dere kenarından kuş yumurtası şeklinde olan taşları toplayıp ve onları benek benek boyayıp 'halis muhlis bıldırcın yumurtası' diye satmak isterdim.. aslında hala çok geç değil ama ne dere kaldı etrafımda ne de bıldırcın yumurtası şeklinde taşlar; dere kenarlarında..
bana kılıç çekenlerin silah çekenlerin tanklarını toplarını tüfeklerini bana doğrultanların karşısına İĞNE mi çekip kağıttan yapılma zırhımı giyinip dut yaprağından olan kalkanımla karşılık vermek isterdim... gülmeyin! gayet ciddiyim..
Yatmadan önce bütün insanlar için dua etmek, okula gitmediğim sıralarda bana anlaşılmaz bir şey gibi geliyordu. Uykudan önce annem beni öpüp ayrılıyordu. Bir an geldi neden dua etmem gerektiğini anladım. Kendi içimden kopan bir arzu ile kendi öz dileğim olarak yalvarıyordum: Sevgili Allah’ım. Bütün nefes alanları koru! Onları bütün kötülüklerden uzak tut! Sükûnetle uyut!
-Üstadım, her başarılı erkeğin arkasında ona destek olan bir kadın vardır. Büyük ilim adamı oluşunuz da eşinize Çok şey borçlu olmalısınız herhalde. Neler yaptı, ne gibi destek verdi de böyle ilim sahibi oldunuz? Onun desteğiyle yükseldiniz herhalde! Cevap:
Prof. Ahmet Ateş Bey, hanımının şerrinden tatil günlerinde dahi fakültedeki odasında çalışmaya mecbur kalırmış. Bir tatil gününde öğrencileri onu aramak için evinin kapısını çalmışlar. Karşılarına hanımı çıkmış. Öğrencilerden birisi kibarca sormuş:
- Ahmed Ateş Bey burada mıdırlar? Cevap:
- Haddine mi burada dırlasın; gider fakültede dırlar.
Ey kör! yanlış yerden bakıyorsun, görmemen gayet doğal. 'orada yoktur, şuradadır' diyerek varolanın yerini değiştireceğine ya da kendi görmek istediğin yere taşıyacağına hakikate saygı duy, ve baktığın yeri değiştir!
kılıç üzerinde yürüyeceksin
fakat;
kılıç ayağını kesmeyecek!
dere kenarından
kuş yumurtası şeklinde olan
taşları toplayıp
ve
onları benek benek boyayıp
'halis muhlis bıldırcın yumurtası'
diye
satmak isterdim..
aslında hala çok geç değil ama
ne dere kaldı etrafımda
ne de bıldırcın yumurtası şeklinde taşlar;
dere kenarlarında..
bana kılıç çekenlerin
silah çekenlerin
tanklarını toplarını tüfeklerini
bana doğrultanların karşısına
İĞNE mi çekip
kağıttan yapılma zırhımı giyinip
dut yaprağından olan kalkanımla
karşılık vermek
isterdim...
gülmeyin!
gayet ciddiyim..
bir KÜRDAN la
küçücük düyaları olan küçücük insanlar
ülkesinde
sırıkla yüksek atlama rekoru kırmak isterdim...
... kızmadı.
Yatmadan önce bütün insanlar için dua etmek, okula gitmediğim sıralarda bana anlaşılmaz bir şey gibi geliyordu. Uykudan önce annem beni öpüp ayrılıyordu. Bir an geldi neden dua etmem gerektiğini anladım. Kendi içimden kopan bir arzu ile kendi öz dileğim olarak yalvarıyordum: Sevgili Allah’ım. Bütün nefes alanları koru! Onları bütün kötülüklerden uzak tut! Sükûnetle uyut!
— Dr. Albert Schweitzer, Uygarlık ve Barış
Şahımı feda etsem,
seni mat edebilir miyim acaba?
Bir toplantıda Prof. Ahmed Ateş'e sormuşlar:
-Üstadım, her başarılı erkeğin arkasında ona destek olan bir kadın vardır. Büyük ilim adamı oluşunuz da eşinize Çok şey borçlu olmalısınız herhalde. Neler yaptı, ne gibi destek verdi de böyle ilim sahibi oldunuz? Onun desteğiyle yükseldiniz herhalde! Cevap:
-Ona rağmen, azizim, ona rağmen! ..
Prof. Ahmet Ateş Bey, hanımının şerrinden tatil günlerinde dahi fakültedeki odasında çalışmaya mecbur kalırmış. Bir tatil gününde öğrencileri onu aramak için evinin kapısını çalmışlar. Karşılarına hanımı çıkmış. Öğrencilerden birisi kibarca sormuş:
- Ahmed Ateş Bey burada mıdırlar? Cevap:
- Haddine mi burada dırlasın; gider fakültede dırlar.
Ey kör!
yanlış yerden bakıyorsun,
görmemen gayet doğal.
'orada yoktur, şuradadır'
diyerek varolanın yerini değiştireceğine
ya da
kendi görmek istediğin yere taşıyacağına
hakikate saygı duy,
ve
baktığın yeri değiştir!