Bazen çıkış soldan demenin farz olduğu yerde susarsın bir şiirin mısralarında.
Yürek Yolcularına ithaf olunur…
Bütün yaptıklarımdan ve bütün söylediklerimden Kimse anlamaya çalışmasın kim olduğumu Bir engel vardı, bir engel, bütün eylemlerimi Ve bastan aşağı tutumumu değiştiren Hep bir engel vardı tam konuşacağım sıra Susturuverirdi beni En göze çarpmamış davranışlarımdan En kapalı sözlerimden, yazdıklarımdan Yalnız onlardan anlaşılabilirim Ama belki de değmez bunca çabaya Bunca dikkate, gerçekte kim olduğumu bulmak, Daha güzel bir toplumda, ilerde Bir başkası tıpkı bana benzeyen Çıkar kuskusuz, yasar özgürce. Kavafıs
İnancı ve diniyle hiç ilgilenmiyorum evreni saran notaları beni mutlu ediyor bu yüzden onu seviyorum. Herkes kalbinin renginde yaşar hayatı.. Ve herkes kalbinin rengini bulaştırır etrafındakilere."
Merhaba Mehmet bey, Dindar insan inançları doğrultusunda dininin gereklerini içselleştirerek yaşayan kimsedir ve asla dinin propogandasını yapma gereği duymaz.
Dinci bağnazdır herkesi onun inancına uymaya zorunlu tutar. Yancıdır ondan olmayanları aşağılar kibirlidir de dayatma ile halkın üzerinde baskı kurar. Doğal değildir kendisinden başka hiçbir inancı kabul etmez. Dindar doğaldır sadece inandığı dini kendisi için yapar ve kendisi gibi olmayanlara da din kardeşi olmadığı ama yaratılışta eşit olduğu bilincine sahiptir bu yüzden de her inanca saygılıdır. Gerçek dindar asla dinciye dönüşmez. Anadolu’mun o’ güzel insanı da dinciye dönüşmez onlar doğaldır. Dinci almış olduğu “ci” ekine son derece bağlıdır.:))
Selefiliğe gelince her şeyi modernize etmek gerektiği kanısındayım yanlışları buradan kaynaklanıyor Arap kültüründen aldığımız en kötü adetler yahudilerin adetleridir. Türkiye de oynanan oyunlar tutmaz eninde sonunda çoğunluk doğruyu görür çünkü Türk’ün selefi; kuran, peygamber ve Atatürktür geri kalanlarda mutlu oldukları yerlere gitsinler. Daha ne diyeyim:)
Bir de Atatürkçü gibi görünenler var. Bilinçaltı ve zihin uyumsuzsa maalesef zaman zaman konuştuklarınız sizi ele verir. İnsan gerçekte inanmadığı bir şeyi inanmış gibi gösterse de maalesef gerçekleri kendi içinde çekişirken dışarı vurur.
Mehmet bey, maalesef ki kadercilik denilen aslında Müslümanlıkla da çok uyuşmayacak bir anlayış biçimiyle siyonizmin çirkin oyunlarının dincilik başlığı altında islama yaftalanan köleleştirme politikalarının pençesinde kıvranıyoruz. Şimdi “kadere iman” var diyenlerin sesini duyar gibiyim. İslam dinindeki kadere iman ile, kader inancını sömüren köleleştirme, susturma, hakkını aramama, akıl yürütmemek, düşünmemeği birbirine karıştırıp pekte güzel insanlarımıza kör inançları empoze ettiler. Dindar insanlar asla fanatiklik boyutlarında kendileri gibi bir kula taparcasına bağlanmazlar. Ama dincilik islâm dinine vurulmuş en büyük darbedir. Bunlar insana, doğaya, saygısı olmayan kendi çıkarları ve aşağılık dürtülerini tatmin etmek doğrultusunda her yolu ve iğrençliği mübah sayan bir güruhtur. Kendileri pekala da her şeyi bilirler ama mevkileri, çıkarları uğruna en büyük silahları olan din ile insanları her türlü sömürürler. Tıpkı habis bir tümör gibi devletin bütün birimlerine dağılır ve sağlıklı tek bir hücre kalmayana kadar habisleştirir sonunda da kuru bir iskelet kalınca kendi ömrü de son bulur. Çünkü; onlarında ömürleri bulundukları vücudu yok edene kadardır. Toparlanmaya gelince. Tam anlamıyla ehil kadrolar kurulup top yekün kalkınma planlarıyla ( eğitimden ekonomiye) asırlar sürmez o kadar kötümser değilim. İki yıllık toparlanma süreciyle iyileşmeler hissedilir Türkiye güçlü bir ülkedir.
Aslında daha çok şey var yazacak Bir gün Türkiye muasır medeniyetler seviyesine ulaşacaktır bunu hak ediyor.
Teşekkür ederim katkılarınıza. Sayfaya değer kattınız saygılarımla...
Merhabalar melek, güzel duaya amin diyorum ama yaradan dünyevi işleyişi kullarına akıl gibi bir üstünlük verip irade ile idare yetkisi vermiş. Liyakatin olmadığı yerde adalet olmaz, adaletin olmadığı yerde düzen olmaz. Yıkıntılar çok büyük onarmakta aynı büyüklükte zor olacak. Daha fazla zulüm görmeden toparlanmak dileğim.
Paylaştığın videoyu çok beğendim. Yüreğine sağlık teşekkür ederim.:)
Bazen çıkış soldan demenin farz olduğu yerde susarsın bir şiirin mısralarında.
