Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • motosiklet16.08.2007 - 23:14

    A.Cihangir BALTACI


    Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet hayattır.

    Birçok babanın korkusu oğlunun motosiklete binmesidir. Ölümden ve başka her türlü tehlikeli durumun çocuklarının başına gelmesinden korkarlar.

    Benim senin başına gelmesinden en çok korktuğum şey ise hayatın zevklerini almadan yaşayan bir eğreltiotu olmandır.
    Eğer yapmak istediğin şey orada duruyorsa ve aranızda bir tehlike dikilmişse, senin yapman gereken o tehlikeyi bertaraf edip, istediğin şeye ulaşmaktır.

    İşte bunu yapamazsan hayatın ancak bir eğreltiotununki kadar heyecanlı olabilir.

    Motosiklete bin oğlum, ama dikkat et, motosiklet tehlikelidir.

    O tehlikenin üzerine aptal gibi gitme. Unutma Sun Tzu der ki; “kötü komutanlar önce savaşa girer, sonra nasıl kazanacağını düşünürler; iyi komutanlar önce nasıl kazanacağını bulmadan savaşa girmezler”.

    Önce viraja girip de sonra nasıl çıkacağını düşünen aptallardan olma.

    Tehlikeleri en küçüğüne kadar bertaraf et. Hep tam koruma kullan, bakımsız motorla yola çıkma, alkollü ya da yorgun binme, kafan bozukken taksi tut, bilmediğin yolda risk alma, diğer araç sürücülerinden köşe bucak kaç.

    Tehlikeleri nasıl dibine kadar bertaraf edeceğini bilemiyorsan sakın motosiklete binme, çünkü o zaman bu işi beceremezsin demektir.

    Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet aşktır.

    Sadece kızlardan bahsetmiyorum, motosiklet macerası yaşam aşkıyla doludur.
    Güneşi batıracağın yeri bilmek, üzerinde yaşadığın toprakları karışı karışına gezmek, her yaş ve meslekten insanla yolunu paylaşmak ve bindiğin makinenin üzerinde sanki çığlık atarmış gibi kopup gitmek, hayatı dibine kadar yaşamak, ancak bu araçla mümkündür.

    Motosiklet macerasının içinde yaşam aşkı olmayan insanların tek yaptığı ise teknik detayları birbirlerine anlatarak kocaman, yararlı ama sıkıcı bir ansiklopediyi yaşayıp gitmektir.

    Aşkın ucunu bırakma, heyecanlı ve renkli ol, sıkıcı olma.
    Sıkıcı olacaksan arabaya binip, hafta sonları futbol, akşamları ana haber seyrederek yaşayabilirsin, motosiklete ihtiyacın yok.

    Günü yakalamayı bil oğlum, motosiklet senin yaşama enstrümanındır.

    Kızlardan bahsetmiyorum dediysem, o kadar da demedim tabi. Hani bazen pembe bir vespa üzerinde pembe kaskla kuğu gibi giden pembe pantolonlu bir kız görürsün ya? Git yanaş, merhaba de ona. Orta parmağı gösterirse, kıza efendi gibi bir selam çakıp gazla bana gel, ensene bir tane patlatayım, sonra bira içmeye gideriz. Hayatı böyle yaşayacaksın işte, öküz gibi, ödlek gibi değil. Hem efendiliğini bozmayacaksın, hem de çılgınlığını koruyacaksın.

    Ha hoşlandığın bir kız mı buldun? At motorunun arkasına, Datça’ya götür onu, Knidos’un sularıyla yıka.
    Can Yücel’in en sevdiğin şiirlerini okurken batan güneşi izlet ona, Domuzbükü’nde yıldızları ört üstüne uyusun.
    Sonra bu macera için bana teşekkür edeceksin.

    Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet isyandır.

    İnsanlık tarihi popüler kültürler ve onlara tepkiyle gelişen kültlerle doludur. Rock tarihi, 68 kuşağı, Avrupa bohemleri, Beatnick’ler hep aynı heyecanla tutuştular. Bugün bu ateş bir miktar sönmüş görünse de sen buna aldanma. İnsanoğlunun doğasında isyan vardır ve motosiklet bunun dışa vuruluş şekillerinin en güzellerinden biridir. Motosiklet bir ulaşım aracı değildir, bir isyan aracıdır, bunu kafandan çıkarma.

