.....Yunus as hikâye değil, İbrahim as hikâye değildir; Ümmet-i Muhammed'e işaret lambasıdır. ......Karanlıktan korkmak yok, Yunus a.s mın korkmadığı gibi. ... .......Ateşten korkmak yok, İbrahim a.s mın korkmadığı gibi. ......Biz suda boğulmayız. Su bizi boğamaz. Çünkü biz Nuh a.s mın gemisinin yolcusuyuz. Böyle iman ediyoruz. En son çaresiz kaldığımız yerde, bütün çareler bittikten sonra her şeyin sahibi olan Allah bizim çaremizdir. Hayat biterse o zaman ölüm bize rahmet çaresidir. ....... Biz bitmeyiz, tükenmeyiz, umut ümmetiyiz. Elhamdülillah..
Biraz tebessüm Biraz hüzün Biraz nasihat almak isteyene. İmam Şafii Hazretleri; bir sabah namazdan sonra evine dönerken yolda birine rastlar. Adam önce selam verir, iyi dilek ve duada bulunduktan sonra da "hayırlı sabahlar" manasında "nasıl sabahladın? der. İmam Şafii, nasıl sabahladığını şöyle anlatır : -Sekiz tane şeyin benden istendiğini düşünerek sabahladım!: ... Adam şaşırır: - Ya imam kim sizden 8 tane şey isteyebilir? Sizin kimseyle takışık bir işiniz yoktur ki? İmam, tebessüm ederek meseleyi açar: -Bak benden her sabah kimler neler istiyorlar, der ve şöyle izah eder: 1)Rabbim benden farzını istiyor. 2)Resulullah benden sünnetini istiyor. 3)Aile çoluk çocuk günlük masrafını istiyor. 4)Nefis kendine tabi olmamı istiyor. 5)Şeytan arkasından gitmemi istiyor. 6)Kiramen katibin melekleri iyi şey yazdırmamı istiyor. 7)Geçen günler ihtiyarlanmamı istiyor. 8)Son olarak da Hazreti Azrail hazır olmamı istiyor. İşte ben bütün bu isteklerin muhatabı olarak sabahlamış bulunuyorum. Her sabah bu sualler cevap bekliyor... Hazret-i Şafii'yi dinleyen adam düşünmeye başlar. Bir kaç saniyelik tefekkürden sonra sorar: - Ya imam bu saydığın şeyler sadece senden mi isteniyor yoksa benden de isteniyor mu? İmam Şafii tekrar tebessüm eder ve şöyle der: --Orasını ben diyemem sen düşün! Adam başını aşağı eğer ve söylenerek devam eder. -- Meğer her sabah benden neler isteniyormuş da haberim yokmuş. Ben de düşünmeliyim bunları!!!…
Bu duygu ve düşüncelerle ilahi vazifelerimizin idrak ve şuurunda olabilmek dileğiyle..
Müslimeleri, Leylaları, Başak Cengizleri konuşmaya lisan yetmiyor.. Laf söz çok, icraat olmadığı sürece insanlar görmesi gereken yerleri görmüyor.. Bakması gereken yerden yüz çeviriyor.. Herşey umduğun gibi olsun Aslı..
Bende bunu demek istedim Mesut bey.. Dua yürek işidir el açmadan bile yürekten yapılan gizli dualar belki daha makbuldür.. Bazen de efendimiz ellerini öyle yukarı kaldırırmış ki heybetinden alem titrermiş..
Şimdi bunları konuşmamızın ne zararı var ki herkes her konu da konuşuyor. Her zaman bir tebessüm olalım yüzlerde...
Herşeyi okuyarak öğrenemiyor insan;
Bir de yaşayarak öğrenecekleri var.
.....Yunus as hikâye değil, İbrahim as hikâye değildir; Ümmet-i Muhammed'e işaret lambasıdır.
......Karanlıktan korkmak yok, Yunus a.s mın korkmadığı gibi. ...
