Kültür Sanat Edebiyat Şiir

sömürgeciler sizce ne demek, sömürgeciler size neyi çağrıştırıyor?

sömürgeciler terimi Cem Nizamoglu tarafından 18.07.2003 tarihinde eklendi

  • Nevzat Dağlı
    Nevzat Dağlı 03.05.2010 - 14:39

    Sömürgeci, emperyalist demektir. Halk Ozanı Karamanlı Nevzat, emperyalizm ve sömürü üstüne şunları dile getirdi:

    Emperyalizm ve sömürü üstüne...

    Hesabı bellidir emperyalizmin,
    Sömürü üstüne planları var.
    Yurdunu sevene baskısı müzmin*,
    Kendi kucağında gülenleri var.

    İşte Irak, İran, işte Türkiye,
    İşte Afganistan, işte Suriye;
    Kim razı değilse bu sömürüye,
    Onları defterden silenleri var.

    Vatanı satmayan astırılıyor,
    Haklı direnişler bastırılıyor.
    Gerçeği haykıran susturuluyor,
    Yiğidi çökerten yalanları var.

    Herşeyi kapsıyor zalim sömürü;
    Toprağı, madeni, soyu, kültürü.
    Ülkeleri çiftlik, insanı sürü,
    Bilinçleri tutsak kılanları var.

    Emperyalist vaadiyle avunan,
    Oldu şimdi ‘eyvah’ diye dövünen.
    Sömürgenin çıkarını savunan,
    Aptalca kul, köle olanları var.

    Sömürü hainle buluyor vücut,
    Yeter ki halkını seveni ocut*,
    İhanette her tür haşerat mevcut,
    Akrebi, sülüğü, yılanları var.

    Nevzat olmadı hiç düşmanı öven,
    Düşmanı övene duymadı güven.
    Dönmüyor yolundan yurdunu seven,
    Gazi olanları, ölenleri var.

    Halk Ozanı Karamanlı Nevzat
    * Müzmin: Süreğen, kalıcı.
    * Ocutmak: Korkutmak, yıldırmak.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 28.11.2009 - 23:19

    Sömürge tarihçileri,Tanrının siyahileri niçin vahşi ve ilkel yarattığına gerekçe bulmakta zorlanırlar.Okul kitaplarına,beyaz ırkın Habil’den,Afrikalıların ise kardeş katili Kabil’den türediğini, Tanrı’nın Kabil’ın soyunu cezalandırmak için Afrikalıları bu halde bıraktığını yazarlar.

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 28.05.2009 - 12:28

    Tüm imparatorluklar..

  • Yeşil Hazretleri ``
    Yeşil Hazretleri `` 28.05.2009 - 11:05

    Tarihin en büyük sömürgecileri her zaman İngilizler olmuştur...

    ...

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 28.05.2009 - 01:53

    Sömürgeciler,okul kitaplarına,beyaz ırkın Habil'den,Afrika'lıların ise katil Kabil'den türediğini,Tanrı'nın Kabil'in soyunu cezalandırmak için Afrikalıları bu halde bıraktığını yazarla.

  • Efe Güven
    Efe Güven 05.11.2006 - 22:36

    Işçiye iş verip para vermeyen güzel müteşebbisler.

  • Nihan Aydın
    Nihan Aydın 07.02.2006 - 02:24

    biri kelimelerimi sömürdü
    benzer yaptı diğerlerine
    benzemez yaptı kendine
    aslına, gerçeğine
    kafiyelerimi kırdı biri
    uyuşturmaz oldu hecelerimi

  • F
    F 15.04.2004 - 13:15

    2.dünya savaşından önce İngiltere, Fransa, Portekiz, İspanya, Hollanda...

    2.dünya savaşından sonra ABD, ABD, ABD, ABD, ABD......

  • Murat Dalgın
    Murat Dalgın 29.02.2004 - 01:11

    Bir de bunlarin yerli isbirlikçileri var. Onlari da unutmamak lazim.

  • Pelin Taş
    Pelin Taş 22.07.2003 - 12:12

    AMERİKA! ! ! !

