bana bi türkü söyle sizce ne demek, bana bi türkü söyle size neyi çağrıştırıyor?
bana bi türkü söyle terimi Biraz Sonra Gelir Yine Sonbahar tarafından tarihinde eklendi
bana bi türkü söyle terimi Biraz Sonra Gelir Yine Sonbahar tarafından tarihinde eklendi
Lebkuchen
çöpe atan dost olsun tek,
ona yazılmış çileli dizeleri,
ki çilem; çilemizdi bilirsin,
kürtaj artığı bir bebeğin,
cami avlusuna bırakılması anında,
anasına son bakışıyla başlayan çilesi gibiydi,
çilemiz…,
gecelerce bilinci kovan çaresiz acılar gibi,
yatağa düşüren bir dermansız dert gibi,
pençesine düşülen ortaçağ vebası gibi,
bir mevsim boyu çekilen sekerât gibi,
çilemiz,
kaç kez;
kaynar sular indi tepemizden,
vedalarda kaç kez…,
son vedamızla kavruldu yıldızlar gökte,
ki süreyya yıldızı da kaybolunca gözden,
kulağımıza fısıldanan oldu,
/artık yine kendinlesin/
madem gittiğin yere çağırmıyorsun beni,
ötelerdeki menziline madem,
yüzüm gelmiyorsa gözlerinin önüne daha,
anmaz oldunsa adımı ve,
ve bakaranın iki yüz elli beşinci ayetini,
okuyup üflemiyorsan artık içine, iç sesinle;
içinden geçen cankurtaranın sesini de
duymuyorsun demektir,
çağrılı olsam da gelemem yanına kendiliğimden,
ki bak kanıyorum, kan kaybediyorum ben,
gittiğin yere yeniden gelemez misin ki sen,
ki acaba dost açmış mıdır umuduyla baktığım,
elektronik mektup zarfları,
dilsiz ve lisansız durmayın öyle gücenik,
inanıyorum ki;
hasretle yüreğim her sızladıkça,
bir göğüs kafesi gibi açılacaksınız,
bugün yarın sımsıcak…,
değil mi ki,
yalnızca sonsuza susuzdur bu,
lebkuchen aşk…,
ah;
Lebkuchen
çöpe atan dost olsun tek,
ona yazılmış çileli dizeleri,
ki çilem; çilemizdi bilirsin,
kürtaj artığı bir bebeğin,
cami avlusuna bırakılması anında,
anasına son bakışıyla başlayan çilesi gibiydi,
çilemiz…,
gecelerce bilinci kovan çaresiz acılar gibi,
yatağa düşüren bir dermansız dert gibi,
pençesine düşülen ortaçağ vebası gibi,
bir mevsim boyu çekilen sekerât gibi,
çilemiz,
kaç kez;
kaynar sular indi tepemizden,
vedalarda kaç kez…,
son vedamızla kavruldu yıldızlar gökte,
ki süreyya yıldızı da kaybolunca gözden,
kulağımıza fısıldanan oldu,
/artık yine kendinlesin/
madem gittiğin yere çağırmıyorsun beni,
ötelerdeki menziline madem,
yüzüm gelmiyorsa gözlerinin önüne daha,
anmaz oldunsa adımı ve,
ve bakaranın iki yüz elli beşinci ayetini,
okuyup üflemiyorsan artık içine, iç sesinle;
içinden geçen cankurtaranın sesini de
duymuyorsun demektir,
çağrılı olsam da gelemem yanına kendiliğimden,
ki bak kanıyorum, kan kaybediyorum ben,
gittiğin yere yeniden gelemez misin ki sen,
ki acaba dost açmış mıdır umuduyla baktığım,
elektronik mektup zarfları,
dilsiz ve lisansız durmayın öyle gücenik,
inanıyorum ki;
hasretle yüreğim her sızladıkça,
bir göğüs kafesi gibi açılacaksınız,
bugün yarın sımsıcak…,
değil mi ki,
yalnızca sonsuza susuzdur bu,
lebkuchen aşk…,
ah;
derken, bir varmış bir yokmuş…,
konuşmaya başladığında söyleyebildiği
ilk kelime üç harfli ve tek heceli,
kendi adıymış…,
biri kırmızı biri de mavi pabuçları varmış,
dur durak nedir bilmeden,
büyüklerin aklının bile alamayacağı kadar
kocaman dünyasında
ayak basmadık yer bırakmayan,
okyanus gözlü bir çocuk yaşarmış,
afacan ve toprak kokulu,
adı; aşk…,
ve üstadım,
alsancak gar camii imamı turcanı bilirsin,
şimdi kavruluyormuş od/d/a aşktan,
ki oysa aşkın nâr/ı cehennem olduğu,
insanlık tarihi kadar eski bir yalandır,
evrenin görüp göreceği en büyük
ve tek aşk-ı hakikî olan,
yaradanla son elçisinin aşkı,
/k/s/avruk değildir…,
başa taç, yürek bezeyen ve
gönle sultandır; aşk,
kimi duygular vardır,
aşkımtırak ve dünya metası,
gelir, geçer, yaşanır, tükenir ve biter,
tek tük aşklar da vardır ki,
varı yoğu baştan ayağa hasret,
ve ışıltılı ilham,
ve efsunlarla gelen muhabbettir…,
bütün berheva olacakların üzerinden
aşkın olan ve ebediyete kavuşacak aşklar
bunlardır; selam olsun sana ey ölümsüz
ve asrî aşk…,
acıyaman türküleri kadar yanık yüreklim…,
ne vakit birbirimizde kaldık ki,
zuhûrata tabi olayazarken,
ne zaman birbirimizde kaldık…,
olup biten her şey,
bu ömür aşırmaktan ibaretti,
bu emanetleri hırsızların taşıdığı çağda…,
adıyaman türküleri kadar yanık yüreklim…,
ne vakit birbirimizde kaldık ki,
zuhûrata tabi olayazarken,
ne zaman birbirimizde kaldık…,
olup biten her şey,
bu ömür aşırmaktan ibaretti,
bu emanetleri hırsızların taşıdığı çağda…,
yüce dağ başında üzüm kol atmış
sevdiğim saçını yana daratmış
ikimizi bir meyvenin dalında
seni datlı beni acı yaratmış :))
mecnun gönlüm senden vazgeçti leylam
hangi bağın bağbanısan gülüsen
aldın aklım ettin beni deli sen aman
kırk yıl geçse gine benim yarimsen
isteremki bir gün evel gelesen aman :)
akarsu sılayı anma bu ayrılık geçti sanma
çaresizdim geldim ama gurbeti ben mi yarattım..?