.......Ateşten korkmak yok, İbrahim a.s mın korkmadığı gibi.
......Biz suda boğulmayız. Su bizi boğamaz. Çünkü biz Nuh a.s mın gemisinin yolcusuyuz. Böyle iman ediyoruz. En son çaresiz kaldığımız yerde, bütün çareler bittikten sonra her şeyin sahibi olan Allah bizim çaremizdir. Hayat biterse o zaman ölüm bize rahmet çaresidir.
....... Biz bitmeyiz, tükenmeyiz, umut ümmetiyiz. Elhamdülillah..
Hayırlı sabahlar..
İnsan bu dünya da hem emanetçi hem yolcudur..
Değişse de herşey değişmez bende ki yerin;
Günaysın..
Kalmasın gönüller karanlıkta..
Günaydın canım..
Hasretle bir yakarış..
HATIRLA AMA...
Rica ederim canım..
https://images.app.goo.gl/PLS5No8sjnBsqQbx5
Biraz tebessüm
Biraz hüzün
Biraz nasihat almak isteyene.
İmam Şafii Hazretleri; bir sabah namazdan sonra
evine dönerken yolda birine rastlar.
Adam önce selam verir,
iyi dilek ve duada bulunduktan sonra da
"hayırlı sabahlar"
manasında
"nasıl sabahladın? der.
İmam Şafii,
nasıl sabahladığını şöyle anlatır :
-Sekiz tane şeyin benden istendiğini düşünerek
sabahladım!:
... Adam şaşırır:
- Ya imam kim sizden
8 tane şey isteyebilir?
Sizin kimseyle takışık bir işiniz yoktur ki?
İmam, tebessüm ederek meseleyi açar:
-Bak benden her sabah kimler neler istiyorlar, der
ve şöyle izah eder:
1)Rabbim benden farzını istiyor.
2)Resulullah benden sünnetini istiyor.
3)Aile çoluk çocuk günlük masrafını istiyor.
4)Nefis kendine tabi olmamı istiyor.
5)Şeytan arkasından gitmemi istiyor.
6)Kiramen katibin melekleri iyi şey yazdırmamı
istiyor.
7)Geçen günler ihtiyarlanmamı istiyor.
8)Son olarak da Hazreti Azrail hazır olmamı
istiyor.
İşte ben bütün bu isteklerin muhatabı olarak
sabahlamış bulunuyorum.
Her sabah bu sualler cevap bekliyor...
Hazret-i Şafii'yi dinleyen adam düşünmeye
başlar.
Bir kaç saniyelik tefekkürden sonra sorar:
- Ya imam bu saydığın şeyler sadece senden mi
isteniyor yoksa benden de isteniyor mu?
İmam Şafii tekrar tebessüm eder ve şöyle der:
--Orasını ben diyemem sen düşün!
Adam başını aşağı eğer ve söylenerek devam eder.
-- Meğer her sabah benden neler isteniyormuş da
haberim yokmuş.
Ben de düşünmeliyim bunları!!!…
Bu duygu ve düşüncelerle ilahi vazifelerimizin
idrak ve şuurunda olabilmek dileğiyle..
Hayırlı sabahlar forum sakinleri..
Müslimeleri, Leylaları, Başak Cengizleri konuşmaya lisan yetmiyor..
Laf söz çok, icraat olmadığı sürece insanlar görmesi gereken yerleri görmüyor.. Bakması gereken yerden yüz çeviriyor..
Herşey umduğun gibi olsun Aslı..
Bende bunu demek istedim Mesut bey..
Dua yürek işidir el açmadan bile yürekten yapılan gizli dualar belki daha makbuldür..
Bazen de efendimiz ellerini öyle yukarı kaldırırmış ki heybetinden alem titrermiş..
Şimdi bunları konuşmamızın ne zararı var ki herkes her konu da konuşuyor.
Her zaman bir tebessüm olalım yüzlerde...