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 19.07.2003 - 13:33

    bkz. Sömürge

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 19.07.2003 - 13:33

    KIRMIZI İBİKLİ KÜÇÜK TAVUK

    Zamanın birinde bir çiftikte kırmızı ibikli küçük bir tavuk yaşarmış. Tavuk kendi kendi yiyeceğini kendi bulur ve bu güzel çiftlikte çok mutlu bir hayat yaşarmış. Bir gün buğday taneleri bulmuş ve bunları ekerek daha çok yiyecek elde edeceğini düşünmüş. Ancak nasıl ekeceğini bilmediği için arkadaşlarından yardım istemiş:
    - Bu buğday tanelerini ekmek için kim bana yardım edecek?
    Ördek cevaplamış:
    - Ben yardım edemem, ancak istersen sana kahve tohumu satabilirim. Buğday yerine kahve ekersen, çok para kazanır ve istediğin kadar buğday alırsın. Domuz oradan seslenmiş:
    - Ben de yardım edemem, ancak kahve ekersen ürünlerini ben satın alırım.
    Fare hemen atlamış: - Ben buğday ekiminden anlamam ancak kahve ekmek için gereken parayı sana borç verebilirim, sonra ödersin.
    Ticaretten ve tarımdan anlamayan kırmızı ibikli şirin tavuk, bu sözler sonrasında kahve ekmeye karar vermiş ve buğdaydan vaz geçmiş. Ancak kahve nasıl ekilir bilmediğinden yine yardım istemiş:
    - Kahve ekmek için kim bana yardım edecek?
    Ördek: - Ben yardım edemem, ancak kahvenin çabuk büyümesi için gereken gübreyi
    sana satabilirim demiş.
    Domuz: - Ben kahve yetiştirmekten anlamam ancak kahveleri zararlı böceklerden
    korumak için ilaca ihtiyacın var, istersen sana satarım demiş.
    Fare de: - Gübre ve ilaç için gereken parayı istersen sana borç olarak veririm
    demiş.
    Sonunda kırmızı ibikli tavuk çalışmaya başlamış, çalışmıııııış çalışmış. Kahve yetiştirmek buğday yetiştirmekten daha zormuş ve daha çok gübre ve ilaç gerekiyormuş. Ama tavuğumuz sonunda çok zengin olacağını hayal
    ederek sabretmiş. Ve sonunda hasat zamanı gelmiş ve gerçekten de tavuk çok miktarda ürün elde etmiş, kendisine yol gösteren arkadaşlarına seslenmiş: - Kahveleri satmama kim ardım edecek.
    Ördek: - Ben yardım edemem, ancak kahveleri işlemek ve paketlemek için benim fabrikama getirmelisin.
    Domuz: - Ben de yardım edemem, zaten her önüne gelen kahve ektiği için kahve fiyatları çok düştü, senin kahven beş para etmez.
    Fare: - Ben bu işlerden anlamam, ayrıca artık sana verdiğim borçları ödemen lazım.

    Sonunda kırmızı ibikli küçük tavuk gerçeğin farkına varmış ve buğday yerine kahve ekmenin büyük bir hata olduğunu anlamış, çünkü borç içinde imiş ve yiyecek tek bir lokması yokmuş. Açlıktan ölmemek için yine yardım İstemiş: - Yiyecek bir kaç lokma bulmama kim yardım edecek?
    Ördek: - Ben yardım edemem, senin hiç paran yok.
    Domuz: - Ben de yardım edemem, zaten herkes kahve ektiği için buğday eken de kalmadı, yiyecek yok.
    Fare: - Ben yiyecek bulamam. Ancak bana borçlarını ödemediğin için para yerine senin tarlanı almak zorundayım, iyi bir tavuk olursan, belki senin o tarlada boğaz tokluğuna çalışıp, benim için buğday yetiştirmene izin verebilirim.

    Şimdilerde bizim kırmızı ibikli küçük tavuğumuz, artık farenin olan eski tarlasında buğday yetiştiriyor ve karnını doyurmaya çalışıyor.

    Kaynak: İngiltere de ilkokullarda okuma kitabı olarak okutulan 'The Little Red Hen' kitabından alınmıştır.