"H İ Ç İ N İ Ç İ N D E K İ P İ Ç"
"...Günaydın sabah sevinci, uykulu gamze, kuyuların rüyası... Günaydın zamanın tanrısı, ağzımda harflenen sonsuzluk, yürüdüğüm gökyüzü... Günaydın bulut türküsü, el çırpan ağaçlar.." ŞE
"...o n l a r ı n i s t e d i ğ i g i b i yaşamak istemiyorum..."
Kendine bile güvenmeyen insanların baskalarinda guven aradigini
''Bir ağaç şöyle der; Tanrı' nın içimde olduğuna inanırım. Başka hiçbir şeyi umursamam.''Hermann Hesse
"...s e s i m e ses değse çığlıkoluyor..."
"...biçok insanın hayal ettiğini y a ş a d ı ğ ı m ı öğretti.."
"...bu kırgın karanlığı bir ışıtalım ilkinyeniden şehirler kuralım şimdikilerine benzeyenbaştan başlayalım susamlara ekmeklere denizaşırılarınasevmelere...."uyarların turgut
yeterki siz gerçekten aşık olun..günahınız bana söz..
"Hatunumun gözleri eladır daiçinde hâreler var yeşil yeşilaltın varak üstüne yeşil yeşil meneviş.Kardeşlerim, bu ne biçim iş,şu dokuz yıldır eli elime değmeden,ben burda ihtiyarladım,o orda.Kaim, beyaz boynu kırışan kızım,imkânsızdır ihtiyarlamamız bizim,etin gevşemesine bir başka tâbir gerek,zira ki ihtiyarlamakkendinden başka hiç kimseyi sevmemek demek."
“Şimdi tarihte saat kaç ?”
"...Günaydın sabah sevinci, uykulu gamze, kuyuların rüyası... Günaydın zamanın tanrısı, ağzımda harflenen sonsuzluk, yürüdüğüm gökyüzü... Günaydın bulut türküsü, el çırpan ağaçlar.." ŞE
"...o n l a r ı n i s t e d i ğ i g i b i yaşamak istemiyorum..."
Kendine bile güvenmeyen insanların baskalarinda guven aradigini
''Bir ağaç şöyle der; Tanrı' nın içimde olduğuna inanırım. Başka hiçbir şeyi umursamam.''
Hermann Hesse
"...s e s i m e ses değse çığlıkoluyor..."
"...biçok insanın hayal ettiğini y a ş a d ı ğ ı m ı öğretti.."
"...bu kırgın karanlığı bir ışıtalım ilkin
yeniden şehirler kuralım şimdikilerine benzeyen
baştan başlayalım susamlara ekmeklere denizaşırılarına
sevmelere...."uyarların turgut
yeterki siz gerçekten aşık olun..günahınız bana söz..
"Hatunumun gözleri eladır da
içinde hâreler var yeşil yeşil
altın varak üstüne yeşil yeşil meneviş.
Kardeşlerim, bu ne biçim iş,
şu dokuz yıldır eli elime değmeden,
ben burda ihtiyarladım,
o orda.
Kaim, beyaz boynu kırışan kızım,
imkânsızdır ihtiyarlamamız bizim,
etin gevşemesine bir başka tâbir gerek,
zira ki ihtiyarlamak
kendinden
başka
hiç kimseyi
sevmemek
demek."
“Şimdi tarihte saat kaç ?”