sessiz ve durgun sular gibidir hayatın sırrı
derinden akar
görünenin ardında gizlidir hikmeti
derler ki dünya bir penceredir
her uğrayan şöyle bir bakar geçer
her yeni eskir
peki o zaman
ağlamadan
üzülmeden
geçen zamanların olmadı mı hiç
şöyle normal
sevmekten daha kolay ne var
zorlanmadan zahmetsiz yorulmadan
bedeli en karlı alışveriştir sevgi
adını tekrar tekrar söyletir
en sıcak sözlerle
çocuklar gördüm pencerede
yüzlerinde gülücükler
renklerin hiçbiri aynı değildi
manzaradaki aslıyla
yani bulut rengiydi gökyüzü
bir çocuk gibiydi
Bir gül cemresi gibi gönlümüze iniyor
Peygamber sevgisi çeşitleniyor, çiçekleniyor
Peygamber’i hatırlayarak,
Peygamber’in hatırını hayata taşıyarak,
kutlu doğuyoruz hayata
ne zaman canım sıkılsa
kitaplarımın arasına dalarım
karşıma çıkan bütün ülkeleri alırım
şehir şehir
ülke ülke dağılırım
dünyaya
avazı çıktığı kadar senle konuşan bendim
penceremin önünden geçerken
uçuşan saçlarının esintisiyle serinleyen de
biliyorum o umutsuz bakışlar da benim
sen giderken
sana düşen
acele etmemek
vakti zamanı var her şeyin
süre dolmadan
ne bir gram fazla ne de eksik
her şeyin bir vakti var
yerle yeksan ederiz aşkın tüm tapınaklarını
yer gök inler bu kavganın şiddetinden
yorgun ruhlar içinde, büyük düş kırıklıkları
yarım kalmış aşklar geçmişimizi kuşatır çoğu zaman
nabzımızın sesini dinlemeyi severiz
gölgeler uğulduyor
içime sızıyor güneşin uçuk kızıllığı
çatlatıyor damarlarımı
bir ateş kütlesi ki
cayır cayır yanıyor hücrelerim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!