    Hayatın rutinlerine dikkat et oğlum. Efendi ol ama içindeki serseriyi korumayı bil, akşam eve gelince takım elbiseni çıkarıp deri montunu giy.

    Her zaman kravatın olabilir ama hiç yuların olmasın, her zaman bir patronun olabilir ama hiç efendin olmasın.
    Eğer seni zincirliyorlarsa o patronu, arkadaşı ya da sevgiliyi dehleyip, kravatı çöz, kol saatini fırlatıp at, gemileri yakmayı bil.

    Hayatımda tanımaktan keyif aldığım insanların neredeyse hepsi, günü geldiğinde hayatında radikal değişiklikler yaparken gözünü kırpmamış insanlardır.

    Ve bu insanların neredeyse hepsi motorcudur.

    Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet dostluktur.

    Bir motosiklet grubuna mutlaka gir. O motosiklet grubunun içerisindeki bir kavgaya ise asla girme. Unutma ki insanın olduğu yerde sevgi de vardır, kavga da vardır. Toplumdan soyut yaşama, yolu paylaş. Ama kimliğini de kaybetme, yolunu şaşırma. Toplumun içinde dur, ama tek başına ayakta dur, sonuçta yol yalnız senin yolundur unutma.

    Herkesle konuştuğun gibi, her tip motora da bin, tutucu olma. “Chopper gitmiyor, dönmüyor” diyenleri takma, altındaki V motorun ritmiyle dans etmeden isyanın ruhunu anlayamazsın. Sıkı bir enduroyla off-road yapmadan doğaya fazla kavuşamazsın. İbrende bir kez olsun 200’leri görmeden de adrenalin seni ilk defa içki içmiş 15 yaşındaki kız gibi sarhoş eder durur. Herkesi dinle ama hiç kimseye kulak asma. Motosiklet türlerinin her biri farklı amaçlarla üretilmiştir, birini seçeceksen seç, ama hepsiyle barışık ol, hiçbirinin fanatiği olma.

    Motosiklete bin oğlum, çünkü ben hep motosiklete bindim.

    Ve şu hayatımda yaptığım en iyi şeylerden biri bu. Tek bir dakikasından bile pişman değilim ve iyi kötü her maceramın kıymetini bildim.

    Hayatta öğrendiğim birçok şeyi bu iki tekerlekli cansız makineden öğrendim.

    Motosikletle yaşa oğlum ve aradan yıllar geçerse ve ben motosiklete binemeyecek durumda olursam, gel bana maceralarını anlat, nereleri keşfettiğini, kimlerle hırlaştığını, kimlerle dost olduğunu, hangi şarabı kiminle içip, hangi güneşi nerede batırdığını.

    Eğer ben ölmüşsem de çok önemseme. Motor üzerinde ölmüşsem neden pişman olmadığımı anlayacak tek kişi sen olacaksın.
    Eğer ölmemişsem şu pembeli kıza sor bakalım ablası var mı?

    Sana bırakacağım en büyük miras, işte bu hayat rehberi, motosikletli hayatın ta kendisidir.

    Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet hayatın ta kendisidir.

  • motosiklet14.05.2007 - 21:07

    modlardan rica ediyorum şu başılığı düzeltsinler. motoRsiklet degil. MOTOSİKLET. yani R yok..............

