sen fazla akilli dogmustun,bense fazla kötü,o dogdumu tam emin degilim ama çali süpürgesiyle tozu dumana katan annemden hala bi haber alamiyorum... bir ölüyü özlüyorum bir diriyle eszamanli...kan damlam,ruhumun sermayesi,servetim,firuzem...sana sakince yaziyorum,israrla yaziyorum,ikrarla yaziyorum ki meftunenim! ! ! sanirim eskisi gibi bana ait sivri uçlu parçalar tasimiyorsun yaninda,öyle olsa ah ettigini duymam gerekmezmiydi? sen eminim bunu okursun da...yanildigimi göstermen için varsam sarilman yoksamda aranmam gerekmezmiydi? kizma..sss..sakin sinirlenme! ! ! biraktigin boslukla konusuyorum iste görüyosun ya seni harbiden deli gibi seviyorum...yoksa kendi sesimle nasil olurda avunabilirim? tamam aramiyosun,peki bu deniz böyle izlenir...çaresiz... 'beni özle çünkü ben özlüyorum ara çünkü bekliyorum! ! ! nurolsun andolsun bekliyorum aci çekiyorum ulan! 'demeye utaniyorum..
Kelimeler mi insanın içine oturur, Yoksa bıraktığı duyguları mı yalnızlıkların? Yüklemleri nerede cümlelerin? Off sıkıldım öznelerden Ve egolardan, ve bencilliklerden
^^Ben^^ diye başlayan her cümleden, ^^Sen^^ diye yargılayan, Ve insanın içine oturan, Düşünmeden söylenmiş her kelimeden Düşüyorum...
Bak işte anlam yükleyebildiğimiz vakit, Anlamlaşıyor kelimeler de... Çünkü bu cümle ne ^^ben^^ île başlıyor, Ne de ^^sen^^ i yargılıyor... Bakma gizli öznelere Ben düşüyorum, Yanımda Seni de götürüyorum.
Tutamadığım sözümsün..Perdelerime vuran ışık, şafağın sesi değil ki inanayım seni görebildiğime.. Hatırlayamadığım onca ayrıntının karmaşıklığına bulanmış zihnim ve bir de söz dinlemeyen bir çocuk var içimde.. Bu yüzdenmidir hep, kendime verdiğim sözleri tutamamamın sebebi? Farkedemediğim kadar yara bere içinde kalmışım.. Nefretimi beslerken gizli gizli sevincimi boğmuşum meğer gözyaşı denizimde.. Üstelik yüzme bilmediğim halde dalmışım kendi yanlızlığıma. Gölgelerden resimler çizmişim odamın duvarlarına ve hiç yetenekli değilmişim anladım ki çizim konusunda..Yaptıklarımı kendim bile beğenmezken, hangi beğenilerin beklentisine gömülmüşüm böyle? Daha az önce aynada bakınıyordum kendime.. İzler hala duruyor yüzümde ve saçlarımla konuşmuş zaman beyaz beyaz.. Biliyormusun, uzun zamandır hiç ilişmedim geçmişe.. Belki gelecek de bana ilişmez diye.. Zaman bu kadar mı korkutur bir insanı? Beni korkutuyor işte.. Nasıl korkmayayım ki.. Eski bir duvarın dökülen sıvaları gibi dökülmekte gençliğim.. Bir de beni görenler ' yaşını göstermiyorsun ' diyorlar.. Ben yanlız yaşımı değil hiç bi şeyimi göstermiyorum ki zaten.. Anca satır aralarına sıkıştırıveriyorum ordan burdan 'ben' leri.. Geride bir şeyler bırakmışım belli, ama neyi nerde bıraktığımı bile hatırlayamayacak kadar da ahmağım. Hani bazen evden çıkarken sanki geride bişileri unuttuğunuzu hissederde tekrar eve dönersiniz ya kontrol etmek için.. Bende dönecem ama neyi kontrol edicem onu bile bilemiyorum ki.. Hem zaten çok açılmışım daha da geri dönülmez ya bu saatten sonra...
Bir başıma bu kentin sokaklarında yürüyorum....Üşüyorum...Ne kadar uzaksan bana, o kadar soğuyor hava...Sen yoksan, sıcaklık hep mevsim normallerinin altında...Burada mısın deil misin belli değil...Bazen gidişlerin kahramanı oluyorsun, bazen kısa süreli kalışların...Bitmek bilmez bir şarkısın,ama yanlış notadan söylenen...Gelmeme ihtimalin idam mahkumuna döndürüyor beni...Gelebilme ihtimalinse yüreğimdeki kuşları havalandırıyor...Geceleri daha çok seviyorum, çünkü seni yıldızlarda buluyorum...Gece ve ben...İkimizde karanlık...Sadece ayın aydınlattığı kadar aydınlığız...Zamanı geldiğinde her şey unutulmuş olur...Bir tek sen kalırsın ece...
