Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Wolf Son
Wolf Son

@ FEEL ME IN YOUR HEART @

  • wolfson27.12.2022 - 19:45

    Ne kadar Zulam varsa, didikledim yokladım
    Derdimin dermanını bulamadım bekledim
    Ne gülü derebildim ne goncayı kokladım
    Bir meçhulün peşine ,takıldım gidiyorum

    Sesim, sedam silinmiş ,pas tutmuş kulaklardan
    Ne bir söz ne bir buse çatlayan dudaklardan
    Sana rastlarım diye çaldığım kapılardan
    Tekmelendim, itildim ,kakıldım gidiyorum

    Bulunmam anzer olsa namerdin sofrasında
    Bir yudum su çok gelir fakirin kırbasında
    Depdebeli dünyanın yaldızlı libasında
    Dikiş tutmaz yamaydım, söküldüm gidiyorum

    Eski kadim çamların izleri bardaklarda
    Atideki yiğitler tutsaktır kundaklarda
    Abı hayat meyiyken kuruyan dudaklarda
    Sel suyuna karıştım, döküldüm gidiyorum

    Avuçlarım başımı duvarlara çakmakta
    Kader mili gözüme sürme diye çekmekte
    Yoksun ya her bir zerrem ayrılmakta çökmekte
    Bir metruk harabeyim, yıkıldım gidiyorum

    sahipsizim, sensizim gidince kaldım yetim
    Kaybolan yıllarıma hayıflanmak diyetim
    Cananın sinesinde gül olmakken niyetim
    Muhannetin bağına, dikildim gidiyorum

    Ruhumu lime lime kesiyor didiyorum
    Uçuruma getirip meçhule itiyorum
    Buzdan bir heykel gibi eriyor bitiyorum
    Bu riyakar dünyadan ,sıkıldım gidiyorum

    G . Bozkuş

  • wolfson27.12.2022 - 19:30

    Gün olur
    Bir yağmur damlası düşer
    Suya hasret döşüme
    Bir çınar kök salar
    Gelincik açar kim bilir
    Cemreler düşer ellerime
    Ebruli bir bahar gülümser
    Meneviş bir güvercinin gözlerinde
    Çiçek açar erik ağacı
    İkiz doğurur toprak
    Kumrular konar
    Pencere kenarına
    Gülümser
    Gün aydın olsun der sardunya
    Cilveleşir gönül bahçemde
    Erguvan şakayık’la
    Güneşte derbeder gülüşler
    Bulutlar sevinçten ağlayacak
    Yeşile duracak kainat
    Yeşilde kalacak düşler....

    N . Gündüz


    ( Portakal çiçek açtığında )

  • wolfson26.12.2022 - 23:02

    " Şimdi kapat gözlerini.
    Dal bir düşün ıçine.
    Yanındayım hisset.
    Bak nasıl da tutacağım ellerinden.
    iyi bir gelecek
    binlerce hece getireceğim.
    Bak nasıl da öpeceğim gözlerinden..."

  • wolfson26.12.2022 - 22:55

    Bu sene öğrendiğim en güzel ders;

    -"Bir kapıda kendinizden taviz verecek kadar ısrarcı olmayın..."

  • wolfson26.12.2022 - 22:41

    " Geçmiş te en çok neyi özlüyorsun diye sorsalar
    Sanırım eski neşeli günlerimi
    İnsan eli değmemiş hayallerimi
    Ve zamanın bizi henüz
    Ayırmadığı sevdiklerimi derdim..."

  • wolfson26.12.2022 - 22:37

    " Sözün kıymetini lal olandan,
    Ekmeğin kıymetini aç olandan öğrenirsin ,
    Aşkın kıymetini ise hiç olandan......"

  • wolfson26.12.2022 - 22:29

    " Ben seni seversem,
    tek başıma sevmem
    akvaryumdaki balıklarım da sever
    Saksıdaki sardunyalarım da
    Ben seni seversem,
    evim bile yolunu gözler..."

  • wolfson26.12.2022 - 20:36

    Neden ekmegimizin üzerinde tek çizgi var hic merak ettiniz mi ,
    Orhangazi, Bursa'yı feth ettikten sonra şehri gezerken bir fırına ugrar. Ekmeklerin üzerindeki 3 çizgi dikkatini çeker,fırıncıya ekmeğin üzerinde neden 3 çizgi var diye sorar. Fırıncı, biz hristiyanız o 3 çizgi hristiyanlıkta baba, oğul ve kutsal ruhu sembolize eder bu yüzden 3 çizgi çekeriz der.
    Bunun üzerine Orhangazi çok etkilenir, hemen bir fermanla tüm şehre ilan ettirir bundan böyle fırıncılar ekmeğin üzerine tek bir çizgi çekecek. Herkes bilsin ki Allah BİR dir,övülmeye en çok layık olandır...İşte o gün bu gün fırıncılar ekmeğin üzerine tek bir çizik atar...

  • wolfson26.12.2022 - 20:15

    Kaderinse dünya küçüktür.
    Ama kaderin değilse,
    çıkmaz sokakta bile karşılaşamazsın..."

  • wolfson26.12.2022 - 20:02

    "Umutlu insan daima mutludur

    Yolda giderken, yürümeye çalışan bir çocuk fark ettim. Elindeki değnekleri zorlukla kaldırıyor ve alt tarafı pek tutmayan vücudu ile bir sağa bir sola sallanıyordu. Yüzüne bakılırsa, on üç – on dört yaşlarından fazla değildi.

    Sanki büyülenmiş gibi onu izlerken, aniden yere düştü.

    Hemen yanına koşarak kaldırmaya çalıştım.

    Sessizce ağlıyordu.

    - İnşallah bir yerin acımamıştır, dedim. Olur böyle şeyler sakın üzülme.

    - Üzülmüyorum, dedi. Zaten ben pek üzülmem.

    - İyi ama ağlıyorsun, diye atıldım.

    - Kolum acıdı, dedi. Onun için her halde.

    Bakmak için gömleğini sıyırdım. Sağ eli tam bileğinden kesikti. Bu yüzden bir değneği, diğerinden farklı şekilde yapılmıştı.

    Ayağa kalktığında:

    - Günde birkaç kez düşmeye alıştım, dedi. Geçen sene düştüğümde, elim araba altında kalmıştı.

    Söyleyecek söz bulmakta zorlanıyordum. Teselli etmek için:

    - Üzülme! dedim. Daha kötü şeyler olabilirdi.

    Belki ilk defa yüzüme bakarak:

    - Üzülmüyorum, diye gülümsedi. Zaten ben pek üzülmem.

    - Biraz önce aynı şeyi tekrar etmiştin, dedim. Neden böyle söyledin?

    Titreyen vücudunu, elinden geldiği kadar dikleştirirken:

    — Çünkü ben, Allah'a inanıyorum, dedi. O’na inanan kişiler, hiç ölümsüz bir vücuda sahip olmayacak mı? Üstelik de sapasağlam bir vücuda.

    Bu sefer sustum, her nedense bir şey söyleyemedim.

    Teşekkür edip yanımdan ayrıldı.

    O küçük kahramanın arkasından bakarken, "Acaba hangimiz daha mutlu?" diye düşünüyordum.."