muhtemelen bu saatlerde evde olurdum.. kendimi hemen dışarı atardım yakardım bir cigara şehremininden samatyaya süzüle süzüle yürürdüm.. hava kararırdı varana kadar. güneş batmaya yakınken yenikapıya uzanırdım.. arkamda koca şehir önümde deniz arada ben tüm ezilmişliğimle şehir sıkıştırır deniz ferahlatır.. ve dönüş başlar samatyadan şehreminine.. belki çukurambara uğrar eskiden filahırı olarak kullanılan çukurla dertleşirdim.. ah istanbul varken boğarsın ama en boğulduğum zamanlarda aklıma sen gelirsin nasıl bir şehirsin sen bilmem ki...
amaç kurbağayı en çok mesaj yazılanlar listesinde ilk yirmiye sokmak kurbağa bunu hakediyor. çocukken derede zevk için çok öldürdüm. vicdanımı rahatlatıyorum. ben bir kurbağa..
yaratıcı düşüncenin yeteneği ve esnekliği doğrultusunda şekil değiştiren ve doğrulardan oluşmayan şey yaşam değil insanın kendisidir. fikirler akıl tepsisiyle insanın önüne sunulmuştur ve o tercihini yapacaktır. insanın tercih ettiği ve yaşadığıdır yaşam. tercih ettiyse ona göre doğrudur da zaten.bazılarına göre nedensiz sevilmenin doğru olması gibi.. insan bir noktadır. gerçekte diğer nokta. akıl doğruyu doğru yapan iki nokta arasındaki çizgidir. katılıyorum buna. ama kimilerinin çizgisine bir ihanet bir menfaat düşmemiştir ve çizgileri yamulmamıştır. ne kadar güzel ben sorgulama taraftarı değilim.. ama eğer sorgulanırsa binlerce neden çıkar. yani bu bir gerçek. inkar etmeyelim. nedenler düşünülmeden de sevilir... sözün özü budur..saygılar..
-ne o daldın yine -yok bir şey öylesine işte adam elindeki iğneyi öylesine dalan arkadaşa batırır -aaaahhhh! ne yapıyorsun sen ya -hiiç öylesine batırdım iğneyi -öylesine iğnemi batırılır be adam -e öylesine uzaklara dalınır mı be aşık!
-alo sinan ben hüseyin -he hüseyin buyur nasılsın -ya pek iyi değilim aslında -hayırdır -ben borç isteyecektim senden -alo alo hüseyin -duyuyorum seni sinan -alo alo hüseyin duyamıyorum seni alo -sinan sesini net alıyorum ben borç ist... -dıııt.. dıııt... -..refsiz
muhtemelen bu saatlerde evde olurdum..
kendimi hemen dışarı atardım
yakardım bir cigara şehremininden samatyaya süzüle süzüle
yürürdüm.. hava kararırdı varana kadar.
güneş batmaya yakınken yenikapıya uzanırdım.. arkamda koca şehir önümde deniz arada ben tüm ezilmişliğimle
şehir sıkıştırır deniz ferahlatır..
ve dönüş başlar samatyadan şehreminine..
belki çukurambara uğrar eskiden filahırı olarak kullanılan çukurla dertleşirdim..
ah istanbul
varken boğarsın ama en boğulduğum zamanlarda aklıma sen gelirsin
nasıl bir şehirsin sen bilmem ki...
Akıtma gözümün kanlı yaşını
Uğrunda ağlayıp yanmaya değmez
Bir kaç mektupvari sararmış resme
Bakıpta seni anmaya değmez
Sana değmez
3 hürel...
benden hatırlanmayı haketmetenlere gelsin..
amaç kurbağayı
en çok mesaj yazılanlar listesinde ilk yirmiye sokmak
kurbağa bunu hakediyor.
çocukken derede zevk için
çok öldürdüm.
vicdanımı rahatlatıyorum.
ben bir kurbağa..
o kışın olyor
yazın insan gördümü YÜZünleniyor..
yaratıcı düşüncenin yeteneği ve esnekliği doğrultusunda
şekil değiştiren ve doğrulardan oluşmayan şey yaşam değil insanın kendisidir.
fikirler akıl tepsisiyle insanın önüne sunulmuştur ve o tercihini yapacaktır.
insanın tercih ettiği ve yaşadığıdır yaşam. tercih ettiyse ona göre doğrudur da zaten.bazılarına göre nedensiz sevilmenin doğru olması gibi..
insan bir noktadır.
gerçekte diğer nokta.
akıl doğruyu doğru yapan iki nokta arasındaki çizgidir.
katılıyorum buna.
ama kimilerinin çizgisine bir ihanet bir menfaat düşmemiştir
ve çizgileri yamulmamıştır. ne kadar güzel
ben sorgulama taraftarı değilim..
ama eğer sorgulanırsa binlerce neden çıkar.
yani bu bir gerçek. inkar etmeyelim.
nedenler düşünülmeden de sevilir...
sözün özü budur..saygılar..
-ne o daldın yine
-yok bir şey öylesine işte
adam elindeki iğneyi öylesine dalan arkadaşa batırır
-aaaahhhh! ne yapıyorsun sen ya
-hiiç öylesine batırdım iğneyi
-öylesine iğnemi batırılır be adam
-e öylesine uzaklara dalınır mı be aşık!
noktayla noktayı birleştiren düz çizgi
diğer nokta nereye kaçarsa kaçsın
ilk nokta onu buluyorsa o bir doğrudur..
bulamıyorsa o yanlıştır...
çıkış noktası bir doğruyu andırıyor
söylediklerin
ama henüz varmamışki..
mutluluk bazen de kafayı kuma sokmaktır..
bende bir şarkı biliyorum
sevgi anlaşmak değildir
nedensizde sevilir
bazen küçük bir an için
ömür bile verilir...
aslında burda da bir neden var
küçük bir an..
nedensiz olmuyor
devekuşu ve kum hikayesi vardır ya..
hep üzülürüm devekuşuna neden mi?
-alo sinan ben hüseyin
-he hüseyin buyur nasılsın
-ya pek iyi değilim aslında
-hayırdır
-ben borç isteyecektim senden
-alo alo hüseyin
-duyuyorum seni sinan
-alo alo hüseyin duyamıyorum seni alo
-sinan sesini net alıyorum ben borç ist...
-dıııt.. dıııt...
-..refsiz