« binalar, sütunların değil, manevi yapıların üzerinde ayakta dururlar, devasal aynalar gibi. bunlar, sakinlerinin düşüncelerini, duygularını yansıtırlar ama farkları kırılmazlar, yıkılmazlar. »
düzenini bozan örümcek, sıcak iklimlere uçmaktan vazgeçen kırlangıçlar, dallarında iklim yıpratan halbuki yıllar öncesinde ölmüş bir nar, başını derde sokmuş kirpi, ......şimdi düşünüyorlar.
Einstein Tesla'nın da söylediği gibi, odağımızı nereye verirsek o büyür. o yüzden dikkat ve enerjimizi, güzel şeyler için kullanmak, bireysel gelişimimizin anahtarıdır. dünyadaki dualiteyi kabul edip, bunun içinde pozitif olana odaklanmak, insanların gerçek anlamda ilerlemesine ve güçlenmesine katkıda bulunur.
olumsuz duyguları beslemek yerine, sevgi, şefkat ve güven gibi pozitif enerjilere yöneldiğimizde, bu duyguların çevremizde nasıl filizlendiğini görmek mümkündür. savaş ve nefret yerine, dualarımızda barış ve güveni çoğalttığımızda, dünyada bir dönüşüm yaratma potansiyelimiz artar.
bu sadece içsel bir huzur değil, dışarıya da yansıyan bir etkidir.
ve...
dünya kötü yer değildir, bizler yaşamasını, birbirimize, doğaya ve hayvanlara nasıl davranacağımızı öğrenmeliyiz.
yağmura lanet okuyan, yemeğe berbat diyen, ihtiyacı olan el uzattığında ,, ALLAH VERSİN HADİ HADİ başka kapıya git " diyenleri mutlak duyduk, gördük.
,, biliyorduk, bir araya geldiğimizde soylu ruhlarımızın kavuşmasında ki çarpışmanın şiddetini.’’
Roman,
öyle bir gel demelisin ki;
yollar kulağıma fısıldamasın.
,, gitme!"
Roman
yüreğim, yudum yudum dolan bir su yığını, gölgesinde ise sadece senin başın var.
bazı insanlara;
şiirler, hikâyeler yazılır, şarkı bestelenir, ömür verilir.
bazıları ile ise;
dünyanın içine birlikte yürür, yaşar, birlikte bakarsın gördüklerine...
,, şimdi Sıla dön bak geldiğin yerlere "
Roman.
« binalar, sütunların değil, manevi yapıların üzerinde ayakta dururlar, devasal aynalar gibi. bunlar, sakinlerinin düşüncelerini, duygularını yansıtırlar ama farkları kırılmazlar, yıkılmazlar. »
düzenini bozan örümcek,
sıcak iklimlere uçmaktan vazgeçen kırlangıçlar,
dallarında iklim yıpratan halbuki yıllar öncesinde ölmüş bir nar,
başını derde sokmuş kirpi,
......şimdi düşünüyorlar.
kelimenin zenginlikleri ve gücü olmasına rağmen:
tamam yerine tm yazanlara nasılsın sorularına kısa cevap sunduğunda verdikleri cevaplar.!
.... canın mı sıkkın bugün diyorlar
:))) :)))) cevapsız bırakılmalı bazı sorular, onu anlıyor insan....
ve.... bu kelime fakirliğini insan psikolojisini okuyan uzmanlarda yapıyorsa telaş mı edilmeli acaba.!
seninle koklamadığım bir çiçek,
dans etmediğim bir gökyüzü,
ve...
yollar var yeryüzünde.!
Einstein Tesla'nın da söylediği gibi, odağımızı nereye verirsek o büyür. o yüzden dikkat ve enerjimizi, güzel şeyler için kullanmak, bireysel gelişimimizin anahtarıdır. dünyadaki dualiteyi kabul edip, bunun içinde pozitif olana odaklanmak, insanların gerçek anlamda ilerlemesine ve güçlenmesine katkıda bulunur.
olumsuz duyguları beslemek yerine, sevgi, şefkat ve güven gibi pozitif enerjilere yöneldiğimizde, bu duyguların çevremizde nasıl filizlendiğini görmek mümkündür. savaş ve nefret yerine, dualarımızda barış ve güveni çoğalttığımızda, dünyada bir dönüşüm yaratma potansiyelimiz artar.
bu sadece içsel bir huzur değil, dışarıya da yansıyan bir etkidir.
ve...
dünya kötü yer değildir, bizler yaşamasını, birbirimize, doğaya ve hayvanlara nasıl davranacağımızı öğrenmeliyiz.
yağmura lanet okuyan, yemeğe berbat diyen, ihtiyacı olan el uzattığında ,, ALLAH VERSİN HADİ HADİ başka kapıya git " diyenleri mutlak duyduk, gördük.
BaŞkA DünYa MümKüN.
~dostlukla,Huri
‘’özledim, ey Şems özledim, çık gel Allah aşkına!’’
Hz. Mevlana.