Aynı düşünceyi farklı biçimde söylediğimizi düşünüyorum. Din konusunda size laf söyleyenler kendilerini sorgulamalıdır. Cüz-i irade ve külli irade kavramını kendi menfaatleri için kullananlar ancak size tepki gösterir.
Bir konuda ayrı düşüyoruz gibi doğuştan engelli doğmak insanın elinde olmayan bir durumdur. Bu külli iradedir. Sonradan bu duruma maruz kalmak aynı değildir. Diyabet hastasını göz önüne alalım. Şekerden uzak durması gerekiyor ve duramıyor zamanla şeker tüm vücudu tahrip edince buna elbet kader diyemez kendi cüz-i irade ile kendine dikkat etmediği için bur duruma düşer.
Aslı'cım ve Bekir bey geciken cevap için özr'ümü kabul edin lütfen.
Hayatın ne alıp verdiği bakış açısıyla ilgili olduğunu düşünüyorum. Yazılarınızı okudum yüreğinize, emeğinize sağlık.
Nimete şükürsüzlük olarak değil de imtihan açısından sorgulamıştım bu yazıyı.
Kalem tutabilmek çok büyük bir nimettir, lâkin ampute olmuş bir uzva sahip bir çocuk hayattan ne almış olabilir ki ? Ya da doğarken vefat etmiş bir bebeğin annesi hayattan ne almış olabilir ki ciğerparesini kaybetmiştir. Tabi ki görevimiz olumlu düşünüp daha ileriye yönelik davranışlarında bulunarak hayatımızı idame etmek. Umutsuzluğa düşmemek.
Herkes birer engelli adayıdır diye düşününce bu kadere ve kazaya iman oluyor.
Hayat toprak gibidir her toprak aynı çiçeği yetiştirecek kapasiteye sahip değildir. Bataklıkta gül yetişmez sözü de buna işaret eder. İnsanız ve çevre faktörlerine mutlaka maruz kalıyoruz. Herkesin tepkisi elbet farklıdır. Bir üstadım'dan öğrendiğim üzre her insan aynı yaratılışa sahip olabilir AKIL her insanda farklıdır. Aydın Öncel'in de yazısında vurguladığı gibi Aklımızı kullanma cesaretini göstermeliyiz.
Yazıma Einstein'ın bir sözüyle son vermek istiyorum; Başarılı bir insan hayattan verdiğinden fazlasını alır, değerli insan ise, hayattan aldığından fazlasını verir. Albert Einstein.
Günümüz de hâlâ geçimini dilencilik ile sağlayan kişiler vardır. Bir rivayete göre bu kişiler yüzlerinin derileri soyulmuş şekilde haşr olacaktır.
Dilenmek hoş karşılanmayan bir davranış olduğu hâlde kişinin vicdanını hedef aldığı için insan yardım isteğinde bulunup o kişiye iyilik yapmak isterken kötülük yaptığının farkında değildir. Amacı kişiye yardım dahi olsa o kişinin emek olmadan kazanç sağlıyor olması devamına teşvik eder.
Zaman zaman sadece dilendirilmek üzere çocukların bazı uzuvlarının kesildiği bile gün yüzüne çıkmış ve dilenciye verilen her sadaka katledilen bir çocuk olarak söz konusu olmuştur.
Sadaka insanî bir olgudur. Kime ne verdiğin önemlidir. Dikkat edilmesi gereken bir husustur.
"İhtiyaç ve fakirlikten dolayı yardım isteyen dilenciye gelince, onu azarlama ve sert söz söyleme. Aksine ona ver veya güzel bir şekilde geri çevir." (bk. Duha, 93/9-11) Bu işi meslek haline getirenleri de yine güzelce uyarıp münakaşaya girmeden geri çevirmek gerekir.
İnsanlardan kimileri iyiliğin anahtarı, kötülüğün kilidirler. Kimileri ise kötülüğün anahtarı, iyiliğin kilidirler. Ne mutlu Allah'ın iyiliğin anahtarlarını ellerine verdiği kimselere! Ne kötü Allah'ın kötülüğün anahtarlarını ellerine verdiği kimselere!
Güzel seçim Ata kızı sevgiler
Aynı düşünceyi farklı biçimde söylediğimizi düşünüyorum.
Din konusunda size laf söyleyenler kendilerini sorgulamalıdır.
Cüz-i irade ve külli irade kavramını kendi menfaatleri için kullananlar ancak size tepki gösterir.
Bir konuda ayrı düşüyoruz gibi doğuştan engelli doğmak insanın elinde olmayan bir durumdur. Bu külli iradedir.
