Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • samuel beckett10.10.2006 - 13:20

    Çocuk - Bayım... Vladimir döner. Bay Albert...
    Vladimir - Hadi bakalım. Bir an. Beni hatırlamıyor musun?
    Çocuk - Hayır Efendim.
    Vlamimir - Dün gelen sen değildin.
    Çocuk - Hayır Efendim.
    Vladimir - Bu senin ilk gelişin.
    Çocuk - Evet Efendim. Sessizlik.
    Vladimir - Bay Godot'dan bir mesajın var.
    Çocuk - Evet Efendim.
    Vladimir - Bu akşam gelmeyecek.



    Çocuk - Evet Efendim.
    Vladimir - Ama yarın gelecek.
    Çocuk - Evet Efendim.
    Vladimir - Kesinlikle.
    Çocuk - Evet Efendim. Sessizlik.
    Vladimir - Kimseyle karşılaştın mı?
    Çocuk - Hayır Efendim.
    Vladimir - Ya iki...duraksar...adamla?
    Çocuk - Hiç kimseyi görmedim, Efendim. Sessizlik.
    Vladimir - O ne yapıyor, Bay Godot? Sessizlik. Beni duyuyor musun?
    Çocuk - Evet Efendim.
    Vladimir - Ee.
    Çocuk - Hiçbir şey yapmıyor Efendim. Sessizlik.
    Vladimir - Kardeşin nasıl?
    Çocuk - Hasta, Efendim.
    Vladimir - Herhalde dün gelen oydu.
    Çocuk - Bilmiyorum, Efendim. Sessizlik.
    Vladimir - yumuşakça Sakalı var mı, Bay Godot'un?
    Çocuk - Evet Efendim.
    Vladimir - Sarı mı, yoksa...duraksar...siyah mı?
    Çocuk - Sanırım beyaz, Efendim. Sessizlik.
    Vladimir - Tanrı bizi korusun! Sessizlik.
    Çocuk - Bay Godot'ya ne söyleyeyim, Efendim?
    Vladimir - Ona...duraksar...beni gördüğünü ve...duraksar
    ...beni gördüğünü söyle. Bir an. Vladimir yaklaşır,
    çocuk geri çekilir-Vladimir durur, çocuk durur. ani
    bir hiddetle. Beni gördüğüne eminsin değil mi,yarın
    gelip beni hiç görmediğini söyleme!


    Godot'yu beklerken..

  • bağımlılık10.10.2006 - 13:11

    Çok sevdiğim bir arkadaşımın
    esrar bağımlısı olduğunu öğrendiğim de
    yaşadığım şaşkınlığı yaşıyorum..
    herkesten beklerdim de arılardan beklemezdim.
    bilgiye bakın

    Balarıları oğul verirken genç kraliçe yuvaya kabul edilmezse '9-hydroxdex-trans-2-enoicasid' maddesini
    milimikron kadar işçilere verir. Bu da keyif verici bir maddedir. Yani uyuşturucu. Bağımlılık yapar. İşçi arılar bu maddeyi kraliçeden her gün alabilmek için onun her türlü ihtiyacını karşılar. Yani arıların çalışkanlığının sırrı madde bağımlısı olmalarıdır.

  • intihar10.10.2006 - 12:51

    İntihara meyilli olmak, yasalara saygılı pısırık katillere mahsustur;
    öldürmekten korktuklarından, kendilerini yok etmeyi düşlerler,
    cezalandırılmayacaklarından emin olarak...

    Emil Michel Cioran: Aforizmalar / Burukluk

  • Eğer10.10.2006 - 12:30

    eğemez..

  • güven10.10.2006 - 12:25

    bknz.
    kaybedilmemesigerekengiller

  • serseri10.10.2006 - 12:18

    serseriler
    osmanlıcada MAZANNE-I SÛI EŞHAS
    ' ne zaman kötülük yapacakları belli olmayan insanlar'
    günümüzün ifadesiyle
    'potansiyel suçlular'.
    bu sınıfa kabadayılar, külhanbeyleri ve kopuklar girer imiş eski zamanlarda..
    üçünün de birbirinden farklı hayat felsefeleri var.
    mesela kabadayılar küçültmek, hakaret etmek için
    birbirlerine
    'külhanbeyi' (hamamların ocaklarında yaşayan kimsesiz serseriler)
    diyerek takılırlar imiş...
    'kopuk' ise işsiz güçsüz avare gezenlere verilen ad..
    bir de 'hayta' lar var ki osmanlı da sınır beylerine bağlı bir gruba verilen ad.
    ya kendileri ya da yaşayan insanlar;
    artık bilemiyoruz kim yapmış ama hayta kelimesinin anlamı zamanla değişikliğe uğramış..

  • nasılsın10.10.2006 - 10:17

    Hayat sana iyi davranıyor mu?
    Kendinle konuşuyor musun, yoksa hala küs müsünüz?
    Zaman üzerinden geçerken acıtıyor mu?
    Yaşam ile yaptığın alışverişin kârlı mı? alınanlarla verilenler birbirine denk mi?
    nasılsın?
    hala acıyor mu....

  • sabah sabah10.10.2006 - 09:32

    -fotoğraflar çıkmış
    -ver ver bir bakayım, iftarda çekildiklerimiz değil mi?
    -evet, baksana bora nın keli nasılda parlyor
    -ha ha.. ya ama bir tuhaflık var bu işte
    -ne oldu
    -bunların hiçbirinde ben yokum benim sandalyem boş gözüküyor...
    -gayet normal
    -neden
    -e fotoğrafları sen çektin..
    -:Ss

  • Kitap okumak09.10.2006 - 23:06

    yinede güzeldi o ilk okunan kitaplar..
    kim niye yazmış
    ne anlatıyor... umurunda mı?
    bir kelimenin peşine takılıp çağrışımlarla tüm evreni dolaşırdık..
    dünya bile yetmezdi bazen.
    sınıra dayanınca uyanırdık ama bir bakmışız
    o geçen saniyelerde
    gözlerimiz 4-5 sayfa daha okumuş...
    ben üşenmez başa dönüp anlayarak okumaya çalışırdım
    ama nafile..
    o yüzden
    elimde hep kitap vardı benim
    ama
    okunmuşlukları bir elin parmak sayısı kadar..
    güzeldi yinede..

  • Kitap okumak09.10.2006 - 22:45

    ilk kitap okunulan zamanlar
    ve ya
    ilk okunan çocukluk kitaplarından akılda kalan ne var?
    benim aklımda
    kitapta yazılanlardan çok
    kitabı nerede okuduğum kalmış..
    said havva nın 'cundullah' isimli bir kitabı vardır mesela.
    sorulsa ne anlattığı ezbere olur,
    fakat
    size bayırda hayvan otlatırken
    kitabı okumaktan başımı kaldırdığımda
    bütün ineklerin
    ortadan kaybolup komşunun elmalığına girdiğini farkettiğimde yaşadığım korkuyu
    tek tek anlatabilirim.
    daha eskiye gideyim
    4.sınıftan 5. sınıfa geçtiğimde öğretmenimin yaz tatilinde okumam için verdiği mavi sert kartonla kaplanmış
    yazıları büyük
    hacmi küçük
    sayfaları bol olan hikaye kitabının
    benimle beraber nereleri gezdiğinide anlatabilirim..
    nasıl okuyacağımızı
    neden okuyacağımızı çok sonraları öğreniyoruz..
    vesselam..