Akşamüstüne doğru, kış vakti; Bir hasta odasının penceresinde; Yalnız bende değil yalnızlık hali; Deniz de karanlık, gökyüzü de; Bir acayip, kuşların hali.
Bakma fakirmişim, kimsesizmişim; - Akşamüstüne doğru, kış vakti - Benim de sevdalar geçti basımdan. Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış; Zamanla anlıyor insan dünyayı.
Olürüz diye mi üzülüyoruz? Ne ettik, ne gördük su fani dünyada Kötülükten gayri?
Ölünce kirlerimizden temizlenir, Ölünce biz de iyi adam oluruz; Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış, Hepsini unuturuz.
just like a muse to me.. you are a mystery.... just like a dream.. you are not what you seem.. just like a prayer... you know your voice can take me there....
Sezai Aydın, Zeyno Gönenç, Şencan Güleryüz ve Gamze Özçeliğin başrollerini paylaştığı....dün gece Migros Sanatolia sahnesinde gösterisi olan takdire şayan ayakta alkışladığım tiyatro oyununun adı....
Yalnızlığım çoğul türkülerim…….. Ben yanlış zamanda ve mekandayım...
Benim bir sahil kasabasında mavi sulara nazır küçük bir balıkçı lokantasında şu anda gitar tımbırtısı dinleyip çuprayla kalamar yemem lazımdı....
Offf.....OOOffff....
O küçük sahil kasabasında deniz kabuklarını toplasam sahil kenarlarında... Kar yağmasa... Yaz olsa... Menekşe parmakarası terliklerimle….. mayomu giyip….. pareyomu takıp ….denize atlasam…
Doktorluk mu... Fakir babası olsam... Kiminin parası kiminin duası desem...umrumda olmasa geçim kaygısı...
Minik ama konforlu bir evim olsa... Mercedes değil ama ayağımı yerden kesen bir arabam...
Aynı gün yiyip yarını düşünmesem... Daha çok ibadet etsem... Yarın ölecekmiş gibi yaşasam…..
Yakamozları saysam geceleri... aydınlık gecelerde... sisli bir şehrin tül perdesi arkasına gizlenmese yıldızlar... Tek tek saysam samanyolunu...
Ve yudumlarken kısık ateşte pişmiş türk kahvemi... Kayan yıldızlardan dünyada barış olmasını dilesem…..
Akşamüstüne doğru, kış vakti;
Bir hasta odasının penceresinde;
Yalnız bende değil yalnızlık hali;
Deniz de karanlık, gökyüzü de;
Bir acayip, kuşların hali.
Bakma fakirmişim, kimsesizmişim;
- Akşamüstüne doğru, kış vakti -
Benim de sevdalar geçti basımdan.
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış;
Zamanla anlıyor insan dünyayı.
Olürüz diye mi üzülüyoruz?
Ne ettik, ne gördük su fani dünyada
Kötülükten gayri?
Ölünce kirlerimizden temizlenir,
Ölünce biz de iyi adam oluruz;
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış,
Hepsini unuturuz.
O. V. Kanık
egypt...
Erich Von Daniken...
unidentified flying object....
just like a muse to me..
you are a mystery....
just like a dream..
you are not what you seem..
just like a prayer...
you know your voice can take me there....
ince bir düşüncenin ürünüdür..
her babayiğidin harcı değil...
ama o kişinin kazanova olma ihtimalinden korkmak lazım...o da ayrı....:=))
Sezai Aydın, Zeyno Gönenç, Şencan Güleryüz ve Gamze Özçeliğin başrollerini paylaştığı....dün gece Migros Sanatolia sahnesinde gösterisi olan takdire şayan ayakta alkışladığım tiyatro oyununun adı....
özel olmak....
O yıldızlar ki…büyük şehirlerde sisin ve binaların haşmeti arasına gizlenmiştir….
Yalnızlığım çoğul türkülerim……..
Ben yanlış zamanda ve mekandayım...
Benim bir sahil kasabasında mavi sulara nazır küçük bir balıkçı lokantasında şu anda gitar tımbırtısı dinleyip çuprayla kalamar yemem lazımdı....
Offf.....OOOffff....
O küçük sahil kasabasında deniz kabuklarını toplasam sahil kenarlarında...
Kar yağmasa... Yaz olsa...
Menekşe parmakarası terliklerimle….. mayomu giyip….. pareyomu takıp ….denize atlasam…
Doktorluk mu...
Fakir babası olsam...
Kiminin parası kiminin duası desem...umrumda olmasa geçim kaygısı...
Minik ama konforlu bir evim olsa...
Mercedes değil ama ayağımı yerden kesen bir arabam...
Aynı gün yiyip yarını düşünmesem...
Daha çok ibadet etsem... Yarın ölecekmiş gibi yaşasam…..
Yakamozları saysam geceleri... aydınlık gecelerde... sisli bir şehrin tül perdesi arkasına gizlenmese yıldızlar...
Tek tek saysam samanyolunu...
Ve yudumlarken kısık ateşte pişmiş türk kahvemi...
Kayan yıldızlardan dünyada barış olmasını dilesem…..
Flame...