gözüm olsun,ne olacaksa olsun
Hüzünden başka bir şey değildir eylül...önünde ya da sonunda rakam olmuş olmamış fark etmez.her eylül sancılıydı ve devrimi bir sonraki seneye erteledim...