  • motosiklet13.05.2007 - 17:07

    motorsikletin biz motor tutkunları için tanımı ve hayatımızdaki,çevremizdekiler için önemini bundan iyi anlatan yazı olamaz.





    alıntı: motorsiklet.net


    EVLİLİK

    Eğer bir motorcu evli ve yaşı kemale ermişse, karısı her ne kadar ona kızsa, sürekli söylense “ andropoza girdin sen “ gibi yakıştırmalarda bulunsa da içinden kocası ile iftihar eder ama bunu belli etmemeye çalışır.O diğerlerine benzemeyen farklı bir adamdır. Diğer hemcinsleri gibi elinde uzaktan. Kumanda ile gün boyu televizyon karşısındaki, koltukta uyuklayacağı yerde kendisine, saygı duyulması gereken bir yaşam tarzı seçmiştir.Kadın her ne kadar adama sızlanıp dursa da kocasını motoruyla sevdiğini, hatta bunun adının aşk olduğunu, saçları kesilince gücü tükenen Samson gibi kocasının motorunu yitirince yokolucağını ve bütün ışıltısını yitireceğini bilir.Çocuklar ise motor kullanan ve hiç yaşlanmayan, dahası bütün diğer babalardan ayrı kendi babalarına hayrandırlar, okulda “ benim babamın motoru var “ diye anlatmaya başladıklarında sözcükleri heyecanla titrer, gözleri pırıldar...





    AYDINLAR

    Bir motorcu, halktan kopuk tatlı su aydınlarından, barların nemli ve loş aydınlıklarında ortama yeni düşmüş kızlara hayata dair engin bilgilerini aktaran entellektüellerden çok farklıdır.O, kim olursa olsun sanayiinin daracık ve çamurlu sokaklarındaki bir dükkanda, saçları kararmış bir mazot sobasının başında kalfalarla, çıraklarla birlikte ellerini ısıtıp sonsuz bir muhabbete dalmışken, kendini mutlu hisseder, bir aydının o hep içinde duyduğu, yalnızlık ve halkına uzaklık duygusunu yaşamaz bile...Kentin varoşlarında neredeyse bir dergaha dönüşmüş küçük bir dükkanda, artık bir bilge mertebesine erişmiş yaşlı bir ustayı, saygıyla dinlerken çoğu kez sözcüklerin, motoru değil de motorcu bakış açısıyla bir dünyayı, bir toplumu anlattığını bilir.

    BUNALIM

    Bir motorcunun sözlüğünde yoga, terapi, meditasyon, sosyal fobi, panik atak, yalnızlık, can sıkıntısı, aşk acısı ve bunun benzeri kavramlar bulunmaz. Motoru onu bütün bu dünya hallerinden sihirli bir kalkanmışçasına uzak tutmaktadır. Motorunun üzerine çıktığında dünyaya dair ne varsa geride bırakır ve başka bir aleme geçer....Motorsuz olduğu günler, yani bir motora sahip olamadığı zamanlarda bile aklı hep bir motora ulaşmakta olduğu için bu onu can sıkıntısından korur, kafasında hep motor markalarının karşılaştırmaları, ikinci el mi yoksa birinci el mi karmaşası, paranın nereden ve nasıl bulunacağı, alınacak aksesuarların niteliği, motorun sokakta nereye konulacağı, sonu gelmeyen ilanlar, bazen uzak bir kente bir masal motosikleti için yolculuk, motorcunun iç sıkıntıyla tanışmasına zaman tanımaz. Aslında bütün bu süreç motor virüsünün kana girmesiyle birlikte başlar ki, hasta daha ilk günden ehliyet, kullanmayı öğrenmek, motorları tanımak, dükkanları dolaşmak derken bakar ki ruhunu kemiren diğer psikolojik rahatsızlıklardan sıyrılmış, bu arada terapiye ödediği saati 60 milyon civarındaki seans ücreti cebine kalmıştır.


    FELSEFE

    Bir motorcu, motor kullanmaya başladığı ilk andan itibaren, karşılaştığı kişisel, iş ve aile sorunlarına değişik bir mantıkla yaklaştığını kendisinin artık eski ben olmadığını şaşkınlıkla farkeder. Motorundaki küçük bir arızayı keşfetmekteki kullandığı yöntemler, motora dair yaşanılan olaylardan çıkarılan dersler, deneme yanılmalar, tüme varımlar,ustalardan kazıklanmalar, arkadaş tarafından kandırılmalar, o hayallerdeki motora erişme çabası, garip bir biçimde motorcunun kendi yaşama sanatını da zenginleştirir, gündelik hayatını sürdürürken hep bu kişisel öğretilerden faydalanır.