Seni çok özlüyorum..... Ve sen yoksun...... Bilmiyorum nerdesin...... Ve seni görmeden aylarca..... Yüzünü bile unutmaya başlamışken..... Adını duyunca Neden bu kadar heyecanlanıyorum..... ve seni yolda görsem konuşabilir miyim...... Bilmiyorum.....
BEN gercektir yadsinamaz.Dokundugu herseye gerceklik verene dikkat edin! O Bilinc perdesindeki herseyin hem varligi hemde yoklugudur.O her seydir cünkü seylere varlik vermistir, hic bir seydir algilanan görünürde vardir.Olmanin ve olmamanin ötesinde neyse O´dur. Egonuza degil, O MUTLAK BEN´inizi sarilin! Cünkü her nerede olursaniz olun, O sizinle beraberdir.
'Kapalı bir sandığın içinde günışığına çıkmayı bekleyen, kıymeti bilinmemiş bir define değilim ben.Hakkımda soracağın her sorunun cevabı üç aşağı beş yukarı sende saklı zaten. Beni keşfetmeye çalışmanı da, keşfettiğini sanmanı da istemem. Tanımak zorunda değiliz birbirimizi daha bir arpa boyu tanıyamamışken kendimizi' E.Ş
'Ben' duygusu degismez,hakiki olandir. Siz ondan ayrılamazsınız, fakat herhangi bir şeye ondan verebilirsiniz; örneğin, 'Ben gencim', 'Ben zenginim' vb. derken olduğu gibi. Fakat böyle özdeşleştirmeler apaçık yanlıştır ve tutsaklık nedenidir.
Ben.. ne kadar tatlı, ne kadar hoş kendi cümlelerimizin arasına sıkıştırılınca.. bakıp bakıp 'ben' diye övünürüz. Bu kelimeyi kullanmayı hakeden birisi varsa oda Robinson Crusoe'dir. Çünkü coğrafyasında kendinden başka birisi olmadı. Ya biz! Arapçada 'insan' sosyal olan, ünsiyet eden anlamına gelir. Ünsiyet etmek içinde bir ünsiyet edilene ihtiyaç var şüphesiz. Hal böyle iken 'ben' e olan bu sınırsız ünsiyetimiz neden? Kendimizden başka ünsiyet edecek insan bulamayacak kadar yanlız mıyız? önce ben.. o devrilince 'sen'.. sen ben e en yakın olan sıfat.. sonra o.. biraz uzakta olsa da bir kişi.. ve biz.. sen ve o nun toplamı.. ve siz.. biz olmayanlarda.. ve onlar.. onlar; bizi duyamayanlarda..
Ben kocaman ve içten gülüşümle karşımdaki insana olmaz böyle bir yaratık dedirten.Arkadaş ve sohbet ortamlarında idareyi ele hemen alırım ve hiç kimsede bana yeter, kes diyemez. Çünkü ben onların sevdiği yumuşak huylu,candan, içten, samimi,dost canlısı,fedakar ve en önemlisi de içten sevdikleri biriyim.Şımarık, nazlı, kaprisli, sivri dilli,çocuk ruhlu,zeki, akıllı,işkolik ve yeri geldiğinde de olgun biri oluveren biriyim.İşte ben özetle buyum. Varsa itirazı olan buyursun,düşüncesini yazsın. :) ... Halep orda ise arşın burda...
Bana göre 'BEN' kelimesi, kişinin kendisinden söz ettiğinde kullandığı kelimeyi, ya da vücudun değişik yerlerinde oluşan ve geçmeyen lekeleri çağrıştırıyor.
yaş yetmiş iş bitmiş dirler. bende yaş olmuş 101 eh artıkın beni de teneşir paklar. işin ne incesi galdı ne galını gayri.
Benim köylüm, benim çiftçim, benim memurum.
' Ben bende değilim, Mechullerdeyim..'....
en bencil kelime ' ben '!
sen fazla akilli dogmustun,bense fazla kötü,o dogdumu tam emin degilim ama çali süpürgesiyle tozu dumana katan annemden hala bi haber alamiyorum...
bir ölüyü özlüyorum bir diriyle eszamanli...kan damlam,ruhumun sermayesi,servetim,firuzem...sana sakince yaziyorum,israrla yaziyorum,ikrarla yaziyorum ki meftunenim! ! !
sanirim eskisi gibi bana ait sivri uçlu parçalar tasimiyorsun yaninda,öyle olsa ah ettigini duymam gerekmezmiydi?
sen eminim bunu okursun da...yanildigimi göstermen için varsam sarilman yoksamda aranmam gerekmezmiydi?
kizma..sss..sakin sinirlenme! ! ! biraktigin boslukla konusuyorum iste görüyosun ya seni harbiden deli gibi seviyorum...yoksa kendi sesimle nasil olurda avunabilirim?
tamam aramiyosun,peki bu deniz böyle izlenir...çaresiz...
