**DİNLE BENİ KIL KUYRUK KURNAZ TİLKİ** Bayram Arafında semt pazarına çıktım. Keşke çıkmaz olsaydım. Pazar tezgahlarında Öyle kurnaz, öyle cambaz iki ayaklı Tilkiler var ki seni suya götürüp susuz getirirler...VESSELAM.
****ESSELAMÜN ALEYKÜM DOSTLAR YARENLER**** . --Sonun da on günlük Bayram Fetreti şükürler olsun bitti. Şimdi de iki Bayram Araf-ı başladı. --Bu gün sabah kahvemi yudumlarken, şöyle bir Şiir sayfalarını gezindim. Şeker Bayramını telaffüz eden Şiir sayısı yok denecek kadar az. Bu da demektir ki, her mevzuda olduğu gibi, Bayram geleneklerimizi görünmez bir güç dejenere etmektedir. --Hasta ve Kabristan ziyaretlerine davetiye ile gidilir oldu. --Eskiden Toy-düğünlere eylenmek için gidilirdi. Şimdi menfaat için gidilmektedir. Takılan takıların görüntüleri alınmaktadır. --Erkekler düğünlere Pijama takımıyla geliyor, Kadınlar ise Amerikan marka şortlarla geliyorlar. --Ortaokul dönemlerimizde Tiyatral oyunlarda şekilsiz, biçimsiz saldat kıyafetleri giyerdik. Şimdi ki neslimiz benzer kıyafetleri Düğünlerde giyer oldular. Daha dün Ankara'ya yolcu uğurlarken gördüm. Gençlerin tamamı eşofmanla yolculuk yapıyorlar. --Eyy Cemat-i Müslimin bir düşünün bu kuralsızlık, çaresizlik ve aymazlık kimin ya da kimlerin işine gelmektedir...VESSELAM. -----OZAN ÇAKIROĞLU-----
--Ben ömrüm de böyle içtensiz ve neşesiz bir Bayram geçirmedim. Millet suskun, sargın, kırkın ve kızgın. Cadde, sokak ve parklar da insanlar yok denecek kadar az. Şehir Trafiği sert akıyor. Şoförler kızgın ve oldukça asabi. Korna sesleri kulak tırmalıyor. Bayram ziyaretleri ruhsata bağlanmış, hayır-hasenatlar rafa kaldırılmış. Toplumun belli bir kesimi Ramazan Fitresini verememiş. Yoksulu, öksüzü çaresiz, bezgin. Garip-gurebası kendini toplumdan soyutlayıp yabancılaştırmış. --San ki metropol Şehirleri kasırga vurmuş ve Millette per-perişan...VESSELAM.
Kıl kuyruk Tilki de marifet çoktur Hiç kaz tavuk ördek ayrımı yoktur Gözleri ışıldak, Kulağı dingtir Kümesten-kümese koşar da gider... ----OZAN ÇAKIROĞLU-----
**BEN DE DUA NİYAZA BAŞLADIM** . * Milletin sadaka aldığı değil * Emeklinin aciz kaldığı değil * Mebusan'ın rüşvet aldığı değil * Devlet-i halkıyla, barıştır Rabbim, * Bu bayram sulh ile sarıştır Rabbim... ----OZAN ÇAKIROĞLU-----
YOKSULA NASİHAT BAYRAM DEDİĞİN . Bu gün bayram diye pazar eyledim Gezdim bedestanı, nazar eyledim Ölçüyü-tartıyı, gözer eyledim Dertliye kasavat, Bayram dediğin. . Mihmanlar Vatanın olmuş varisi Lüks içinde yaşar, kızı karısı İşçinin yüzülür, ense derisi Fakire sefalet, Bayram dediğin. . Der Vezir, ahu-zar eyler dilimiz Bu yılda açmadı gönül gülümüz Kalmadı Bayramlık, takat-halimiz Nursuza meziyet, Bayram dediğin.. ----OZAN ÇAKIROĞLU----.
**DİNLE BENİ KIL KUYRUK KURNAZ TİLKİ**
Bayram Arafında semt pazarına çıktım. Keşke çıkmaz olsaydım.
Pazar tezgahlarında Öyle kurnaz, öyle cambaz iki ayaklı Tilkiler
var ki seni suya götürüp susuz getirirler...VESSELAM.
****ESSELAMÜN ALEYKÜM DOSTLAR YARENLER****
.
--Sonun da on günlük Bayram Fetreti şükürler olsun bitti. Şimdi de
iki Bayram Araf-ı başladı.
