Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Selin Sonsuz
Selin Sonsuz

PRİMUM NON NOCERE....

  • jigolo14.10.2003 - 14:41

    erkek fahişe.
    maskülin olmak işe yaramaz.
    boyutlar değil, işlevler önemliyken.
    ve nicelik değil, nitelik önemliyken.
    zavallı erkekler.!

  • jet14.10.2003 - 14:24

    jet-ski

  • jinekolog14.10.2003 - 13:49

    Kadın doğum hastalıkları aslında ikiye ayrılır..

    1) Obstetrics....doğum süreci ve hastalıkları
    2) Gynekology....genel kadın hastalıkları

    sadece jinekoloji kısmına değinilmiş olunursa sorular cevap bulur kanaati taşıyorum.

  • jinekolog14.10.2003 - 13:43

    Kadın Doğum Uzmanı anlamına geliyor.
    operatör doktor.

  • yıpranmak13.10.2003 - 22:27

    sanal alemi ciddiye alışımın bana getirdikleri..

  • yozgat13.10.2003 - 16:11

    yimpaş cenneti..
    bir de takımı var yimpaş yozgatspor diye...
    ama ben akdağ madeni diye bir ilçesi var kavakların bol olduğu cennet gibi bir kasaba...
    orayı bilirim daha iyi...
    mangal keyfi iyidir orda..
    2 yıl önce kurban bayramında gitmiştim...
    bayılmıştım vesselam...
    bir de bir çeşit kadayıfı vardı özel...
    ama adını unuttum...
    güzel birşeydi...

  • eski türk filmleri13.10.2003 - 15:57

    vazgeçilmezlerim...
    bir kutu selpak alır hormonlarımın etkisi altında olduğum salyasümük depresif günlerde bir türk filmi açarım..
    önceden izlemiş olsam da fark etmez...
    yeter ki deşarj olayım..
    en güzel antidepresandan daha etkilidir benim için...

    hani o saçlarına taç yaptığım çiçekler..... diye başlarım seyretmeye...

    dışarda bir yaz yağmuru...
    loş sokaklar sensiz bensiz..
    akşam olmuş ılık rüzgar...
    tavernalar sensiz bensiz..
    bir masalmış geçen yıllar..
    taç yapraklar elimizde..
    aşk bir rüyaymış uyandık..
    adı kaldı dilimizde...

    diye bir şarkıyı dilime dolarım.....
    ve anti depresif bir şekilde yakıt ikmali yaparcasına umut ikmali yaparak film bitiminde yayıldığım koltuktan kalkarım...
    bu arada önünde yemek sefası veya ince belli bardakta çay sefası yapmak da çok zevklidir..
    çekirdek çitlemek de güzeldir ama sivilce ve kilo yapar..tavsiye edilmez...:=)))

  • down with love13.10.2003 - 15:30

    Aşka Paydos
    yani Down With Love

    Son zamanlar da gördüğüm en mükemmel film...
    Bir genç kadının aşkı uğruna aldığı öcün hikayesi...
    ama işin güzel yanı bunun filmin son 10 dakikada ortaya çıkması...polisiye bir film misali....

    Renee Zelweger'i zaten Brigitte Jone's Diary'den beridir fazlasıyla severim..
    bu tür rollerin en yakıştığı kadın..
    ve yine rolünü bulmuş...
    kıyafetler 60lı yılları çok güzel yansıtmış...

    down with love'sa, yazarı canlandıran renee'nin, gerçekten bayanların özgürlüğünü ve erkeklerin daha üstün olmadığını ispatlar nitelikte bir kitap yazışı ile başlayan olaylar üstüne kurgulanmış....

    ama işin güzel yanıysa...
    gerçek yazarın aslında aşık bir kadın olduğu için öc alma niteliğinde bu işe giriştiği......sadece eşitlikten yana oluşu ve bir bayanın tek arzusunun eşinin dizi dibinde oturmak ve evlilik güdüsü oluşunu irdelemesi....

    sonunda da başrol oyuncusu güzel mavi gözlü kazanova bal gibi de yola geliyor...
    sürüm sürüm sürünüyor..
    kadın zekasını kabulleniyor...
    ve ortak payda ve asgari müşterekte birleşip evlenme teklif ediyor...

    İkisi birlikte...cinsiyet savaşına son verir nitelikte...Cheers to Love..(Aşka Şerefe) adında bir kitap yazarak ve eşit koşullarda ve evli bir yaşam sürerek güzel bir birliktelik yaşıyorlar...
    bayanlar tarafından arzu edilen ama erkeklerin pek hoşlanmayacakları bir durum aslında bu...

    hangi erkek kahvaltıya veya yemeğe yardım eder ki..
    veya ütünün ucundan tutmayı düşünebilir..
    bebeğin altını değiştirmeye on defanın bir defasında olsun razı olunur malesef...

    diyeceğim o ki....
    günümüzde aynı koşullarla çalışma ortamının
    ve ortak gelirin hüküm sürdüğü bir hayatın paylaşıldığı şimdilerde....
    ataerkil, bir yastıkta, ve kötek yese dahi kocayan eski nesiller düşünüldüğünde...

    erkeklerin artık biraz fedakarlık göstermeleri gerekiyor...

    evin paşası olarak anne tarafından pışpışlanıp şımartılarak edinilen yetiştirilme tarzından vazgeçilmediği sürece bu pek mümkün görünmese de....

    umut dünyası işte....

    bir tane bulan bana da haber versin...
    belki erkek kardeşi vardır...
    aşk olmasa da mantık evliliği yapılabilinirdir en azından böyle bir şahsiyetle......

    :=))))))))

  • ramazan13.10.2003 - 15:01

    yaklaşıyor..
    sanırım 2 haftaya kadar oruç tutmaya başlıycaz..

    ramazanın ruhunu o kadar çok seviyorum ki...

    ve benim için o kadar özel ve tüzel ki...
    bir gün bile kaçırmadan tutmaya çalışırım genelde orucumu...zaten farz.

    ama benim için özel oluşu şurdan kaynaklanıyor..
    ramazanda oruç tuttuğum an...
    gözümün önüne mekke geliyor nedense...

    orada beyazlar içinde her dil ve ırktan milyonlarca insan gözümün önüne geliyor...
    tüm dünya bir çatı altında birleşmiş...
    ve ben tüm dünyayla...
    dilini ve rengini bile bilmediğim ama müslüman oldukları için din kardeşim olan milyonlarca insanla birlikte ve aynı anda huşu ve sabır içinde oruç tutuyorum...
    aldığım her nefeste Allah adı...
    ve içimde yaptığım her işte bir dikkatlilik, sakınma ve günahtan kaçınma güdüsü...
    nefsime hükmetme ve şeytanla savaş ilan etme...
    ve her oruç açışta bir kazanmışlık hissi ve bir arınmışlık furyası....
    içim içime sığmıyor...

    hele sahur yemekleri...
    ankara sokaklarına çıkıp çorbacı aramak temcit vakti...
    her taraf açık....
    ve sıcacık küncülü pide kuyruğuna girmek...iftar ve sahurda....
    ramazanın bereketiyle yemek çeşitleriyle dolup dolup hiç boşalmayan yemek sofraları...
    aile akraba ve yakın dostlarla paylaşılan upuzun masalardaki iftar yemekleri...
    çok özledim çok...

    ramazanı çok seviyorum..
    hoşgeldin ya şehri ramadan.....

  • heidi12.10.2003 - 11:14

    Alplerin al yanaklı kızı..
    Peter'in arkadaşı..
    çocuk klasiklerinden kitapları da mevcut..
    çizgi filmleri de...