Yürek Yolcularına ithaf olunur…
Bütün yaptıklarımdan ve bütün söylediklerimden
Kimse anlamaya çalışmasın kim olduğumu
Bir engel vardı, bir engel, bütün eylemlerimi
Ve bastan aşağı tutumumu değiştiren
Hep bir engel vardı tam konuşacağım sıra
Susturuverirdi beni
En göze çarpmamış davranışlarımdan
En kapalı sözlerimden, yazdıklarımdan
Yalnız onlardan anlaşılabilirim
Ama belki de değmez bunca çabaya
Bunca dikkate, gerçekte kim olduğumu bulmak,
Daha güzel bir toplumda, ilerde
Bir başkası tıpkı bana benzeyen
Çıkar kuskusuz, yasar özgürce.
Kavafıs
Notaların tüm hastalıklara iyi geldiğini düşünüyorum.
Bir dörtlük dünyalara (insan) sığmaz, bir dünya bir dörtlüğe sığar, belki de bu yüzdendir seni bu kadar sevişim.
Fikirlerim sığmıyor kendime aklımı da alıp bendimi aşmak, akmak geliyor içimden okyanuslara.
İnancı ve diniyle hiç ilgilenmiyorum evreni saran notaları beni mutlu ediyor bu yüzden onu seviyorum.
Herkes kalbinin renginde yaşar hayatı.. Ve herkes kalbinin rengini bulaştırır etrafındakilere."
Merhaba Mehmet bey,
Dindar insan inançları doğrultusunda dininin gereklerini içselleştirerek yaşayan kimsedir ve asla dinin propogandasını yapma gereği duymaz.
Dinci bağnazdır herkesi onun inancına uymaya zorunlu tutar. Yancıdır ondan olmayanları aşağılar kibirlidir de dayatma ile halkın üzerinde baskı kurar. Doğal değildir kendisinden başka hiçbir inancı kabul etmez.
Dindar doğaldır sadece inandığı dini kendisi için yapar ve kendisi gibi olmayanlara da din kardeşi olmadığı ama yaratılışta eşit olduğu bilincine sahiptir bu yüzden de her inanca saygılıdır. Gerçek dindar asla dinciye dönüşmez.
Anadolu’mun o’ güzel insanı da dinciye dönüşmez onlar doğaldır.
Dinci almış olduğu “ci” ekine son derece bağlıdır.:))
Selefiliğe gelince her şeyi modernize etmek gerektiği kanısındayım yanlışları buradan kaynaklanıyor Arap kültüründen aldığımız en kötü adetler yahudilerin adetleridir. Türkiye de oynanan oyunlar tutmaz eninde sonunda çoğunluk doğruyu görür çünkü Türk’ün selefi; kuran, peygamber ve Atatürktür geri kalanlarda mutlu oldukları yerlere gitsinler. Daha ne diyeyim:)
Yeni güne saygıyla selamlar:)
Bir de Atatürkçü gibi görünenler var. Bilinçaltı ve zihin uyumsuzsa maalesef zaman zaman konuştuklarınız sizi ele verir. İnsan gerçekte inanmadığı bir şeyi inanmış gibi gösterse de maalesef gerçekleri kendi içinde çekişirken dışarı vurur.
Teşekkür ederim Tuba:)
Mehmet bey, maalesef ki kadercilik denilen aslında Müslümanlıkla da çok uyuşmayacak bir anlayış biçimiyle siyonizmin çirkin oyunlarının dincilik başlığı altında islama yaftalanan köleleştirme politikalarının pençesinde kıvranıyoruz. Şimdi “kadere iman” var diyenlerin sesini duyar gibiyim. İslam dinindeki kadere iman ile, kader inancını sömüren köleleştirme, susturma, hakkını aramama, akıl yürütmemek, düşünmemeği birbirine karıştırıp pekte güzel insanlarımıza kör inançları empoze ettiler. Dindar insanlar asla fanatiklik boyutlarında kendileri gibi bir kula taparcasına bağlanmazlar. Ama dincilik islâm dinine vurulmuş en büyük darbedir. Bunlar insana, doğaya, saygısı olmayan kendi çıkarları ve aşağılık dürtülerini tatmin etmek doğrultusunda her yolu ve iğrençliği mübah sayan bir güruhtur. Kendileri pekala da her şeyi bilirler ama mevkileri, çıkarları uğruna en büyük silahları olan din ile insanları her türlü sömürürler. Tıpkı habis bir tümör gibi devletin bütün birimlerine dağılır ve sağlıklı tek bir hücre kalmayana kadar habisleştirir sonunda da kuru bir iskelet kalınca kendi ömrü de son bulur. Çünkü; onlarında ömürleri bulundukları vücudu yok edene kadardır. Toparlanmaya gelince. Tam anlamıyla ehil kadrolar kurulup top yekün kalkınma planlarıyla ( eğitimden ekonomiye) asırlar sürmez o kadar kötümser değilim. İki yıllık toparlanma süreciyle iyileşmeler hissedilir Türkiye güçlü bir ülkedir.
Aslında daha çok şey var yazacak
Bir gün Türkiye muasır medeniyetler seviyesine ulaşacaktır bunu hak ediyor.
Teşekkür ederim katkılarınıza. Sayfaya değer kattınız saygılarımla...
Merhabalar melek, güzel duaya amin diyorum ama yaradan dünyevi işleyişi kullarına akıl gibi bir üstünlük verip irade ile idare yetkisi vermiş. Liyakatin olmadığı yerde adalet olmaz, adaletin olmadığı yerde düzen olmaz. Yıkıntılar çok büyük onarmakta aynı büyüklükte zor olacak. Daha fazla zulüm görmeden toparlanmak dileğim.
Paylaştığın videoyu çok beğendim. Yüreğine sağlık teşekkür ederim.:)