--Bu gün sabah kahvemi yudumlarken, şöyle bir Şiir sayfalarını
gezindim. Şeker Bayramını telaffüz eden Şiir sayısı yok denecek
kadar az. Bu da demektir ki, her mevzuda olduğu gibi, Bayram
geleneklerimizi görünmez bir güç dejenere etmektedir.
--Hasta ve Kabristan ziyaretlerine davetiye ile gidilir oldu.
--Eskiden Toy-düğünlere eylenmek için gidilirdi. Şimdi menfaat
için gidilmektedir. Takılan takıların görüntüleri alınmaktadır.
--Erkekler düğünlere Pijama takımıyla geliyor, Kadınlar ise
Amerikan marka şortlarla geliyorlar.
--Ortaokul dönemlerimizde Tiyatral oyunlarda şekilsiz, biçimsiz
saldat kıyafetleri giyerdik. Şimdi ki neslimiz benzer kıyafetleri
Düğünlerde giyer oldular. Daha dün Ankara'ya yolcu uğurlarken
gördüm. Gençlerin tamamı eşofmanla yolculuk yapıyorlar.
--Eyy Cemat-i Müslimin bir düşünün bu kuralsızlık, çaresizlik
ve aymazlık kimin ya da kimlerin işine gelmektedir...VESSELAM.
-----OZAN ÇAKIROĞLU-----
--Ben ömrüm de böyle içtensiz ve neşesiz bir Bayram geçirmedim.
Millet suskun, sargın, kırkın ve kızgın. Cadde, sokak ve parklar da
insanlar yok denecek kadar az. Şehir Trafiği sert akıyor. Şoförler
kızgın ve oldukça asabi. Korna sesleri kulak tırmalıyor. Bayram
ziyaretleri ruhsata bağlanmış, hayır-hasenatlar rafa kaldırılmış.
Toplumun belli bir kesimi Ramazan Fitresini verememiş. Yoksulu,
öksüzü çaresiz, bezgin. Garip-gurebası kendini toplumdan soyutlayıp
yabancılaştırmış.
--San ki metropol Şehirleri kasırga vurmuş ve Millette per-perişan...VESSELAM.
Kıl kuyruk Tikiyle, olunmaz yoldaş
Kazancı beleştir, eylemez paydaş
Aslına bakarsan, köpekle soydaş
Kebapla beslenir, şişer de gider...
---OZAN ÇAKIROĞLU----
Beğenmez zayıfı, sevmez topalı
Dolaşır her yanı, Gözü kapalı
Dişisi dominanttır, Eli maşalı
Gönülden-gönüle akar da gider..
---OZAN ÇAKIROĞLU---
Kıl kuyruk Tilki de marifet çoktur
Hiç kaz tavuk ördek ayrımı yoktur
Gözleri ışıldak, Kulağı dingtir
Kümesten-kümese koşar da gider...
----OZAN ÇAKIROĞLU-----
**BEN DE DUA NİYAZA BAŞLADIM**
.
* Milletin sadaka aldığı değil
* Emeklinin aciz kaldığı değil
* Mebusan'ın rüşvet aldığı değil
* Devlet-i halkıyla, barıştır Rabbim,
* Bu bayram sulh ile sarıştır Rabbim...
----OZAN ÇAKIROĞLU-----
* Hakikatten yana, gürledim estim
* Gerçeği konuştum, yerinde sustum
* Artık bu Bayram da, umudu kestim
* Zamsız Bayramlara eriştir Rabbim,
* Yoksulu varlıkla, buluştur Rabbim...
-----OZAN ÇAKIROĞLU-----
**Bizim Şimal-i Şark'ta bir söz vardır.
**KARGANIN KÂRİ OLMAZSA MANDAYI GIDIKLAMAZ**
YOKSULA NASİHAT BAYRAM DEDİĞİN
.
Bu gün bayram diye pazar eyledim
Gezdim bedestanı, nazar eyledim
Ölçüyü-tartıyı, gözer eyledim
Dertliye kasavat, Bayram dediğin.
.
Mihmanlar Vatanın olmuş varisi
Lüks içinde yaşar, kızı karısı
İşçinin yüzülür, ense derisi
Fakire sefalet, Bayram dediğin.
.
Der Vezir, ahu-zar eyler dilimiz
Bu yılda açmadı gönül gülümüz
Kalmadı Bayramlık, takat-halimiz
Nursuza meziyet, Bayram dediğin..
----OZAN ÇAKIROĞLU----.