Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • tasavvuf28.09.2005 - 11:18

    Tasavvuf, İrfan demektir. Yani İman Hakikatlerini öğrenme yoludur. Ruh’un hem Allah’a kavuşması, hem de İman Hakikatlerini öğrenmek, hem de Allah’ı sevmek; Aşk…

    İşte kardeşlerim! Tasavvuf bir denizdir; ardı-arkası gelmez… Tasavvuf sonradan çıkmış değil! Kur’an-ı Hakim’de mevcuttur! Çünkü ‘Tevbe, Sâfiyet, Velâyet, Fâniyet, Mârifet, Aşk, Zikir’ konuları, Kur’an-ı Kerim’de hepsi yazılıdır; mevcuttur. Sünnet’te de bunların hepsi vardır.

    Tasavvuf aşırı bir Allah sevgisine dayanır.

    Kur’an-ı Kerim’de hepsi yazılıdır; mevcuttur. Sünnet’te de bunların hepsi mevcuttur.

    Kur’an-ı Kerim bunu açıkladı:

    “Kül inküntüm tühibbunallahe fettebiûni - De! Allah’ı seviyorsanız bana biat edin”. Hatta, “Yuhbibkumullah – Allah da sizi sevsin, sizi seve…” Bakınız, “Veyeğfirleküm zünûbeküm - (Bana bağlanın ki) günahınızı bağışlaya”. (Âl-i İmran -31) .

    Demek ki muhabbet şart! .. Kul Allah’ı sevecek ki; Allah da kulu seve.

    Zaten Allah,

    “Küntü kenzen mahfiyyen fe ahbebtü li yüraf - Ben gizli bir Haziney’dim, bilinmekliğe muhabbet ettim (sevdim) ”,(Hadis-i Kutsi) buyurur.

    Demek ki; sebebi halk da (Varoluşun nedeni): Rabbü’l Âlemin’in Zâtında mevcut olan; ‘Muhabbet, Mevedded Sıfatı, Muhib, Vedud Esmalarıdır. Muhib, seven demek. Habib - Mahbub, Sevilen. Vedud da seven, sevilen, sevgi, sevgi veren anlamınadır. Bütün bunlar, Esma-i Hüsna’nın anlamında vardır. Bu sevgi; Resulullah ve Ehl-i Beyt’ini sevmekten ve biat’dan geçer.

    Allah bizi, Alim, Hâkim, Vedud, Muhib, Hâdi, Rahman, Müstekim isimlerine mahzar ede! ..

    Hakiki Tasavvufçuların; Ehl-i Sünnet olsun, Şia olsun hakikatte İtikatlları işte budur ve bu birdir, değişmez. Bazı Evliyaallah arasında bazı şeyler var; onlar nüans farklarıdır. Cümle Tasavvufçuların söylediğinin içeriği birdir!

    Allah bu Evliyaallah’ın, Ehl-i Beyt’in, Ashab’ın, On iki Ehl-i Beyt İmâmı Efendilerimizin, Dört büyük Gavsullah’ın Ârifler ve Evliyaların yolundan bizi ayırmaya! ..

    Biz Onlara inanmışız, biat etmişiz; Müslüman’ız, Mâneviyata inanıyoruz, Metafiziğe, Ruha, Meleğe, Allah’ın Hakikatine inanıyoruz. Eğer bu saydıklarımız olmasaydı; o zaman peygamberler sadece bir Fıkıhçı, bir hukukçu olurlardı.

    Halbuki öyle değil; “Din metafiziktir, Gayba İman’dır”.

    Metafizik gerçekleri bilmeyen, Metafizik gerçeklere inanmayan Mü’min değil, Müslüman’dır. Yani İslâmın zahiri kuvvetine teslim olmuştur. Biz burada Müslüman’ı teslim olmuş mânada kullanıyoruz.

    Son söz; İtikad’da (ki buna Tasavvuf diyoruz) , Fıkıh da Kur’an-ı Hakim’de ve Sünnet-i Nebevi’de mevcuttur. Peygamber (a.s.v.) bunun en büyük izahçısıdır (açıklayıcı) . En büyük Ârif’dir. O’ndan sonra Ehl-i Beyt, Hulefa-ı Raşidin, Ashab’ın büyükleri ve On iki Ehl-i Beyt İmamı, Evliya, Ârifler bilir. Bunların yolunda gidenler de bunu öğrenir. En azından biz, bunların inandıkları gibi inanmaya mecburuz. İşte gerçek Selefilik budur! Selef-i Salih’in (r.a.) yolu.

