kara sevdalara karışıyor
kör geceler
birbirinden gittikçe uzaklaşan zıt kutuplardayım
beraber çağrılıyoruz her defasında
bana seslendiklerinde
sen cevap veriyorsun
senin adını söylediklerinde ben
içimizde garip oluşumlar
zamana alışamadık elisa
terkisinde karanfil tütsüleri
mutluluk vadeden yollar var önümüzde
büyüsü sarıp sarmalar bizi
yine ılık rüzgarlar eser
ikindi vakitleri
yağmurlar yağar
güneşin son kızılından
düşen her damla
kim bilir kaç evvel
şimdi
yeni bir şeylere başlamanın zamanı
uzun süredir kırgın olduğumuz
eski bir dostun
eskimeyen sesine
merhaba demenin
sabahın ufku
emzirir gözlerde ki hüznü
kaygıyı
sevinci
sarı solgun yaprakları
rüzgarlara bırakır kendini
Senden başka hiçbir ilah yok
mislin yok, benzerin yok, ortağın yok
eşitin yok ve zıddın yok
ne çoksun
ne üçsün
ne de iki
bir takım zanlar içindeyim
gözlerim kapalı
fokur fokur beynim kanıyor
fikir kıvrımları arasından
akıyor bir düş damlası
incir çiçeği kokar mavi gecelerin vahşi şehirleri
asırlar geçmiş aradan lanetlerle muzdarip
elinde yeşil asası Sultan Süleyman
halbuki büyülü bir cennet vaat etmişti
ışığın sancaklaştığı Anadoluya
incir çiçeği kokardı mavi gecelerin vahşi şehirleri
elinde yeşil asası Sultan Süleyman
büyülü bir cennet vaat etmişti
ışığın sancaklaştığı Anadoluya
bir vakit nallar altında Asya’nın seccadesi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!