'beni özle çünkü ben özlüyorum ara çünkü bekliyorum! ! ! nurolsun andolsun bekliyorum aci çekiyorum ulan! 'demeye utaniyorum..
Ben benim de sen kimsin?
Kelimeler mi insanın içine oturur,
Yoksa bıraktığı duyguları mı yalnızlıkların?
Yüklemleri nerede cümlelerin?
Off sıkıldım öznelerden
Ve egolardan, ve bencilliklerden
^^Ben^^ diye başlayan her cümleden,
^^Sen^^ diye yargılayan,
Ve insanın içine oturan,
Düşünmeden söylenmiş her kelimeden
Düşüyorum...
Bak işte anlam yükleyebildiğimiz vakit,
Anlamlaşıyor kelimeler de...
Çünkü bu cümle ne ^^ben^^ île başlıyor,
Ne de ^^sen^^ i yargılıyor...
Bakma gizli öznelere
Ben düşüyorum,
Yanımda
Seni de götürüyorum.
Tutamadığım sözümsün..Perdelerime vuran ışık, şafağın sesi değil ki inanayım seni görebildiğime..
Hatırlayamadığım onca ayrıntının karmaşıklığına bulanmış zihnim ve bir de söz dinlemeyen bir çocuk var içimde..
Bu yüzdenmidir hep, kendime verdiğim sözleri tutamamamın sebebi?
Farkedemediğim kadar yara bere içinde kalmışım.. Nefretimi beslerken gizli gizli sevincimi boğmuşum meğer gözyaşı denizimde.. Üstelik yüzme bilmediğim halde dalmışım kendi yanlızlığıma. Gölgelerden resimler çizmişim odamın duvarlarına ve hiç yetenekli değilmişim anladım ki çizim konusunda..Yaptıklarımı kendim bile beğenmezken, hangi beğenilerin beklentisine gömülmüşüm böyle? Daha az önce aynada bakınıyordum kendime.. İzler hala duruyor yüzümde ve saçlarımla konuşmuş zaman beyaz beyaz.. Biliyormusun, uzun zamandır hiç ilişmedim geçmişe.. Belki gelecek de bana ilişmez diye.. Zaman bu kadar mı korkutur bir insanı? Beni korkutuyor işte.. Nasıl korkmayayım ki.. Eski bir duvarın dökülen sıvaları gibi dökülmekte gençliğim.. Bir de beni görenler ' yaşını göstermiyorsun ' diyorlar.. Ben yanlız yaşımı değil hiç bi şeyimi göstermiyorum ki zaten.. Anca satır aralarına sıkıştırıveriyorum ordan burdan 'ben' leri.. Geride bir şeyler bırakmışım belli, ama neyi nerde bıraktığımı bile hatırlayamayacak kadar da ahmağım. Hani bazen evden çıkarken sanki geride bişileri unuttuğunuzu hissederde tekrar eve dönersiniz ya kontrol etmek için.. Bende dönecem ama neyi kontrol edicem onu bile bilemiyorum ki.. Hem zaten çok açılmışım daha da geri dönülmez ya bu saatten sonra...
Lugat bir isim ver bana halimden
Herkesin bildiği dilden bir isim
Eski esvablarım tutun elimden
Aynalar söyleyin bana BEN kimim.! ?
...
ben, sensiz değilim sevdiceğim,
ben, sus olmuşum
ben, sen olmuşum
ben, sensiz olurmuyum?
Arada, sıra dağlar gibi unutulmazlar varsa....Ben, vazgeçtim gözlerinde kaybolmalara...Vazgeçtim,sende ben,bende sen olmalara...
Bir başıma bu kentin sokaklarında yürüyorum....Üşüyorum...Ne kadar uzaksan bana, o kadar soğuyor hava...Sen yoksan, sıcaklık hep mevsim normallerinin altında...Burada mısın deil misin belli değil...Bazen gidişlerin kahramanı oluyorsun, bazen kısa süreli kalışların...Bitmek bilmez bir şarkısın,ama yanlış notadan söylenen...Gelmeme ihtimalin idam mahkumuna döndürüyor beni...Gelebilme ihtimalinse yüreğimdeki kuşları havalandırıyor...Geceleri daha çok seviyorum, çünkü seni yıldızlarda buluyorum...Gece ve ben...İkimizde karanlık...Sadece ayın aydınlattığı kadar aydınlığız...Zamanı geldiğinde her şey unutulmuş olur...Bir tek sen kalırsın ece...
Seni çok özlüyorum.....
Ve sen yoksun......
Bilmiyorum nerdesin......
Ve seni görmeden aylarca.....