Sonradan bu duruma maruz kalmak aynı değildir. Diyabet hastasını göz önüne alalım. Şekerden uzak durması gerekiyor ve duramıyor zamanla şeker tüm vücudu tahrip edince buna elbet kader diyemez kendi cüz-i irade ile kendine dikkat etmediği için bur duruma düşer.
Ben az söyleyeyim sen çok anla Aslı'cım :)
Saygılarımla
Gün aydı güzel sözleriniz ile Ata kızı.
Aslı'cım ve Bekir bey geciken cevap için özr'ümü kabul edin lütfen.
Hayatın ne alıp verdiği bakış açısıyla ilgili olduğunu düşünüyorum.
Yazılarınızı okudum yüreğinize, emeğinize sağlık.
Nimete şükürsüzlük olarak değil de imtihan açısından sorgulamıştım bu yazıyı.
Kalem tutabilmek çok büyük bir nimettir, lâkin ampute olmuş bir uzva sahip bir çocuk hayattan ne almış olabilir ki ?
Ya da doğarken vefat etmiş bir bebeğin annesi hayattan ne almış olabilir ki ciğerparesini kaybetmiştir.
Tabi ki görevimiz olumlu düşünüp daha ileriye yönelik davranışlarında bulunarak hayatımızı idame etmek.
Umutsuzluğa düşmemek.
Herkes birer engelli adayıdır diye düşününce bu kadere ve kazaya iman oluyor.
Hayat toprak gibidir her toprak aynı çiçeği yetiştirecek kapasiteye sahip değildir. Bataklıkta gül yetişmez sözü de buna işaret eder.
İnsanız ve çevre faktörlerine mutlaka maruz kalıyoruz. Herkesin tepkisi elbet farklıdır. Bir üstadım'dan öğrendiğim üzre her insan aynı yaratılışa sahip olabilir AKIL her insanda farklıdır.
Aydın Öncel'in de yazısında vurguladığı gibi Aklımızı kullanma cesaretini göstermeliyiz.
Yazıma Einstein'ın bir sözüyle son vermek istiyorum;
Başarılı bir insan hayattan verdiğinden fazlasını alır, değerli insan ise, hayattan aldığından fazlasını verir. Albert Einstein.
Sevgi ve saygılarımı sunuyorum
Teşekkür ederim.
Neden hep verdiğinden fazlasını alır hayat ?
Yâd etmek vefa'dır. Sükût çare değildir çaresizliğe.
Yıldırım T.
KİME GÖRE NEYE GÖRE İYİLİK?
Günümüz de hâlâ geçimini dilencilik ile sağlayan kişiler vardır.
Bir rivayete göre bu kişiler yüzlerinin derileri soyulmuş şekilde haşr olacaktır.
Dilenmek hoş karşılanmayan bir davranış olduğu hâlde kişinin vicdanını hedef aldığı için insan yardım isteğinde bulunup o kişiye iyilik yapmak isterken kötülük yaptığının farkında değildir. Amacı kişiye yardım dahi olsa o kişinin emek olmadan kazanç sağlıyor olması devamına teşvik eder.
Zaman zaman sadece dilendirilmek üzere çocukların bazı uzuvlarının kesildiği bile gün yüzüne çıkmış ve dilenciye verilen her sadaka katledilen bir çocuk olarak söz konusu olmuştur.
Sadaka insanî bir olgudur. Kime ne verdiğin önemlidir. Dikkat edilmesi gereken bir husustur.
"İhtiyaç ve fakirlikten dolayı yardım isteyen dilenciye gelince, onu azarlama ve sert söz söyleme. Aksine ona ver veya güzel bir şekilde geri çevir." (bk. Duha, 93/9-11)
Bu işi meslek haline getirenleri de yine güzelce uyarıp münakaşaya girmeden geri çevirmek gerekir.
İlimsiz iyi niyet zararlıdır.
Sevgilerimle
Hayırlı akşamlarınız olsun
Teşekkür ederim sevgili Ata kızı yüreğine sağlık.
Evet dilediğin kadar konuşabiliriz..
Sayın Bir gün mutlaka güzel paylaşım teşekkür ederim.
Saygılarımla
Neden herkes kör,sağır, dilsiz gibi?
Öyle görmüyorum öyle..
Birkaç ay önce gülüp eğlendikleri insanlara ne oldu diye merak etmeyenler merak edilmeyi bekler.
İnsanlardan kimileri iyiliğin anahtarı, kötülüğün kilidirler. Kimileri ise kötülüğün anahtarı, iyiliğin kilidirler. Ne mutlu Allah'ın iyiliğin anahtarlarını ellerine verdiği kimselere! Ne kötü Allah'ın kötülüğün anahtarlarını ellerine verdiği kimselere!
Alıntı.
Teşekkür ederim Nihat hocam
Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz?
Livaneli (Serenad)