    Sallu ala Resûlina Muhammed, Sallu ala Habibina Muhammed, Sallu ala Şefiina Muhammed, Sad Salli Mürşidina Şâh-ı Velâyet. Allahümme Salli ala Seyidina Muhammed’in ve ala Âlihi ve Ashabihi ve sellim…

    “Lâ feta illa Ali, La seyfe illa Zülfikar – Ali gibi er, Zülfikar gibi kılıç yoktur! ..” (28) Sadake Resûlullah.

    Yüce Rabbımız Allah; bizi, Dinimizi, Şah-i Merdan ve Zülfikar’ı ile esirgeye! Şarktan garbe cümle Müslümanlara hakiki imanı, İslâm kardeşlerinin birbirlerine sevgiyi vere! ..

    İkilikten, tefrikadan, fesaddan, anarşiden, cehâletten, gafletten, birbirimizi yemekten bizi koru Ya Rabbi! ..

    Bize nusret (yardım) eyle ya Rabbi, kâfirler üzerine! (Bakara -286)

    “Allahu maana - Allah bizimledir; Mü’minler iledir”.(Tevbe -40)

    Allah bizim Velimizdir. Resulullah Efendimiz de bizim Velimizdir. Hazret-i Ali de bizim Velimizdir. Hazret-i Ebubekir de, Ashablar da, Evliyâlar da gerçek Mü’minler de bizim Velilerimiz, dostlarımızdır. Allah, Onların hepsinden râzı olsun! ..

    Kazim Yardımcı
    http://www.varliktanveriler.com/new/kitap/mezhepy/

  • tasavvuf28.09.2005 - 11:09

    Tasavvuf, iman hakikatleri ile uğraşan bir kol’dur. Peygamber (a.s.) ‘ın Rûh-u Muhammedi ile temas ederek Kur’an’ı öğrenmektir.

    ‘Kur’an’ın Fıkıh tarafını değil; İtikad, İman tarafını..’ Mârifet-i İlâhi, Zât - Sıfat-ı İlâhi, Ef’alini, Âsarını, Kader, Ruh, Melek ve Seyr-i Sülûk’ü (İnsanın Ruhunun tekâsüf, yani kesif- yoğun âlemden, letif-güzel âleme geçişi.) öğrenmektir.

    Peygamber (A.S.) Tasavvuf’u Hz. Aliyyel Mürteza Efendimize ve Ebubekr-i Sıddık Efendimi’ze vermiştir. Tasavvuf tarihi bunu şahididir.

    Tasavvuf’ta bir de ‘Mârifet’ ve ‘Aşk’ meselesi vardır.

    Üstadlar, kendililerine bağlanan insanların bir kısmını aşk’la, bir kısmını da Mârifet’le Ruhlarını parlatıp tekrar Rab’larına kavuşmalarını sağlarlar. Fenâfi Resûl, Fenâfillah, Bakâbillah sırlarına kavuşturup, İman Hakikatlerine Ârif kılarlar. Yani “Men araf” ı öğretirler:

    “Men arefe nefsehu, kad arefe Rabbehu - Nefsini(Kendini) bilen, Rabbını bilir..”(20)

    Tasavvuf, Peygamber (A.S) ’ın kendisinde mevcut! Kur’an-ı Kerim’de de mevcut (vardır) ! Çünkü Tasavvuf, İman ve İrfan meselesidir. Peygamber’in (A.S) bütün meselesi zaten; Allah’a İman ve İrfan’ı arttırmaktır.

    Peygamber(A.S) en büyük Ârif’tir; Hocayı Kâinat’tır. Bu, Enbiyalarda da var. Meleğin hakikati, Ruhun hakikati, Nübüvvet, Velâyet, Risâlet, Vahy’in Kelâm’ın hakikati, Zât-ı akdes, Allah’ın Kadimliği, Allah’ın Kelâmı, Allah’ın Sıfatları, Allah’ın Esma-i Hüsna’sı… Tasavvuf budur işte.

    Tasavvuf, sonradan çıkan bir şey değildir!

    Peygamber (A.S.) bunu Şah-ı Velâyet’e ve Ebubekr-i Sıddık Efendilerimize öğretmiş, onları yetiştirmiştir. Bu iki büyük zât, Peygamberimizin iki büyük kapısıdır. Öbür Ashaplardan da istidatlı (yetenekli) olanlara öğretmiştir.

    Kazim Yardımcı'nın MEzhepler ve Yükseliş adlı kitabından alınmıştır.
    www.varliktanveriler.com

  • ateist12.09.2005 - 12:31

    Batıdaki ateist ile türkiyedeki ateist kavramını merak ediyorsanız;
    vvvw.varliktanveriler.com/turkish
    sayfasını tıklayın ve 68-2 nolu Varlıktan Veriler adlı yazıyı okuyun.
    Ateisrt kavramına orada bir cevap bulacaksınız.