Yüzünü bile unutmaya başlamışken.....
Adını duyunca
Neden bu kadar heyecanlanıyorum.....
ve seni yolda görsem konuşabilir miyim......
Bilmiyorum.....
beni bırakın
ben meçhul oldum...
..ben sustum
siz konuşun artık
BEN gercektir yadsinamaz.Dokundugu herseye gerceklik verene dikkat edin! O Bilinc perdesindeki herseyin hem varligi hemde yoklugudur.O her seydir cünkü seylere varlik vermistir, hic bir seydir algilanan görünürde vardir.Olmanin ve olmamanin ötesinde neyse O´dur.
Egonuza degil, O MUTLAK BEN´inizi sarilin! Cünkü her nerede olursaniz olun, O sizinle beraberdir.
benim moralimin cani sikiliyo ya bugün:(
'Kapalı bir sandığın içinde günışığına çıkmayı bekleyen, kıymeti bilinmemiş bir define değilim ben.Hakkımda soracağın her sorunun cevabı üç aşağı beş yukarı sende saklı zaten. Beni keşfetmeye çalışmanı da, keşfettiğini sanmanı da istemem. Tanımak zorunda değiliz birbirimizi daha bir arpa boyu tanıyamamışken kendimizi' E.Ş
'Ben' duygusu degismez,hakiki olandir.
Siz ondan ayrılamazsınız, fakat herhangi bir şeye ondan verebilirsiniz;
örneğin, 'Ben gencim', 'Ben zenginim' vb. derken olduğu gibi. Fakat böyle
özdeşleştirmeler apaçık yanlıştır ve tutsaklık nedenidir.
Evet, kesin olarak biliyorum; ben, benim. Peki ama, ben kimim?
Ben..
ne kadar tatlı, ne kadar hoş kendi cümlelerimizin arasına sıkıştırılınca..
bakıp bakıp 'ben' diye övünürüz.
Bu kelimeyi kullanmayı hakeden birisi varsa oda Robinson Crusoe'dir.
Çünkü coğrafyasında kendinden başka birisi olmadı.
Ya biz!
Arapçada 'insan' sosyal olan, ünsiyet eden anlamına gelir.
Ünsiyet etmek içinde bir ünsiyet edilene ihtiyaç var şüphesiz.
Hal böyle iken
'ben' e olan bu sınırsız ünsiyetimiz neden?
Kendimizden başka ünsiyet edecek insan bulamayacak kadar yanlız mıyız?
önce ben..
o devrilince 'sen'.. sen ben e en yakın olan sıfat..
sonra o.. biraz uzakta olsa da bir kişi..
ve biz.. sen ve o nun toplamı..
ve siz.. biz olmayanlarda..
ve onlar.. onlar; bizi duyamayanlarda..
ben demekten allaha siginirim
öyle bir devim ki....! ! ! !
hakikatte ise pireyim...
Bir delik gösterinde, utancımdan gireyim...
N.F.KISAKÜREK...
ya Sen!
diyorsun ki ben ben ben! ..
okunur mu bu söz kibrinden? ? ?
ben bir garip kuşum
Ben bu şehirden başımı alıp gidince gellll...
Msn'de bir arkadaşımın iletisinde yazıyor...
Olur güzelim seni mi kıracağım... :)))
Ben kocaman ve içten gülüşümle karşımdaki insana olmaz böyle bir yaratık dedirten.Arkadaş ve sohbet ortamlarında idareyi ele hemen alırım ve hiç kimsede bana yeter, kes diyemez. Çünkü ben onların sevdiği yumuşak huylu,candan, içten, samimi,dost canlısı,fedakar ve en önemlisi de içten sevdikleri biriyim.Şımarık, nazlı, kaprisli, sivri dilli,çocuk ruhlu,zeki, akıllı,işkolik ve yeri geldiğinde de olgun biri oluveren biriyim.İşte ben özetle buyum. Varsa itirazı olan buyursun,düşüncesini yazsın. :) ... Halep orda ise arşın burda...
Bana göre 'BEN' kelimesi, kişinin kendisinden söz ettiğinde kullandığı kelimeyi, ya da vücudun değişik yerlerinde oluşan ve geçmeyen lekeleri çağrıştırıyor.
Gelme üstüme boşaltılmış yeminlerin bileği
Ben sandığın sözcüklere vuran aksimdir
tecrübe iyidir iyi ;) ... fekaaaat;
' tecrübe üstüne tecrübe de, ahmaklıktır '...........- ;))) .Pp
neymiş? ? ? ...süt yerine zaman zaman da ayran içmeliymişiz..! ! ? ? ..
konu ile ilgili mi bilmem ama, ben peynir yerim:Pp
Sana hediyeler sunmak isterim,
Hint'ten Çin'den Maçin'den
Kaf Dağı'nın zirvesinden.....