    SPOR

    Koşu bandı, halı saha maçı, parklarda akşam yürüyüşleri gibi faaliyetler bir motorcuya bir anlam ifade etmez. O her zaman motorunla birlikte yaşadığı sehpaya alıp indirdiği, ayağınla marşa bastığı, gerektiğinde onu iterek götürdüğü, trafik sıkıştığında ayaklarından güç aldığı için daima formdadır daha doğrusu formda olmak zorundadır. Her ne kadar bazıları kilolu, biraz göbekli gibi görünse de kasları sıkı, pazuları şişkindir, etleri gevşememiştir.Bir yolculuktan döndüklerinde hissettikleri o günkü antremanlarını tamamlamış sporculardan farksızdır, ama bütün bunları dört teker kullananlar ne yazık ki hiç bilemezler.

    AŞK

    Sıradan insanlar düşünürler ki adamın biri altına son model, güçlü, süratli bir motor çekip kadınların hayranlığını ve ilgisini cezbetmiş... Bu yüzden “ ah ağbi şöyle bir baba motorum olsaydı şimdi ne kadınları götürürdüm ben “ diye akıllarından geçirirler. Ama kadınları gerçek anlamda aşık etmenin aslında motorla bir ilgisi yoktur.motor yalnızca bir araçtır.Motor kendisini kullanan bilinçli, aklı selim bir insana çok değerli bir yaşam tarzı armağan eder, bilgelik verir, öğrenmenin sonsuzluğunun bilincindedir,en önemlisi motor özgürlüğün ve yalnızlığın adıdır, sonra çok iyi bilir ki ölüm her an yanıbaşındadır, bu motor kullanana apayrı bir derinlik, yaşama daha sıkı sıkıya yapışma gücü verir, sıcak masa başında, tv karşısında oturmak yerine iki tekerin üstüne tırmanıp bir bilinmeyene kucak açan motorcu, cesaretli ve korkusuzdur, o modern zamanların bir şövalyesidir, hangi kadın bir şövalyeye aşık olmaz ki,..
















    Vespone (Nejat GÜÇ)
    İstanbul


    Copyright © Motosiklet.Net Tüm hakları saklıdır.

  • motosiklet13.05.2007 - 17:02

    Motor kendisini kullanan bilinçli, aklı selim bir insana çok değerli bir yaşam tarzı armağan eder, bilgelik verir, öğrenmenin sonsuzluğunun bilincindedir,en önemlisi motor özgürlüğün ve yalnızlığın adıdır, sonra çok iyi bilir ki ölüm her an yanıbaşındadır, bu motor kullanana apayrı bir derinlik, yaşama daha sıkı sıkıya yapışma gücü verir, sıcak masa başında, tv karşısında oturmak yerine iki tekerin üstüne tırmanıp bir bilinmeyene kucak açan motorcu, cesaretli ve korkusuzdur, o modern zamanların bir şövalyesidir, hangi kadın bir şövalyeye aşık olmaz ki.

  • atmaca09.03.2007 - 01:12

    atmacada sınır yok atış serbest puhahahahaha :) :) :)

    alıntı: motosiklet.net

    jameika34
    'Ya arkadaşlar geçen gün yolda giderken arka teker çıktı gitti. Son anda farkettim ben çıktığını öyle tekersiz gidiyordum farkında değilim Ama o anda son gazla gidiyordum(55km/h) sanırım süratliydim ondan çıkmış olabilir.'


    balayyusuf´
    'Okey. Haberleşiriz o zaman bende şu sis meselesini halletmek istiyorum.
    Jamaika arka teker nasıl çıktı gitti ya anlamadım.'

    jameika34
    'Ya ben nerden bileyim nasıl çıktığını yaklaşık 1 km. gittikten sonra arkadakı araba selektör yaptı bana teker yok diye öyle farkına vardım.yoksa tekersiz vaziyette yol alacaktım gideceğim yere kadar'

