geceye inmiş sözün muradı sensin
farkında değilsin
kalbinin zirvesine yürüyen ağır yükün
iki yakasına düğümlenen sensin aslında
dudakların ucuna uzanan tebessümün
bir saat benden uzun,
biraz ince
dalgalı dakikaları bir siluet halinde
geçiyor içimden
içimden, içime ,saniye salise
bir hüznün vardiyasında
kaybederim ümitlerimi katran karası zeminlerde
ayaklarımın altından salınıp giden toprağı
zulmün bin bir türlüsüne uğrar düşüncelerim
göz ucuma takılır bir garip özgürlük
her dakikası zandanlar da kaybolur
sevimli saçmalıklar beynimi yormaya başladı yine
bu gece hasta olabilme ihtimalini yaşıyorum
zaten öfkem doruğunda neredeyse çıldıracağım
savurduğum küfürler yetmiyormuş gibi
ateşim otuz sekizin üzerinde
Düşme ,Gazel-i Pend-nâme-i
Ey gönül, sırr-ı hakîkatle uyan uykudan,
Mahşer-i dehr içre bî-çâre vü nâlân düşme.
Hüsn-i mutlak dileyen can ü dilden vazgeçer,
masmavi gökyüzünde asılıp kalmış
düşmüş örümcek ağının tam ortasına
bir sineğin titrek bacaklarında ki ölüm
beynimin hasret kıvrımlarına oturmuş
akıp gidiyor ılık bir su gibi
vuruyor öylece sıcacık kalbimin üstüne usul usul
Bir üflesen, uçar gider
büyür de büyür cümleler
senden hem zamanını çalar hem emeğini
Kelimeler devleşir, pervane olur peşinde.
Yorgun bir nehir gibi akıyor zaman,
Kıyısında biriken o taşlar
Ağırlaştı,
Şimdi avuçlarımı kanatıyor.
çıtır çıtır yanardı sobalar
içinde sevgiyi, şefkati, dostluğu, birliği saklardı
üzerinde ağzına kadar çay dolu çinko bir çaydanlık
yanı başında kestaneler
hey gidi günler
Bana dokunma.
Dokunsan bile parmakların buz gibi,
bir yabancı gibi geçip gidecek tenimden soğukluğun.
Hem de en yanlış zamanda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!