arapçada 'kumaşın kenar süsü' anlamına geliyor. osmanlıca eserlerde çok sık rastlanır 'haşiyeler' aynı zamanda 'sayfanın kenarına eklenen yorum' demek.. artık kullanılmıyor bu kelime bunun yerine 'not' 'dipnot' gibi kelimeler kullanılıyor. hani 'eski insanlar' tabiri vardırya davranışları hatırlanınca eskiliklerine yenilik katan insanlar.. ne kadar kibarlarmış ki yazılarında açıklamaya ihtiyaç olan bir cümlenin kenarına 'süs' anlamına gelen bir 'haşiye' düşüverirlermiş.. böyle adlandırmışlar.. bize de ecdadı hayırla yâd etmek düşer..
-anneanne ben evleneceğim akşam istemeye geliyorlar -oğlan çalışıyor mu? -bir hastanede doçentlik yapıyor, doktor yani -sigortası var mı sigortası? -e anneanne var tabiki doktor adam -iyi iyi sigortası olsunda. aman yavrum kendinize sigortalı koca bulun sakın ha..
ama 'yoktur' diyorsun. çok büyük bir iddia bu. yok=hiç manasına gelir. eğer birisi kalkıp sadece 1 tanede olsa böyle bir hakkın varlığını ispatlarsa sana sözün havada kalır. erkeğe 2 kadına 1 diyebilirsin mesela bu dindir kuraldır tepkim sana değil benim tepkim duygusal davranıp 'yoktur' kelimesini dillerine pelesenk edenlere.. hassas mevzû bunlar.. bulandırmayın. konuşacaksanızda araştırıp konuşun lütfen..
'yoktur' şüphesiz her inkarın bir ispata ihtiyacı vardır. bir şeyin olmadığını iddia eden kişi olmadığını ispatlamak zorundadır. buyrun bu hakların olmadığını ispatlayın bize.. 'yoktur' demek öyle kolay değil. aksi takdirde 'k.kasım' rumuzlu arkadaş senin hiçbir sözünü kâle almayacağım.ispat lütfen..
arapçada 'kumaşın kenar süsü' anlamına geliyor.
osmanlıca eserlerde çok sık rastlanır 'haşiyeler'
aynı zamanda
'sayfanın kenarına eklenen yorum' demek..
artık kullanılmıyor bu kelime
bunun yerine 'not' 'dipnot' gibi kelimeler kullanılıyor.
hani 'eski insanlar' tabiri vardırya
davranışları hatırlanınca eskiliklerine yenilik katan insanlar..
ne kadar kibarlarmış ki
yazılarında açıklamaya ihtiyaç olan bir cümlenin kenarına
'süs' anlamına gelen bir 'haşiye' düşüverirlermiş..
böyle adlandırmışlar..
bize de ecdadı hayırla yâd etmek düşer..
samuray..
çocukluğumun vazgeçilmez dizi filmlerinden..
'hraos' (bağırmak, çağırmak, ağıt)
m.ö 2000 li yıllarda geçen
eski zerdüşt metinlerinde rastlanmış..
'ağıt' çok ilginç geldi bana..
giderken
yanına kendini de al..
kapısı yapraklar
yemeği meyveler
çeşmesi yağmur olan bir ağaç kovuğuna..
kimden mi?
kapısı yapraklar
yemeği meyveler
çeşmesi yağmur olan bir ağaç kovuğuna saklanandan...
bir yere hızlıca sürtüldüğünde hafif cisimleri
kendine çeken fosilleşmiş reçine
'keh' (saman) + 'rübâr' (kapan,kendine çeken) -farsça-
kehribâr tesbihin özelliği
bu reçineden yapılmış olmasıdır.
yaşlı insanların takıntısı..
-anneanne ben evleneceğim akşam istemeye geliyorlar
-oğlan çalışıyor mu?
-bir hastanede doçentlik yapıyor, doktor yani
-sigortası var mı sigortası?
-e anneanne var tabiki doktor adam
-iyi iyi sigortası olsunda. aman yavrum kendinize sigortalı koca bulun sakın ha..
ama 'yoktur' diyorsun.
çok büyük bir iddia bu. yok=hiç manasına gelir.
eğer birisi kalkıp
sadece 1 tanede olsa böyle bir hakkın varlığını ispatlarsa sana
sözün havada kalır.
erkeğe 2 kadına 1 diyebilirsin mesela
bu dindir kuraldır
tepkim sana değil benim
tepkim duygusal davranıp 'yoktur' kelimesini dillerine pelesenk edenlere..
hassas mevzû bunlar..
bulandırmayın. konuşacaksanızda araştırıp konuşun
lütfen..
'yoktur'
şüphesiz
her inkarın bir ispata ihtiyacı vardır.
bir şeyin olmadığını iddia eden kişi
olmadığını ispatlamak zorundadır.
buyrun
bu hakların olmadığını ispatlayın bize..
'yoktur' demek öyle kolay değil.
aksi takdirde 'k.kasım' rumuzlu arkadaş
senin hiçbir sözünü kâle almayacağım.ispat lütfen..
çok tuhaf ve garip şey
ayrıca
şaşırma, garipseme anlamlarıyla 'acaba' ile birleşiyor.
'acaba' = şaşırarak, tuhafına giderek, hayret ederek..