ne zaman örtsen gözlerini Güneş lal kesilir üşür badem çiçekleri beyazı al'a döner Ay söner kapanır ormanların nefessiz kalmış dudakları ve sen açarsın gözlerini ışığından Sirius beslenir ab-ı hayat sulanır kadim şehirler efsunlanır ve ben rüzgarın gazıyla kıyıdaki kayalıkları döven cahil bir dalga gibi kapına dayanırım
ne zaman yazmak istesem kalem beni sevmedi kağıt kabul etmedi ama ne zaman kalem istese ben ağladım kalbim ağladı ruhum dağıldı döküldüm harf harf ellerimle
uykusuz gözlerini zorla açık tutmaya çalışır ya insan. o incecik zarif hafif göz kapakları koca bir kaya parçası gibi olur ya kalbimde öyle uykusuz öyle zoraki öyle suskun...
Güneşi nereye kaçırdın
söyle de pılımızı pırtımızı toplayıp
oraya göçelim.
karanlıklardan değil
uykuya dalmaktan
sensizliğe alışmaktan
kışa karışmaktan
bir avuç aydınlık için
yanmaktan korkuyor yüreğim
senin ruhun nasıl?
ne zaman örtsen gözlerini
Güneş lal kesilir
üşür badem çiçekleri
beyazı al'a döner
Ay söner
kapanır ormanların nefessiz kalmış dudakları
ve sen açarsın gözlerini
ışığından Sirius beslenir
ab-ı hayat sulanır
kadim şehirler efsunlanır
ve ben rüzgarın gazıyla kıyıdaki kayalıkları döven cahil bir dalga gibi
kapına dayanırım
senin ruhun nasıl?
Koca bir şehrin tek çıkmaz sokağı gözlerin
ben o sokakta müebbete mahkum
voltaları atıyorum
geceni gündüzüne katarak...
senin ruhun nasıl?
biraz Eylül çokça zemheri
biraz yeşilini sarı işgal eden yaprak
çokça dökülen solan zambak
senin ruhun nasıl?
ne bakışlar tüketti gözlerimizi
ne sözler incitti yüreklerimizi
ne gidişler acıttı
ne vazgeçişler...
Aşk a tutkun olunca derdini de seviyor insan...
senin ruhun nasıl?
yabancı bir metropolün
en işlek caddesinde
binlerce insan arasında
köşe başına çökmüş
bir dilenci gibi ruhum
sessiz kendi halinde...
senin ruhun nasıl?
ne zaman yazmak istesem
kalem beni sevmedi
kağıt kabul etmedi
ama ne zaman kalem istese
ben ağladım kalbim ağladı
ruhum dağıldı
döküldüm harf harf
ellerimle
şimdi o da suskun ben de...
senin ruhun nasıl?
uykusuz gözlerini zorla açık tutmaya çalışır ya insan.
o incecik zarif hafif göz kapakları koca bir kaya parçası gibi olur ya
kalbimde öyle uykusuz öyle zoraki öyle suskun...
senin halin nasıl?
sonra demenin ne faydası var