    Prometheus
    'Senin yine iyiymiş, geçen bizim iki teker birden çıkmış, motor silindiri yan dönmüş o silindirin üzerinde yuvarlanarak gidiyormuşum. Arkadaki tren selektör yaktı. Ben teşekkür ettim, sonra selektör yapmaya devam etti meğer yolumdan çekil diyomuş, raylara girmişim ben.. Çok korktum '

    ELINT
    yaa sizinkiler birşey degil ben geçenlerde r1 ile siz deyin 420 km ben deyim 450 km gidiyorum sonra bir araba çıktı yoluma tabi ben anında mefta. şimdi öbür taraftan yazıyorum. yanlız burda hayat çok pahalı birde sıcaktan dolayı klima kullanıyorum.ona bile ücret alıyorlar. benim r1 satılığa çıkardım bu tarafta. almak isteyen olursa 00.0000.000.00001 arasın ordan 123456789 baglattırsın fiyattan anlaşılır pazarlık payı mevcuttur:(:(:(

  • kuş beyinli02.03.2007 - 20:41

    linkteki resime bakın. kuş beyinli diye ithamlarda bulundugumuz kuşlar bile neler yapıyor. ve insan olarak bu kuşlar gibi olmak için nekadar çabalamamız gerektigini anlayın..
    http://www.antoloji.com/uye/ELINT-4837

  • beşiktaş17.02.2007 - 10:42

    beşiktaş:1 kayseri Spor:2
    dün akşam kara kartalın tüylerini yoldular. artık kendisine kara tavuk diycez
    puhahahahahaha :) :) :)

  • fenerbahçe fobisi11.02.2007 - 18:18

    fenerbahçe 1980'li yıllardada gs'yi yeniyordu. zavallı gs'liler kendilerini bildi bileli hep fb ye yeniliyorlar :) :) :)



    (linkte soru işaretinden sonraki buşlugu silin...)

  • yanlış numara04.02.2007 - 02:02

    PARDON YANLIŞ NUMARA :) :) :)


    Yanlış Numaralar

    ----------



    -aloo! canım 15 tane lahmacun istiyorum.5 i acılı olsun! yeşilliğni bol koy.adresi veriyorum not et
    -beyfendi balkanlardan gelen soğuk ve yağışlı hava üç gün boyunca güney marmarada etkili olacak.iç anadolu...
    -alo ne diyosun kardeşim?
    -meteorolojiyı aradın dingil
    -pardon yanlış numara


    -aloo! kızım hiltondayım.tak takıştır gel.bizim hatunu ara.toplantıda olduğumu söyle.cebi kapalı olacak de.sende bekletme çabuk gel özledim seni.
    -tamam canım.çocuklarıda alayımmı gelirken?
    -hı?
    -boyun devrilsin herif.evi aradın sen.yaktım çıranı
    -pardon yanlış numara! ! !


    -aloo! sevgilim.ismi gibi nazlım.benim canım,aşkım
    -söyle canım
    -sesin bi tuhaf üşüttünmü yoksa gülüm
    -ben özlem.bitti bu iş arama beni bi daha
    -pardon yanlış numara


    -alo! bu ratonu devirelim diyorum.yerine ben geçeyim.gıcıkkızın da ayağını kaydıralım.oraya da seni düşünüyorum ben
    -tamam canım.nickin neydi senin? mustafaservent dimi.tamam
    -gıcıkkıııız! !
    -yaaaaaaaaa! ya!
    -pardon yanlış numara


    -sevgilim evlenelim hemen uzatmayalım! !
    -kapa telefonu sende uzatma! ! !
    -patroon! !
    -efendim
    -pardon yanlış numara


    -Aşkım özür dilerim beni affet
    -Tamam tamam affettim birdaha yaparsan çekerim kulaklarını
    -sende kimsin yaa
    -Sen kimi aradın gözüm
    -pardon yanlış numara

  • GAFFUR10.01.2007 - 20:36

    türkiyenin en kral das eden şahsiyeti.
    puhahaha :) :)

    örnek 1 :)

    http://www.izlee.com/video/m5vg4