ne zaman bir sokak lambası titrese bu şehirde
içimin o körfezinde demir atar hatıralar adımlarım ağırlaşır,
gecenin sırtına biner yüküm
bir vapur düdüğü yırtar uykusunu limanın
seni
her soluduğum nefesle kaç kere
seni arayıp durdum
titrek bir mum ışığı misali
seni taşıdım adresini benim bile bilmediğim bir şehre
her köşesi senin gibi sessiz
Hudâ’dan bir nidâ geldi cihâna .Gönül Hakk’a döner elhamdülillah. Bırakıp mâsivâyı, geçip cândan . Bu cân dosta gider elhamdülillah.
Erenler meclisi irfân bağıdır, Gönül dağı o dostun durağıdır,
Yanan bu şem’ ilâhî çerağıdır Karanlıklar erir elhamdülillah.
gelip huzurunda dirilsem
seninle tecelli etsem bir kez daha
bu gece
kalbime binlerce yıldız dokunuyor göğün parmak uçlarından
bir lütuf giyiniyor sokaklarımın çehresi
bir taze nefes alıyor göğsüm
müteaddit kere içiyorum kandil gölgelerini
bu gece rahmet gecesi
arz ,sema mutlu
mü'minler umutlu
günlerden, hatta aylardan beri
zevk-i visalin tesiri çoktan unutulmuş
bu gece
durağım, sığınağım, barınağım,
toprağına attığım tohumlar gibidir kalpsiz secdelerim
göğüm, güneşim, yağmurum,
denizine akıttığım nehirler gibidir dileklerim
göğüne dal budak, salkım saçak uzattığım ağaçlar gibidir arzularım
vakti gelir hikmet ummanında yeniden doğarım
olgunlaşırım manevi bir ateşin içinde
kendimi aşarak
bir fikrin gövdesinden
koca bir davaya adanıp
yok olurum
hep aynı mevsimler hep aynı manzaralar
sakin bir derviş gibi geçti yıllarım
anladım ki ilk yolculuk kendi içinde olmalı
yakın gözüken menziller ne kadar uzakmış meğer
badirelerle dolu ne yürüyüşler bitti
saçlarımda ki beyazlığı hesaba katmazsak eğer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!