ben derdimi söyleyemem dilim yaralı yaralı
bülbülüm ama ötemem gülüm yaralı yaralı
aşk kitabını açamam akı karadan seçemem
kanadım yok ki uçamam kolum yaralı yaralı..
/m.
benim canım kimin canı yakar gelir erzincanı :))
gölbaşına vardım gülleri çoktur
güzeller geliyor sevdiğim yoktur..
:))
gücenme sevdiğim açma arayı
birgün geleceğim ellerinize
aydınlansın gönlünüzün sarayı
hoyratlar değmesin güllerinize
https://.m.
aman göz göz olmuşda gene sinemdeki yaralar
yıkılasıca gâvur dağları da gene seni benden aralar......
eski libas gibi aşığın gönlü
söküldükten sonra dikilmezimiş
güzel sever isen gerdanı benli
her güzelin kahrı çekilmezimiş..
ben sana yandım gelin
yanağı allı gelin
gaziantep yolunda
öldürdün beni gelin...
ne feryad edersin divane bülbül
senin bu feryadın gülşene kalsın....
aslanım eller eller
kokuyor güller güller
ne bilsin eller eller
perişan haller..
şu karşı yaylada göç katar katar
bir güzel sevdası serimde tüter
bu ayrılık bize zulümden beter
geçti dost kervanı eyleme beni....
deli gönül hangi dala konarsın
senin tutunacak dalın mı kaldı...? ? ?
saçlarıma kumlar doldu kumlar doldu kumlar doldu
tarak getir sen tara.....
sümmaniyem yarab gönlüm hoş eyle
ya sabır ver yada bağrım taş eyle
ya bi kanat ver ya bir kuş eyle
tez ulaştır yar bağında talan var...
efendim, sultanın tabibim medet...
elli gündür atmış gündür yüz gündür
siyah zülfün mah yüzünde bir güldür
el çek tabip el çek yarem üstünden
yarem sargı tutmaz bilmem kaç gündür...
yastadır ey deli gönül yastadır
gelir deyi kulaklarım sestedir
gel yarim gel civanım gel
yağmur yağar zilüflerin ıslanır
var git duman şu yaylanın üstünden
gel yarim gel civanım gel
duman senin çürük işin bitmez mi
poyraz vurup bir tarafa düşmez mi
gel yarim gel civanım gel
benim eski derdim bana yetmez mi
var git duman şu yaylanın üstünden
gel yarim gel civanım gel...
mah cemalın güneş midir ay mıdır
yüzüne baktıkça bakasım gelir
kirpiğin ok hilal kaşın yay mıdır
alıp şu bağrıma çakasım gelir
seni gören aşık döner şaşkına
taş olsa dayanmaz o bakışına
aslı mısın nesin allah aşkına
kerem gibi kendim yakasım gelir...
pınar başından bulanır
iner ovayı dolanır
sende çok haller bulunur,
dağlar duman olur
çayır çimen olur
ben yari görmezsem
halim yaman olur...
bir seher vaktinde gençlik çağında sevdası kalbime geldi gizlendi
boynum eğriseme sarhoş gezerken aklımı başından aldı gizlendi
bu sevda başından ırılmaz dedi aşkın deryaları durulmaz dedi
her güzele meyil verilmez dedi bir baktı yüzüme güldü gizlendi...
:)
evet: şuan tam da bu türküyü duymak istiyorum...
'en hüzünlü sesinle, en dokunaklı'
bana bu türküyü söyle...
bağlandı yollarım kaldım çaresiz oy
gayrı dünya bana aralandı gel gel
derildi dertlerim artsız arasız oy
üstüste dizildi sıralandı gel gel
yarim gel gel canım gel gel gülüm gel gel gel
yari görseyidim haftada ayda oy
sevip ayrılmaktan ne buldum fayda oy
azrail göğsümde canım hay hayda oy
ciğerimin başı yaralandı gel gel
yarim gel gel canım gel gel kurban gel gel gel
karacaoğlan der ki başa yazıldı oy
gözüm yaşı sel sel oldu süzüldü oy
kefenim biçildi kabrim kazıldı oy
mezarımın üstü karalandı gel gel
yarim gel gel canım gel gel gülüm gel gel gel...